Medal of Honor: Pacific Assault (Demo) (PC) Ön İnceleme

+ Yorum Gönder
Tanıtım ve Tam Çözüm ve İncelemeler Bölümünden Medal of Honor: Pacific Assault (Demo) (PC) Ön İnceleme ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    InKusTe
    Usta Üye
    Reklam

    Medal of Honor: Pacific Assault (Demo) (PC) Ön İnceleme

    Reklam



    Medal of Honor: Pacific Assault (Demo) (PC) Ön İnceleme

    Forum Alev
    Benim adım Tommy Conlin� Ve ben de oradaydım.

    Kimi oyunlar var, gözümüze o kadar güzel gözüküyor ki; �Bundan daha iyisi olamaz.�, �Geliştirebilecekleri başka ne kaldı ki?� diyoruz. Medal of Honor serisi de bu oyunların başında geliyor. İlk yapılan MoH oyunu 2. Dünya Savaşını o kadar gerçekçi bir atmosfer ile yansıtmıştı ki; biz oyun severlerin bir anda gözdesi olmuştu. Özellikle �Normandiya Çıkartması�nın gerçekçiliği ile gönlümüzde taht kurmuştu. Pek çok ödül alan MoH yılın en iyi oyunu seçildikten sonra, ek paketleri ve diğer platformlara yapılan versiyonları ile uzun süre piyasayı meşgul etti. Hafiften sessizliğe giren yapımcıların yeni bir oyun üzerinde çalıştıklarını duyuyor, büyük beklentiler içine girmekten kendimizi alamıyorduk. İsmi Pacific Assault olacaktı ve ana tema olarak Pearl Harbor Çatışmasını konu alacaktı. Peki hepsi bu kadar mı?..

    Bu bir oyun değil. Savaşın ta kendisi.

    Nihayet oyun ile ilgili ilk ciddi izlenimimiz yapacağımız 570 MB büyüklüğündeki demo ile buluştuk. Yaklaşık bir cd dolusu olan demonun boyutunun büyüklüğü uzun süren oyun sunmasından değil ayrıntılarının fazlalığında gizli. Japon askerleri tarafından kuşatılmış olan bir birliğin başındaki askeri canlandrıyoruz. Bomba ve bağrışma seslerine uyanıp bir anda ne olup bittiğine anlam veremeden, savaşın tam ortasında buluyoruz kendimizi. Elimize geçirdiğimiz silahla karşımıza çıkan Japonları öldürüyoruz.

    Başlar başlamaz demonun göze çarpan unsurları; detaylı olan grafikler ve savaş alanının olabildiğince gerçekçilik içermesi oluyor. Daha ekran açıldığı anda bizi uyandıran askerin yüz hatlarının ne kadar ayrıntılı olduğunu gördüğümüzde oyunun ne denli yüksek konfigürasyon isteyeceğini az çok tahmin ediyoruz. Grafiksel başarı dışında yeni neler var diye baktığımızda, takım halinde hareket etmenin ve sürekli bir aksiyonun içinde olduğumuz anlıyoruz. Demoya özgü olup olmadığını tam kestiremediğimi bir konu ise temponun hiç düşmemesi. Çünkü oyun boyunca bir an durup nefes alamıyoruz. Biten şarjörlerimizi değiştirirken bile acele etmek, bir an evvel üzerinize koşan Japonları avlamak istiyorsunuz. Aslında �istiyorsunuz� yanlış bir tabir. Çünkü düşman sayısı o kadar çok ve o kadar hızlı bir biçimde etrafınızı sarıyorlar ki; hatasız ateş etmek ve çok seri olmak zorunda kalıyorsunuz.



  2. 2
    InKusTe
    Usta Üye

    --->: Medal of Honor: Pacific Assault (Demo) (PC) Ön İnceleme

    Reklam



    Asker arkadaşlığı önemlidir!

    Oyunun biraz daha takım havasına sahip olduğunu söylemek doğru olacaktır. Aslına bakarsanız, ilk oyun dahil hemen her MoH yapımında hep takım halinde ilerler, görevleri birlikte yapardınız. Ancak hiçbir zaman yanınızdaki askerlere bağlı değildiniz, isterseniz tek başınıza da orduyu yok edebilir arkanıza dönüp; �askerler yerli yerine mi?� diye kontrol ihtiyacı dahi duymazdınız. Bu sefer ise durum farklı. Yanınızdaki askerler ile iyi bir takım olmanız gerekiyor. Karşınızdaki düşman sayısı tek başınıza alt edemeyeceğiniz kadar çok olduğundan onların yardımına ve desteğine ihtiyacınız oluyor. Üstelik artık takımınızı kontrol etmeniz de mümkün. Oyun esnasında yön tuşlarına basarak takımınıza; �Bir araya toplanın�, �beni koruyun�, �geri çekilin� veya �hücum� gibi emirler veriyor hem savaşı yönetiyor hem de onlarla omuz omuza savaşıyorsunuz. Silahlar tanıdık, kullanımı ise gayet kolay. Üstelik bu sefer �Alt� tuşuna basıp, nişan alma imkânınız da var. İyi bir siperin ardına saklanmışsanız, nişan alıp ateş etmek hayati önem taşıyor. Çünkü makineli tüfekler uzak mesafede oldukça isabetsiz oluyorlar.

    Bir diğer konu ise savaş esnasında tıbbi yardım alabilmeniz. En ağır çatışmalarda dahi siperlerin arkasına saklanıp, �H� tuşuna basarak doktordan yardım alabiliyoruz. Eğer durduğumuz yer güvenli ise hemen bizi tedavi ediyor, savaşa yeniden dönebiliyoruz. Ortalık yerde doktordan yardım istersek, ya yanımıza gelmiyor ya da gelene kadar yaralanıp kendisi de yardıma ihtiyaç duyuyor. Yaralandığımızda ekran siyah beyaz oluyor ve garip bir flûluk kaplıyor çevreyi. Hemen güvenli bir yere saklanmalı. yardım istemeliyiz. Eğer kurşun yemeye devam edersek, yere düşüyor ve gök yüzünü seyrediyoruz. İşte bu anda savunmasız olarak kaderimize razı bir biçimde bekliyoruz. Eğer bir doktor yardımımıza gelirse; bizi iyileştirebiliyor. Ancak bu mümkün olmazsa; elbet bir düşman askeri başımıza dikiliyo kendi dilinde bir şeyler konuşarak işimizi bitiriyor. Savaşın ne demek olduğunu aslında burada daha iyi anlıyoruz.

    Kurşun yedimizde yaşadığımız sarsıntının çok daha fazlasını yakınımızda bomba patladığında hissediyoruz. Eğer yakınlardaki patlamadan kaçamamışsak bir anda kontroller zorlaşıyor, kulak çınlama sesine benzer bir uğultu eşliğinde yarı sarhoş yarı baygın sallanan ekranda saklanacak yer arıyoruz. Bu halde iken silahı doğrultmak bile zor iken isabetli ateş etmek hayalden öteye geçemiyor.

    �Teknik detay� mı? Dur hele.

    Grafiklerdeki yeniliklerden biraz bahsetmiştik ancak biraz daha anlatmakta fayda var. Yıllardır kullanılan Quake 3 motorundan vazgeçen yapımcılar hazırladıkları bu yeni sistem ile tek kelime ile harikalar yaratmışlar. Özellikle böyle atmosferik bir savaş oyununa mükemmel gerçekçiliği sağlayan Havok fizik motoru da eklenince, tadından yenmez olmuş. Cisimlerin birbirleri ile olan etkileşimi de o kadar iyi. Örneği patlayan bir yakıt varilinin ya da aracın çevreye savrulan parçaları etrafa zarar veriyor. Bir varil patladığında sadece bulunduğu yer değil yayıldığı her noktada yangın çıkıyor. Diğer ayrıntı ise fırlayan parçalar başka patlayıcı madde ile temasa geçerse zincirleme patlamalar oluşuyor. Savaşın taktik anlayışı açısından önemli olan bu nokta aynı zamanda görsel şölen yaşamanın da bir başka ifadesi. Işık ve patlama efektleri, detaylı dokular ve arka plandaki bitmek bilmeyen aksiyon ise görselliğin bir diğer artıları.







  3. 3
    InKusTe
    Usta Üye
    Demo boyunca karılaştığım tüm seslerin hayatımda duyduğum en iyi savaş sesleri olduklarını söylemek zorundayım. Kısa bir süre önce incelediğimiz Men of Valor�da duyup hayran kaldığın asker seslerinin ardından MoH:PA�dakilere şahit olunca fikrim değişti. Savaş meydanında sürekli askerler birbirleri ile iletişim halindeler. Yaptığınız her başarılı atışın ardından askerler sizi tebrik ediyor, hayatını kurtardıklarınız ise teşekküre boğuyorlar. Bir diğer güzel ayrıntı ise yanlışlıkla takım arkadaşlarınıza ateş ederseniz �Arkadaşlar, Tom delirdi!� gibisinden ilginç sözler sarf ediyorlar. Savaş efektleri ise tek kelime ile mükemmel. Her silah sesi, her patlama hayran kalınacak nitelikte.

    Her şey iyi güzelde, oynayabilecek miyiz bakalım.

    Şimdi gelelim işin acıklı yanına. MoH: Pacific Assault, en yüksek sistem ihtiyacı duyan oyunlar arasına girecek derece zorluyor sistemi. Kullandığı grafik efektleri ve savaş meydanını oldukça kalabalık sunması nedeni ile en az 1.5 GHz işlemciye 256 MB RAM�e ve 64 MB�lık ekran kartına ihtiyaç duyuyor. Fakat işin kötü yanı bu sistemle oyunu en düşük kalitede ve 640x480 çözünürlüğünde oynuyorsunuz ki; görsel açıdan her şey dibe vuruyor. Grafik seviyeleri low�a getirildiğinde dokular çorbaya dönüyor. Bu yüzden oyunu adam akıllı oynamak için en az 2 GHz işlemciye, 512 MB RAM�e ve 128 MB�lık DirectX 9.0'a tam destek veren bir ekran kartına ihtiyacınız olacaktır. Kişisel bilgisayarım olan AMD 2500+, 512 RAM ve FX5700 ekran kartı ile Doom3�ü gayet rahat oynanamama rağmen MoH:PA demosunda her şey mediumda iken 20 fps ile oynadığımı itiraf etmeliyim. Kısacası sistemi güçlü olan oyunu oynayacak, oynamayı çok isteyen ise elini cebini atacak gibi gözüküyor.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi