Memurluktan atılmayı gerektiren suçlar

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Memurluktan atılmayı gerektiren suçlar ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Memurluktan atılmayı gerektiren suçlar





  2. 2
    Hakan
    Administratör





    Cevap:
    Devlet Memurluğundan Çıkarma ve Memurlara Verilen Disiplin Cezaları

    Bu çalışmamızda, öncelikle kamu görevlilerine genel olarak değinip memur kavramını ele alacağız. Sonra disiplin hukukunun genel ilkelerine değinip disiplin cezası türlerinden bahsedeceğiz. Özel olarak ise devlet memurluğundan çıkarılma cezasını inceleyeceğiz. Daha sonra, bu cezaya karşı idari ve yargısal başvuru yollarının olup olmadığını göreceğiz. Ayrıca disiplin soruşturması ile ceza soruşturması arasındaki ilişkiyi, birbirlerini etkileyip etkilemedikleri sorusuna cevap bulmaya çalışacağız. Bütün bunları Danıştay kararlarıyla örneklendirip çalışmamızı tamamlayacağız.

    I. KAMU GÖREVLİLERİ
    A. Kamu Görevlisi

    İdarenin, görevlerini ifa için kullandıkları menkul ve gayrimenkul mallar onun maddi unsurunu; istihdam ettiği personel ise insan unsurunu oluşturur. İdarenin insan unsuruna “kamu görevlileri”, kamu personeli” veya “kamu hizmeti görevlileri” denilmektedir.[1]

    Kamu görevlileri, kamu yönetimi içinde bir kuruluşa ya da bir kuruma bağlı olarak çalışırlar. Kamu görevlisi kavramı geniş ve dar anlamda kamu görevlisi olarak iki anlamda kullanılır:

    1. Geniş Anlamda Kamu Görevlisi:
    Kamu tüzel kişilerinde görev yapan ve kamu hukuku düzenine tabi olan bütün kişilere “geniş anlamda kamu görevlisi” adı verilir.[2]
    2. Dar Anlamda Kamu Görevlisi:

    Bu kavram, Anayasamızın 128. maddesinde de belirtildiği gibi, kamu iktisadi teşebbüsleri ve öteki kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri yürüten kişileri kapsamına alır.
    Yine, Anayasamızın 128. maddesi, bu kişilerin “devlet memurları” ve “diğer kamu görevlileri” olduğunu vurgulamaktadır.[3]
    Memurlar, mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilen kişilerdir (DMK, m. 4/A).

    Diğer kamu görevlilerini, memurlar dışında idare ile kamu hukuku ilişkisi içinde bulunan ve kamu hizmetinin asli elemanı kabul edilen bir görevde çalışanlar meydana getirir. Buna göre, memurlar dışında kalan ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 1. maddesinde belirtilen hâkimler ve savcılar ile askerler gibi özel personel kanunları ve düzeni bulunan görevliler, sözleşmeli personel ve geçici personel diğer kamu görevlisi kapsamındadır. Buna karşın asli ve sürekli kamu hizmeti yürütmeyen ve özel hukuk hükümlerine tabi olan işçilerin bu kavramın dışında bırakılması gerekir.[4]

    B. Memur Kavramı

    Memur kavramının genel kabul görmüş bir tanımı yoktur. Yapılan tanımlar aynı ülkede bile değişebilmektedir.[5] 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu dört tür kamu görevlisi öngörmüştür. Kanun bunlardan ilkini memur olarak adlandırmıştır (m. 4). Buna göre:
    “Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, devlet ve diğer kamu tüzel kişilerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu kanunun uygulanmasında memur sayılır.”
    Dolayısıyla memur, devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttüğü asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilen ve kendisine DMK hükümlerinin uygulandığı görevlilerdir.[6]
    1982 Anayasasında ise memur: “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.”

    Bu madde, 1961 Anayasasının düzenlemesine paraleldir ama aynen tekrarı değildir. Çünkü 1961 Anayasası sadece “memurlar” kelimesini kullanmış, ayrıca kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları mensupları ile kamu iktisadi teşebbüslerinin yönetim ve denetim işlerinde çalışanlar ve işçi niteliği taşımayan kamu hizmetlilerine de değinmiştir.[7]

    5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, memur tanımı yerine daha geniş bir kavram olan “kamu görevlisi” tanımını yapmıştır. Buna göre; kamu görevlisi, kamusal faaliyetlerin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli veya geçici olarak katılan kişidir (TCK, m. 6/c). Yani, kişinin kamu görevlisi sayılabilmesi için yegâne ölçüt, bir kamusal faaliyet olmasıdır.

    ONAR’ a göre ise, memur kavramının genel ve müşterek iki esaslı unsuru vardır:

    1. Memur kendisine bir kamu hizmeti tevdi edilen kimsedir.

    2. Memur idarenin daimi, sabit ve normal kamu hizmetleri kadrosuna girmiş ve bu kadronun dereceleri içinde kaynaşmış olan kimsedir.[8]








+ Yorum Gönder
memurluktan atılmayı gerektiren suçlar,  memurluktan atılmayı gerektiren haller,  memurluktan atıldım
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi