Edip Cansever-Mendilimde Kan Sesleri

+ Yorum Gönder
Şiir Bölümü ve Ünlü Şairlerden Şiirler Bölümünden Edip Cansever-Mendilimde Kan Sesleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    sagocu_kız
    Bayan Üye
    Reklam

    Edip Cansever-Mendilimde Kan Sesleri

    Reklam



    Edip Cansever-Mendilimde Kan Sesleri

    Forum Alev
    MENDİLİMDE KAN SESLERİ

    Her yere yetişilir
    Hiçbir şeye geç kalınmaz ama
    Çocuğum beni bağışla
    Ahmet Abi sen de bağışla
    Boynu bükük duruyorsam eğer
    İçimden öyle geldiği için değil
    Ama hiç değil
    Ah güzel Ahmet abim benim
    İnsan yaşadığı yere benzer
    O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
    Suyunda yüzen balığa
    Toprağını iten çiçeğe
    Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
    Konyanın beyaz
    Antebin kırmızı düzlüğüne benzer
    Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
    Denize benzer ki dalgalıdır bakışları
    Evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına
    Öylesine benzer ki
    Ve avlularına
    (Bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi)
    Ve sözlerine
    (Yani bir cep aynası alım-satımına belki)
    Ve bir gün birinin adres sormasına benzer
    Sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne
    Camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına
    Öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına
    Minibüslerine, gecekondularına
    Hasretine, yalanına benzer
    Anısı işsizliktir
    Acısı bilincidir
    Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan
    Gülemiyorsun ya, gülmek
    Bir halk gülüyorsa gülmektir
    Ne kadar benziyoruz Türkiye'ye Ahmet Abi.
    Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden
    Dirseğin iskemleye dayalı
    -- Bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben --
    Cıgara paketinde yazılar resimler
    Resimler: cezaevleri
    Resimler: özlem
    Resimler: eskidenberi
    Ve bir kaşın yukarı kalkık
    Sevmen acele
    Dostluğun çabuk
    Bakıyorum da simdi
    O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.
    Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet Abi
    Biz eskiden seninle
    İstasyonları dolaşırdık bir bir
    O zamanlar Malatya kokardı istasyonlar
    Nazilli kokardı
    Ve yağmurdan ıslandıkça Edirne postası
    Kıl gibi ince İstanbul yağmurunun altında
    Esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen
    Kadının ütülü patiskalardan bir teni
    Upuzun boynu
    Kirpikleri
    Ve sana Ahmet Abi
    uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki
    Sofranı kurardı
    Elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı
    Cezaevlerine düşsen cıgaranı getirirdi
    Çocuklar doğururdu
    Ve o çocukların dünyayı düzeltecek ellerini işlerdi bir dantel gibi
    O çocuklar büyüyecek
    O çocuklar büyüyecek
    O çocuklar...
    Bilmezlikten gelme Ahmet Abi
    Umudu dürt
    Umutsuzluğu yatıştır
    Diyeceğim şu ki
    Yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler
    Oysa o kadar kullanışlı ki şimdi
    Hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse
    Çocuklar, kadınlar, erkekler
    Trenler tıklım tıklım
    Trenler cepheye giden trenler gibi
    İşçiler
    Almanya yolcusu işçiler
    Kadınlar
    Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi
    Ellerinde bavullar, fileler
    Kolonyalar, su şişeleri, paketler
    Onlar ki, hepsi
    Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler
    Ah güzel Ahmet Abim benim
    Gördün mü bak
    Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar
    Ve dağılmış pazar yerlerine memleket
    Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
    Gelse de
    Öyle sürekli değil
    Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
    O kadar çabuk
    O kadar kısa
    İşte o kadar.
    Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar
    Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
    Mendilimde kan sesleri...



  2. 2
    esosesos
    Yeni Üye

    --->: Edip Cansever-Mendilimde Kan Sesleri

    Reklam



    Edip Cansever şiirine özür dileyerek başlıyor belli ki içinde kalan bir şeyler var ve bunlardan biraz da kendini sorumlu tutuyor. Daha sonra görüyoruz ki o halkının bulunduğu durumdan dolayı bir üzüntü duyuyor kendisi öyle bir durumda bulunmak istemediği halde. Bunu da insanın bulunduğu yere benzemesiyle açıklıyor. Şiirde orayı betimlerken dağlarının dumanlı olduğundan bahsediyor. Yaptığı benzetmelerden de orada üzücü olayların yaşandığını anlayabiliriz.
    “Denize benzer ki dalgalıdır bakışları” dizesini okuduğumda aklım Deniz Gezmiş’e gidiyor ama tamda emin olamıyorum ardından
    “Ve avlularına
    (Bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi)” dizesini de okuyunca kanaatim pekişiyor. Burada Deniz’den bahsediyor olsa gerek dolayısıyla 70’lerdeki günlerden. Tabi sadece Deniz’den bahsetmekle kalmayıp, ülkenin sistem tarafından dört bir yandan kuşatma altına alınmasına da gönderme yapılıyor olabilir.
    Halkın halini anlatıyor. İnsanlardaki belki hapse girdiğinden belki yurtdışına kaçtığından doğan kendi içindeki hasretten, bazı kişilerin belli başlı şeyleri anlamasından doğan halkı için duyduğu acıdan ve halkın anısındaki işsizlikten bahsediyor.
    Şair için gülmekse yalnızca halkı gülebildiğinde gülmektir. O, halkın durumunun kötülüğünü hakkıyla anlatabilmek için onların sigara paketlerinin üzerine yazdıkları yazıları, çizdikleri resimleri örnek gösteriyor. Bu halkın çocuklarını ise dünyayı değiştirebilecek güce sahip çocuklar olarak görüyor. O, umudunu biraz da çocuklara bağlamış.
    İlerde ise şair insanların trenleri tıklım tıklım doldurup kendi ülkelerini bırakıp yurtdışına gitmelerinden rahatsız.İnsanlar sistemin adamı olmuş. Artık kendilerini ya da memleketlerini düşünmüyorlar. Sistemin onları yönlendirdiği yerlere, düşünmeye en ufak bir zaman bile harcamadan, gidiyorlar. Şair onları çok güzel meyveler verebilecek ağaçlara benzetiyor ama diyor ki:
    “Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler”
    Onları tutsak bir ağaç gibi görüyor. Verecekleri meyvelerin ne kendilerine ne de memleketlerine yararı olacağını, hatta aksine sistemi daha da güçlendireceğini söylüyor. Ve memleketini ise dağılmış pazar yerlerine benzetiyor. Daha önce bir pazar yerinin kaldırılışını görenler şairin ne demek istediğini daha iyi anlayabilir. Her yer karışmıştır, malzemeler yerlerdedir, kurulan çadırlar indirilmektedir, her şey orayı terk etmektedir. Memleketi bu hale getiren kendi halkı olduğu için de hüzünlenmek gelmiyor içinden şairin ama başta da belirttiği gibi;
    “İnsan yaşadığı yere benzer” bu sebeple ara sıra hüzünleniyor.
    Son kıtada bahsettiği mendilindeki kan sesleri ilerlemiş bir verem vakasına işaret ediyor olabilir. Hem “kan sesleri” derken öksürdüğünü hem de eskilerde mendilin üzerindeki kanın vereme gönderme olduğunu ele alırsak burada verem hastalığından söz edildiği söylenebilir. Ayrıca insan yaşadığı yere benzer dediği için belki de toplumun büyük bir hastalığa yakalandığını belirtmek istemiştir.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi