Mü’min, Allahın azâbının şiddetini bilseydi, Cenneti ümit etmez, kâfir de Allahın rahmetinin ...

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Sünnet - Hadis Bölümünden Mü’min, Allahın azâbının şiddetini bilseydi, Cenneti ümit etmez, kâfir de Allahın rahmetinin ... ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Gölge Adam
    Usta Üye
    Reklam

    Mü’min, Allahın azâbının şiddetini bilseydi, Cenneti ümit etmez, kâfir de Allahın rahmetinin ...

    Reklam



    Mü’min, Allahın azâbının şiddetini bilseydi, Cenneti ümit etmez, kâfir de Allahın rahmetinin ...

    Forum Alev
    (Allahü teâlânın mü’mine olan merhameti, annenin çocuğuna olan merhametinden daha fazladır.) [Buhârî]
    (Allahü teâlâ buyurdu ki: İşlediği günâhı affımın yanında büyük görene gazaplanırım. Eğer acele etmek şânımdan olsaydı, acele cezâ verseydim, rahmetimden ümit kesenlere acele cezâ verirdim.) [Deylemî]
    (Mü’min, Allahın azâbının şiddetini bilseydi, Cenneti ümit etmez, kâfir de Allahın rahmetinin sonsuzluğunu bilseydi, Cennetten ümidini kesmezdi.) [Müslim]
    (Kıyâmette, [günâhı sevâbından çok] biri, Cehenneme götürülürken, “Yâ Rabbî, dünyada sana hep hüsn-i zan ettim, [rahmetinden ümit kesmemiştim]” der. Allahü teâlâ da, “Onu bırakın! Kulumu beni zannettiği gibi karşılarım” buyurur.) [Beyhekî]
    (Allahü teâlâ, kıyâmette, hiç kimsenin tahmin edemiyeceği kadar çok kişiyi affeder. Hattâ İblis bile affolunacağını umar.) [İbni Ebiddünya]
    (Allahü teâlâ buyuruyor ki: Ben Allahım, benden başka ilâh yoktur. Rahmetim, gazabımı geçmiştir. Allahtan başka ilâh olmadığına ve Muhammed aleyhisselâmın, Onun kulu ve resûlü olduğuna şehâdet eden, Cennete girer.) [Deylemî]
    ([İhlâsla] “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” diyen kimseye Cehennem harâmdır.) [Buhârî]
    (Ömründe bir defa Allahı anan veya Ondan korkan kimse, Cehennemden çıkar.) [Tirmizî]
    Kâdî Yahyâ bin Eksem vefât edince, rü’yâda görüp hâlini sordular. O da, (Allahü teâlâ bana, “Ey kötü ihtiyâr, şunları niçin yaptın” diye beni azarlayınca, beni büyük bir korku kapladı. Ben de, “Yâ Rabbî, böyle sorguya çekileceğimi bildirmediler” dedim. “Ne bildirdiler” buyurdu. Ben de râvilerin ismini sayarak, “Ben azîmüşşân müslüman olarak saçı sakalı ağaran kuluma azâb etmekten hayâ ederim” buyurduğunu bildirdiler, dedim. “Sen ve râviler sâdıksınız. Ben de seni magfiret ettim” buyurdu) diye cevap verdi.
    Cehennemden iki kişiyi çıkarırlar. Allahü teâlâ, (Yaptıklarınızın karşılığını gördünüz. Çünkü ben zulmetmem) buyurduktan sonra, (Haydi tekrar Cehenneme) denilince, birisi çok hızlı yürür, diğeri ise yürümez, bekler. Her ikisine bunun sebebini sorarlar. Hızlı yürüyen, (Emre uymamanın, söz dinlememenin neye mal olduğunu anladım, onun için, bu emri olsun yerine getireyim diye hızlı yürüyorum) der. Diğeri ise, (Rabbime hüsn-i zan ettim. Cehennemden çıkarınca, bir daha sokmaz diye ümit ettim) der. Her ikisini de cenâb-ı Hakkın ihsânı ile Cennete götürürler.
    Allahü teâlânın af ve magfiretini ümit eden mü’minleri ve kendisinden korkanları Cehennemden çıkaracağı, bildirilmiştir. Peygamberimizin şefâ’ati de, günâhı sevâbından çok olan mü’minler içindir.
    Hazret-i Ebû Bekir buyurdu ki: Allahtan korkmanızı, havf ile recâyı birleştirmenizi tavsiye ederim. Çünkü Allahü teâlâ Zekeriyyâ aleyhisselâmı ve ehli beytini şöyle övüyor: (Hayır işlerinde yarışır, korku ile ümit arasında bize duâ ederlerdi.) [Enbiyâ 90]
    Hazret-i Ömer buyurdu ki: (Eğer dense ki, Cennete yalnız bir kişi girecek, o kişinin kendin olduğunu ümit etmelisin! Yine dense ki, Cehenneme yalnız bir kişi girecek, o kimsenin kendin olacağını zannedip korkmalısın.)
    Hazret-i Ali de, (günâhlarım çok, Allah beni affetmez) diyerek ümitsizliğe düşen birisine buyurdu ki: (Ümitsiz olma, Allahü teâlânın rahmeti senin günâhlarından büyüktür. Rahmeti gazabını aşmıştır.)
    Allahü teâlânın rahmetini ümit etmek, kulu Cennete çeken ip gibidir. Havf, ya’nî Allahtan korkmak ise, Cehenneme düşmemek ve Cennete gitmesi için vurulan kamçı gibidir. Peygamber efendimiz, ölüm hâlindeki bir gence sorar:
    - Kendini nasıl buluyorsun?
    - Günâhlarımdan korkuyor; fakat Allahtan ümit kesmiyorum.
    - Bu korku ile ümit, şu ölüm ânında kimde bulunursa, Allahü teâlâ, ona umduğunu verir ve onu korktuğundan emîn kılar. (İ.Gazâlî)
    Mü’min dâimâ korku ile ümit arasında yaşamalıdır. Korkunun fazla olması daha iyidir. Böylece kötülüklerden kaçıp iyilik etmeye koşar. Ölürken ise ümidi korkusundan fazla olmalıdır. Yâ Rabbî! Bizleri azâbından korkan ve rahmetinden ümit eden kullarından eyle!



  2. 2
    Gölge Adam
    Usta Üye

    --->: Mü’min, Allahın azâbının şiddetini bilseydi, Cenneti ümit etmez, kâfir de Allahın rahmetinin .

    Reklam



    (Allahü teâlâ buyuruyor ki: Ben Allahım, benden başka ilâh yoktur. Rahmetim, gazabımı geçmiştir. Allahtan başka ilâh olmadığına ve Muhammed aleyhisselâmın, Onun kulu ve resûlü olduğuna şehâdet eden, Cennete girer.) [Deylemî







+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi