Mustafa kemal paşaya göre ayaklanmaların sebep yada sebepleri nedir

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Mustafa kemal paşaya göre ayaklanmaların sebep yada sebepleri nedir ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    Gülcan
    Usta Üye





    Cevap: mustafa kemal paşaya göre ayaklanmaların sebep yada sebepleri nedir

    Devlete veya kanuna topluca karsı gelme, başkaldırma hareketi, isyan da denir.
    Osmanlı tarihi baştan sona bir savaşlar ve ayaklanmalar tarihidir, özellikle «Duraklama Kuyucu Murat Paşa ayaklananlara karşı çok kıyıcı davranmış, sırayla hepsini yenerek ortadan kaldırmışsa da, daha sonra izlenen yanlış tutum yüzünden beşon yıllık bir sessizlikten sonra olaylar yeniden patlak vermiştir.

    Ayaklanmaların nedenleri
    Bu ayaklanmaların başlıca iki nedeni vardı: yönetimdeki bozukluk ve ekonomik sıkıntı. Yönetim örgütü çok kötü durumdaydı. Kanunî Sultan Süleyman'dan sonra başa geçen padişahların çoğu ya çocuk, ya hasta, ya da yetersiz kişilerdi. îşbaşındakiler, yetenekli kişiler değildi. Kim çok para verirse yüksek memurluklar onlara veriliyordu. Ayrıca, savaş gider¬eri köylüden toplanan vergilerle karşılanıyordu. Bu yüzden köylü hergün biraz daha yoksullaşıyordu. Halk devlet memurlarının zulmünden yılıyordu. Bu yüzden ya daha insaflı yöneticilerin bulunduğu yörelere göçüyor ya da celâli başlarının yanına girerek eşkiya oluyordu.
    ikinci büyük neden ekonomik sıkıntıydı. Savaş ganimetlerinin sona ermesi gibi Anadolu'dan geçen büyük ticaret yolları da kapanmıştı. Avrupalılar artık Afrika'nın güneyinden dolaşarak Uzakdoğu ile ticaret yapıyorlardı. Dışarıdan gelen mallara karşı altın ve gümüş para dışarıya akıyordu. Altın ve gümüşe değersiz madenler katma zorunluğu para değerini düşürüyordu. Tımar ve zeamet dağıtımında yolsuzluklar alıp yürümüştü. Bunlara Osmanlı sarayının ve devlet adamlarının dillere destan israfını da eklemek gerekir. Halk yoksulluk ve acı içinde kıvranırken saray ve devlet adamları konak ve saraylarda saltanat ve tantana içinde yaşıyorlardı.
    Ağır yük altında bunalan halk, bozulan düzeni düzelteceğim, ahlâksızlığı ortadan kaldıracağım diyen çıkarcıların ardına düşüyordu. Bunların yanı sıra haklı olarak ayaklananlar da vardı. Sultan İbrahim zamanında Sivas valisi olan Vardar Ali Paşa namuslu bir adamdı. Padişah kendisinden rüşvet, arkadaşı Ipşir Paşa'dan da nikâhlı karısını isteyince ayaklandı. Fakat ne gariptir ki celâli olan bu paşayı, uğruna ayaklandığı îpşir Paşa öldürtmüştür. XVIII. yüzyılda başgösteren ayaklanmaların nedenleri de bunlardan farklı değildi. Fakat XIX. yüzyıldan itibaren milliyetçilik akımlarının gelişmesi ile orantılı olarak ayaklanmalar etnik bir özellik kazanmağa başladı.
    Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında karşılaşılan ayaklanmaların bastırılması Millî Mücadele'yi ve daha sonra devrimlerin kökleşmesini güçleştirmişse de dayanakları çürük olduğundan bir daha yinelenme olanağı kalmamıştır. Böylece Osmanlı Devleti ile birlikte* ayaklanmalar da sona ermiştir.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi