Omurga

+ Yorum Gönder
Öğretim ve Üniversiteler Bölümünden Omurga ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Hakan
    Administratör
    Reklam

    Omurga

    Reklam



    Omurga

    Forum Alev

    Omurga
    Bu sorunun cevabı kemiklerin eşsiz tasarımında gizlidir: Kemiklerin iç yapısı, insanların binalarda ve köprülerde kullandığı kafes yapı sistemine benzer. Kemiklerin içindeki sistem, insanların geliştirdiğinden çok daha üstün ve karmaşıktır. Bu yapı kemiklerin, hem son derece sağlam, hem de çok hafif olmasını sağlar. Kemiklerin içi, dışı gibi sert ve tamamen dolu olsaydı, kemikler taşıyabileceğimizden ağır olurdu. Tek bir adım atmak çok büyük bir kuvvet ve enerji harcamak zorunda kalırdık. Üstelik içi dolu olan kemikler daha sert ve kırılgan hale gelirdi. Atılan ilk adımda ya da sıçrama da hemen çatlar veya kırılırlardı. İnsanoğlunun kullandığı en sağlam ve kullanışlı malzemelerden biri çeliktir. Ancak kemikler birçok özelliğiyle çelikten çok daha üstündür. Bir parça çelik, kemiğin ancak onda biri kadar esnekliktedir ve kemikten 3 kat daha ağırdır.

    İskelet sistemimizde vücudun üst kısmının ağırlığını omurga taşır. İnsanın rahat hareket edip yürüyebilmesini sağlar. Omurga, "omur" denilen 33 tane küçük kemiğin birbirlerinin üzerine dizilmesiyle oluşur. Omurgamızda sinirsel iletişim ağının geçmesi için koruyucu bir kanal unutulmamıştır.

    Omurların arasına yerleştirilmiş olan kıkırdak yapılı diskler.

    Her adım atışımızda omurgamızı meydana getiren omurlar birine sürtünecek şekilde hareket eder. Bu durumda omurların zaman içinde aşınarak yapısının bozulması beklenebilirdi. Ancak hiçbir zaman böyle olmaz. Omurların arasına yerleştirilmiş olan kıkırdak yapılı diskler otomobil tekerleklerindeki yükü emen amortisörler gibi çalışarak aşınmayı engellerler. Amortisörler yıllar süren teknolojik birikimin sonunda mühendislerin vardığı arabalar için en verimli bir sistemdir. Ancak bizim vücudumuzda her hangi bir mühendise ihtiyaç duyulmadan bu sorun çözülmüştür.
    Omurganın S şeklinde kıvrımlı yapısı üzerindeki yükün eşit dağıtılmasını sağlar. Yürümek için attığınız her adımda, vücut ağırlığınız nedeniyle yerden vücudunuza doğru bir tepki kuvveti gelir. Bu kuvvet, omurganın sahip olduğu amortisörler ve "kuvvet dağıtıcı" kıvrımlı şekli sayesinde, vücuda zarar vermez. Eğer tepkiyi azaltan amortisörler ve kıvrımlı özel yapı olmasa, atılan her adımda, ortaya çıkan kuvvet direkt olarak kafatasına iletilirdi ve omurganın üst ucu, kafatası kemiklerini parçalayarak beynin içine girerdi .
    Hareketli mekanik parçalar birbirine sürtündüklerinden zaman içinde aşınmaya uğrarlar. Bu nedenle basit bir kapı menteşesinden, araba motoruna kadar her hareketli mekanik sistemde yağlamaya ihtiyaç vardır. Ancak yağlama aşınmayı tam olarak engellemez, yalnızca geciktirir. Gerek yürürken gerekse başka hareketler yaparken vücudumuzdaki eklemler bir ömür boyunca hareket ederler. Buna rağmen hiç bir zaman yağlanmaya ihtiyaç duymazlar. Peki ama nasıl? Bilim adamları yaptıkları araştırmalarında, olayın hayranlık uyandıracak bir sistemle çözüldüğünü gördüler: Eklemlerin sürtünme yüzeyleri, ince ve gözenekli bir kıkırdak tabakasıyla kaplanmıştır ve bu tabakaların altında ağdalı ve kaygan bir sıvı bulunur. Kemik, eklemin bir yerine baskıda bulunursa bu sıvı gözeneklerden dışarı fışkırır ve eklem yüzeyinin "yağ gibi" kaymasını sağlar. Hayatımız boyunca bir an bile kıkırdaklarımızın arasını yağlama gibi bir problemle karşılaşmayız. Kapı menteşelerinin bile ihtiyaç duyduğu yağlama işlemi, üstün bir akıl tarafından, benzersiz bir tasarımla, bizim ihtiyaç duymayacağımız şekilde planlanmıştır.
    Yürüme esnasında en önemli görevi üstlenen ayaklardır. Ayak tabanındaki kavisli şekil vücut ağırlığına karşı, kemiklere destek verecek özelliğe sahiptir. Bu kavisten yoksun olan düz tabanlar bu yüzden yürüme zorluğu çekerler. Kemerli yapılar taşıyıcı sistemlere dayanıklı hale getirdiği için insanların yaptığı binalarda ve köprülerde de kullanılır.
    Gün boyu ayaklarımızın üzerinde durmamıza rağmen hiçbir zaman acaba ayaklarımızın altındaki hassas dokular, sinirler ve incecik damarlar nasıl zedelenmeden bu kadar basınca dayanabiliyor diye düşünmeyiz. Aynı basıncı ellerimizin üzerinde kalkıp bir müddet durduğumuzu varsaydığımızda karşımıza ezilmiş dokular, patlamış damarlar ve mosmor bir deri ile karşılaşırız. Böyle olmasının nedeni ayaklarımız özel bir tasarımla basıncın eşit şekilde dağılmasını sağlayacak yastıksı yapısı sayesinde olduğunu görürüz.
    Peki daha var olduğu ilk günden beri bu mükemmel sistemleri üzerinde bulunduran insanoğlu her hangi bir mühendis veya tasarımcı olmadan nasıl bu derece ayrıntılı yapılara sahip olmuştur?



  2. 2
    Ziyaretçi

    Cevap: Omurga

    Reklam



    çok teşekkür ederim ödevime çok yardımcı oldun







+ Yorum Gönder
omurga neden s şeklindedir,  omurgamız neden s şeklindedir,  omurilik neden s şeklindedir
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi