Annemiz için mektup

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Annemiz için mektup ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Annemiz için mektup




    Soru: annemiz adına mektup annemiz ile ilgili güzel bir mektup örneği istiyorum ?







  2. 2
    Galus
    Özel Üye





    Cevap: Annemize mektup örneği

    Anneye Mektup..

    Ne garip; yeni yeni farkediyorum ki, çocukları anne olunca
    çocuklaşıyor anneler... Ve insan, zamanın nasıl insafsız bir öğütücü
    olduğunu bu rol değişiminde anlıyor. Eminim karnındaki ilk tekmemden, hatta
    doktorların
    'Bundan sonra ağır kaldırmak yok' müjdesinden beridir iki kişilik yaşıyorsun
    yaşamı...
    Doğum odasında bir küçük el saçlarına tutununca değişti herşey ve o el, o
    saçtan hiç eksik olmasın istedin.
    Kimbilir kaç geceyi karyola başuçlarında derin iç çekişler dinleyip
    hüzünlenerek uykusuz geçirdin, kaç emzirme seansında bitkin uyuyakaldın. O
    gün bugündür hayatı, bir toprakla çiçeği kadar ortak üretiyor, tüketiyoruz.
    Yolboyu, kusurlarını hiç görmedik birbirimizin, yeteneklerimizi abarttık

    karşılıklı; toz kondurmadık üzerimize, kol kanat gerdik... Ben dünyanýn en
    iyi evladıyıdım, sense tarihin en iyi annesi... Her çığlıkta başucumda
    biteceğini bilmenin güveniyle büyüdüm. Her derdimde benden çok
    dertleneceğini bilmenin o bencil alışkanlığıyla ayakta kaldım.


    Sevginle donandım...
    Ama sonra birden o korkunç çark devreye girdi ve yaşamın acımasız kuralı
    işledi ;
    Büyüdüm... Senin kollarında 'sen'den habersiz, bambaşka bir 'ben' çıktı
    ortaya. Bazen o eski 'ben' e hiç benzemeyen bir 'ben'... Çünkü farkettim ki
    anlattığın masalların yaşamda karşılığı yokmuş. Kızlar bir prens umuduyla
    kurbağaları öpedursun, ben her yalanda burnumu yokladım. şaşırdım.
    Bostandaki lahanaların, ısırılmış lahanaların ve benzeri pastoral ninnilerin
    modasının geçtiğini gördüm sokakta...


    Söyleyemedim sana...
    'Yaşamın değiştiğini, eski tecrübelerin artık eskisi kadar geçerli
    olmadığını' anlatan kitapları salonun ortasında açık bıraktım, açıp okuyasın
    diye...
    Her kuşağın o vazgeçilmez ikilemi depreşti yeniden; 'Devir de amma
    değişti'diye yakınırken sen; ben ilginle boğulduğumdan dertlendim.
    Bir yerim
    yaralandığında 'Anam görürse ne kadar üzülür' diye gizlemeye çalışmak küçük
    bir çocuk için nasıl bir yüktür bilir misin? Acından çok onda yaratacağın
    acı, acıtır canını...


    Oysa ne çok acılar paylaştık seninle...
    Ve ne çok sevinçler yaşadık beraber...Nasıl dar günlerde yardıma koşup, kaç
    þenliğine ortak olduk birbirimizin? ... Lakin artık kafesten uçma
    vaktiydi. 'Danaların
    girdiği bostan' da ayakta kalabilmenin yolu, tek başına kanat çırpmayı
    öğrenmekten geçiyordu.


    Yargıladık birbirimizi bir dönem...Sorguladık... Sen bana eş dost
    çocuklarını örnek gösterdikçe, ben seni eş dost ebeveynleriyle kıyaslar
    oldum. Sen her sohbete 'Bizim çocukluğumuzda...' diye başladıkça ben,
    değişen takvim yapraklarını koydum önüne...
    Nasıl da zalim bir çark bu değil mi? Doğuyor, doğuruyor ve günün birinde
    yuvadan uçacağını bile bile koca bir ömrü karşılıksız veriyorsun... ...Ve
    hayat birden ıssız bir adaya dönüşüveriyor. Sonrası kâh bir kapı zili
    beklentisi, kâh bir mektup, kâh bir telefon sesi... Gizliden gizliye özlenen
    bir torun müjdesi... Fotoğraflar sarardıkça solan bir yaşam ve uzaklaştıkça
    yakınlaştığımız bir mazinin geri dönmez anıları... Yazılarla konuştuk öyle
    zamanlarda...Bakışlarla anlaştık. Ağlaştık birbirimizden gizleyerek
    acılarımızı... Bir mimikle özleştik, bir gülüşle kavuştuk. Ben büyürken seni
    de büyüttüm.


    şimdi çok daha iyi anlıyoruz birbirimizi...
    Çünkü küçücük bir el saçlarımı kavrıyor geceleri...
    Karyola başlarında uykusuz geceler geçiriyorum.
    Pastoral ninnilerle büyütüyoruz oğlumu;
    yalancı çocukların burunları uzuyor masallarda, öpülen kurbağalar prens
    oluyor.
    ...Ve yaşamın değiştiğini, eski tecrübelerin geçersizleştiğini anlatan
    kitapları kaldırıyoruz salondan gizli gizli... O korkunç çark, acımasız bir
    hızla dönmeye devam ediyor. Zaman, öğütüyor kuşakları... insan ancak mahrum
    kalınca anlıyor sevginin değerini...Bense sevginden mahrum kalmaya fazla
    dayanamayacağımı biliorum........

    O yüzden sana upuzun bir ömür diliyorum.

    Hem biliyor musun?

    "Seni çok seviyorum."


    Alıntıdır!







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi