Destan Edebiyat Tarihinde Ne Zaman Ortaya çıkmıştır

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Destan Edebiyat Tarihinde Ne Zaman Ortaya çıkmıştır ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    Asel
    Özel Üye





    Cevap:
    Edebi Türlerin Ortaya Çıkışı Hakkında Bilgi

    Her edebî eserde, anlatılmak istenen bir mesaj vardır. Bu mesaj yerine göre tarihî, dinî, ahlâkî, sosyal, ekonomik ve kültürel olabilir. Edebî eserler, ele aldıkları konu ve içeriklere göre, farklı biçim ve tekniklere sahip olabilirler. Bu teknikleri bilmeyenlerin edebiyat eseri yazamayacağı âşikardır. Edebiyat eseri olaylara, insanlara ve eşyaya çok değişik anlamlar verebilir. Bazen insanların bağlı olduğu zaman ve mekân kavramını da aşabilir. Bu onun psikoloji, sosyoloji, felsefe ve tarih gibi bilim dallarının doğrudan ve açıklayıcı anlatımından farkını ortaya koyar. Bütün bunlar, edebiyatta türler başlığı altında değerlendirilmesi gereken ana unsurlardır.

    Edebî tür, edebiyat eserlerinin biçimlerine, konularına ve teknik özelliklerine göre ayrılmış çeşitleridir. Bir başka söyleyişle, biçim ve öz bakımından ortak kurallara göre yazılmış ve söylenmiş eser kümelerine verilen addır.
    Edebî türler, değişmeyen yazı kalıpları değildir. Toplumda zamanla meydana gelen değişmeler edebiyata da yansır. Edebî türler de değişen zamanın ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte ve çeşitlilikte değişime uğrar. Sözgelimi Eski Yunan edebiyatında yalnızca şiir, tiyatro, söylev, tarih gibi dört türden söz edilirken, XIX. yüzyıldan itibaren bu türlere roman, tenkit, mektup gibi yeni türler eklenmiştir. XX. yüzyıldan itibaren, özellikle basın ye yayın hayatındaki gelişmeler yeni türlerin oluşumunu sağlamış, makale, deneme, fıkra, skeç, senaryo gibi yeni türlerden bahsedilmeye başlanmıştır.
    Bir yandan yeni edebî türler oluşurken, diğer yandan da eski türlerden bazıları zamanla kaybolmuş veya anlamı değişmiş, yeni anlamlar kazanmıştır. Buna en güzel örnek olarak destanı verebiliriz. Romantizm akımı ile birlikte, ilk çağın en önemli türü olan trajedi, yerini drama bırakmıştır.
    Avrupa ülkelerinden İtalya, Fransa, İspanya’da Latince dışında halkın kullandığı dile roman, bu dille anlatılan hikâyelere de romans adı veriliyordu. Zamanla, gelişen ve gerçeklik boyutu kazanan bu anlatımlar günümüz çağdaş türlerinden biri olan romanı meydana getirmiştir.
    Bir taraftan yeni edebî türler gelişirken, diğer yandan da bazı türler birbirine karışmıştır. Röportaj, deneme, hikâye, şiir, masal arasında bir yaklaşma görülürken, bazı türler de kendi içlerinde bölümlere ayrılmıştır. Roman, anti roman gibi.

    Edebî türler, anlatım yolu bakımından (nesir-nazım; sözlü-yazılı oluşları), konu seçimi ve konuya uygun iletim tekniği bakımından ve boyutları bakımından (eserin uzun-kısa veya yoğun oluşu) olmak üzere üç ana başlık altında tasnif edilmektedir. Tasvir, öyküleme, söyleşme, hitap gibi anlatım şekilleri ise türlerin belirleyicisi olmaktan çok, onların kullandıkları aktarım usulleridir.
    Edebiyatta türler, sınıflara ayrılırken toplumların geçirdiği sayısız değişim sürecine göre değil, başlangıçtan günümüze değin, değerini yitirmeyen, temel ortaklıklar esas alınmalıdır. Bu esaslar çerçevesinde edebî türleri ana başlıkları ile şöyle de tasnif edebiliriz:
    1. Şiir: İçeriklerine göre, lirik şiir, didaktik şiir, pastoral şiir, dramatik şiir ve epik şiir olarak da adlandırılmaktadır.
    2. Tiyatro: Anlatım türleri içerisinde yer alan tiyatro, tragedya, komedya ve dram olmak üzere üç farklı anlatım özelliğine sahiptir. Tiyatro, yazım teknikleri ve yazılış amacı bakımından diğer edebî türlerden ayrılır.
    3. Anlatı Türleri:İster sözlü olsun, ister yazılı olsun, bütün anlatıma dayalı, nazım olmayan türlerdir. Roman, hikâye, masal ve efsaneyi bu türe örnek olarak sayabiliriz.
    4. Düşünce Türleri: Belli bir düşünceyi paylaşmak veya o düşünceyi kabul ettirmek amacıyla kaleme alınan eserler bu gruba girmektedir. Makale, fıkra, söyleşi, deneme, mektup, özdeyiş, gezi yazıları, anı ve röportajı bu tür içerisinde değerlendirebiliriz.
    Bir başka tasnif de:
    1. Asıl Türler:
    a. Nazım
    b. Nesir (Destan, Masal, Halk Hikâyeleri, Fabl, Hikâye, Roman)
    2. Temsil Türü (Tiyatro eserleri)
    3. Düşünce Türleri (Makale, Sohbet, Fıkra, Deme)
    4. Yardımcı Türler: Bunlar asıl türler içerisinde değerlendirilebilmekle birlikte, tek başlarına bir tür özelliğine sahiptirler. (Biyografi, Anı, Gezi Yazıları, Mektup, Söylev, Özdeyiş vb.)
    Edebiyat tarihlerinde edebî türlerin tasnifi ise, şöyle yapılmaktadır:
    1. Sözlü türler
    a. Söyleyeni belli olan
    b. Söyleyeni belli olmayan (anonim)
    2. Yazılı türler
    a. Nazım
    b. Nesir
    Bu tasniflerden yola çıkarak, edebî türlerin ana hatlarıyla iki ana başlıkta toplandığı (nazım-nesir), diğer türlerin de bu ana başlıklara bağlı olarak, içerik ve şekil açısından tasniflerinin yapıldığı görülmektedir.
    Edebî tür öğretimi, dil becerilerinin geliştirilmesi açısından son derece önemlidir. Okuma, yazma, konuşma ve dinleme becerilerinin kazındırılmasında bu becerilerin birbirleriyle olan bağları da göz önünde bulundurulmalıdır. Öğrenmede belirlenen ana amaç kadar, bu ana amacın gerçekleşmesini sağlayan ara unsurlar da dikkate alınmalıdır. Eğitim ve öğretimin her seviyesinde dil becerilerini geliştirmede metinlerin araç olduğu bilinmektedir. Bu araçların kullanılmasında ise, nitelik ve içerik özellikleri büyük bir önem arz etmektedir.
    Edebî türlerin öğretilmesinde değişik yöntemlerden yararlanılabilir. Bunlar:
    Karşılaştırma yöntemi: Bu yöntemle, daha önce okunmuş veya incelenmiş olan bir eserle, üzerinde konuşulan eserde var olan unsurların özellikleri bakımından birbiriyle karşılaştırılır.
    Tür tanımlatma yöntemi: Türü meydana getiren genel özellikler verilerek, öğrenenlerin türü kendilerinin tanımlaması veya adlandırması istenebilir. Bu kısımda da, yine türe ***ürücü sorulardan yararlanmak mümkündür.
    Dil ve üslûp karşılaştırması: Edebî eserleri farklı kılan bir diğer özellik de, dil ve üslûplarıdır. Bu yüzden tür öğretiminde diğer özelliklerinin yanında dil ve üslûp özellikleri daha çok belirleyici olmaktadır.








+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi