Âzerî Türkçesi Edebiyatı - Azerbaycan Edebiyatı

+ Yorum Gönder
Tarihimiz ve Türk Tarihi Bölümünden Âzerî Türkçesi Edebiyatı - Azerbaycan Edebiyatı ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Fatal
    Özel Üye
    Reklam

    Âzerî Türkçesi Edebiyatı - Azerbaycan Edebiyatı

    Reklam



    Âzerî Türkçesi Edebiyatı - Azerbaycan Edebiyatı

    Forum Alev
    Âzerî Türkçesi Edebiyatı


    Oğuzca adıyla anılan Batı Türkçesi zamanla iki ana devreye ayrılmıştır. Bu ayrılma, Batıda Osmanlı Türk Edebiyatını meydana getirirken, Doğuda da Âzerî Türk Edebiyatı teşekkül etmiştir. Aslında gerek Doğu, gerekse Batı Oğuzcası 13, 14 ve 15. yüzyıllarda pek farklılık göstermez. Selçuklular'dan sonra ortaya konulan edebiyatta her iki Oğuz ağzının temelini teşkil eden dil unsurları mevcuttur. Onun içindir ki, Eski Anadolu Türkçesi diye adlandırdığımız Batı Türkçesi'nin ilk zamanlarında ayrılık görülmez ve bu devir Türkçesi her iki ağzı birleştiren bir husûsiyete sâhiptir. Fakat zamanla Oğuz Türkçesi içinde ortaya çıkan iki dâire, belirli dil unsurlarını kendilerinde umumileştirerek, ayrılma yoluna gitmiştir. Bu ayrılma, ilk zamanlar pek ileri değildir. Hattâ, tarih içinde güçlü ve devamlı bir edebiyat olan Osmanlı Edebiyatı, sadece Âzerî sahasında değil diğer Türk illerinde de kendisini hissettirmiştir. Bu irtibat sadece kültür sahasında olmamış, Osmanlı, yeri geldikçe son zamanlarda bile elinden gelen yardımı bu Türk ülkelerine esirgememiş, Türkçe'nin ve Türk Edebiyatının gelişmesinde mühim rol oynamıştır. Hattâ Halîlî gibi meşhur şâirler Osmanlı sarayı tarafından da himâye edilmiştir. Âzerbaycan�ın siyâsî ve kültür tarihinde Osmanlı'nın bu bakımdan mühim bir yeri vardır. Bütün Türk dünyasında olduğu gibi, Âzerbaycan ile olan münasebet, bugünkü kardeş Türk Dil ve Edebiyatının temelini teşkil etmiştir. Bu noktadan hareket eden Gaspıralı İsmâil ve diğer Türk kültür birlikçileri, Türk dünyasını tek bir yazı dilinde birleştirmek fikrinde, kısa zamanda başarıya ulaşmışlar ve Osmanlı Türkçesi'nin tek bir yazı dili olmasını istemişlerdir. Bu ise Osmanlı Türklüğünün, diğer Türk illerini görüp gözetmelerinin ve onlara duydukları yakınlığın neticesinden başka bir şey değildir. Sırf bu irtibatı koparmamak için bazı Osmanlı şâirleri Doğu Türkçesinde (Çağatay Türkçesi) gazeller bile yazmışlardır. Zamanla ayrılmaya başlayan Âzerî Türkçesi, dil coğrafyası itibariyle Doğu Anadolu, Güney Kafkasya ve Kafkas Âzerbaycanı, İran Âzerbaycanı, Kerkük ve Irak-Suriye Türklerini içine almaktadır. Âzerî Edebiyatı, daha çok şiir dili olarak kuvvetliliğini kurmuştur. Bu bakımdan Âzerî sahasında Türk Edebiyatının çok kuvvetli şâirleri yetişmiştir.
    Âzerî sahası Türk Edebiyatı, 14. yüzyıldan başlayarak günümüze kadar pekçok şâir, nâsir ve sanatkâr yetiştirmiştir




  2. 2
    Fatal
    Özel Üye

    --->: Âzerî Türkçesi Edebiyatı - Azerbaycan Edebiyatı

    Reklam



    Türk dünyasının Azerbeycan, İran, Doğu Anadolu, bölgelerinde gelişerek XIV. yüzyılda Kadı Burhaneddin, Kadı Darir, Seyyid Nesimi, XV. yüzyılda Habibi, XVI. yüzyılda Hatayı ve en büyük şairimiz Fuzûli gibi sanatçılar yetiştiren edebiyatımızın zengin bir koludur. Anadolu Türkçesi'nden XIII. yüzyılda ayrılmaya başlayan Azeri Türkçesi ilk önemli yazılı ürünlerini XIV. yüzyıldan sonra vermeye başlamıştır. Bu edebiyatın ilk örneklerini Horasan'dan gelen halk şairleri vermişlerdir. Bunlar genellikle ...


    Türk dünyasının Azerbeycan, İran, Doğu Anadolu, bölgelerinde gelişerek XIV. yüzyılda Kadı Burhaneddin, Kadı Darir, Seyyid Nesimi, XV. yüzyılda Habibi, XVI. yüzyılda Hatayı ve en büyük şairimiz Fuzûli gibi sanatçılar yetiştiren edebiyatımızın
    zengin bir koludur.

    Anadolu Türkçesi'nden XIII. yüzyılda ayrılmaya başlayan Azeri Türkçesi ilk önemli yazılı ürünlerini XIV. yüzyıldan sonra vermeye başlamıştır. Bu edebiyatın ilk örneklerini Horasan'dan gelen halk şairleri vermişlerdir. Bunlar genellikle sözlü eserler olduğu ve çoğu yazıya geçirilemediği için, zamanla sahiplerinin adları unutularak halka mâl olmuş ve Anonim Halk Edebiyatı'nın bir dalı olan Bayat'ları meydana getirmişlerdir. Bayat'lar Anadolu Türkçesi'ndeki Mani'lerin karşılığıdır.

    Azeri Edebiyatı'nın bilinen ilk şairi Hasanoğlu isimli bir sanatçıdır. XIII. yüzyıl ile XIV. yüzyıl başlarında yaşayan Hasanoğlu, şiirlerinde Pir Hasan mahlasını kullanmıştır.

    XIV. yüzyılın tanınmış isimleri Erzurumlu Darir, Kadı Burhaneddin ve Seyyit Nesimi'dir. Bu yüzyıl, Azeri Edebiyatı'nın belirgin bir gelişme gösterdiği devredir. XV. yüzyıl, Azeri Edebiyatı için pek parlak sayılmaz. Bu yüzyılın tek tanınmış ismi Habibi'dir.

    Azeri Edebiyatı en parlak devrini XVI. yüzyılda yaşamıştır. Çünkü bu yüzyılda Fuzuli gibi dev bir sanatçı yetiştirmiştir. XVI. yüzyıldan sonra XIX. yüzyıla kadar Azeri Edebiyatı'nda bir duraklama görülür. XVIII. yüzyıl sonlarına doğru gelişmeye başlayan milliyetçilik hareketine paralel olarak, Azeri Edebiyatı'nda yeni bir canlılık dikkati çeker.

    Yeni dönem Azeri Edebiyatı'nın ilk öncüsü Vedadi'dir. Onun yanı başında ünlü şair Vakıf dikkati çeker. XIX. yüzyılda Vakıfı Mirza Feth Ali ve Zekir izler. Mirza Feth Ali Avrupai edebiyat türlerini Azeri Edebiyatı'na getiren ilk sanatçı olarak tanınır. Bu hususta o Anadolu Türk Edebiyatı'ndan bile önde gelir.

    Azeri Edebiyatı Tarihi'nin son büyük halkasını Sabir teşkil eder. 1961 de doğan ve 1911 de ölen bu çok ünlü Azerbeycan şairi, Türk-İslâm dünyasında cehaletle savaşan bir sanat felsefesine sahiptir. 1920’den sonra bağımsızlığını yitiren Azerbeycan ile birlikte edebi hayat da derin bir suskunluğun içine gömülmüştür.








  3. 3
    Fatal
    Özel Üye
    Azerbaycan'ın Sanat Edebiyat ve Siyaset Dünyasi

    Azerbaycan yüzyıllardan beri ince ruhlu, duygusal o ölçüde de görkemli edipler, şairler, ilim ve siyaset adamlarının yaşayıp yarattığı bir Türk yurdudur. Azerbaycan coğrafyasında adeta her bir yüzyılda dünya seviyesinde şairler yetişmiştir. Türk Dünyasının ortak edebiyatının zirvesi Kitab-ı Dede Korkut'tan başlayıp devam ede gelen asırlar boyunca Azerbaycan Edebiyatı'nın ilk görkemli temsilcisi de Azerbaycan denilin-ce ilk akla gelen Tebriz 'de yaşayıp yaratmış Getran TEBRiZi'dir. (1012-1088) Azerbaycan Şiir Dünyasının 13. yüzyıldaki temsilcileri arasında bir isim özellikle dikkat çekmektedir ki, bu şahsiyet şaire Mehseti GENCEVİ'dir. Aynı dönemin bir diğer görkemli şairi (1126-1199) yılları arasında yaşayan Hakani ŞİRVA-Ni'dir. 12.yüzyıl Azerbaycan Edebiyatı'nın dünya edebiyatına kazandırdığı şair ise Nizami GENCEVİ'dir. (1141-1209) 13. yüzyıl Azerbaycan Edebiyatı'nın görkemli temsilcilerinden biri Şems TEBRiZl bir diğeri ise izzettin HASANOĞLU'dur. Azerbaycan Şiirinin 14.yüzyılda yaratıcılığı ile şöhret kazanan şairlerinden biri Kadı BURHANEDDİN bir diğeri ise aynı asrın dünya şairleri arasında kendisine yer bulmuş Irnadettin NESiMİ'dir. (1369-1417) Azerbaycan'ın 14.yüzyılda musiki alanında yaşayıp yaratmış ünlü temsilcisi Abdülkadir MERAĞAI (1353-1435) musiki alanındaki çalışmaları ile adeta musikinin hocası olarak tanınmaktadır. 15. yüzyıl Azerbaycan Şiirinin görkemli temsilcilerinden biri aynı zamanda kudretli devlet adamı Şah İsmail HATAİ dir. (1486-1524) Azerbaycan Şiirinin 16. yüzyılda yaşamış yaratmış temsilcisi Mehemmed FUZULÎ (1494-1556) Dünya edebiyatının klasiklerinden biridir. 17.yüzyıl Azerbaycan Şiirinin iki önemli temsilcisi ise Saib TEBRİZİ ile Govsi TEBRİZİ'dir. 18.yüzyıl Azerbaycan Edebiyatının iki görkemli şairi ise Molla Veli VİDADİ (1709-1809) ile Molla Penah VAKIF'dır. (1717-1797) Azerbaycan Klasik Edebiyatının 19. yüzyılda yaşayıp yaratmış şair ve fikir adamları arasında Kasım Bey ZAKiR (1784-1857), Seyit Ebü-kasım NEBATI (1812-1873), Abbaskulu BAKÜHANLI (1794-1846), Mirza Şefi VAZEH (1792-1852) , Hur-şit Banu NATEVAN (1830-1897), Seyit Azim ŞİRVAN! (1835-1888) ve Mirza Fethali AHUNTZADE ilk akla gelen şahsiyetlerdir.

    Azerbaycan Edebiyatında 19.yüzyıl sonlarından itibaren Milli şuur ve tefekkürün güçlenmesiyle adeta yeni edebiyat ve bu edebiyatın görkemli temsilcileri yaşayıp yaratmıştırlar.

    Azerbaycan'ın istiklal dönemi şair, yazar ve fikir adamları arasında Hasan Bey ZERDABl (1837-1907), Abdürrahim Talib TEBRiZl (1834-1911), Mirze Elekber SABIR (1862-1911), Necef Bey VEZiRLi (1854-1926), Mirze Ali MÖCÜZ (1873-1934), Celil MEHMETKULUZADE (1866-1932), Feridun Bey KÖÇERLi (1863-1920) Mehmet HADİ (1879-1920), Hüseyin CAVİT (1882-1944), Ahmet CEVAT (1892-1937), Cafer CABBARLI (1899-1934) ve Mikail MÜŞFİK (1908-1939) büyük ün kazanmış, halkı için canım feda eden şahsiyetler olarak yer almaktadırlar. Bu dönemin musiki alanındaki görkemli sanatkarı ise büyük bestekar, kompozitör Üzeyir HACIBEYLi'dir. (1885-1948)

    Azerbaycan'ın Siyaset dünyasında on yıllar boyu işgal altında kalan vatan topraklarında bağımsız bir devlet kurma başarısını gösteren görkemli siyaset adamları yetiştirmiştir. Şüphesiz onların basında Mehmet Emin RESULZADE gelmektedir. M. Emin RESULZADE 31 Ocak 1884 tarihinde Bakü'nün Novhanı köyünde doğdu. Dindar bir aileye mensuptur. Küçük yaştan itibaren Azerbaycan'da siyasi sahada yaşanan gelişmeleri izledi. Çar rejiminin uyguladığı müstemleke siyasetine genç yaşlarından itibaren şiddetle karşı çıktı. Anadolu ve Azerbaycan'da güçlenen Türkçülük ve Milliyetçilik hareketleri içerisinde yer aldı. Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesinin lideri oldu. irşad, Terakki gazetelerinde makaleler yazdı. Tekamül, Yoldaş, Açık Söz gazetelerin! yayınladı. Tahran'da Yeni iran gazetesinin naşiri oldu. İstanbul'da Türk Ocakları'nın kuruluşunda yer aldı ve Türk Yurdu Dergisinde makaleler yazdı. 1913'de Bakü'ye döndü. Müsavat Partisi'nin lideri oldu. Parti programım Türkçülük esaslarına göre yeniden düzenledi. 28 Mayıs 1918'de Azerbaycan Cumhuriyeti'ni kurdu, Azerbaycan Milli Şura Başkanı oldu. RESULZADE, 27 Nisan 1920'de Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Komünist Rus orduları tarafından yıkılması üzerine 1922'de yurt dışına çıkarak İstanbul'a gelmiş, siyasi muhacereti Azerbaycan Milli Merkezi etrafında toplayarak Azerbaycan'ın istiklal ve Hürriyet Mücadelesini yeniden başlatmıştır, Bu amaçla dergiler, gazeteler yayınlamış, siyasi platformlarda Rus işgalin! kınayarak Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesini anlatmıştır. RESULZADE, başkanı olduğu Müsavat Partisi'nin II.Kurultayı'nı Varşova'da toplamış, Milli Mücadelenin stratejisini belirlemiştir. 2.Dünya Harbi'ni müteakip Türkiye'ye gelen RESULZADE, Azerbaycan Kültür Derneği'ni kurdurmuş, çeşitli konularda konferanslar vermiş, Azatlık Radyosu aracılığıyla Azerbaycan'a seslenmiştir. Yüzlerce makalenin 20 kadar eserin müellifi olan Mehmet Emin RESULZADE, Ali Merdan TOPÇUBAŞI ile birlikte Kafkasya Konfederasyonu Misakını imzalamış, 1955 yılında Ankara'da vefat etmiştir.

    Ali Merdan TOPÇUBAŞI 4 Mayıs 1862 tarihinde Tiflis'te doğdu. Aynı şehirde liseyi bitirdikten sonra, Petersburg Hukuk Fakültesinden mezun oldu. 1894'de Bakü'ye gelerek Kaspi gazetesinin redaktörlüğünü yaptı. Ahmet AGAOGLU ve Alı Bey HÜSEYINZADE île birlikte Hayat gazetesini yayınlayarak Azerbaycan'ın çeşitli sorunlarım dile getirdiler. Rusya Müslümanları'nın ilk Kurultayında başkanlık görevinde bulundu. Rusya Müslümanları ittifakının liderlerinden biri oldu. Rusya Dumasına Baku Milletvekili seçildi. Azerbaycan bağımsızlık mücadelesinin önderlerinden olan TOPÇUBAŞI, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Baş murahhas üyesi olarak Azerbaycan'ın dünya devletleri tarafından tanınmasını sağladı. Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi'nin Başkanı seçildi. Azerbaycan'ın 27 Nisan 1920'de komünist Ruslar tarafından işgali üzerine görevli olarak bulunduğu Paris'te kaldı. Ömrünün sonuna kadar Azerbaycan'ın tekrar bağımsızlığına kavuşması mücadelesini yürüttü. 5 Kasım 1934'de Paris'te vefat etti.

    Nesip Bey YUSUFBEYLİ 1881 yılında Gence'de doğdu. Odessa'da Hukuk eğitimi görmüş, öğrencilik yıllarından itibaren Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesine katılmıştır. Okulun 1907'de kapatılması üzerine Kırım'a giderek, büyük mütefekkir İsmail GASPIRALI'nın çıkardığı Tercüman gazetesinde makaleler yazmıştır. Aynı zamanda İsmail beyin kızı ile evlenmiş bir süre sonra Gence'ye gelmiştir. 1917'de Gence'de Türk Ademi Merkeziyet Partisini kurmuş bu partinin aynı yıl Müsavat Partisi ile birleşmesi sonucu Müsavat Partisine katılmıştır. Siyasi mücadelesinde Kafkasya Seyminde Azerbaycan temsilciliği ve Transkafkasya Federasyonunda Eğitim Bakanlığı yapan Nesipbeyli Azerbaycan Cumhuriyetinde 2 Hükümetin Başbakanlığı diğer 3 Hükümetinde çeşitli bakanlık görevlerinde bulunmuştur. Azerbaycan'ın işgalini takiben 1920 yılı Mayısının ilk günlerinde Yevlak bölgesinde şehit edilmiştir.

    Fethali Han HOYLU 7 Aralık 1875 tarihinde Şeki'de doğdu. Güney Azerbaycan'ın Hoy Hanları neslindendir. Büyük babaları Şeki'de de hanlık yapmışlar. Moskova'da hukuk eğitimi aldıktan sonra 1907'de Rusya'nın çeşitli bölgelerinde savcı yardımcısı, savcı görevlerinde bulunmuş, Gence'den II.Devlet Dumasına seçilmiştir. Genç yaşlarından itibaren Rusya'nın, Azerbaycan'ı işgal altında tutmasını kabullenmeyerek mücadeleye başlamıştır. Kafkasya Seyminde Azerbaycan temsilcisi, Transkafkasya Federasyonunda Adliye bakanı görevlerinde bulunmuştur. 28 Mayıs 1918 de kurulan Azerbaycan Cumhuriyetinde 3 Hükümetin başbakanlığı ve diğer 2 hükümette bakanlık görevlerinde bulunmuştur. Azerbaycan Cumhuriyetinin işgalini takiben 19 Haziran 1920 günü Tiflis'te ermeni canilerce şehit edilmiştir. Settar HAN 16 Temmuz 1867 tarihinde Karadağ'da doğdu. Babaevi onun çocukluğundan itibaren rejim aleyhtarı hürriyet taraftarlarım n uğrak yeri olmuş bu durumda Settar Hanın çocukluğundan itibaren şiddetli bir Meşrutiyetçi olarak yetişmesini sağlamıştır. Gençlik yıllarında uzun müddet haksızlıklara karşı çıkarak dağlarda yaşamış, zalim devlet memurlarına karşı halkı korumuştur. 1908'de, İran'da siyasi sahada yaşanan olaylar üzerine Tebriz'de Meşrutiyet taraftarı kitlenin önderliğin! Bağır Hanla birlikte Settar Han yapmıştır. Tahran yönetiminin Tebriz'e müdahalesine kahramanca karşılık veren Settar Han şiddetli çarpışmalardan sonra kontrolü sağlamıştır. Daha sonra, Tahran'da çarpışmalar yaşayan Settar Han Atabek Parkında meydana gelen çarpışmada ağır yaralanmış bunun etkisiyle de 16 Kasım 1914 de vefat etmiştir.

    Şeyh Muhammet HIYABANİ: 1880 yılında Tebriz yakınlarında doğdu. Genç yaşından itibaren iran Meşrutiyet hareketlerinde, Settar Han önderliğindeki mücadele içerisinde yer aldı. Meşrutiyet hareketleri-nin her döneminde aktif faaliyet gösterdi. Settar Hanın vefatından sonra 1917'de Teceddüd gazetesini çı-kararak halkım şuurlandırmaya çalıştı . Aynı yıl Azerbaycan Demokrat Partisinin Kurultayım gerçekleştirerek lideri oldu. Parti Liderliği ile birlikte bütün yaşamım halkının özgürlük mücadelesine adadı. Bu yöndeki çalışmaları sonucu 7 Nisan 1920'de Tebriz merkez olmak üzere Azadistan Devleti'ni kurdu. Tahran yöne-timinin 11 Eylül 1920'de Tebriz'de başlattığı saldırılara karşı kahramanca savaşan Şeyh Muhammet Hıya-bani aynı gün çarpışmalar sonunda idam edildi.

    Mir Cafer PİŞEVERİ - 1890 da Hoy'da doğdu. Çocuk yaşlarında ailesiyle birlikte Kuzey Azerbaycan'a gitti. 1930 yılında döndüğü iran'da rejim alehtarlığından dolayı tutuklanarak 11 yıl mahkum oldu. Cezaevinden çıkıncaya kadar komünist düşünceleriyle bilinen Pişeveri hürriyetine kavuştuktan sonra Milliyetçi bir düşünceye sahip olmuştur. O, 1944 yılında yapılan seçimlerde İran Demokrat Partisinin Tebriz Milletvekili olarak Meclise seçilmiş, Ancak Şahlık Tebriz milletvekillerinin mazbatasın) binbir entrika sonucu iptal etmiştir. Pişeveri bunun üzerine Tebrize dönmüş Azerbaycan Demokrat Partisinin Kurultayım toplamıştır. Kurultay Tebriz'de Azerbaycan Muhtar Hükümetini ilan etmiştir. 21 Azer /12 Aralık 1945 Mir Cafer Pişe-veri'nin başkanlığındaki Azerbaycan Muhtar Hükümeti de 1 yıl sonra Tahran yönetimince yıkılmış, Pişeveri Sovyet işgalindeki Bakü'ye kaçmışsa da 11 Temmuz 1947'de öldürülmüştür.

    Prof.Dr.Ahmet AĞAOĞLU 1869 yılında Şuşa'da doğdu. Tanınmış fikir ve siyaset adamıdır. Paris'te yüksek öğrenimim tamamladıktan sonra 1894'de Azerbaycana dönmüş Avukatlık ve gazetecilik yapmıştır. Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesi içersinde yer almış, ermeni saldırılarına karşı illegal olarak kurduğu Difai Teşkilatı ile Azerbaycan Türklerini savunmuştur. Çar rejiminin baskıları sonucu diğer Azerbaycan aydınları ile birlikte Istanbul'a gelmiş, ittihat Terakki Partisi ile Türk Ocakları'nın kurucuları arasında yer almıştır. AĞAOĞLU, ingiliz işgal döneminde gönderildiği Malta sürgünü sonrası Anadolu'ya geçerek Milli Mücadeleye katılmıştır. Türkçü, Milliyetçi görüşleri ile tanınan AĞAOĞLU uzun yıllar istanbul Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi'nin Hukuk Fakültelerinde Anayasa Hukuku dersleri okutmuştur. Yüzlerce makalesi ve 20 den fazla basılı kitabı bulunan Ahmet AĞAOĞLU 19 Mayıs 1939 tarihinde istanbul'da vefat etti.

    Prof.Dr.Ali Bey HÜSEYİNZADE (Turan) 24 Şubat 1864 tarihinde Salyan'da doğdu. Azerbaycan Cumhuriyeti'nin kurulması uğrunda yürütülen mücadelenin fikir babalarından biridir, İstanbul'da Askeri Tıp Okulu öğrencisi iken Gizli ittihat Terakki Cemiyetinin kurucuları arasında yer aldı. Okulu bitirdikten sonra Azerbaycana dönerek Hayat gazetesi ve Füyuzat Dergisin! yayınladı. Ali Bey Hüseyinzade Türkçülük fikrinin ideologlarından biri olarak tanınır. Türkçülük, islamcılık ve Çağdaşlık görüşünü ileri sürerek dönemin aydınları üzerinde güçlü etki yaratmıştır. HÜSEYİNZADE bu görüşleri ile Türkçülük fikrinin geniş kitleler tarafından benimsenmesinde önemli rol oynamıştır. 1942 yılında İstanbul'da vefat etmiştir. Muhaceret hayatında Azerbaycan kurtuluş hareketinin lider kadrosunda yer alarak, Milli Mücadelenin odağım oluşturan kadrolar ömürleri boyunca devam ettirdikleri çalışmalarıyla kalemleriyle, konuşmaları ve sohbetleriyle Azerbaycan'ın istiklal ve Hürriyetini, bağımsız devlet hayatım savuna gelmişlerdir. Bu önemli şahsiyetlerimizin bir kısmım burada hatırlamayı görev sayıyoruz.

    Mirze Bala MEHMETZADE, Abdülvahap YURTSEVER, Mehmet Sadık ARAN, Mustafa VEKİLLİ, Mehmet Ali RESULOĞLU, Abbas bey KAZIMZADE, Naki KEYKURUN, Rüstem Bey ŞEFiBEYLi, Halil bey HASMEMMEDLİ, Miryakup MEHTiZADE, Ceyhun HACIBEYLi, Muharrem MUHARREMLi, Ekber Ağa ŞEYHÜLİSLAM, Ahmet CAFEROĞLU, Abdürrahman FETHALiBEYLi, Abdulali EMiRCAN, Ali Azer TE-KiN, Fuat EMiRCAN, Ali ARAN, Kerim ÖDER, Mehmet Azer ARAN, Kerim YAYCILI, Ejder KURTULAN.









+ Yorum Gönder
azerbaycan edebiyat testleri
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi