Metin Altıok Şiirleri

+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 12
Şiir Bölümü ve Ünlü Şairlerden Şiirler Bölümünden Metin Altıok Şiirleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 13
    aSsude
    Usta Üye
    Reklam

    --->: Metin Altıok Şiirleri

    Reklam



    RÜZGARIN YIRTIK YERİ


    Saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağı,
    Sen kimin yetimisin,
    Kimi bekliyorsun durduğun yerde?
    Sağır bir günün sonunda dilsiz bir gece
    Sarıp sarmalıyor seni,
    Gökyüzü gıcırtıyla kapanıyor üstüne.
    Bak ömrün yarılandı,
    Karanlığı kullanmayı öğrenmelisin.
    Yazısı akmış ıslak bir sayfa elinde,
    Yara bere içinde morarıyor şiirlerin.

    Artık tutunacak kimsen kalmadı,
    Nasıl biliyorsan öyle düğümle zamanı.
    Bütün ölümleri gör,
    Birini evlat edin kendine.
    Oysa sen, boş bir kabın taş darası.
    Yine de denkleştirip gidiyorsun hayatı.
    Tuzağa yem, hançere bağ oluyorsun.
    Zehire katıyorlar seni, şair ne duruyorsun
    Gemilere bin, trenlere atla.
    Kimsenin umursamadığı, hiçbir işe yaramayan
    Kaldır şu gereksiz tanıklığı ortadan.

    Ne kadar tıkasan kulaklarını,
    Duymamaya çalışsan
    Göğsünde bir titreşimdir konuşmaları.
    Görmesen seslerden anlıyorsun.
    Kazdıkları çukuru, ördükleri duvarı.
    Çakılısın buzdan çivilerle
    Boynu bükük bir haçın üstünde.
    Yerde buluyorsun kendini her sabah,
    Yeniden gerilmek üzere,
    Saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağı
    Daha ne bekliyorsun durduğun yerde?

    Katmerli yalanı gördün, yalınkat gerçeği,
    Bilicinin ürpererek söylediği
    Sevgi gereksinimlerini gördün kimilerinin,
    Tırnaklarını denemek için
    Yılanın deri değiştirmesini,
    Gülüşün kurdunu, sineğini gözün;
    Yüreğinde bir ağaç gürültüyle devrilirken,
    Aksayarak yürüyen umudun arkasından
    Gülün kanayan hüznünü gördün.

    İşte tanıksın ölümün pazarlık ettiğine
    Toptan ve perakende,
    Pantolon ütüsünün keskinliğine,
    Bozulup bütünlenmesine paranın,
    Mevsimsiz bir çocuğun kekre yüzüne,
    Yabancı işçiliğine martının
    Deniz olmayan bir uzak ülkede,
    Daha binlerce, binlerce şeye.
    Yaz bunları ve imzala sana yetecekse.

    Bana delik deşik bir yürekle
    Pası küflü, çürümeyi söyle.
    Yangın yerlerinin katran gözyaşlarını,
    Bana göçüğün kırık kemiklerini,
    Sancısını suyun, rüzgarın yırtık yerini
    Ve bunlardan payına düşeni söyle.
    Ne kadarı kaldı babandan,
    Sen ne ekledin üstüne,
    Acının sana getirdiği ürem ne?
    Şair bana mutluluktan söz etme,
    Beyaz baston kullanan bir dille.

    İşte tanıksın daha nelere?
    Testi gömüyorlar göğsüne eskisin diye,
    Keçe gibi kimi zaman, parlatmak için
    Bakır kaplara sürüyorlar seni
    Şair hiçbir tansık bekleme,
    Dolaş yıkıntılar, çöplükler içinde,
    Sen ey gülünç ve deli mesih;
    Ölmeyi bilmediğine göre,
    Saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağı
    Pelteleşmiş yapışkan haçını
    Islık çalarak sokaklarda sürükle.


    ForumAlev --->: Metin Altıok Şiirleri

  2. 14
    aSsude
    Usta Üye
    SİS

    Özenle boyadım ipliğini sevginin,
    Gidip de bulamamanın incinmiş rengine.
    Sisi gümüş bir rüzgarla tepelerden eğirdim,
    Dokudum yalnızlığın bu serin kumaşını,
    Sesime ayrılıklardan bir gömlek diktim.
    Ölümü tastamam ezberledim de geldim,
    Dilimde bu buruk türkü tadıyla
    Bilmem ki buradan nereye giderim.

    Sonunda kendime bir top yangın edindim,
    Soluğumla besledim dudağımın ucunda.
    Ömrümün külüydü savrulan hep ardımda,
    Örterek yavaş yavaş bıraktığım izleri
    Yanmış bir günün sürüklenen kanatlarıyla.
    Koştum, durmadan koştum o küçük yangınımla,
    Adımın çaresiz kıyılarında kendi göğümü bulmaya.








  3. 15
    aSsude
    Usta Üye
    KAVAKLAR


    Bedenim üşür, yüreğim sızlar.
    Ah kavaklar, kavaklar...

    Beni hoyrat bir makasla
    Eski bir fotoğraftan oydular.

    Orda kaldı yanağımın yarısı,
    Kendini boşlukla tamamlar.

    Omzumda bir kesik el,
    Ki durmadan kanar.

    Ah kavaklar, kavaklar...
    Acı düştü peşime ardımdan ıslık çalar.









  4. 16
    aSsude
    Usta Üye
    EKSİLEN


    Öyle yıpranmış ki
    Bir forması eksik içinden,


    Sahafa düşmüş bir kitap
    Gibi sararmış üzüntüsünden.


    Bir ay doğuyor usul usul
    Karanlığın göğsüne,


    Dünden bugüne kendini
    Biraz daha eksilterek getiren


    Küsmüş göğüne besbelli
    Geleceği göremediğinden


    Taşıyor oysa hüzünlü bitişinde
    Doğuşunu yeniden


  5. 17
    aSsude
    Usta Üye
    EVDE YOKLAR

    Durmadan avuçlarım terliyor,
    inildiyor ardımdan
    Girdiğim çıktığım kapılar.
    Trenim gecikmeli, yüreğim bungun,
    Bir bir uzaklaşıyor sevdiğim insanlar.
    Ne zaman bir dosta gitsem,
    Evde yoklar.

    Dolanıp duruyorum ortalıkta.
    Kedim hımbıl, yaprak döküyor çiçeğim,
    Rakım bir türlü beyazlaşmıyor.
    Anahtarım güç dönüyor kilidinde,
    Nemli aldığım sigaralar.
    Ne zaman bir dosta gitsem
    Evde yoklar.

    Kimi zaman çocuğum,
    Bir müzik kutusu başucumda
    Ve ayımın gözleri saydam.
    Kimi zaman gardayım
    Yanımda bavulum, yılgın ve ihtiyar.
    Ne zaman bir dosta gitsem,
    Evde yoklar.

    Bekliyorum bir kapının önünde,
    Cebimde yazılmamış bir mektupla.
    Bana karşı ben vardım
    Çaldığım kapıların ardında,
    Ben açtım, ben girdim
    Selamlaştık ilk defa.



  6. 18
    aSsude
    Usta Üye
    SONDEYİŞ


    Dolaştım yıllardır şurda burda,
    Ucuz otellerde kaldım.

    İğne iplik taşıdım yanımda,
    Bir düzen tutturamadım.

    Kadınlar da oldu elbet yaşamımda,
    Biri hariç hepsini bağışladım.

    Sınadım kendimi karşılıklı acıyla,
    Ben hep ölüme ve aşka inandım.

    Bir şey var dokunur bana;
    Yüzüme uymayan iğreti adım.



+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 12
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi