HÜSEYİN YURTTAŞ Şiirleri

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 ... Sonuncu8Sonuncu9
Şiir Bölümü ve Ünlü Şairlerden Şiirler Bölümünden HÜSEYİN YURTTAŞ Şiirleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    aSsude
    Usta Üye
    Reklam

    HÜSEYİN YURTTAŞ Şiirleri

    Reklam



    HÜSEYİN YURTTAŞ Şiirleri

    Forum Alev
    ÖPÜLDÜNÜZ EFENDİM


    Buzul günlerinin çözüldüğü mevsimdi
    Şiirler gibi akıyordu ırmaklar
    Çekildi iğreti yollar ayaklarımızın altından
    Saat izmir sularıydı, öpüldünüz efendim

    Herkes bir başınaydı, nedense biz ikimizdik
    Sokaklar yalın ışıklarla yıkanıyordu
    Özlemin kabarmış köpüğü yüreklerimizde
    Saat izmir sularıydı, öpüldünüz efendim

    Söcükler nereye kaçmışlardı öyle
    Neden susmalarla doluydu o uzun yürüyüşümüz
    Şehir mi ıssızdı, biz mi kimsesizdik
    Saat izmir sularıydı, öpüldünüz efendim

    Kanlı yaşantıları tanımıştık, sınanmıştı sevgimiz
    Eksik değildi yine de içimizden bulutları
    Kendi dallarımızı savurup kıran fırtınaların
    Saat izmir sularıydı, öpüldünüz efendim

    Kırgındı ömürlerimiz hiçbir şeyi değiştiremediğimizden
    İçten içe yaşadığımız pişmanlıklarla
    Kaç baharın gülü solmuştu yüreklerimizde
    Saat izmir sularıydı, öpüldünüz efendim






  2. 2
    aSsude
    Usta Üye

    --->: HÜSEYİN YURTTAŞ Şiirleri

    Reklam



    AŞK ADIMLARI


    Bilsem adını
    yollara düşeceğim
    kervankıran yollara!

    1.
    hangi rüzgarsa yüreğimin yelkenlerinde
    sürükler suların ışıklı yolunda beni
    iklimden iklime taşır, dönenceden dönenceye

    kimdir beni böyle yörüngesine çeken
    uzay taşları kadar karanlık ve yalnızken

    bilirim, adı konamaz düşlerde yaşayanın
    ansızın yerleşir yüreğimize büyülü gizemi
    saklı çiçeğidir içten içe süren baharımızın

    2.
    önce denizler olmalı, ak denizler
    kumsallarında koşup oynaşacağımız
    çakılların çıtırtıları arasında
    güneşin altında, çamların gölgesinde
    önce denizler olmalı
    ve unutulmuş koyları o denizlerin

    teninde damlacıklar domur domur
    yosunlara değmeli ayakların
    bir ürperti gibi gezinmeliyim tüp diplerinde
    birden ufuklar yıkılmalı ki
    ötesi yurdu olsun sevgimizin

    önce denizler olmalı, ak denizler
    sözlerimizde suların yalınlığı
    kavuşmalıyız iki ırmak gibi çağıldayarak
    yataklarımız değişmeli coşkumuzdan
    birbirimiz olmalıyız kimliklerimizden sıyrılarak

    3.
    ıssız bir köy evinde
    ocak başında
    türküsü olup gecenin
    yeniden yakılalım
    alevlerin dilinde

    üşüdünse sokul bana
    örtün olayım
    dünyama sunulmuş biricik meyvem
    haramım
    seni koruyan kabuğun olayım
    üşüdünse sokul bana

    ıssız bir köy evinde
    yüzlerimizde yalazların yansıması
    geçelim çağların ötesine
    iki masal kahramanı gibi
    anlatılsın öykümüz
    dilden dile

    4.
    yollardayız
    eli elimde
    fundalıklar arasından yürüyoruz
    çiçekler öpüyor eteklerini

    yollardayız
    sevinci sağıyoruz günün göğsünden
    üstümüz başımız çengi ışık
    aşkın yolcularıyız

    yollardayız
    yüreklerimizde nice esinti
    çiçek tozlarıyla yüklü
    uçuyoruz düşlerin çavlanında

    5.
    kentin sokakları aydınlanıyor birden
    yine yakalanıyoruz bakışların yağmuruna
    kıskançlığın kıskacındayım
    gir koluma
    aç adımlarını
    tenhalarda yürüyelim

    haydi

    yolumuz denizler olsun yoldaşımız martılar
    birer çarpıntı gibi geçelim günlerin solgun yüzünden
    esriyen yanımızda dalga dalga sevgiler
    ardımızda anılarımızın açık sözlü yalınlığı
    tenhalarda yürüyelim

    haydi

    en bildik sözlerle geçelim sevdanın çöllerini
    bir ışık yağsın sonra sussun her şey
    kanat vuralım yeşillikler arasında
    solukları turunç kokan güneyli çocuklar gibi
    tenhalarda yürüyelim

    haydi

    gümüş çizgilerini yoklayalım ufukların
    sevginin yıldırımlarıyla yırtılsın içimizin karanlığı
    yağmura hazırlanır gibi dolu dolu ve coşkun
    tenhalarda yürüyelim

    haydi

    6.
    söyle
    hangi denizlerin çocuğusun
    görüyorum yüzünde
    tirşe mavi yansımalarını dip dalgalarının

    bu aşk derinliğindir senin

    7.
    kaç aşkın günbatımını yaşadım
    çekildim yıkıntılarımın içinde
    yürüdüm anıların tozlarına bulana bulana
    içim boz duman

    -oysa sen
    beni kaçırdın benden-

    türkülendim ansızın
    şimdi bütün uçurumların çiçek
    ve bu aşk
    bu aşk sevgilim
    senin kadar gerçek!









  3. 3
    aSsude
    Usta Üye
    AŞK EHLİYİZ


    Aşk ehliyiz
    Ölsek de kaynaşır kanımız
    En karanlık gecede
    Tutkuyla aydınlanır bir yanımız

    Kımıldar
    Yüreğimizin karıştığı toprak
    Ölüm şaşakalır
    Bahçede açan çiçekdir canımız

    Bilgeler bilemez
    Tabipler anlayamaz
    Görünmez olduksa
    Sonsuzluktur mekanımız

    Aşk ehliyiz
    Sevmek dedik bismillah
    Dilimizde tesbih bu
    Gayrısına kapalı lisanımız









  4. 4
    aSsude
    Usta Üye
    HOŞGELDİN


    Su sandım içtim sesini
    İnce gölgeni gördüm
    Bir yamacın başında
    Sarışın günlere yürüdüm

    Sözcükler buldun bana
    Gizem kapılarını açan sözcükler
    Yüzümde gülücükler göğerdi
    Şarkılara büründüm

    Kara kışların ardından geldin
    Avucumda çiçek oldun
    Kuşlugum da kuş sesi
    Yeşilinle örtündüm aşkın eski çağlarından
    Önüme açılan söylence
    Hoş geldin



  5. 5
    aSsude
    Usta Üye
    İZMİR İÇİN KENAR SÜSLERİ


    1.
    imbatı dök yazıya
    şiir olur
    söz renk değişir serin mavi
    izmir olur

    2.
    saçlarına ilişmiş imbat
    gözlerinde akdeniz
    yalnızlığın buğusu sabah ağızlarında
    işte asfalta vuran kartal gölgeleri
    bıçkın bıçakların bilekleri doğradığı
    kan tüten geceler

    bu kent bir kadındır say ki kadındır
    her gün kanama geçiren

    3.
    sabahsa sonsuz güllerle gelir
    belkahve üstlerinden
    akın akın bulutlar
    hınzır bir rüzgarın önünde
    ışıkların öpücükleriyle uyanır dağlar denizler
    düşlerin derin uçurumları görünür birden
    toprağın nemli ağzında deli filizler
    göğerir gök tereke şenlenir kıraçlar
    o yorgun süvari sağrısını yine kırbaçlar
    başlayan bu kaç milyarıncı günün
    okunur altı çizilmiş satırları
    insanla başlayan o uzun öykünün

    4.
    teninde nice hoyrat elin okşantısı
    bir çocuk gibi gülümsüyor
    kentim benim, ince kızım, cerenim
    ağlayıp ağlayıp açılmış gibi
    sabahlara nazlanıyor

    yüzünde eski masalların izleri

    5.
    güneşle evlidir gizliden ayla sevişir
    yıldızlar söylesin dillere destan sevdalarını
    haşarı bir yürektir vurur ha vurur
    karanlıkta ışıklı bir salıncak gibi
    kendi rüzgarıyla savrulur

    6.
    dalgalar kırık fenerler sönüktür
    demir tarar gecenin ışıkları
    imgeleminde dip sularının
    yakamozlarla söner gizemi
    bir imparator sanılsa da körfezin divanında
    o yalnız ve uzak gemi
    bir çocuktur
    düşlerin beşiğinde sallanan

    gecedir
    ve göz kamaşır kendi aydınlığından!

    7.
    ay açar karanlıklar kapısını
    altın tozlarıyla kuşatır gökyüzünü
    dingin yer çöker ağırlığından

    adı izmir olsun
    hıdırellez ateşlerinden atlayan
    o haşarı çocuğun


  6. 6
    aSsude
    Usta Üye
    ANLAT


    kuş ağzıyla anlat o masalları
    o masal çocuklarına
    sesine imbatı kat
    göz göz nilüferler açsın gözlerinde
    akşam, sefalar getirsin
    ocakta alevden yazılar
    gaibi oku!

    seni susmak karanlık olur
    ihanet kadar puslu
    o yürek ansızın soğur
    enlemleri boylamlar boyunca
    bir çığlık yayılır ki
    kutuplardan duyulur

    kuş ağzıyla anlat o masalları
    o masal çocuklarına
    düşleri benzesin yaşamın güzellikleriyle
    özlerine özlemler sinsin
    bu ıssız geceyi kuşat
    şafağı doku

    kuş ağzıyla anlat o masalları
    o masal çocuklarına


  7. 7
    aSsude
    Usta Üye
    AŞKA BAHAR YETMEZ


    kırlarda uçtuğumuz o ilk mevsim
    dalgalanan yeşil otlar, ekinler
    rüzgâr kaçırıyor seni
    ardından koşan kelebeğim
    kaç gün ki şu küçük ömrüm
    anlıyorum
    aşka bahar yetmez

    leylaklar öyle usul öyle deli mor
    kuytu bahçelerimde yine
    bir şarkı fışkırıyor pencerelerden
    bir perde benim için aralanıyor
    içimdeki küheylan kişnese de adımlarım ürkek
    yürüdüğüm yolları dal basmış
    oysa biliyorum
    aşka bahar yetmez

    bülbüller çağırıyor çiyli şafağı
    usulca öpüyor gökyüzünü
    toprağın nemli dudağı
    tomurcuk açımı gülümsüyoruz
    bütün güller yediveren olsa da
    usulca solduklarını görüyorum
    aşka bahar yetmez

    ben bir delice şahanım
    uçsam, kanatlarım pervane
    dönerim bulutların arasında
    güneşin kamaştığı yerde
    keskindir, aldanmaz gözlerim
    uzaktan seçerim yalnızları
    yüreğin çoraksa boşuna bekleme
    yeşilime koş, karış bana
    aşka bahar yetmez

    o ırmak kiminle konuşur
    eski sevdaların yatağında
    uyurken büyük uykusunu
    kim dağıtır bulutlarını
    kim siler gözlerinin pusunu
    can usuldan akan o sudur
    bulur bir gün okyanusunu
    aşka bahar yetmez

    gecikmiş yolcular adına
    yana yana geliyorum
    tut elimden çek beni
    içimin kuytularında açan o çiçek
    o çiçek, öldürecek beni
    son bir yağmur yağsa da
    baharımız uzasa da
    güz yelleri kavurur tomurcukları
    aşka bahar yetmez




  8. 8
    aSsude
    Usta Üye
    BUZ MAVİSİ


    sisleri geçtim, geliyorum
    hüznü sil, ebruli günü ağart
    yere göğün öpüştüğü
    buz mavisine yaz beni

    kurusun kirpiğindeki son damla
    dinlensin yorgun gözlerin
    kış yolları bitti, yönüm sanadır
    ucu görünen aydınlık
    siliyor dağlarımın karanlığını
    yanan yüzüne değen
    kuzey serinliğiyim

    o uzak gecelerde özlediğin
    uzak sesim kapının önünde işte
    atılsan var ya, kollarım birden deniz
    birden göğsümde çılgın dalgalar
    artık seninleyim

    ateşlerden atladım, sulardan sektim
    savrulan kül söylesin yangınımı
    buzullarda uzayan gölgem
    sana uzanan elimdi benim

    geçmise dönmek yok artık
    adlarımızı bile değiştirelim
    sevgiyle yoğrulsun sevincimiz
    gökkusağıdır önümüzde açılan
    hadi, altından geçelim



  9. 9
    aSsude
    Usta Üye
    SENDEN SONRA


    Senden sonradır
    Bu benim
    Düş evlerine girdiğim
    Uçmaklara vardığım

    Senden sonradır
    Bu benim
    Sevgi köprüsün geçtiğim
    Ölüm asrı uçtuğum

    Senden sonradır
    Bu benim
    Öz varlığım gördüğüm
    Sonsuzluğa erdiğim



  10. 10
    aSsude
    Usta Üye
    SEVGİ BAŞTAN


    açık kapıları ardında bırak, dalgalarla yürü
    bir kuzey rüzgarı ol, serinliğinle gel
    susmak bilmeyen koca deniz anlatsın
    bütün kuşaklara o yitik efsaneyi
    orfe, orfe! sevgi baştan!

    şafakta sessizliğe salınan o ezgi
    mahmur özlemleri büyütsün usul usul
    uzak dağların havası, akarsuların büyüsü
    tütsülerin ağır yüküyle çöksün iç duvarlarına
    bütün toyluğunla uykuların bölünsün, gecelerin uzansın
    uzanıp uzanıp kopar gibi güç kavuşalım sabahlara
    düşlerime baskın ver, adını değil yüzünü istiyorum
    ilk ışıklarla koşalım çılgın yamaçlara
    ırmak boylarına, otların yumuşacık koruganına
    orfe, orfe! sevgi baştan!

    o şehri yeniden kuralım
    o şehri ve büyük aşıkların tarihine gömülmüş sevda şehirlerini

    yeniden roman olmak, şiire dökülmek için
    alanlarda anıtlara karşı öpüşelim
    tenha gecenin koynunda düşelim o büyük boşluğa
    yıldızlar ansızın peydahlanıp büyüsünler, gözlerimiz kamaşsın

    orfe, orfe! sevgi baştan!

    ölü demirlerle örülmüş sınırları geçelim bir bir
    toprağın buğulu yüzü gülsün gönensin
    sıcak merhabalarla sıkalım ellerini cümle aşıkların
    bahar köpürsün kuytulardan, o uğultu duyulsun
    taşkın yeşil, gümrah su
    orfe, orfe! sevgi baştan!




  11. 11
    aSsude
    Usta Üye

    --->: HÜSEYİN YURTTAŞ Şiirleri

    Reklam



    SÖZÜM VAR


    bırakın dünyayı dolaşsın sesim
    ışığın hükmüne ersin
    yoklasın bütün yollarını kara parçalarının

    bırakın dünyayı dolaşsın hırçın sesim
    dayansın kulaklarına
    kara gözlerinden karanlıklar fışkıran adamladın

    sözüm var benim de
    dünya dolusu sözler içinde
    sözüm var
    halkın mor inancı deli kırmızısı
    ırmaklar gibi ırılarken
    sözüm var
    dünyaya karşı



  12. 12
    aSsude
    Usta Üye
    YAĞMUR KUŞLARI


    Bahardı
    Göğerdi dallarımız
    Irmak boylarına yürüdük
    İçimizde parıltılı güneşler
    Önümüzde düşlerimiz
    Adlarımızın ilk harfleri
    Agaç kabuklarında

    Bir yağmur başladı ansızın
    Kaçmak ne mümkün
    Suçlusu bizdik bu baskının
    Gökte çılgın bulutlar
    Sırılsıklam yürüdüğümüz yollarda
    Telaşlı ayak izlerimiz

    Yüzünde damlacıklar
    Büyülü bir düşle aralanmış kirpiklerin
    Bir agaç kovuğunda
    Tüte tüte sokulduğun göğsüm
    Nasılda çocuk bu ilk yangınında

    Bulanan sularla geliyor ırmak
    Yalnızlığımızın üstüne
    Köprüleri aştı aşacak

    Islak saçların yapışmış tenine
    Öpsem yangınım bulaşacak

    Bu “delikanlı bahar”
    Anlıyor bizi
    Ve gökleri kırbaçlıyor
    Yağsın diye bu yağmur
    Sonsuza kadar



+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 ... Sonuncu8Sonuncu9
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi