Fütüvvet anlayışı nedir

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Fütüvvet anlayışı nedir ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Fütüvvet anlayışı nedir




    Soru: fütüvvet anlayışı ne anlama gelmektedir maddeler halinde açıklar mısınız ?







  2. 2
    HARBİKIZ
    Bayan Üye





    Cevap: fütüvvet anlayışı nedir

    Fütüvvet, ülfet etmek, kaynaşmak ve cömertliktir.

    Fütüvvet, dostları ve komşuları gözetmektir.

    Fütüvvet, kendisinden önce arkadaşlarına acımaktır.

    Fütüvvet, malında, dostlarının kendi malları gibi tasarruf etmelerine müsaade etmektir.

    Fütüvvet, misafiri ve ziyafet vermeyi sevmektir.


    Fütüvvet, doğru olmak, gözü tok gönlü geniş olmaktır.

    Fütüvvet, doğru sözlü olmak, emaneti ödemektir.

    Fütüvvet, garipleri sevmek ve onların hakkını yerine getirmektir.

    Fütüvvet, sâlihlerin elbisesine bürünmeden önce içini düzeltmektir.

    Fütüvvet, yaptığı işten karşılık beklememektir.

    Fütüvvet, tövbeye sarılmak, sağlam bir irade ile tövbe ettiği şeye bir daha dönmemeye karar vermektir.

    Fütüvvet, Allah‘ın rızık hakkında verdiği garantiye güvenmektir.

    Fütüvvet, nefsini hesaba çekmek, ömrünü Allah‘a isyanla yitirdiğine esef etmektir.

    Fütüvvet, uzuvları korumak, onları amacında kullanarak kalbi düzeltmeye çalışmaktır.

    Fütüvvet, gücü yeterken affetmektir. Başkasının kusurlarını bırakıp kendi kusurlarıyla meşgul olmaktır.

    Fütüvvet, halka güzel zan beslemek, onlara saygıyı muhafaza etmektir.

    Fütüvvet, şefkatli olmak, kardeşini nefsine tercih etmektir.

    Fütüvvet, belâ gelince şikâyet etmemek, gönül hoşlu-ğuyla karşılamaktır.

    Fütüvvet, iyilerle sohbet edip şerlilerle sohbet etmekten kaçınmaktır. Bütün bunlar ve benzeri, fütüvvet yollarından ve huylarındandır.

    Kuşeyrî‘ye göre fütüvvetin aslı, bir kulun sürekli (Allah için) başkasının işinde koşmasıdır. (Kuşeyrî, Risale, s. 226)

    Nasrâbâdî‘ye göre fütüvvet, dünya ve âhiretten yüz çevirmek (gönlü Allah rızâsına bağlayıp) dünya ve âhiret nimetlerine tenezzül etmemektir. (Kuşeyrî, Risale, s. 227)

    Sülemî fütüvveti, “Hz. Âdem gibi özür dilemek, Hz. Nuh gibi iyi, Hz. İbrahim gibi vefalı, Hz. İsmail gibi dürüst, Hz. Musa gibi ihlâslı, Hz. Eyyûb gibi sabırlı, Hz. Davud gibi cömert, Hz. Muhammed gibi merhametli, Hz. Ebû Bekir gibi hamiyetli, Hz. Ömer gibi adaletli, Hz. Osman gibi hayâlı, Hz. Ali gibi bilgili olmaktır“ şeklinde tarif etmiştir.

    Ebû Abdullah es-Sincârî hazretlerine fütüvvetin ne olduğu sorulunca şöyle demiştir:

    “Halkın noksanlarını hoş görmek ve kendi kusurlarını da bilmektir. İyi olsun kötü olsun bütün insanlara şefkat etmektir. Fütüvvetin kemali de halkın seni Hak‘tan mahcup etmemesidir.“ (Abdurrahman-ı Câmî, Nefehât, s. 178.)

    Fudayl b. İyâz da (k.s) şöyle der: “Fütüvvet (asıl yiğitlik) kardeşlerinin hatalarını her zaman affetmektir.“ (Sühreverdî, Avârifü‘l-Maârif, s. 254; Kuşeyrî, Risale, s. 226; Gazâlî, ihya, 2/964; Bursevî, Rûhu‘l-Beyân, 4/485; Muhammed Hânî, el-Behcetü‘s-Seniyye, s. 30.)

    Ebû Bekir el-Verrâk (k.s) demiştir ki: “Feta (yiğit insan), hiçbir hasmı olmayan (kendisine haksızlık eden herkesi hoş görüp bağışlayan) kimsedir.“ (Kuşeyrî, Risale, s. 226.)

    Sehl‘e göre fütüvvet, sünnete uymaktır. (Kuşeyrî, Risale, s. 227)

    Ruveym b. Ahmed (k.s) şöyle demiş: “Fütüvvet, din kardeşlerinden gördüğün eziyetlere karşı af ile muamele etmendir. Hatta onlarla öyle konuşmalısın ki onlar senden özür dilesinler.“ (Sülemî, Tabakatü‘s-Sûfiyye, s. 183; Abdurrahman-ı Câmî, Nefehât, s. 161.)

    Cüneyd-i Bağdâdî‘ye fütüvvetin ne olduğu sorulunca,

    “Fütüvvet, hiçbir fakirden nefret etmemen, hiçbir zengine de halini arzetmemendir“ demiştir. (Kuşeyrî, Risale, s. 227)

    Cüneyd bir başka defasında fütüvveti, “Eziyeti kaldırmak, başkalarından bir şey beklememek ve şikâyeti ter-ketmek“ diye tanımlamıştır. (Kuşeyrî, Risale, s. 227)

    Muhâsibî‘ye göre fütüvvet, başkalarına insaf ettiğin halde onlardan insaf beklememen; başkalarına bağışta bulunman, fakat başkalarından bağış beklememendir. Vermen, fakat almamandır. (Kuşeyrî, Risale, s. 227)

    Şiblî fütüvveti şöyle tanımlar: “Fütüvvet, muhabbet anında sadakat, düşmanlık anında yumuşaklık (rıfk), kıtlık ve azlık anında elindekini bölüşmektir.“

    Ebû Abdullah es-Sizcî‘ye sordular:

    “Neden sûfîler gibi hırka giymiyorsun?“ Dedi ki:

    “Hırka giymek ancak fütüvvet ehli, yiğit kişilere yaraşır. Fütüvvet ehlinden olmayanın böyle şeyler giymesi, nifak alâmetidir. Fütüvvet yükünün altına girmeden onların damgasını taşımak yakışmaz.“

    “Peki, öyleyse fütüvvet nedir?“ diye sordular:

    “Fütüvvet, insanları mazur kendini kusurlu görmek. Başkalarını tam, kendini noksan, insanların iyisine kötüsüne, topyekün halka şefkat ve merhamet nazarıyla bakmak. Fütüvvetin en yüksek derecesi ise halkın seni Hak‘tan alıkoymaması, Hak ile arana perde olmamasıdır“ diye cevap verdi.“ (Sülemî, Tabakatü‘s-Sûfiyye, s. 255)

    Muhammed b. Fazl‘e sordular: “Fütüvvet nedir?“ Şu karşılığı verdi:

    “Fütüvvet, Allah‘ın emirlerine uyarak iç dünyasını, güzel huy ve iyi geçimle dış dünyasını koruyabilen insanların sıfatıdır. (Sülemî, Tabakatü‘s-Sûfiyye, s. 216)

    İmam Ali fütüvvet beş şeyle olur demiştir:

    1. Varlık sırasında tevazu göstermek.

    2. Cezalandırmaya gücü yettiği halde bağışlamak.

    3. Az da olsa elindekinden vermek.

    4. Karşılık beklemeden vermek.

    5. Herkese nasihat etmek.


    Edep Ya Hu / Allah Dostlarının Örnek Ahlakı
    Siraceddin Önlüer







+ Yorum Gönder
fütüvvet anlayışı,  fütüvvet anlayışı nedir
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi