HÜSEYİN YURTTAŞ Şiirleri

+ Yorum Gönder
Şiir Bölümü ve Ünlü Şairlerden Şiirler Bölümünden HÜSEYİN YURTTAŞ Şiirleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 13
    aSsude
    Usta Üye
    Reklam

    --->: HÜSEYİN YURTTAŞ Şiirleri

    Reklam



    GELDİM


    karanlık kapılardan geçtim
    kendimi ışığa vurdum da geldim
    kamaşan gözlerimdi aldanan
    kimbilir neyi gördüm de geldim

    insandım, onmaz yanımı onardım
    o ayrıksı yalnızlığa erdim
    kovdum kirli karayı, sevdikçe arındım
    sevmenin erdemine vardım da geldim

    kötü öyküler dinledim, romanlar yaşadım
    kanayan yaramı sardım da geldim
    elçi, istemez aşk, saklı sözüö sanadır
    yürekte zinciri kırdım da geldim


    ForumAlev --->: HÜSEYİN YURTTAŞ Şiirleri

  2. 14
    aSsude
    Usta Üye
    EBRULİ


    sen geçtin
    duruldu şiirim
    şimdi hasretin ince yeli
    ölümseyen yüzünde o solgun
    ırmağın

    sönmüş kır ateşleri
    savrulan kül, neyi söyler
    zaman, kırgın düşlerle yaralı
    aşkın kayıp baharında
    kış izleri

    önünden geçtiğimiz aynalar
    gizlese de karanlığımızı
    yollarımız karla kaplı
    sessizlik sınır tanımıyor

    mavi bir damar
    usulca mora eğiliyor

    sonra her şey ebruli









  3. 15
    aSsude
    Usta Üye
    UYAN EY KIZ


    uzun boylu o genç adam
    o uzak şehre indiği zaman
    seni düşündü ilk olarak
    gece tenhalığında

    şiirlere bulandı
    uyku ve duman yüklü
    bir sabahçı kahvesinde
    sokaklara vurdu kendini
    ardında kol gezen bir yalnızlıkla

    uzaktın
    uyku sularındaydın sen
    yumuşaktı döşeğin
    bulutlar gibi
    nerden bilirdin ki
    iki uykusuz gözün
    senin için nemlendiğini?

    okuduğu şiirdin
    söylediği şarkı
    nasıl yoğun yaşıyordu seni
    bir bilsen

    evet, ah bilsen
    sıyrılıp çıkardın yatağından
    yalın bir bıçak gibi
    ince uzun
    alev dili gövden
    odalara dağıtırdı sıcaklığını
    üşürdün
    ve özlerdin onu

    o uzun boylu çocuk
    o şehrin en yalnız adamı şimdi
    be kız
    sen uyku sularındasın hala
    uyan artık!









  4. 16
    aSsude
    Usta Üye
    RÜZGARA KAPILMA


    Bir daha rüzgara kapılma
    Öyle uçusmasın eteklerin
    Küllerim savrulur birden
    Sonra seni de tutuşturur alevlerim

    Bir daha rüzgara kapılma
    Öyle toprak gibi dirilmesin tenin
    Tohum olup serpilirim
    Bulutları da indirme
    Bütün filmleri yakan o bembeyaz tenine
    Önce ben eririm

    Söyle güneşe
    Çekilsin kirpiklerinden
    Sataşmasin kulaklarının altındaki sarı tüylere
    Her hal-ü karda
    Dövüşebilirim senin için




  5. 17
    aSsude
    Usta Üye
    DAR SOKAĞIN AŞIĞI


    İnce minareye eğilen ay
    Düşme sakın dar sokağa
    Orda ben varım
    Elim, eline uzanmış onun
    Aşkı fısıldayan gecede
    Duyuldu duyulacak
    Yüreğimin vuruşu
    O bir şiir gibi
    İç geçiriyor pencerede

    Yağmuru unutsak da içimiz ıslak
    Her sözcükte ayrı bir özleyiş
    Bilmem ki bu nasıl konuşmak
    Yaseminlerden geceye savrulan
    O uysal düş yalnızlığı
    Gözlerimizi kapasak

    İnce minareye eğilen ay
    Düşme sakın dar sokağa
    Karanlık korusun beni
    Kötü gözlerden
    Rüzgarımı sen kolla
    Çelimsiz gölgem çekilsin
    Düşlerin sığınağına

    Haykırasım geliyor bu aşkı
    GİZLEMEK ZORUNDAYIM AMA




  6. 18
    aSsude
    Usta Üye
    ERKEN ÖLÜYE MEKTUP


    silinmiş izlerin geçtiğin bütün yollardan
    ardından bıraktığın anılar gittikçe flu
    ne güneşin görünüyor ortalıkta ne yağmur kokusu havada
    şimdi her şey gecede sinsi yağan karla örtülü

    bizi sorma soğudu birden içimizin kuytuları
    ağzımızda kaldı ağıtlarımızın tortusu
    bırakıp denizleri çekildik kış karanlıklarına
    ıssızlığımıza düşen hep o bir damla su

    yanılgılarımız yanık izleri gibi bedenlerimizde
    bir bir kayıyor avuçlarımızdan sevgi yumağı yürekler
    dünle yarın farklı elbet, ama bugün hep aynı
    erişemediğimiz uçurumlarda soldu çiçekler

    bir muska gibi gizli gizli taşıyoruz seni
    tenimizin sıcaklığına karışmış öyle saklısın
    bu dünya bildiğin gibi değil bizi de öldürecek
    erken ölmekte galiba çok haklısın



  7. 19
    aSsude
    Usta Üye
    KAÇIŞ


    kimliğini gizle
    gece gölgelerinden sakın

    gelecegim
    beni bekle

    ölüm mü dedin
    ağzından yel alsın

    sırdaş karanlık
    korur bizi

    çeker gideriz buralardan
    kimse görmeden
    el ele



  8. 20
    aSsude
    Usta Üye
    BELALI AŞKLAR GAZELİ


    O masum çocuk bakışlarıyla başlar
    Çıkmazlara saplanacak en koyu aşklar

    Sevinçle serpilir kuytularda, gözden ırak
    Suçlansa da büyür sevgi, gizli ya da aşikar

    Boşanır yürekte zincir, kopar kelepçeler
    Köpüren sevda selidir, bendleri aşar

    Kuşkunun akrebidir, durur taşın altında
    İki gövde bir iken, ansızın ordan çıkar

    Yüreğe akan zehir, zehiri akıtan iğne
    Güneşe çekilen perde, ışığa örülen duvar

    O karanlık kapılar, girilen sonsuz dehliz
    Bütün yollar kapalı, mevsim kış, her yer kar

    Dişler kamaşır tadından o yasak meyvenin
    Oysa her büyük günahın sonunda mutlak ölüm var

    Cinnetin kıranından geçilir, sokaklar bile kan
    Biter mi belası aşkın, nelerle yüklüdür rüzgar

    Kim ola uslanan, çılgınsa yaşamın ta kendisi
    Akmadan kan, boşalmadan son kılcal damar

    Kemikler sürme olmadan, külleri savrulmadan
    Unutulmaz o yangın, güze erse de bahar


  9. 21
    aSsude
    Usta Üye

    --->: HÜSEYİN YURTTAŞ Şiirleri

    Reklam



    ÇAĞRI

    küçük, tombul bir çocuğun sevinci
    nasıl sönerse
    öyle çekilir hayat yüzümden
    sen gidince

    gelsen
    şu kışkırtan bahar sıcağına uysam
    sana soyunsam

    bilirsin hiçbir yürek yaşlı değildir
    aşk için
    en büyük kuraklıklarda bile
    çatlatabilir onun tohumunu

    hadi, bana açıl
    boş bir kağıt gibi bembeyaz
    çağır beni
    sana birikeyim.




  10. 22
    aSsude
    Usta Üye
    YILDIZ BASKINI


    yıldız baskınıdır bu
    beni birden yörüngemden çıkaran
    bu kalabalık gökyüzü
    göğsümden taşan sevinç
    gözleri çiçek çocuklar gibi
    sesimde kelebekler

    yıldız baskınıdır bu
    saat sıfırı vurunca
    beni uzayın koynuna bırakın
    hangi soyaçekim
    hangi kardeşçe düzen
    yıldızları bu denli birbirine benzeten

    bire hey aklımı alacak
    oralarda neler var
    oralarda neler var
    durdurun beni
    durdurun düşeceğim
    ey eli silahlı dünyalılar




  11. 23
    aSsude
    Usta Üye
    İKİ SARMAL


    gökler kanıyordu ıssızlığın bozgununda
    seğiren sulardı tenimizi ürperten
    can içre sancıyan sanrılarda
    bulduk kendimizi yeniden
    yeniden ayrılıp kavuşmalarda

    deniz karanlığına sığındığımız zamandı

    köpükleri kıvılcım yüklü dalgalar
    saçıp savurarak bizi bizden ötelere
    bir kıyıyı arıyorlardı, kıyıda bir kulübeyi
    dingin bir sağnağı emiyordu göğsü denizin

    gülüşen ışıkların kaynaştığı o uzak limandı

    ikili sarmaldık akıl almaz bir boşlukta
    seslerimiz sevişiyordu sevincin ağızlarıyla
    parmak uçlarımızda kıvıl kıvıl kumların kıpırtısı
    gök bulut yığılı, inadına çoğalan bir öfkeyle

    iki ömrün sığdığı küçücük bir andı

    bir düş seli miydi sürükleyen bizi
    gerçeklerin kıskacında döne döne
    birden bulup birden yitirdiğimiz
    geldiğimiz ve gidecek olduğumuz o yöne

    bilmem ki hangisi doğru, hangisi yalandı?




  12. 24
    aSsude
    Usta Üye
    ALBÜMÜ KAPATIRKEN


    bir aşk bir aşkı silerse
    bir ölüm kapısını çaldırır öteki ölümün

    canlar canı canımız gidince
    kalır ki yaprağın arasında
    acısı iç karartan bencillikler
    birer gül kurusu gibi
    yalanların son belgesi olarak

    bir tanık değilseniz yaşama
    resminiz tanık olamaz yaşadığınıza!



+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi