Gizli Ajan (Joseph Conrad) Özeti

+ Yorum Gönder
Kültür-Sanat ve Ücretsiz E-Kitaplar Bölümünden Gizli Ajan (Joseph Conrad) Özeti ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    xRockİnGirLx
    Süper Moderator
    Reklam

    Gizli Ajan (Joseph Conrad) Özeti

    Reklam



    Gizli Ajan (Joseph Conrad) Özeti

    Forum Alev
    Conrad’ın Londra’da geçen romanı



    Conrad’ın Londra’da geçen romanı
    Yazan: KAYA GENÇ
    Yazı Kaynağı: Kitap Zamanı
    1984 yılının Şubat ayında, Greenwich Rasathanesi’nin hemen yakınında yer alan parkta bir patlama oldu. Park görevlisi gürültünün geldiği yere gittiğinde dizlerinin üzerine çökmüş, üstü başı düzgün, zengin görünümlü bir adamla karşılaştı.
    Bahsi geçen kişinin ellerinden biri kopmuş, vücudu da boydan boya yarılmıştı. Götürüldüğü hastanede yarım saat sonra ölen adamın adı Martial Bourdin’di. Patlamanın meydana geldiği yer incelendiğinde, paramparça olmuş bir şişe bulundu: İçi patlayıcı maddeyle dolu şişeyi Bourdin henüz Greenwich’e ulaşamadan yere düşürmüş, bu yüzden de ölmüştü.
    1978 yılının Mayıs ayında, Northwestern Üniversitesi’nin hemen yanındaki otoparkta bir paket bulundu. Park görevlisi paketi eline alıp baktığında üniversitede ders veren profesör Buckley Crist’in adresiyle karşılaştı. Paket adresine ulaşmamış, bu yüzden de gönderen kişiye geri gönderilmişti. Görevli paketi profesöre götürdü -fakat Buckley Crist şaşkınlık içinde başını iki yana salladı, çünkü gönderen kısmında kendi adıyla adresinin yazılı olduğu bu paketi ilk defa görüyordu. Kampüsün güvenlik görevlisi çağrıldı: Terry Marker paketi açtığında bir patlama oldu ve polis memurunun sol eli kanlar içinde kaldı. Yapılan incelemede amatörce hazırlanan bombanın iyi bir patlama için gerekli niteliklere sahip olmadığı ortaya çıktı. Bir başka deyişle, bütün odayı havaya uçurabilecek bu paket, tesadüf eseri patlamamış, üniversitede barınan öğretim görevlileri de bu şekilde akademik faaliyetlerini sürdürebilme şansına erişmişlerdi.

    Kısa bir hikâye olacaktı
    Joseph Conrad, Greenwich Rasathanesi’ndeki patlamanın haberlerini merak, heyecan ve şaşkınlıkla okumuştu. 36 yaşındaydı, gemilerde geçen zor ve maceralı bir hayatın ardından yazarak para kazanmaya karar vermiş, Almayer’in Şapşallığı isimli ilk romanını yayımlamaya çalışıyordu. Ülkesinden, arkadaşlarından uzaktaydı ve hem Londra’da yabancı olmanın hem de İngilizlerin kurduğu dünya düzenine karşı duyulan öfkelerin çok iyi farkındaydı. Fakat yazacağı romanların hiç biri Londra’da geçmeyecekti; onu Dickens’la Thackeray gibi babadan kalma “büyük” romancılarla Virginia Woolf, James Joyce gibi yenilikçilerin arasında duran bir tür ara bölge, sınır çizgisi, köprü ya da kapı olarak görenler, Kongo’da, Hint okyanusunda ya da “Costaguana” isimli uydurma bir Güney Amerika cumhuriyetinde geçen hikâyeler yazan Conrad’ı 19. yüzyılın, Viktorya dönemi ahlâkının, Viktorya dönemi edebî gerçekçiliğinin uzak diyarlarda kendisiyle hesaplaşması için gereken ortamı yarattığı gerekçesiyle seviyor; henüz karakterlerin içine Virginia Woolf’daki gibi girmediğimiz, fakat onların his ve duyarlılıklarının hikâyenin atmosferini değiştirdiği gerçekçi romanların, yani izlenimci romanın büyük öncüsü olarak da, yine ona işaret ediyorlar. Edebiyat tarihçilerinin geçmişi dönemlere ayırma hevesinin sonucunda, bir ucu sokağa, diğer ucu otelin girişine yayılan paspas muamelesi yapılan Conrad’ı, bu özellikleriyle değil, bence hikâyelerinin başarısıyla değerlendirmeliyiz.
    Londra’da geçen tek romanı Gizli Ajan’ı 1906 yılında yazmaya başlamıştı ve ilk düşüncesi kısa bir hikâye kaleme almaktı. 5 Mart’ta “edebi ajanı” James Brand Pinker’e hikâyesinin “uzunca bir hikâye olmaya başladığını” söyler. Üzerinde çalıştığı kitabını gösterdiği romancı arkadaşı John Galsworthy’e, sonbaharda, elinde kırk beş bin kelimelik malzeme olduğunu yazar. İki dost arasında gidip gelen mektuplardan birinde Conrad, siyasetin Gizli Ajan’daki yeri hakkında şöyle yazar: “Kitabım bu konuya yüzeysel biçimde yaklaşıyor, sonuçta bir hikâye benimkisi. Anarşizmi politik olarak değerlendirmeyi ya da anarşizme felsefi bir açıdan, insan doğasının sıkıntılarıyla aptallığının bir ifadesi olarak bakmayı hiç düşünmedim.” Bir başka deyişle bir anarşistin “sansasyonel” eyleminden yola çıkan bu roman, politikayı farklı bir şekilde kullanan, değişik bir kitap olacaktı.
    Conrad’ın siyasetten yola çıkıp insan psikolojisinin derinliklerine eğilmeyi hedefleyen projesinin 19. yüzyıldaki en parlak ve hâlâ okunan örneği Dostoyevski’nin Cinler romanıydı. Ruslarla Polonyalılar arasındaki nefret ilişkisinin tarihi eskilere dayanır; Conrad da, Turgenyev dışında, Rus romancıların hepsinden nefret ediyordu (yirminci yüzyılın ortalarında Vladimir Nabokov çeşitli vesilelerle Conrad’a olan öfkesini dile getirerek bu mücadeleyi sürdürür). Hem romantik kuşağın sosyalizmini hem nihilist gençlerin anarşizmini hem de dindar muhafazakârları bir kasabada bir araya getiren, bunları birbirleriyle çatışmaya sokan ve ortaya çıkan durumun psikolojik ve ideolojik genişliğini içinde barındıracak bir roman yazan Dostoyevski’nin iddialı projesinin yanında Conrad’ın kitabındaki soğukkanlı psikolojik gerçekçilik bugün bir parça sıkıcı ve eski moda duruyor. Yine de, sonra yazacağı büyük politik romanına bir giriş olarak bu kitap içinde pek çok ilginç şey de barındırıyor.
    Verloc, öncü bir kahraman
    Ridgway’s Weekly dergisinde 1906 yılının Ekim ayından 1907 yılının başına dek tefrika edilen Gizli Ajan Londra’nın Soho mahallesinde dükkân işleten Verloc isimli bir adamın hikâyesidir. Yirminci yüzyıl boyunca yazılacak uluslararası ajanlar-kumpaslar edebiyatını çok etkileyecek olan karmaşık bir ilişkiler ağının ortasında duran Verloc, hem İngiliz polisi hem “dış güçler” hem de anarşistlerle birlikte çalışır. Köklü siyasi görüşlerin birbirleriyle büyük bir kuvvetle çatıştığı bu dönemde Verloc, arada kalmış bir adam olarak bir o yana bir bu yana gider. “Dış güçlerin” temsilcisi Vladimir, kahramanımızdan solcu-devrimcileri gözden düşürmek için Greenwich Rasathanesi’ni bombalamasını ister. Fransız bir babanın çocuğu olan Verloc, Londra’daki tuhaf hayatını insanlara yalan söyleyerek, herkesi farklı derecelerde kandırarak geçiriyordur; karısı Winnie ve Winnie’nin ahmak kardeşi Stevie de kandırdığı kişiler arasında yer alır. 1894′teki patlamanın romanın tepe noktasını oluşturacağı bir biçimde tasarlanan bu trajik kitap, Conrad’ın ilk defa beş sene sonra çıkan politik romanı Batılı Gözler Altında’ya göre hem daha düz hem daha zayıf hem de genişlik ve cesaretten yoksunluğuyla edebi bakımdan daha başarısızdır. Ancak buna rağmen, Gizli Ajan, Joyce’un büyük kitabı Ulysses’in enerjik parodisine maruz kalmadan önce edebî gerçekçiliğin son “mutlu günleri”nde yazıldığı için ilginçtir.
    Gizli Ajan, bir anarşistin el kitabı oldu
    Thomas Mann, bir yerde, Conrad’ın romanlarındaki “objektifliğin” göze soğukkanlı görünmekle birlikte, aslında bir tutkunun işareti olduğunu söyler. “Özgürlüğe karşı duyulan bir tutkudur” bu. 1978 yılında, profesörün üniversitedeki odasına bombayı gönderen Theodore Kaczynski de, hayatını Anglo-Saksonlar arasında geçirmiş bir Polonyalıydı. Çok akıllıydı, yetenekliydi ve teknolojinin insanlık üzerinde yaptığı tahribatı engellemek bahanesiyle, insanların adreslerine özel olarak hazırlanmış bombalı paketler göndermeye karar vermişti. On sekiz sene boyunca üç kişiyi öldürüp yirmi dokuz kişiyi yaralayan Kaczynski’nin en sevdiği roman Gizli Ajan’dı ve “Conrad” takma ismiyle gönderdiği paketlerle Amerika’da anarşist bir skandal yaratan bu adamın Conrad’ın romanını “onlarca defa” okuduğu da yıllar sonra ortaya çıkmıştı. Hayatın sanatı taklit ettiği bu örnek, Irak ve Afganistan füzeler ve intihar bombacılarıyla her gün sallanırken, dünyanın içinde bulunduğu korkutucu durumu da bize hatırlatmalı.




  2. 2
    AYSEVEN
    Bayan Üye

    Cevap: Gizli Ajan (Joseph Conrad) Özeti

    Reklam



    1886 yılı londrasında anlatılan olayları konu alan yazı The Secret Agent, Joseph Conrad'in bir romanıdır. Roman özgün dilinde ilk kez 1907 yılında basılmıştır







+ Yorum Gönder
gizli ajan kitap özeti
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi