Çeşitli Mizah Yazıları

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Çeşitli Mizah Yazıları ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Çeşitli Mizah Yazıları





  2. 2
    Son Yolcu
    Bayan Üye





    Cevap: Mizah Yazı Örnekleri

    Ördek Çorbası
    Hoca bir gün, bir dere kıyısında, ördeklerin ötüşüp oynaştıklarını görür. Hemen el atıp tutası gelir ama ele avuca gelir şey mi bunlar? Üstünün, başının ıslandığı da yanına kâr kalır. Nihayet, olmayacak duaya âmin demektense, bir kenara oturur; ekmeğini suya batırıp yemeye başlar.
    Derken, kırk yılda bir merhaba ettiği biri geçer oradan:
    “Afiyet olsun Hoca, gene su başına oturdun da ne yiyorsun?” diye sorar.
    Hoca:
    “Yahu, der; sende de şu ördek kadar akıl varsa, ben neyim! Ne yediğimi görüyorsun ya işte; ör*dek çorbası!”



    TAM AÇLIĞA ALIŞIRKEN
    Zorlu bir kış olmuş… Nasrettin Hoca’nın parası tükendikçe tükenmiş. Ne yapacağını şaşırmış. Sonunda çareyi masrafı kısmakta, aza katlanmakta bulmuş. Bu arada, eşeğinin yemini kıstıkça kısmış Nasrettin Hoca.
    Azaltmış…
    Azaltmış… Her gün biraz daha azaltmış…
    Hayvancağız, yavaş yavaş gücünü yitirmeye başlamış. Yemini azaltmasına karşın, eşeğin yaşadığını gördükçe seviniyormuş Nasrettin Hoca. Ve günbegün, yemi azaltmayı sürdürmüş.
    Ama bir sabah ahıra gittiğinde ne görsün, hayvan ölmüş.
    Nasrettin Hoca:
    Ahh çekmiş derinden, tam açlığa alışırken öldü zavallıcık…



    AL HAKKINI GİT
    Nasrettin Hoca’nın, Akşehir’de kadılık yaptığı günler…
    Yoksul bir adam, eline geçirdiği bir parçacık ekmeği ile birlikte bir aşçı dükkânının önüne gitmiş, orada fıkır fıkır kaynamakta olan bir et çömleğinin başına geçmiş. Ve sonra ekmeği, çömlekten çıkan buhara tutarak yemeye başlamış. Bunu gören aşçı dükkânının sahibi:
    “Ver bakalım tirit parasını.” demiş. Adamın yakasına sarılmış.
    Yoksul adam:
    “Yahu!” demiş dükkân sahibine. “Ben senin ne etinden aldım ne de etin suyundan, insaf et!”
    Dükkân sahibi, yoksul adamı yakaladığı gibi Nasrettin Hoca’nın önüne getirmiş.
    Olayı anlattıktan sonra:
    “Bu adamdan şikâyetçiyim, paramı isterim Kadı Efendi.” demiş.
    Nasrettin Hoca, bir de yoksul adamı dinlemiş. Sonra cebinden birkaç akçe çıkarıp avucunda sallamaya başlamış. Sonra da dükkân sahibine:
    “Bu sesi duydun mu?” diye sormuş.
    Dükkân sahibi:
    “Duydum, Kadı Efendi.” demiş.
    Nasrettin Hoca:
    Bu ses, senin hakkın olan sestir. Al hakkını ve durma git.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi