Türklerde Peygamber ve Ehlibeyt Sevgisi Özet

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Türklerde Peygamber ve Ehlibeyt Sevgisi Özet ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Türklerde Peygamber ve Ehlibeyt Sevgisi Özet





  2. 2
    DESTE
    Bayan Üye





    Cevap:
    Türklerde Peygamber ve Ehlibeyt Sevgisi Özet


    Hz. Ali, İslâm Tasavvuf Düşüncesi’ni derinden etkilemiş bir sahâbîdir. Onun ilmi, ahlâkı, zühd ve takvâsı, yani ibadet hayatına verdiği önem, sûfiler tarafından örnek alınmasını beraberinde getirmiştir.
    Hz. Muhammed (s.a.s.)’in emanetleri
    681’de Kerbelâ’da Hz. Hüseyin’in şehit edilmesi sonucu Türkistan’a göç eden Hz. Peygamber’in torunları lehine, Horasan ve Mâverâünnehir bölgelerinde geniş bir kamuoyu oluşmuştur. Emevîler tarafından mağdur edilen Ehl-i Beyt’in İslâm’a davet çağrıları, mağdûr ve mazlûmun yanında yer alan Türkler arasında büyük bir rağbet görmüştür. (Baki Yaşa Altınok, “Ehl-i Beyt ve Türkler”, Hacı Bektaş Velî Dergisi, s. 18, ss. 205-213., s. 205) Hz. Peygamber’in evlatlarının haksız yere Emevîler tarafından öldürülmüş olması, bu katliamdan geride kalanların da perişan bir vaziyette göç ederek aralarına sığınması, Türklerin Ehl-i Beyt’e muhabbetini daha da kuvvetlendirmiştir. (Altınok, a.g.m.,s.207)
    Annesi Horasanlı bir Türk olan Abbâsî halîfesi Me’mun’un, İmam Ali Rızâ’yı veliaht tayin etmesi, hem Türklerin Abbasî yönetiminde söz sahibi olmaya başlamalarını temin etmiş, hem de İslâmiyet’le tanışmalarını sağlamıştır. Türkistan’a gelen Ehl-i Beyt imamları, tasavvuf erbabı ve tüccarlar, İslâmiyet’in bu coğrafyada yayılmasına önemli katkıda bulunmuşlardır. Samarra’da zorunlu ikamete tâbi tutulan imamlar, Kur’an’ın anlamını, Hz. Peygamber’in sünnetini, İslâm’ın temel prensiplerini, sade bir dille çevrelerindeki insanlara anlatmışlardır. Sevgi ve saygıya dayalı bu birlikteliğin olumlu yönde geliştiğini gören yeni Müslüman olmuş Türkler, on birinci imam Hasan’a, “Asker” (bizden) diye hitab etmişlerdir. (Altınok, a.g.m., s. 209-210)
    Yusuf Has Hâcib’in Kutadgu Bilig adlı eserindeki şu ifadeler, Ehl-i Beyt’in Türkistan’da nasıl muamele gördükleri konusunda, doğrudan bilgi vermektedir: “Hizmetkârlardan başka ve beyin adamları dışında, münâsebette bulunacağın kimselerden bazıları, Peygamber’in neslidir. Bunlara hürmet edersen, devlet ve saâdete kavuşursun. Bunları pek çok ve gönülden sev; iyi bak ve yardımda bulun. Bunlar, Ehl-i Beyt’tir. Peygamber’in uğurudur. Ey kardeş! Sen de onları, Sevgili Peygamber hakkı için sev.” (Yusuf Has Hâcib, Kutadgu Bilig, çev. Reşid Rahmeti Arat, Ankara, 1988, TTK Yayını, s.313)
    Hânedân-ı Ehl-i Beyt’ten olan ve Orta Asya’yı İslâm Güneşi ile aydınlatan, Pîr-i Türkistan Hoca Ahmed Yesevî, Hikmetlerinde, Ehl-i Beyt sevgisini işlemiş bir Hak âşığıdır. O, İslâm’ın yeryüzüne yayılması sürecine önemli katkılarda bulunan Hz. Ali’nin kahramanlıklarını şöyle destanlaştırmıştır:
    Sıfat kılsam Ali şîr-i Hüdâ’dur,
    Ki şemşîr birle kâfiri kıradur.
    Ali İslâm üçün kanlar yutadur,








+ Yorum Gönder
türklerde peygamber ve ehlibeyt sevgisi
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi