Peygamberimizin örnek olayları

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Peygamberimizin örnek olayları ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Peygamberimizin örnek olayları





  2. 2
    İlk Yolcu
    Bayan Üye





    Cevap: peygamber efendimizin örnek bazı olayları

    En zor durumlar bile onu verdiği söze bağlılıktan vazgeçiremezdi.

    Hiçbir menfaat ona, bu konuda geri adım attıramazdı. Mekke'den Medine'ye gelirken müşriklere yakalanan ve kendilerine karşı savaşmamak şartıyla serbest bırakılıp Bedir savaşı öncesi Hz. Peygamber'e kavuşan Huzeyfe el-Yeman ve bir arkadaşı, olayı Resul-i Ekrem'e anlattığında sayılarının azlığı, adama olan ihtiyaçlarının şiddetine rağmen onlara savaşa katılamayacaklarını ifade ile "siz geriye dönün, her halükarda sözünüze riayet edeceğiz. Bizim sadece Allah'ın yardımına ihtiyacımız var" demişti.

    Hudeybiye'de müşrikler ile yapılan anlaşmanın şartlarından biri de Mekke'den müslüman olarak Medine'ye gidecek olan kimselerin, talep edilmesi durumunda Mekkelilere geri verilmesi idi. Daha antlaşma henüz imzalanmış iken Ebu Cendel, elleri zincirli bir halde, hapsedildiği zindandan kaçarak Müslümanların bulunduğu yere gelmişti. O esnada orada bulunup, anlaşmayı yapmış olan müşrik Süheyl Bin Amr, antlaşmanın derhal tatbikini talep ile kaçağın kendisine teslimini istediğinde bu durum Müslümanların ağırına gitmişti. Resul-i Ekrem ise inananların selamet ve kurtuluşuna olanca düşkünlüğüne rağmen "Ey Ebu Cendel, sabret! Biz ahdimizden dönemeyiz. İnşallah Allah sana yakında bir yol açacaktır" demişti. Ne ahde bağlılıktan taviz vermiş ne de Ebu Cendel'i ihmal etmişti. Sözde durmayı, ahde bağlılığı kul olmanın gereği olarak görmüş, işin sonucunu Allah'a havale etmiş, O'na güvenip dayanmıştı.

    Resul-i Ekrem'in tevazu ve sadeliği
    kendini beğenmenin, gösteriş ve kibrin ve hatta her yerde bir şekilde kendine yer edinen bencilliğin bir elbisesi değil, aksine eşsiz bir samimiyet ve içtenliğin doğal bir muhafazası idi. Arkadaşları arasında bulunurken, O'nu fark edilmez yapan da işte bu özelliğiydi. Bir meclise geldiğinde boş bulduğu yere oturur, "Ben bir kral değilim" diyerek kendisi için ayağa kalkılmasını istemez, elinin öpülmesine müsaade etmezdi. Bir defasında kendisini görüp de heyecanlanan bir kimseye "Heyecanlanma! Ben kuru et yiyen bir kadının oğluyum" demişti. Kendisine "yaratılmışların en hayırlısı" diye hitap edildiğinde "yaratılmışların en hayırlısı İbrahim idi" diyerek cevap vermiş, kendisi için Allah'ın O'na vermiş olduğu "Allah'ın kulu ve elçisi" vasfından başka bir vasfın kullanılmamasını istemişti. Sık sık bu konuda arkadaşlarını uyarır, şeytanın kendilerini kandırmaması için dikkatli olmalarını tavsiye ederdi.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi