Mizah kültürünün tarihçesi

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Mizah kültürünün tarihçesi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Mizah kültürünün tarihçesi





  2. 2
    Gülcan
    Usta Üye





    Cevap: mizah kültürünün tarihçesi

    MİZAHIN TARİHÇESİ

    Batı kaynaklarına göre; mizahın kökeninin M.Ö 4ve 5yy. da Yunanistan’a kadar uzandığı söylenir. Mizah toplumsal sevinçlerin dışa vuruş şeklidir. Buna göre; eski Yunanda Dionysos şenlikleri Hititlerde ise Purilli ayinleri içinde ; mizah bulunduran eğlencelerdir.Tarihte toplumlara baktığımız zaman iyi ile kötünün hep yan yana savaştıklarını görürüz öyle ki bu durum destanlara , masallara ve çeşitli halk hikayelerine de yansımıştır.
    Bir bakıma bu iki zıt kavram aslında Kura’n i temel fikirleri de barındırırlar. İslam dininin yaygınlaşması ile toplumların gelişmesinde ahlaken iyi bir düzeye ulaşmasında Kura’n i kavramların esas alınması etkili olmuştur.Bu bir ihtiyaçtır.. Zaten Hz. Allah varlığın temeline bu iki kavramı yerleştirmiştir. Buna göre de eski toplumlarda iyinin kötüye galip gelmesinin sonunda eğlenceler düzenlenmiştir.. Böylece kötünün alaya alınması mizahı doğuran bir sebep olmuştur.
    Eski Yunan da kötünün sembolü olarak görülen yılana şarap içirilerek onun deliğine girememesi mizah olarak görülmüştür.
    Anadolu‘da ise halk arasında yüz yıllarca bu ve buna benzer hikayeler anlatıla gelmiştir. Örneğin; Farenin peyniri yiyerek şişmanlaması sonucu deliğine girememesi ve ev sahibine yakalanması mizah konusu olmuştur.(Öngören:1998.17). Ayrıca bilgiye ulaşma ve onu anlamaya yönelik bir araç olarak da kullanılmıştır.
    İnsanları ikna etmenin bir yolu olarak da bilmeceler ortaya çıkmıştır. (Williams 1997: 54). Tarihsel süreç içinde baktığımızda mizah Rönesans ile birlikte çeşitlilik kazanmıştır. Papazlara ve Kiliseye yönelik zengin bir mizah anlayışı gelişmiştir. Mizahın gelişme dönemi Ortaçağdır. Bunun sonucunda gelişen mizah anlayışı halkın desteğini alarak soyluları ve belirli kişileri hedef almıştır.
    Bu dönemde Cervantes ve Moliere’nin eserleri o dönem için çok etkili olmuştur. Temelinde hoşgörü bulunduran bu mizah anlayışı sosyal,ekonomik ve politik problemleri sözlü ya da yazılı olarak ince bir alayla vermeye çalışmıştır.
    Bütün bu süreçlerden sonra mizah bu günkü durumuna ulaşmıştır. Mizahın psikolojik olarak iyileştirici gücünün olduğu da gözlemlenmiştir. Böylece mizahın önemi sanatsal ve edebi metinlerde yer almasının yanı sıra sağlık alanında ve psikolojide de anlaşılmış ve çeşitli hastalıkların tedavisinde de kullanılmıştır.
    Ortaçağda mizahın iyi bir sindirim etkisi gösterdiği düşünülüp saray soytarıları yemeklerden sonra soyluları eğlendirme ile görevlendirilmişlerdir.(Hefferin.1996:42.).
    II. Dünya savaşından sonra radyo ve televizyonun (Philips ve Tomlinson 1992-16). giderek gelişmesi toplumlar üzerinde büyük etkiler meydana getirmiştir. . Bundan sonra televizyon evlerde önemli bir eğlence aracı olarak yerini almıştır. Daha sonraları; sese görüntüde eklenerek olaylar görüntüsel olarak da anlatılmış böylece görsel mizah da gelişmiştir.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi