Metin Altıok Şiirleri

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 Sonuncu8Sonuncu9
Şiir Bölümü ve Ünlü Şairlerden Şiirler Bölümünden Metin Altıok Şiirleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    aSsude
    Usta Üye
    Reklam

    Metin Altıok Şiirleri

    Reklam



    Metin Altıok Şiirleri

    Forum Alev
    KAR

    Kar yağdı durmadan üç gün üç gece,
    Tıkandı geçitler yollar kapandı.
    Yalnızlığın buzdan çetelesinde
    Kimseler umursamadı karı.
    Yüzlerinde iğreti bir kibirle
    Hep düşürmekten korktukları,
    Dalıp gittiler günlük işlerine.

    Diz boyu birikmiş kar içinde
    Yürürdük uzatarak açtığımız kanalı,
    İki kar güvesi gibi sokaklarda seninle
    Anardık bütün yitik aşkları
    Bu karlı kış gününde.
    Güngörmüş dağlara karşı
    Sımsıcak öpüşürdük sarılıp birbirimize.

    -Sevgilim, yanımda olsaydın keşke!

    Şölensiz, sevinçsiz yaşıyoruz şimdilerde,
    Bir iğdiş ve buruşuk zamanı.
    Kimsenin türküsü yok dilinde
    Karşılayacak yağan karı
    Coşkulu ve sarhoş sesiyle.
    Bıçak açmıyor ağızları;
    Acı, yalnız acı var yüreklerde.

    Kar yağdı durmadan üç gün üç gece,
    Yaslandı duvarlara, kapıları zorladı,
    Pencerelerden baktı ev içlerine.
    Kar hiç böyle kimsesiz kalmadı
    Kendi özgül tarihinde.
    Çıngırakların, kızakların karı
    Yağdı herşeyin üstüne sessiz bir öfkeyle.

    Birikti bir çamaşır ipine bile.
    Saçaklardan sarktı,
    Attı kendini gürültüyle yere,
    Kimse sahip çıkmadı;
    Yığıldı kaldı duvar diplerine.
    Yalnız kuş ayakları
    Bastılar incelikle göğsüne.

    -Sevgilim, yanımda olsaydın keşke!

    Kar var yaşadığımız günlerde.
    Umutsuzluk çevremizi kuşattı,
    Kıtlık kıran gündemde.
    Yine de ele güne karşı,
    Özenle saklıyorum yüreğimde
    Sana duyduğum aşkı,
    Dört yanım kar içinde.




  2. 2
    aSsude
    Usta Üye

    --->: Metin Altıok Şiirleri

    Reklam



    SEVMİYORUM SENİ


    Şimdi benim buzdan bir döşekte
    Üç büklüm olmuş zavallı sevdam,
    Üşüyorsa ölesiye yalnızlıktan;
    Bil ki senin hep böyle güvensiz,
    Yaşamdan korkar oluşundan.

    İşte bunun için sevmiyorum seni.

    Şimdi benim bir han avlusunda
    Hiç bitmeyecek umutsuz kavgam,
    Soluyorsa başı önde yorgunluktan;
    Bil ki senin hep böyle umarsız,
    Yarını göze alamayışından.

    İşte bunun için sevmiycem seni.









  3. 3
    aSsude
    Usta Üye
    AYKIRI SEVDA SÖZLERİ


    1.
    Sevdiğim, tabutum, ak kefenim;
    Derin ve dar mezar çukurum benim.

    2.
    Yeni bir kalıba dök, beni arıt bir potada.
    Geçmişim saklı ama geleceğim ortada.

    3.
    Kabahatinden daha büyüktür özürü;
    Yüreğimin aşık olmaktan ötürü.

    4.
    Sen vazgeçilmez kötü bir alışkanlıksın,
    Cinnete ve ölüme karşı bir esrarsın.

    5.
    En büyük yanlış bir kadına bağlanmaktır;
    Gerçek aşk bir kadından, kadınlara akmaktır.

    6.
    Seni kuşanıp çıkarım sokaklara.
    Tuhaftır, hep ben olurum hazır patlamaya.

    7.
    Yüreğime benzin döküp kibrit çakan;
    Ey usta kundakçım iz bırakmayan!

    8.
    Söylentiler çıksın, elimi kana bula;
    Yeter ki günlerim olsun çırılçıplak koynunda.

    9.
    Kumar borcum, yani namusumsun;
    Masum değil, iflah etmez tutkumsun.

    10.
    Bütün pislikleri ortaya çıkardığından,
    Aşıksam nefret ediyorum yaşamaktan.

    11.
    Aşk bütün kötülüklerin anasıdır.
    Her aşk sonunda bir bozgun anısıdır.

    12.
    Seninle içimde bir yakın ölüm sevinci;
    Sen vaktini şaşmazsın salgınlar gecikmeli.

    13.
    Aşkın fincanından kayıp gitmiş bir pul sırça
    Ve güve yeniği umudun havlı kumaşında.

    14.
    Benim soluğum barut kokar ve de kan.
    Seninki bir ağıttır kendini yerden yere vuran.

    15.
    Bu ham dünyada zoraki bir söz gibi sevgim.
    Sevsem sana yazık, sevmesem incinirsin.

    16.
    Sevgimiz bir taştır yarısı gömük toprağa;
    Kaldırsan böcekler görürsün altında.

    17.
    Temiz kalmış ne bulunur bir çöplükte
    Aşk da kirlenir elbet insanla birlikte.

    18.
    Gözlerine derinden ne zaman baksam;
    Hep uzaklaşıp giden yalnız bir adam.










  4. 4
    aSsude
    Usta Üye
    SARIL BANA


    Bu yaşıma geldim içimde bir çocuk hala
    Sevgiler bekliyor sürekli senden.
    İnsanın bir yanı nedense hep eksik
    Ve o eksiği tamamlayayım derken,
    Var olan aşınıyor zamanla.

    Anamın bıraktığı yerden sarıl bana.

    Anıların kar topluyor inceden,
    Bir yorgan gibi geçmişimin üstüne.
    Ama yine de unutuş değil bu,
    Sızlatıyor sensizliği tersine.
    Senin kim olduğunu bile bilmezken.

    Sevgiden caydığım yerde darıl bana.




  5. 5
    aSsude
    Usta Üye
    ŞİMDİ GEL

    Sevdaydı bulduğum sende,
    Sende buldum senden geçtim.
    Terk ettim sanma sakın;
    Yeni bir hızla bilendim,
    Çağıldayan özgür sesinde.

    Şimdi gel durdurma beni.

    Çünkü sevda bir nehirdir,
    Akar insan bütünlüğüne.
    Türlü kollar alarak
    Katar onları benliğine.
    Yürekten yüreklere yönelir.

    Şimdi gel dondurma beni.



  6. 6
    aSsude
    Usta Üye
    GERİYE KALAN


    Bir anahtar verdindi bana
    Kabaran yüreğimi bilerek.
    Kullanıp durdum onu gönlümce,
    Aşkıma kenar süsü diyerek;
    Aşındırdım dişlerini zamanla.

    Geriye ben kaldım işte.

    Yalan olur sevmedim dersem;
    Ama yolcu yolunda gerek.
    Ey ömrümün uğuldayan durağı;
    Yanlış hesaptan dönerek,
    Benli günlerini sil istersen.

    Geriye sen kaldın işte.



  7. 7
    aSsude
    Usta Üye
    NE ZAMAN GELDİM SANA



    Bütün gece bir saat tıkır tıkır işledi
    Düşündüm bütün gece
    Kurulmuş bir saat gibi.
    Elimde seçkin bir sözcük demetiyle,
    Düşündüm gelip arasam seni.
    Bütün gece bir saat tıkır tıkır işledi

    Vakti anlamak güçtü, ama kulağımdaydı sesi
    Bir saat suyun dibinde,
    Kıvrımlar çizen yelkovanı akrebi.
    Duydum çaldı gecenin bir yerinde.
    Düş müydü, gerçek miydi?
    Vakti anlamak güçtü, ama kulağımdaydı sesi.

    Geldim mi sana, yoksa gelmedim mi?
    Ne zaman kapatsam gözlerimi,
    Hep o saat dibinde suyun
    Ve ben yanında bir gemi leşi.
    Belki hiç yaşamadım senin öznel tarihini.
    Geldim mi sana, yoksa gelmedim mi?

    Sen sırtına giymedin çiy tanelerini,
    Avucuma düşmedi yılın ilk cemresi
    Seni hiç görmedim, sana gelmedim,
    İkiye ayırmadık biz o tarihi.
    Neden durmuyor öyleyse dipteki saat?
    Sen sırtına giymedin çiy tanelerini.

    Anılardır bir batığın koruyan gövdesini,
    Acı verseler bile.
    O saat, o çarpık saat duyuracak sesini
    Düşümde, gerçeğimde
    Sevgiyle kurarak kendi kendini.
    Anılardır bir batığın koruyan gövdesini.




  8. 8
    aSsude
    Usta Üye
    GÜNLERDEN ÖYLE BİR GÜN


    Günlerden öyle bir gündü;
    Üstüne tarih düştüğüm.
    Gözümün önüne geldi birden
    Balkıyan güzel yüzün.

    Ve yüreğim yandı söndü,
    Ter bastı avuçlarımı.
    Bir işlek kovan uğultusu
    Kapladı kulaklarımı.

    Uzandım usulca cigarama;
    Yavan ömrüme katık.
    Ben o gün öldüm gülüm,
    Bir daha ölmem artık..


  9. 9
    aSsude
    Usta Üye
    SONLUDUR AŞK DA


    Güzel anılar biriktirdim senden,
    Dudağıma solgun gülücükler getiren.
    Özenle sakladım belleğimde,
    Bir yığın oldu daha şimdiden.
    Nasıl olsa bir sonu olacaktı bu aşkın,
    Bir gün apansız gerçekleşiveren.

    Bir terazinin durgun pirinç kefesine
    Pat diye inince kara kiloluk,
    Nasıl kalkar havaya birdenbire
    Boşa kalan zavallı kefe.
    Nasıl titreşir terazi uzun süre,
    Denge sağlanıncaya kadar başka şeylerle.

    Anılarla bozdum o dengeyi ben önce,
    İkimiz için de yaptım bunu.
    Yaşadığımız günlerden biriktirdim sessizce,
    bir kefede sana hiç sezdirmeden.
    Koyabilirsin kara kiloyu artık,
    Bak, terazi nasıl kolay gelecek dengeye.

    Mutluydum yine de ben kendimce
    senin girdilerin, çıktılarım benim
    Doğrusu uygundu birbirine,
    Yanyana gelince, bir resmi tamamlayan.
    Vazgeçilmezdi ellerin sonra,
    Yangınımdan yorgan döşek kaçıran.

    Ama inan sonludur aşk da,
    Kovalar sonunu kendi kendinin.
    Bana bir uçurum gerek şimdilerde,
    Yeterince dik ve derin.
    Bir çavlan istiyorum çünkü,
    Kırmak için kristalini hayatın ve şiirin.


  10. 10
    aSsude
    Usta Üye
    YÜZÜN


    Yüzün müdür acaba yolumu dolaştıran?
    Acının bu solgun haritasında,
    Kendime yeni duraklar bulduğum.
    Ulaştığım ıssız dağ doruklarında
    Yüzün müdür hep sorular sorduğum,
    Bakışının titrek aydınlığında?

    Aslında ne bulunur bir gezginin yanında
    Kendi yüzünden başka,
    Hüzünle bileyen direncini.
    Bir suyun ürpermiş aynasında
    Apansız gözgöze geldiğim.
    Ayakları ayaklarıma bitişik
    Kımıltısız bir gövdeyle rüzgârın sildiği.
    Bir bulup bir kaybettiğim
    Yani bir gezginin hep gittiği,
    Senin yüzün benim yüzüm değil mi?


  11. 11
    aSsude
    Usta Üye

    --->: Metin Altıok Şiirleri

    Reklam



    GÖZ


    Şu bizim dışa dönük gözümüz,
    Bir daldan bir orman çıkaran
    Usumuza her zaman.
    Şu bizim bulup seçen gözümüz,
    bir kuşu yüzlerce yapan.
    Bir kanatla göğünü durmadan kımıldatan,
    Bak çapak tutmuş sevgiyi çoğaltmaktan.

    Şu bizim çok arayan gözümüz,
    Baktığında karıştıran kendini.
    Aldatılan, yadsınan, başımıza vurulan.
    Bir yas çıkarır ortaya yaşamasından;
    Suskun ve gizemli,
    Küflü bir kitap gibi yazısı okunamayan




  12. 12
    aSsude
    Usta Üye
    ÖLÜMDEN KONUŞACAKTIK


    Evet sırasıdır, ölümden konuşacaktık,
    İntiharın ebruli ipliğiyle
    Bir düğün gecesinde senin
    Yakası işlemeli giysinden.
    Kapı kapı dolaşıp, etamin ve goblen
    Örtüler satan bohçacı ölümden.
    Boynuna taktığın eğri taneli
    İki sıra inciden konuşacaktık,
    Seni ürküten tren sesinden
    Ayı gölgeleyen tekinsiz gecede
    Karşımıza apansız çıkıveren
    O ihtiyar dilenciden.

    Gel ölümden söz etmeden önce
    Bir şeyler içelim seninle.
    Buğulu bir bardağın içinde,
    Buzlu ve limonlu votkayla birlikte
    Konuşalım ölümden,
    Bir samanyolu olsun masamızın üstünde.
    Hadi gel konuşalım,
    Sulanmış bir taşlığın serinliğinde.
    Akşam sefaları içinde,
    Bir masa, birkaç sandalye
    Ve ikimiz ölümden konuşalım,
    Senin ağzında gül, benimkinde menekşe.

    Yarına var mısın söyle?
    Doğacak çocuğa, çığlığa, ishak kuşuna,
    Rüzgarın savurduğu tohuma,
    Kavağın pamuğuna var mısın,
    Bir ağacın kavına,
    Deri değiştirmesine yılanın,
    Kozadan çıkan kelebeğe,
    Hatmiye, atkestanesine?
    Hadi gel öyleyse ölümden konuşalım.
    Belki de tümüyle aykırıdır gerçeğe,
    Ama ne olursa olsun biz yine
    Ölümden konuşalım seninle

    Ölüm de vardır yaşadığımız her şeyde.
    Bir bardak çatlarsa durduğu yerde,
    Bir aşk ansızın biterse,
    Ayna kırılırsa yüzünle birlikte,
    Zamanıdır konuşmanın ölümden.
    Bir çiçek olağanüstü güzellikte
    Açıvermişse bir sabah,
    Bir topal aksamadan yürümüşse,
    Hadi gel ölümden konuşalım;
    Yüzünü al basmış hasetçiden
    Ve onun elindeki kuru değnek bile
    Filizlenir sevgimizden.


+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 Sonuncu8Sonuncu9
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi