Atatürke göre basın hürriyeti nasıl olmalıdır

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Atatürke göre basın hürriyeti nasıl olmalıdır ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1

  2. 2
    Gülcan
    Usta Üye





    Cevap: atatürke göre basın hürriyeti nasıl olmalıdır

    Türkiye'de İfade Özgürlüğü konusunda; kanunlar çatışmaktadır. Anayasa'nın bir kanunu insanlara fikir özgürlüğü sunarken, tekrar Anayasa'nın başka bir bendi veya ceza kanununun başka bir kanunu da buna izin vermez.
    Örnek olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 25'inci maddesine göre:
    "Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir."
    Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.
    Göz ardı edilen bu madde ardından gelen; 26'ıncı madde " Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti" üzerinedir, 2001 yılı itibari ile de Anayasa değişikliğine gidilerek bu hak Anayasa'dan kısmen çıkartılmış ve ceza mahkemelerine verilmiştir. Ancak; halen 25'inci madde üzerinde bir değişiklik yapılmamıştır. Bu da Anayasa'da bulunan iki kanunun ard arda gelmesine rağmen çakıştığını vurgular.
    "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.

    (Değişik: 3.10.2001-4709/9 md.) Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.

    (Üçüncü fıkra mülga: 3.10.2001-4709/9 md.)

    Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.

    (Ek: 3.10.2001-4709/9 md.) Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir."

    Bu doğrultuda; her ne kadar sadece bir kaç cümle önce "Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar." denilse de; değişiklik olan bir kaç cümle sonrasında "usuller kanunla düzenlenir" ibaresiyle halen içinden çıkılamayan bir ikilem haline gelmiştir.
    30 Temmuz 2003 târihinde yayımlanan 4953 sayılı kanunla; 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 159'uncu maddesine eklenen son fıkrası doğrultusunda; halen mevcut 59. Hükumet'imiz uluslararası arenadaki en fazla tanınan kanunumuz 301'inci maddenin önergesi oylanmış ve kabul edilmiştir.
    "Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlarını aşağılama" başlığı altında incelenen bu madde şöyledir:

    Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Devletin yargı organlarını, askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
    Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.
    İfade özgürlüğü'ne bağlı olarak basın özgürlüğü'nde Türkiye; Reporters Without Borders'ın raporuna göre; Dünya'da basın özgürlüğü'ünde 168 ülke arasında Nikaragua, Katar, Tanzanya, ve Zambiya gibi ülkelerin ardında 98'inciliği Fildişi Sahili ve Butan ile paylaşmaktadır.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi