Mevlana'nın Dünya Görüşü ile ilgili Bilgiler

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Mevlana'nın Dünya Görüşü ile ilgili Bilgiler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Mevlana'nın Dünya Görüşü ile ilgili Bilgiler





  2. 2
    Galus
    Özel Üye





    Cevap: MEVLÂNA'NIN DÜNYA GÖRÜŞÜ

    Mevlânâ, dünya ve hayat görüşünü herhangi bir şiirinde, münasebet olmadıkça, pek ifade eder, diyemeyiz. Sütün içindeki yağ gibi, görüş ve düşünüşleri metnin içinde, uygun yerde bize gülümserler. Duygu ve düşünceleri şiirde de, nesirde de, gerektikçe, okuyucuyu etkiler. Onun, meselâ, tabiatta her şeyin bir karşılığı olduğuna inandığı, hakikati daima aramanın bir yükümlülük niteliği taşıdığı ve benlik sıfatlarından arınarak insanın kendi parlak şahsiyetini temâşâ edebileceği hususundaki görüşü şu mıs-ralarının çevirisinde bile hissolunur:

    "Sen, hiç tabiatta karşılığı olmayan bir isim bilir misin? Hiç gül kopardın mı gül dalından? Söyleyip onun adını arasana hakikati. Ayı suda değil, gökte arasana. Dilersen yükselmeyi, yalnız isim ve harflerden bir hamlede âzâd et kendi nefsinden bütün benlik sıfatlarını. Arın ki kendi parlak zâtını görebilesin."

    Evet, "Kalbinde Peygamber' in ilmini gör; kitapsız, rehbersiz, öğretmensiz" diye de ekleyebiliyordu..


    Mevlânâ'nın dünya görüşünde tasavvufun devamlı ve derin izlerini ve etkisini çok sık müşahede etmek doğaldır. Bilindiği üzere, en güzel bir belirleme ile, "Tasavvuf, ilâhî hakikatlerin idrâkidir" deriz. Mevlânâ, bu gerçeği iyice genişçe idrâk etmek yolunda, mümkün olan cehdi harcamıştır. O, seyir ve sülûkün âdabını daha gençliğinde kusursuz şekilde öğrenmiştir. Tevbe, verâ, zühd, fakı', sabr ve nihayet tevekkül ve rıza ile birlikte onun hallerine de gönül vermiştir. Böylece; Murâkebe, kurbiyyet, muhabbet, korku, ümid, şevk, ünsiyyet, itminan, müşahede ve yakîn..."de onun bilinç altı sınırlarına girmiştir.

    O, Allah (c.c.)'ı idrâk eden varlığın insan kalbi olduğuna gönUl vermişti. Kalbin de, iman ve bilgi ile aydınlanacağını seziyor, düşünüyordu. Sanılabilir ki, şu anlamdaki Kudsî Hadîsteki açıklama ona yol gösteren bir ışık niteliği taşımıştır: "Hak Teâlâ buyurmuştur ki: Ben yerlere ve göklere sığmadım da, mümin kulumun kalbine sığarım"

    Evet, O, hakikatte sadece var olanın, ebedî ve ezelî olanın ALLAH (c.c) olduğuna inanan, bunu bilen ve eşsiz şiirlerinde lirik ve patetik üslûbu ile bu gerçeği şakıyan büyük sofi, düşünür şâirdir. Bir şiirinde şöylece âdeta bir başka zaman ve zeminde konuşur gibidir:

    "İkiliği bir yana bıraktım. Gördüm ki, her iki dünya da birdir. Biri arar, biri bilir. Biri görür, biri çağırır. Aşkın kadehi ile sarhoşum. Her iki dünya da idrâkimden çıkıp gitti."

    Ve nihayet ilâhî aşkı temsil eden şarap sembolünü kapsayan şu anlamdaki mısralar bizi onun âlemini seyre yöneltir:

    "Allah'ım, Senin aşkının destisinden nefsim yıkanıyor. Balçıktan olan bedenim harabeye dönmüş. Yalnız kalbim, önce üzümün sahibi ile sohbete dalınca, şarap sinemi yaktı."








  3. 3
    Ziyaretçi
    Harbiden çok güzel hazırlamışsınız konuyu







+ Yorum Gönder
mevlananın görüşleri kısaca,  mevlananın görüşleri ile ilgili araştırma,  mevlananın görüşleri nelerdir,  mevlananın görüşleri,  mevlananın görüşleri ile ilgili araştırma kısaca
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi