Aile ve akrabalık bağları

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Aile ve akrabalık bağları ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Aile ve akrabalık bağları





  2. 2
    Forumacil
    Özel Üye





    Cevap: aile ve akrabalık bağları



    aile ve akrabalık bağları hakkında bilgi

    Akrabalık ilişkileri insanın bireysel ve sosyal hayatının olmazsa olmazlarından olup çok önemli bir olgudur. Hiç kimse ağaç kovuğundan çıkmadığı gibi mutlaka bir aile ortamında yetişmiş ve akrabalar zincirinin halkasında yer almıştır. Yani bir insan istese de istemese de akrabalık zincirinin bir halkası olmak durumundadır. Bundan kaçış yoktur; beğense de beğenmese de herkes akrabalık halkasında doğar, gelişir ve yaşar.
    Kültürümüzde; aynı sülaleden (kan bağı) gelmiş olmaktan oluşan bağlantı “akrabalık”, başka bir aileden olan evlilikler yoluyla kurulan yakınlığı da “hısımlık” olarak adlandırılır.
    Günümüzde her iki türlü yakınlık genel olarak “akrabalık” adı altında nitelendirildiğinden biz burada akrabalıktan bahsederken bu terimi, her iki yönden oluşan yakınlıklar (bağlar) için kullanacağız.
    Ana-baba ve çocuklardan oluşan çekirdek ailenin akrabalık halkası, çocukların evlenme çağına gelmesiyle birlikte gittikçe genişlerken, halkanın içerisine giren bireylerin kimlik ve kişilikleri, kültür seviyeleri, hayata bakışları aileyi doğrudan veya dolaylı olarak etkilemektedir.
    Aileye katılan gelin ve damatların, katılmış oldukları aileye uyum sağlamaları; aile bireyleriyle sevgi, saygı ve hoşgörü çerçevesinde iyi ilişkiler kurmaları; ailenin de halkaya yeni katılan üyelere karşı aynı doğrultuda gereken tutum ve davranışları göstermeleri ailenin huzuru ve mutluluğu için öncelikli bir şarttır. Bundan dolayı, anne-babalar ailelerine katılacak olan gelin ve damatları seçerlerken hassasiyet gösterir, kendileriyle uyumlu olabilecek ve kendilerinin de kolay uyum sağlayabileceklerine inandıkları ailelerle akraba olmaya gayret ederler.
    Çünkü kurulan yeni akrabalıklar aileye huzur ve mutluluk getirebileceği gibi aynı zamanda ailenin huzur ve mutluluğunu bozucu; ailede sürtüşmelere, çekişmelere yol açıcı sonuçlar da doğurabilmektedir. Bundan dolayı kurulan yeni akrabalıklar ve aileye yapılan yeni katılımlar ziyadesiyle önemlidir ve bu konuda ne kadar hassasiyet gösterilse yerindedir.
    Aynı ana-babadan doğan kardeşler muhakkak ki, birbirlerini sevip saymak durumundadırlar. Yeri geldiğinde birbirlerinin eksiğini, hatasını hoş görmeleri; dayanışma içerisinde olmaları yetişip büyüdükleri aile hayatının tabii bir neticesi olarak tezahür eder. Ancak, aileye sonradan katılanlar başka ailelerden ve sosyal çevreden gelmiş olduklarından o ailenin bireylerine karşı kendi aile bireylerine gösterdikleri sevgi, saygı ve hoşgörüyü göstermekte zorlanabilirler.
    Fakat yapılması gereken de; şayet o ailenin bir ferdi olarak bir değer kazanmak ve akrabalar halkasında saygın bir yer edinmek isteniyorsa, yeni katıldıkları ailenin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini benimsemek ve aile bireyleriyle en iyi bir şekilde ilişkiler kurmanın yollarını arayıp bulmaktan başka bir şey değildir. Aksi takdirde kendilerini katıldıkları ailenin huzurunu bozan, sevilmeyen, güvenilmeyen, kendisinden kaçılan bir kişi olarak kalmaya mahkûm etmiş olurlar. Aile ve akrabalık halkasına katılan bu yeni bireyler yeni ortamlarında problem çıkarmak bir yana tam aksine kendilerine güven duyulmasını sağlamak ve iyi niyetli olduklarını göstermek için ailenin bireyleri arasında meydana gelen ufak tefek sürtüşmeleri ortadan kaldırıcı, sevgi ve saygı temelinde problemleri çözücü bir rol üstlenme arayışı içerisinde olmalıdırlar.
    Bu manada, gerek birinci halka, gerekse sonraki 2., 3… halkalar arasında akrabalık ilişkilerinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesinde hatta kuvvetlendirilmesinde aileye katılan gelinlere çok önemli görevler düşmektedir.
    Bir gelin katıldığı yeni ailesini samimiyetle benimser ve ailenin büyüklerine saygıyla, küçüklerine sevgi ve hoşgörü ile yaklaşırsa o ailenin huzur ve mutluluğunun korunmasına ve geliştirilmesine paha biçilmez bir değer katar. Bunun aksine, bu meziyeti gösteremez veya bencillik edip göstermemekte inat ederse; ailenin bireyleri arasında önceden var olan sevgi, saygı ve hoşgörünün ortadan kalkmasına, kardeşlerin arasının açılmasına, akrabalık ilişkilerinin zedelenmesine ve yıllardır devam ettirilmekte olan sevgi ve saygının düşmanlığa dönüşmesine sebep olunur.
    “Yuvayı dişi kuş yapar” sözünden hareketle, burada aileye katılan gelinler arasındaki sevgi, saygı ve hoşgörünün çok çok önemli olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Hele hele geniş ailelerde (3-5 kardeşli), aileye ilk katılan “Büyük Gelin”in olumlu ve akıllı yaklaşımları fevkalade önemlidir.
    Büyük gelinler bu manada aileye yeni katılanların ablası ve rehberi durumunda olabilmelidirler. Yeni gelini kendilerine bir rakip gibi görmeden onlara sevgi ve şefkâtle yaklaşmalıdırlar. Aksi takdirde, ailede kendisine düşen sorumluluğun bilinciyle hareket etmeyip bencilliğine esir olanların ileride kendilerinden oluşan, yani kendi eş ve çocuklarından meydana gelen çekirdek ailesinin de huzursuz ve mutsuz olmasının temellerini atmış olur; hem kendisini hem de çocuklarını yalnızlaşmaya mahkûm eder. Ayrıca da bilahare kendi çekirdek ailesine katılacak olan gelin ve damatlarından haklı olarak bekleyeceği sevgi, saygı ve hoşgörüyü görme ve isteme hakkını da kaybeder.
    Günümüzde ne yazık ki, 20-25 sene sonrasını hiç düşünmeyerek çekirdek ailenin dışına çıkmadan kendi kendine yaşamak isteyen, “Ben! Ben!..” diyerek nefsinin esiri olan ve hiçbir zaman “Biz” diyemeyen, mensup olduğu aileyi kucaklayamayan, günü geldiğinde de: “Hani akrabalarımız neredeler? Acımızı, mutluluğumuzu bizimle paylaşmıyorlar!” diye serzenişte bulunan, hatta daha da ileri giderek acı ve tatlı günlerinde akrabalarının yanlarında olmamalarını bozgunculuk için fırsat bilip bahane ederek akrabalarıyla kendi çocuklarının arasının daha da soğumasına ve yalnızlaşmalarına sebep olan bilinçsiz, şuursuz bir tutum ve davranış sergileyen anne-babalara çokça rastlamaktayız. Bu gerçekten çok acı bir tablodur. Böyle bir durumla karşı karşıya kalan geniş aileler ne yazık ki dağılmaya ve mutsuz olmaya mahkûmdurlar. Buna sebep olanların da günü geldiğinde; “Elbette çekecekleri vardır”, diye düşünüyorum.
    Tabii olarak; gelin veya damatların “katıldıkları ailenin büyüklerinin” ve “diğer aile bireylerinin” de yeni üyelere ve akrabalık kurdukları aileye karşı sorumlulukları vardır. Onlar da karşıdan bekledikleri sevgi, saygı ve hoşgörüyü muhataplarına göstermek durumundadırlar. Böyle değil de, her zaman tek taraflı fedakârlık beklentisi içerisinde olunursa akrabalıklardan beklenilen güzel sonuçlara ulaşılması hayalden öteye geçemez.
    İnsan sosyal hayatta hısım ve akrabalarıyla uyum içerisinde yaşayabildiği ölçüde bir değer ifade eder. Temelinde Allah rızası olan akrabalık ilişkilerine değer vermeyen, akrabalarına ve komşularına karşı sevgi, saygı ve hoşgörüyü çok gören insanların; akrabaları dışında oluşturdukları sözde iyi sosyal ilişkiler hem temelsiz hem de geçici olmaya mahkûmdur. Kaldı ki oluşturdukları o sosyal çevreleri tarafından, günü geldiğinde: “Yahu, bunların hiç mi akrabaları yok; bunlar ağaç kovuğundan mı çıktılar?” diye sessizce kınanacaklardır. Akrabalarıyla uyumlu olmayan, komşularıyla iyi geçinmeyen kişilerin başkalarıyla olan görünürdeki iyi ilişkilerinin temelinde ise mutlaka menfaat ilişkileri olduğunu düşünüyorum; karşılıklı çıkarlar ortadan kalkınca görünürdeki o iyi ilişkilerin de ortadan kalkması kaçınılmazdır. Bir insanın sosyal hayatta insanlara sunacağı sevgi, saygı ve hoşgörüde önceliği kendi yakın akrabalarına verememesi bence büyük bir eksikliktir…
    Akrabalarla iyi ilişkiler içerisinde olmak ve akrabaya yardım etmek, insan olmanın olmanın olmazsa olmaz bir şartı, aynı zamanda da dini bir sorumluluktur. Yeni akrabalıkların ve yeni yuvaların çokça kurulduğu şu günlerde anne-babaların, çocuklarını evlendirmeden önce “akrabalık ilişkilerinin önemi ve kendilerinin yeni katılacakları ailelerinde uyumlu ve yapıcı olmalarının gerekliliği” hakkında güzel nasihatleri kulaklarından eksik etmemelerinin yerinde ve lüzumlu olduğunu düşünüyorum.







  3. 3
    Ziyaretçi
    çok güzel idi çok beğendim yazana tebrikler ben eylül bulut saygılarımla







  4. 4
    Ziyaretçi
    Yani güzel ama biraz sıkıldım. Ama dedigim gibi çok güzeldi :)

+ Yorum Gönder
akrabalık ilişkileri,  aile ve akrabalık,  aile ve akrabalık bağları,  aile ve akrabalık ilişkileri,  akrabalık ilişkileri neden önemlidir
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi