Toplumsal Düzeni Sağlayan Kurallar Nelerdir

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Toplumsal Düzeni Sağlayan Kurallar Nelerdir ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Toplumsal Düzeni Sağlayan Kurallar Nelerdir





  2. 2
    Forumacil
    Özel Üye





    Cevap: Toplumsal Düzeni Sağlayan Kurallar Nelerdir

    Toplumsal Düzeni Sağlayan Kurallar ilgili bilgi



    Çoğumuzun sandığı gibi yaşantımızda uymak zorunda olduğumuz kuralların çoğu yazılı kurallar değildir. Bunların bir kısmı gelenek göre-neklerimizden öğrendiğimiz kurallar, bir kısmı ahlak kuralları, diğerleri de din kurallarıdır.

    Bunların içerisinde din kurallarının da önemli bir yeri vardır. Zira din kuralları, Yaratıcı tarafından dünyanın bozulan nizamını yeniden tesis etmek üzere emir buyurulmuşlardır.Amacı insanı kemale erdirmek olan din kuralları insan topluluklarını uyum içerisinde sevk ve idare etmede önemli bir yaptırım gücüne sahiptirler.

    Yanlış yapmakla karşı karşıya kalan insan;bu fiilin sonucunda ortaya çıkacak kamu zararı karşısında Allah'a hesap vereceğini,cezalandırılacağını düşünerek bu fiili işlemekten vaz geçebilir;yine yapacağı olumlu bir davranış sonucunda ödüllendirileceğinide bilir.Emredilen kuralları yapmak yada yapmamak zorunda kalan insanın kendi iç dünyasında yapmış olduğu muhasebe, onu kemale erdirebilecek önemli bir mekanizmadır.Sürekli kar hesabı yapan ve kamu çıkarını, Allah rızası için ön planda tutan insan, zamanla kamil bir insan olarak toplumdaki seçkin yerini alır.

    Dinin özü, evrensel iki temel üzerine kuruludur: Bunlardan birincisi:Başkalarının hak ve hürriyetlerine dokunmamak ki:din buna “Kul hakkı” demektedir;ikincisi de:Hiçbir şeyi yaratıcının yerine koymamaktır. Din, buna “şirk koşmak” der…

    İnsan biraz başarı ve azıcık itibar ile kendini yaratıcı gibi görmeye başlar ve çevresindekiler onu tanrılaştırırlar ise dünya onun merkezinde olduğu bir dairede yaşanılmaz hal alır. Zira insan yaratılışı itibari ile yalnızca insan olunca kahrı çekilen bir varlık olarak tasarlanmıştır.

    Ona insanlıktan başka bir şey yakışmaz. İnsanları yada herhangi bir canlıyı, bir eşyayı tanrılaştıran inanışların hiç biri ilahi dinlerin özünde olmayan yanlış inanışlardır. Yaratan, insanı bu zaafından korumak için ibadet mekanizmasını ilahi emirler arasında olmazsa olmazlardan sayar.İnsan, ibadet sayesinde kendinden büyük ilahi bir yaratıcı olduğunu kabul ederek onun karşısında eğilir;böylelikle kendi çapının farkına varır. Dinin kısaca “kul hakkı” dediği ve affedilmeyen günahlardan ikincisi olarak saydığı kişi hak ve hürriyetlerin dokunulmazlığı:dini kuralların en kati hükümlerindendir. Sonsuz af ve mağfiret sahibi olduğunu elçisi vasıtası ve ile defalarca tekrarlayan Yaratan, kul hakkının affı konusunda; “kul, hakkını affederse bende affederim demektedir”.

    Kişi hak ve hürriyetleri, anayasaların da en çok zikredilen hükümlerindendir. Ayrıntılarla izahı yapılan ve devlet güvencesine alınan bu hak ve hürriyetlerimizi korumada yasaların caydırıcı gücü tabii ki önemlidir. Asıl önemlisi, bu hürriyetleri kullanmada bütün insanların ayırım yapılmadan kanun önünde eşit olmaları, devletin hiçbir vatandaşını diğerinden ayırmadan kanun hükümlerine tabi tutuşudur. Bu güvence;insanların güven altında yaşayabilmelerinin en vazgeçilmezidir. Bu düzenin ve nizamın bozulduğunu ve insanların ayırıma ve zulme uğradığı, bir kısım insan ve zümrelerin imtiyaz sahibi olduğu hatta tanrılaştırıldıkları geçmiş devirlerde Allah elçileri vasıtası ile ilahi emirlerini göndermiştir.

    İnsan özünde tüm evrensel kuralları hiçbir uyarıcıya gerek kalmadan anlayabilen kapasite ile dünyaya gelir.Temiz olmak,yalan söylemek,saygın olmak, sevilmek,paylaşmak,yardım etmek, gibi pek çok kuralı doğuştan bilir. Peki, bildiği halde neden uymaz? İşte bu sorunun cevabı bütün kuralların konmasının sebebidir.İnsan, çıkarları ve kamu yararı bir arada olduğu durumlarda genellikle çıkarı doğrultusunda hareket etmek istemiştir. Bu istek, onun kendisi ile yaratılmış,akıl ve düşünce sistematiği ile de bu arzu kontrol altına alınmıştır.

    Günlerdir aç kalmış bir aslanın bir ceylanla karşı karşıya kaldığını varsayarsak;burada kaçınılmaz tek sonuç vardır:Güçlü aslan hiçbir kural tanımadan güçsüz ceylanı yiyecektir. Aynı örneğin bir benzerini insan için düşünelim:Günlerce aç kalmış bir insanın başkasına ait bir yiyecekle karşı karşıya kaldığı bir anda, pek çok soru geçer kafasından. Yapacağı pek çok davranış vardır;Birincisi:hemen yiyeceği yemek;İkincisi sahibini bulup izin alıp yemek;Üçüncüsü sahibi orda olmadığından oradan ayrılmak…Bunları çoğaltabiliriz. Sonuçta doğru bir sonuç ortaya çıkarsa burada etkili olan faktörlerin gücü ortaya çıkacaktır. Kişi doğruyu bulmak için:

    -Halkın kendisi için vereceği olumsuz yargılardan korkmuşsa, ahlak kuralları;

    -Kişi yanlış davranış yapınca kanun önünde cezalandırılacağını düşünmüşse,hukuk kuralları;

    -Kişi yanlış davranışı sonucunda Yaratıcı tarafından cezalandırılacağını düşünmüşse din kuralları etili olmuştur. Bu kuralların birisi etkili olduğu gibi birden fazlası da kişiyi etkilemiş olabilir.İnsanla aslanın farkı böylece ortaya çıkar. Fark yoksa , insanla hayvan arasında da fark kalmaz ki; bu dünya için yaşanılmaz bir hal demektir.

    Bizlere düşen toplumsal hayatımıza etkide bulunan ve bizlerin insan gibi yaşamamıza yardımcı olan bütün kuralları öğrenmek, öğretmek ve onlara uymaktır.İnsan olmanın da gereği budur,Yaratanın da muradı budur.








+ Yorum Gönder
toplumsal düzeni sağlayan kurallar,  toplumsal düzeni sağlayan kurallar nelerdir,  toplumsal duzeni saglayan kurallar,  toplum düzenini sağlayan kurallar,  toplum düzenini sağlayan kurallar nelerdir
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi