CHARLES BAUDELAIRE Şiirleri

+ Yorum Gönder
Şiir Bölümü ve Ünlü Şairlerden Şiirler Bölümünden CHARLES BAUDELAIRE Şiirleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    aSsude
    Usta Üye
    Reklam

    CHARLES BAUDELAIRE Şiirleri

    Reklam



    CHARLES BAUDELAIRE Şiirleri

    Forum Alev
    ALIP GÖTÜREN KOKU


    Gözlerim kapalı, bir sonbahar akşamında;
    Sıcak göğsünün kokusunu içime çeker,
    Dalarım; gözlerimden mesut kıyılar geçer,
    Hep aynı günün ateşi vurur sularına.

    Sonra birden görünür baygın, tembel bir ada;
    Garip ağaçlar, hoş meyveler verir tabiat;
    Erkeklerin biçimli vücutlarında sıhhat
    Ve bir safiyet kadınların bakışlarında.

    O güzel iklimlere sürükler beni kokun;
    Bir liman görürüm, yelkenle, direkle dolu;
    Tekneler, son seferin meşakkatiyle yorgun.

    Burnuma kadar gelen hava kokular taşır.
    Yemyeşil demirhindilerden gelen bu koku
    İçimde gemici şarkılarına karışır.





  2. 2
    aSsude
    Usta Üye

    --->: CHARLES BAUDELAIRE Şiirleri

    Reklam



    İÇE KAPANIŞ


    Derdim: yeter, sakin ol, dinlen biraz artık;
    Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam,
    Siyah örtülere sardı şehri karanlık;
    Kimine huzur iner gökten kimine gam.

    Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin,
    Yesin kamçısını hazzın sefil cümbüşte;
    Toplasın acı meyvesini nedametin
    Sen gel, derdim, ver elini bana, gel şöyle.

    Bak göğün balkonlarından, geçmiş seneler
    Eski zaman esvaplarıyle eğilmişler;
    Hüzün yükseliyor, güleryüzle, sulardan.

    Seyret bir kemerde yorgun ölen güneşi
    Ve uzun bir kefen gibi doğuyu saran
    Geceyi dinle, yürüyen tatlı geceyi.










  3. 3
    aSsude
    Usta Üye
    SAÇLAR


    Ey dalga dalga omza kadar uzanan yele!
    Ey bukleler!İhmalle yüklü güzel kokular!
    Bu akşam loş odamı bu saçlarda uyuyan
    Hatıralarla -Ne haz! Ne gaşy!-doldurmak için
    Onları havada bir mendil gibi sallasam!

    Gevşeklik veren Asya ve yakıcı Afrika,
    Bütün bir uzak alem,kayıp,nerdeyse ölmüş,
    Ey kokular ormanı, yaşar derinliğinde!
    Müzik üstünde başka ruhlar yüzdüğü gibi
    Benim ruhum da yüzer senin kokun üstünde.

    Gideceğim öz dolu ağacın ve insanın
    İklim sıcaklığıyla baygın yattığı yere;
    Beni alıp götüren dalga olun, ey saçlar!
    Ey abanoz denizi,sende göz kamaştıran
    Bir yelken,kürek,alev ve direk rüyası var:

    Ses dolu bir liman ki orda durmadan içer
    Ruhum bol bol kokuyu,güneşi ve renkleri;
    Yaldız,hare içinde kayıp giden gemiler
    Ebedi sıcaklıkla pırıldayan bir göğü
    Kucaklamaya geniş kollarını açarlar.

    Sarhoşluğun aşıkı başımı daldırayım
    Bu siyah ummana ki öbür ummandan derin;
    Ve benim sallatıyla okşanan ince ruhum
    Yeniden bulsun sizi,ey verimli tembellik,
    Sonsuz sallanışları gül kokan işsizliğin!

    Sümbül saçlar,gerilmiş karanlıklar bayrağı,
    Bana veriyorsunuz çepçevre mavi göğü;
    Boğumlu örgünüzün tüylü kıyılarında
    Sıcakça mest olurum birbirine karışık
    Hindistan cevizi,mis,katarn kokulariyle

    Uzun zaman!boyuna!elim senin o ağır
    Yelene,yakut,inci,safir ekecek;
    Ta ki arzuma asla duygusuz kalmayasın
    Sen,rüyaya daldığım bir vaha,hatıranın
    Şarabını içtiğim bir testi değil misin?









  4. 4
    aSsude
    Usta Üye
    ALBATROS


    Tayfalar sık sık yakalar, iş olsun diye,
    Koca deniz kuşlarını, albatrosları,
    Keskin çukurlar üstünden kayan gemiye
    Eşlik eden o kaygı bilmez dostları.

    Ama bırakıldılar mı güvertelere,
    O gök kralları ne sünepe, ne sarsak
    Seriverir koca kanatlarını yere,
    Yanlarında sürünen kürekler gibi, ak.

    O kanatlı yolcu ne miskin, ne sümsüktür!
    Ne çirkin, ne gülünçtür o güzel kuş şimdi!
    Topallar kimi, uçan sakata öykünür,
    Bir pipoyla gagasını dürtükler kimi!

    O bulutlar prensine benzer Ozan da,
    Fırtınayla senlibenli, yaylara gülen;
    Yere sürülmüştür yuhalar arasında,
    Yürüyemez devce kanatları yüzünden.




  5. 5
    aSsude
    Usta Üye
    DÜŞMAN


    Tükendi gençliğim karanlıklarda,
    Çılgın fırtınalarda ve yağmurlarda;
    Güneş bazan açtı, kapandı derhal
    Bahtımın yazgısı karanlıklarda;
    Öyle harap ettiler ki gönül bahçemi
    Dallar hep kırıldı, yapraklar yerde
    Kuytularda birkaç meyvesi kaldı...

    İşte ulaştım güz aylarına
    Fikirler sararmış yapraklar gibi;
    Kullanmalı artık her bir aleti
    Küreği, tırmığı ve ötekileri,
    Düzeltip onarmak için yeniden
    Bahçemdeki bütün harap yerleri
    Suların basıp da oyup açtığı
    Kocaman çukurları mezarlar gibi...

    Hayal ettiğim yeni çiçekler,
    Acaba bulurlar mı kimbilir,
    Ardıç kuşlarının bulduğu gibi
    Güç alabilecekleri her bir gıdayı,
    Gizemli gıdayı, özlü gıdayı
    Bu sulak topraklarda. Bu hoş havada.

    Ey acı! Ey acı! Yiyip bitiriyor hayatı zaman,
    Ve yüreğimizi kemiren düşman
    Bu anlaşılmaz, bu garip düşman
    Büyüyüp güçleniyor kanlarımızla
    Durmadan kaybettiğimiz kanlarımızla.



  6. 6
    aSsude
    Usta Üye
    BALKON


    Hatıralar annesi, sevgililer sultanı,
    Ey beni şadeden yâr, ey tapındığım kadın.
    Ocak başında seviştiğimiz o zamanı,
    O canım akşamları elbette hatırlarsın.
    Hatıralar annesi, sevgililer sultanı.
    O akşamlar kömür aleviyle aydınlanan!
    Ya pembe buğulu akşamlar, balkonda geçen
    Başım göğsünde, ne severdin beni o zaman!
    Ne söyledikse çoğu ölmeyecek şeylerden!
    O akşamlar, kömür aleviyle aydınlanan!

    Ne güzeldir güneşler sıcak yaz akşamları!
    Kâinat ne derindir, kalp ne kudretle çarpar!
    Üstüne eğilirken ey aşkımın pınarı,
    Sanırdım ciğerimde kanının kokusu var.
    Ne güzeldir güneşler sıcak yaz akşamları!

    Kalınlaşan bir duvardı aramızda gece.
    Seçerdim o karanlıkta göz bebeklerini
    Mestolur, mahfolurdum nefesini içtikçe.
    Bulmuştu ayakların ellerimde yerini.
    Kalınlaşan bir duvardı aramızda gece.

    Bana vergi o tatlı demleri hatırlamak;
    Yeniden yaşadığım, dizlerinin dibinde
    O "mestinaz" güzelliğini boştur aramak,
    Sevgili vücudundan, kalbinden başka yerde,
    Bana vergi o tatlı demleri hatırlamak;

    O yeminler, kokular sonu gelmez öpüşler,
    Dipsiz bir uçurumdan tekrar doğacak mıdır?
    Nasıl yükselirse göğe taptaze güneşler.
    Güneşler ki en derin denizlerde yıkanır.
    O yeminler, kokular, sonu gelmez öpüşler!



  7. 7
    aSsude
    Usta Üye
    HORTLAK


    Canavar bakışlı ruhlar gibi
    Yatağına geleceğim tekrar;
    Süzüleceğim yanına kadar,


    Dört yanım gecenin gölgeleri.
    Öpecek, öpeceğim, esmerim,
    Seni aydan soğuk öpüşlerle,
    Nasıl sürünür, bir gibi yerle,
    Yılan; seni öyle seveceğim.

    Vakta ki soluk bir gün doğacak
    Boş bulacaksın yattığım yeri,
    Ki bu tün gün soğuk kalacaktır.


    Hayatın, gençliğin üzerinde
    Sevgiyle hükmeder başkaları,
    Bense hükmedeceğim, dehşetle.



+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi