Street Fighter IV incelemesi (PS3)

+ Yorum Gönder
Tanıtım ve Tam Çözüm ve İncelemeler Bölümünden Street Fighter IV incelemesi (PS3) ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    sinemacrazy
    Usta Üye
    Reklam

    Street Fighter IV incelemesi (PS3)

    Reklam



    Street Fighter IV incelemesi (PS3)

    Forum Alev
    Insert Coin

    Oyunun ana menüsünden tek kişilik Arcade modunu seçip oyuna giriyoruz. Dövüşmeye başlamadan önce oyunun zorluk seviyesini, raunt sayısını ve zamanı ayarlayabildiğimiz bir ekran geliyor. “Medium, 3 Round, 99 sec.” gibi ortalama bir ayar yapıp karakter seçme ekranına gidiyoruz. Burada 16’sı seçilebilir, 9’u gizli, toplam 25 karakterden oluşan bir ekran karşılıyor bizi. Kemikleşmiş SFII kadrosunu saymazsak eğer, bu 25 karakterden beşi yeni (Seth, Abel, Rufus, C.Viper, El Fuerte), dördü SF Alpha karakteri (Sakura, Dan, Rose, Gen), üçü SSFII Turbo karakteri (Akuma, Cammy, Fei Long) ve ilk defa kontrol edeceğimiz Gouken var bir de. Aralarından sevdiğimiz bir dövüşçüyü seçiyor, altta çıkan kutudan dövüşçünün kostüm rengine ve -eğer açılmışsa- ekstra kostümü giyip giymemesine karar veriyoruz. Yendikten sonraki özgüven konuşmasını da (Personal Action) yine buradan hallediyoruz.



    Oyunda sekiz farklı zorluk seviyesi var. Bu seviyeler rakamlar üzerinden sıralanmak yerine Easiest, Very Easy, Easy, Medium, Medium Hard, Hard, Very Hard ve Hardest şeklinde isimlendirilmiş, karman çorman edilmiş. Kolay seviyede oynamak isteyenler için üç tane kolay, zorda oynamak isteyen profesyoneller içinse üç tane zor seçeneği var. Halbuki bunun yerine Easy, Medium ve Hard, acemiler için Beginner, profesyoneller için de Expert konulsa daha derli toplu, daha anlaşılır olabilirdi. Peki bu zorluk seviyeleri oyuna ne kadar etki ediyor? Ben ilk oyuna başladığımda -her zaman olduğu gibi- Ryu’yu ve orta zorluk seviyesini (Medium) seçtim. Fazla zorlanmadan da oyunu bitirdim fakat! Oyunun son boss’u olan Seth’e birkaç kez yenildim, hem de ne yenilmek... Ben hayatımda bu kadar zor, bu kadar sinir bozucu bir boss daha görmedim. Tekken 5’teki Jinpachi Mishima için böyle konuşurdum eskiden ama Seth’le dövüştükten sonra bütün düşüncelerim değişti. Göbeğinde Yin-yang şeklinde bir top dönen, cinsiyetsiz, renksiz, kılsız, garip bir yaratık bu. Bazı SF karakterlerinin hareketlerini de taklit edebiliyor ayrıca. Örneğin; Dhalsim gibi kollarını uzatabiliyor, Guile gibi Sonic Boom atabiliyor, Ken ve Ryu gibi Shoryuken çekebiliyor, Zangief gibi bacak arasına alıp yere yapıştırabiliyor. Kendine özel bir - iki güzel hareketi var ama Super Combo’su bambaşka hakikaten... Görmeniz lazım. Göbeğinde dönüp duran Yin-yang topuyla hortum oluşturup sizi içine çekiyor, içeride birkaç devir döndürdükten sonra ekrana doğru fırlatıyor?! Biri bu adama kameralara oynayıp prim yapmaması gerektiğini öğretmeli.
    8 Hit! Wonderful

    Her karakterin Super Combo ve Ultra Combo adı altında yaptığı iki özel hareketi var. Super Combo, siz rakibe vurdukça ekranın altında dolan “mavi enerji barı” sayesinde aktif hale geliyor. Ayrıca bu barı vuruş hareketlerini güçlendirmek için de kullanabiliyoruz. Örneğin; Sakura’yla Shoryuken hareketlerini yaparken bir değil de iki yumruk tuşuna basarsanız sarı bir renge bürünüp normalinden daha güçlü bir Double Shoryuken yapabiliyoruz. Hadoken büyüsünü daha yoğun atabiliyoruz. Dairesel ya da “bekletmeli” bütün hareketler için geçerli bu... Yani sonuç olarak, barı tamamen doldurup Super Combo da yapabilir, dolmasını beklemeden varolan enerjiyle hareketlerinizi de güçlendirebilirsiniz; seçim sizin.


    Ultra Combo ise mavi enerji barının hemen yanında, siz dayak yedikçe dolan Revenge barı sayesinde aktif hale geliyor. Super Combo’nun aksine tek tuşla değil, üç tuşla yapılıyor ve dolum seviyesine göre çok daha fazla enerji götürüyor. Karakterin Ultra Combo’ya başlarken yaşadığı öfke patlaması ve kameranın olaya yakın plan girmesi o kadar estetik ve güzel görünüyor ki bar dolsa da hemen yapsam diye bekliyorsunuz. Seth’in ki hariç! Onun Super Combo’sunu tanımlarken estetik ve güzel kelimelerini kullanmak yerine absürt ve komiği demek daha doğru olur. Gerçi dayağı yedikten sonra komik bir tarafı da kalmıyor bu durumun zira Seth sizi öyle hızlı öyle alaycı bir şekilde dövüyor ki sinirlenip haykırırcasına küfretmek istiyorsunuz. Böyle her hareketinden sonra kahkaha atması, sizi yere düşürdükten sonra kendini farklı yerlere ışınlayıp sizi şaşırtması ve sürekli saldırıp durması insanı çileden çıkarıyor.



    Oyunun zorluk seviyesi dedik ya; oyun zor değil arkadaşlar, Seth zor!. İlk oynadığınızda yenileceksiniz ona. İlk rauntta değil belki ama ikincisinde muhakkak yenileceksiniz zira Seth, aynı KoF 94’teki Rugal gibi ilk rauntta sakin dövüşen, ikinci raunttaysa deliren bir oyun sonu boss’u. Ama işte o da diğerleri gibi “yenilmez” değil sonuçta; açık verdiği anlar oluyor. Hareketlerini ezberlediğinizde o açığı yakalayıp combo’ları ardı ardına diziyor ve işini bitiriyorsunuz. Tabii ki bunu yapmak bazı karakterlerle daha kolay, bazılarıyla daha zor oluyor. Eğer bir arcade kolunuz varsa (Hani şu atari salonlarında olanlardan.) şanslısınız fakat benim gibi gamepad ile oynamak zorunda kaldıysanız işiniz gerçekten zor. Bu noktada seçtiğiniz dövüşçüyü rahat kontrol edebilmek çok önemli zira Seth’i yenmek istiyorsanız agresif ve atak oynamalısınız. Moves Guide

    Oyundaki karakterlerden bazılarını dairesel hareketler yaparak, bazılarını ise bekletmeli hareketler yaparak kontrol ediyor, dövüştürüyoruz. Şöyle ki Ryu ile Hadoken atmak için analog kolla yarım daire + yumruk yapıyoruz ama Chun Li’yle Kikoken atmak için kolu geriye çekip biraz bekletiyoruz, sonra ileri + yumruk yapıyoruz. Ryu’yla Tatsumaki Senpukyaku (Yani atari salonu adıyla “dep dep duket”.) yapmak için ters yarım daire + tekme yapıyoruz ama Chun Li’de Hazanshu (Bacaklarını açıp pervane gibi döndüğü hareket.) yapmak için kolu aşağıda tutup bekletiyoruz, sonra yukarı + tekme yapıyoruz. Yani Ryu dairesel hareketler ile kontrol ediliyor, onun izdüşüm hareketlerini yapan Chun Li ise bekletmeli. Bu iki kontrol stilinden avantajlı olanı tabii ki dairesel stil. İstediğiniz hareketi beklemeden, çabucak yapabiliyorsunuz. Ken, Ryu, Akuma ve Gouken gibi karakterlerin öncelikli tercih edilme sebebi işte bu stildir. Bu karakterlere Sakura’yı, Dan ve Sagat’ı da eklersek Seth’i kolay yenebileceğiniz karakterleri de sıralamış oluruz böylelikle.
    Düşmanınla dövüş!

    Seth’e gelmeden önce yapacağımız son maç, Fight Your Rival başlığıyla sunuluyor. Bu bölümde, oynadığınız karakterin düşmanı geliyor. Ryu’nun düşmanı Sagat, Ken’in düşmanı Rufus, Chun Li’nin düşmanı Vega; bütün dövüşçülerin düşmanları bu bölümde karşılarına çıkıyor. Dövüşmeye başlamadan önce rakibimizle yüzleşip gergin bir konuşma yapıyoruz. Dövüşe başladıktan sonra bile bu laf atmalar, tahrik etmeler devam ediyor. Akuma’yla oynarken yanardağ mekanında Ryu’la karşılaştığım Fight Your Rival bölümüyse, tek kelimeyle mükemmeldi.


    Oyunu hangi dövüşçüyle bitirdiğinize bağlı olarak gizli karakterler açılıyor; bitirdikten sonra izlediğiniz anime videolar (Prologue / Endings), tanıtım videoları (Special) ve sanat çalışmaları da (Artwork) açılıp Gallery’deki yerlerini alıyor. Tabii ki bu, tüm karakterlerle oyunu bitirmek zorunda olduğunuz anlamına geliyor. Sadece Arcade modu değil, Challenge modunu da bitirmelisiniz. Bu modda Time Attack, Survival ve Trial adında üç farklı bölüm var. Normal yada Hard zorluk seviyesinde oynayabildiğimiz bu bölümlerde ekstra içerikleri açabiliyoruz.



    Çin Mahallesi

    Tekken, Soulcalibur ve Virtua Fighter gibi üç boyutlu dövüş oyunlarında mekanlar güzel değildir pek; alanlar geniş ve boşlukludur. Gerçek bir dünyada değil de paralel evrende dövüşüyor gibi hissedersiniz. “Kaç yılındayız, burası neresi?” diye kendinize sorarsınız. Neden orada olduğunuzuysa asla öğrenemezsiniz. SFIV’te ise durum böyle değil; mekanlar size, oyunun adına yakışır güzellikte bir “sokak dövüşü” atmosferi sunuyor. Chun Li’nin mekanında dövüşürken oyundan kopup arka planı izlediğim ve bu nedenle raundu kaybettiğim anlar çok oldu. Sert bir vuruşla rakibinizi yere düşürdünüz diyelim; o an arkada fotoğraf çekmeye çalışan Çinli çocuk dengesini kaybediyor mesela. Oradan geçmekte olan bisikletli adam yere düşüyor, seyyar satıcının tezgahı sallanıyor ve daha kim bilir gözümden kaçan neler oluyordur.


    Gece olduğunda ise arkadaki et lokantası kepenk kapatmış oluyor. Karanlık boş sokaklarda sarhoşlar ve sokak köpekleri cirit atıyor. Diğer mekanlar da aynı mantıkla hareketli, etkileşimli ve tamamıyla detaylı hazırlanmış. Bir dövüş oyununda görebileceğiniz en güzel arka planlara sahip bu oyun.


    Oyunun güzellikleri sadece arka planlarla sınırlı kalmıyor tabii; karakter animasyonları, görsel efektler ve sinematikler, her şey o kadar detaylı ve mükemmel hazırlanmış ki oynayan birini izlemek bile en az oynamak kadar keyif veriyor. Ha, bir de şunu belirtmekte fayda var: İnternette izlediğim oyun içi videolar ile LCD televizyonda birebir tecrübe ettiğim SFIV arasında görsellik bakımından dağlar kadar fark var. Size tavsiyem, oyunu yüksek çözünürlüklü bir ekranda oynayana / izleyene kadar eleştiri hakkınızı saklı tutmanız. Oyunun PC versiyonunun çıkış tarihine kadar sabredin; kesinlikle beklediğinize değecek!. You win, Perfect and GAME OVER...



  2. 2
    AKBİLE
    Bayan Üye

    Cevap: Street Fighter IV incelemesi (PS3)

    Reklam



    eskiden herkesin oynadıoğı Street Fighter IV Video oyunu İlk piyasaya sürülme tarihi: 18 Temmuz 2008 yılıdır VGX tarafından En İyi Dövüş Oyunu Ödülü vardır







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi