Deniz Üstü Köpürü Türküsünün Hikayesi

+ Yorum Gönder
Müzik Köşesi ve Türkü Hikayeleri Bölümünden Deniz Üstü Köpürü Türküsünün Hikayesi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Maximilyan
    Üye
    Reklam

    Deniz Üstü Köpürü Türküsünün Hikayesi

    Reklam



    Deniz Üstü Köpürü Türküsünün Hikayesi

    Forum Alev
    Deniz Üstü Köpürü Türküsünün Hikayesi - Türkü Hikayeleri


    Şu Ula'nın düğünleri düğündür hani...

    Erkekler oğlan evinde yiyip içip yan gelirler; kız evinde de eğlence gırla gider. Bağda üzüm toplayan, bahçede sebze çapalayan, tarlada tütün kıran kızlar; düğün günü, güzellik suyuna batıp çıkmış gibi olurlar. Düğünlüklerini giyip, saçlarını tarayan kızlar, huri-melek kesiliverirler.

    Tef vurup cümbüş çaldı mı; kendinizi düğünde değil, periler ülkesinde sanırsınız. Kızlar salınır da, meydan kız görür.

    Bu yüzden, Datça'lı Durmuş :
    Senin çocuk kara-mara ama, hayli şirin yahu! diyenlere, göğsünü gere gere şu karşılığı verir:
    -Eee, ne olsa O'nun anası Ula'lıdır...
    Demesi o ki Datça'lı Durmuş'un; Ula'nın havası-suyu, güzellik
    ılıcasından daha etkilidir. Bundan olacak, ULA köylüklerinin köylüleri oğullarını ortaokulda okusun diye, kızlarını yorgan -dikiş öğrensin diye Ula'ya yollamanın yolunu ararlar.

    Çaydere'li Osman, dayısıoğlu Nasuh Çavuş'un gelin almasında Ula'ya geldi. Alay, koca Marçal dağlarını aşıp Ula'ya geldiğinde, kız evinde çalgı-çengi sürüp gidiyordu. İlçenin genç kızları halka olmuş; <<Ay alaylar bulaylar -Temeli de süzgün alaylar>> oyununu oynuyorlardı.

    Osman, hayat (avlu) kapısının yanındaki duvarın üstüne dikilip, oynayan kızlara bir göz gezdirdi. Gözleri bir kızın üzerinde mıhlandı kaldı. Hay bakmaz olaydı! Osman'ın gönlü ırmak olup, Balcıların kızı Gülayşe'ye akıverdi.

    Çaydere'li olanca gücüyle asıldığı halde, bakışlarını Gülayşe'den koparamıyordu. Sanki herkes Osman"ın kime, hangi duyguyla baktığını seziyordu. Osman ne gözlerine söz geçirebiliyordu, ne de gönlüne... Artık gönlüne kendi beyni değil; Gülayşe buyruktu.

    Gülayşe ile ona bakmış, gülümsemiş miydi, ne!

    Osman, gelin alayıyle birlikte Çaydere'ye dönerken; <<içimde bulgur kaynıyor: kafamda kireç söndürülüyor>> dediği zaman, yanındaki Çiftçilerin Mehmet; <<Osman mı anlamsız konuşuyor, ben mi anlamıyorum...>> demekten kendini alıkoyamadı.

    O günden öte Osman, ULA düğünlerinin çağrılmayan konuğu olmuştu. Çizmelerini parlatıp atına atlıyor, soluğu Ula'da alıyordu. Marçal dağlarında, Kabaca Pıynar'ın dibindeki yatıra mum adayıp, Gülayşe'ye kavuşmak için dua etmeyi unutmuyordu.

    Çoğu düğünlerde Gülayşe'yi görmüyordu. Ama bir de gördü mü, içinin tüm denizleri köpürüyordu.

    Yine böyle bir düğünde, Gülayşe'ye <<gel Ayşe>> diyecek cesareti toplayabilmek için, birkaç şişe rakıyı su gibi içti. Neydi o öyle? Ayşe mi dönüyordu, dünya mı?

    Derken biri ilişti koluna:

    -Gel be dost, dedi, <<derdin var anlaşılan. Gel bizim meclisimize katıl...>>

    Çaydere'li Osman, kendini Ula'lı gençlerin sofra kurdukları hasırın üstünde buldu. Herkes dostça bakıyordu kendisine. Merhabalaştıktan sonra, bir kadeh sundular ona da.

    Dülger Bekir'lerin Selver, bağlamasını düzenleyip, telleri üzerinde, telleri gezdirirken sordu :

    -Merakımı bağışla Osman arkadaş UIa düğünlerini kaçırmayışının nedeni ne ola ki?

    O güne dek bağlamayı eline bile almamış olan Çaydere'li Osman, birden irkildi. Yeniden doğmuş gibi oldu. Selver'in elinden bağlamayı aldı. O gün çalıp çığırdığı, sevilen bir Ula türküsü olarak günümüze kaldı. Kuşkusuz yarına da kalacak :

    <<Deniz üstü köpürü, ah yarim, lilay lilalay Iom
    Kayığa da binsem götürür ah yarim ah
    Benim de buraya geldiğim ah yarim lilalay lilalay lom
    Bir güzelden ötürü ah yarim ah

    Karıncanın katarı ah yarim lilalay lilalay lom
    Yüreğime değdi batarı ah yarim ah
    Benim de buraya geldiğim ah yarim lilalay lilalay lom
    Bir güzelin hatırı ah yarim ah>>


    Kaynak:
    Ahmet Günday
    Bağlama Metodu
    Notaları ile Halk Türküleri
    ve Türkü Hikayeleri Nisan 1977






  2. 2
    Yoncalar
    Bayan Üye

    Cevap: Deniz Üstü Köpürü Türküsünün Hikayesi

    Reklam



    Genç insanların hormonları hayata bakış açıları yaşı ileri olanlardan daha farklıdır.Onlar için hayat aşk sevda ve birliktelik olmakla beraber kanları kaynamaktadır.Türkülerde sevdaya güzel kızlara yiğit efelere bu yüzden fazla yer verilmektedir.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi