İttihat ve terakki cemiyeti hangi padişahın tutumunu sona erdirmek için kurulmuştur

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden İttihat ve terakki cemiyeti hangi padişahın tutumunu sona erdirmek için kurulmuştur ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    İttihat ve terakki cemiyeti hangi padişahın tutumunu sona erdirmek için kurulmuştur





  2. 2
    Galus
    Özel Üye





    Cevap: İttihat ve Terakki
    İttihat ve Terakki Fırkası ya da İttihat ve Terakki Cemiyeti (Osmanlı Türkçesi: إتحاد و ترقى, Güncel Türkçesi: Birlik ve İlerleme Partisi), Osmanlı İmparatorluğu'nda İkinci Meşrutiyet'in ilânına önayak olan ve 1889 yılında kurulup 1908-1918 yılları arasında kısa kesintilerle devlet yönetimine hakim olup, ideoloji olarak Türkçülüğü benimsemiş olan cemiyettir.

    Başlangıçta devletin anayasal bir düzene kavuşmasını amaçlayan gizli bir dernek olarak kurulan örgüt; anayasanın kabul edilip II. Meşrutiyet’in ilan edilmesinden sonra iktidarı denetleyen bir siyası parti (İttihat ve Terakki Fırkası) halini almış; 1912'de ise iktidar partisi olmuştur. Üyeleri “İttihatçılar” olarak anılır. Cemiyetin 1918'de kendini feshetmesinden sonra üyelerinin çoğu Milli Mücadele'de yeralmıştır.

    “İttihat ve Terakki”, bir siyasi örgütün olduğu kadar bir devrin ve bir kuşağın da adı olarak düşünülür.[1] İttihatçılar, kendinden önce gelen Genç Osmanlılar kuşağının devamıdır; kendilerinden "Jön Türkler" diye de bahsedilir.


    İttihad-i Osmani Cemiyeti’nin kuruluşu

    İttihat ve Terakki, 19. yüzyıl sonunda Osmanlı İmparatorluğu’nun içinde bulunduğu bunalımdan kurtulması için Kanun-ı Esasî’nin yeniden yürürlüğe konmasını isteyen öğrenciler tarafından 1889'da Askeri Tıbbiye Mektebi'nde İttihad-ı Osmanî Cemiyeti adlı gizli bir örgüt olarak kuruldu. Daha sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti adını alacak örgüt, aynı devirde kurulmuş irili ufaklı diğer pek çok örgütle birleşerek Osmanlı coğrafyasının en güçlü teşkilatı haline geldi.

    İttihad-i Osmani Cemiyeti, 2 Haziran 1889’da Askeri Tıbbiye’nin bahçesinde toplanan İshak Sükûti, İbrahim Temo, Abdullah Cevdet, Çerkez Mehmed Reşid adındaki dört öğrenci ile ve sonradan onlara katılan Hüseyinzade Ali Bey, Konyalı Hikmet Emin Bey, Cevdet Osman, Kerim Sebatî, Mekkeli Sabri Bey, Selanikli Nazım Bey, Şerafettin Mağmumi, Giritli Şefik tarafından kurulmuştu. Genç öğrencileri bir araya getiren, devletin içinde bulunduğu bunalım ve II. Abdülhamit yönetimine duyulan hoşnutsuzluktu. Kurtuluş için acilen Meşrutiyet yönetiminin kurulması, Abdülhamit yönetiminin yıkılması gerektiği düşüncesindeki gençler, bu konuda propaganda yapmak üzere örgütlendiler.

    Cemiyet, Haziran 1889’da Edirnekapı dışındaki bir bağda, bağ bekçisi Aluş Ağa’nın başkanlığında, 12 kişinin katılımı ile gerçekleşen bir toplantısında başkanlığa en yaşlı üye olan Ali Rüşdî’yi, sekreterliğe Şerefeddîn Mağmûmî’yi, saymanlığa Âsaf Derviş’i seçti. Bir piknik görüntüsü verilerek gerçekleştirilen bu toplantıya, “İnciraltı toplantısı” veya “Onikiler toplantısı” denilir. Cemiyetin İtalyan Karbonari Mason Teşkilatını örnek alarak hücreler halinde yapılanması, her üyeye bir sıra numarası verilmesi bu toplantıda kararlaştırıldı. Birinci hücrenin birinci üyesi “İbrahim Temo” oldu Zafersen.com sitesi İttihat ve Teraki Cemiyeti sayfası, Erişim tarihi:01.08.2011</ref>. Cemiyet toplantılarını her Cuma farklı yerlerde sürdürdü.

    Tıbbiyelilerin kurduğu İttihad-i Osmani, İstanbul’daki sivil ve askeri diğer yüksekokulların öğrencileri arasında taraftar kazanarak hızla büyüdü. Ancak propagandaya geçmek için acele etmeyen örgüt, 1895’e kadar daha çok iç eğitim sayılabilecek toplantıları yapmakla yetindi[2]. Toplantılarda Namık Kemal, Ziya Paşa gibi Genç Osmanlılar’ın yapıtlarını; İranlı hürriyetperverlerin ve Ali Şefkati’nin yapıtlarını okudular[2].

    Sultan Abdülhamid, cemiyetin varlığından ve faaliyetlerinden 1892’de haberdar oldu. Bu tarihten itibaren cemiyet üyeleri hafiyeler tarafından takip edildiler. Tıbbiye Mektebi komutanlığına Mehmet Zeki Paşa atandı ve disiplinli bir idare sağladı.

    Yeni disiplinli idarenin uygulamaları sonucu Cemiyetin önde gelen üyeleri çeşitli defalar tutuklandılarsa da kısa sürede serbest bırakılıyorlardı. Başkentte Ermeni eylemlerinin gerçekleştiği 1895 yılı, ittihatçıların daha sert eylemlere yöneldiği yıl oldu. 30 Eylül 1895’te başkentte düzenlenen büyük Ermeni yürüyüşünde Müslüman halkın Ermeniler’in karşısına çıkmasıyla 3 gün kanlı çatışmalar yaşanmıştı. Bu gelişme karşısında eyleme geçen cemiyet üyeleri olanların yönetimin basiretsizliğine kaynaklandığına, halkın yönetime karşı harekete geçmesi gerektiğine dair bildirgeleri dağıttılar, duvarlara yapıştırdılar. Eylemleri, pek çok tıbbiyeli üyenin hapse düşmesi veya sürgüne gönderilmesine neden oldu.

    Kimi cemiyet üyeleri karşılaştıkları sert uygulamalar nedeniyle cemiyetin yardımı ile Avrupa ülkeleri veya Mısır’a kaçtılar; kimileri cemiyet tarafından Avrupa’ya gönderilip eğitimlerini orada tamamladılar. Yurtdışına giden üyeler, gittikleri yerlerde cemiyetin eylem merkezlerini oluşturdular.

    İttihat ve Terakki'nin sonu

    Birnci Dünya Savaşı'ndaki yenilginin kesinleşmesinden sonra Talat Paşa hükümeti 8 Ekim 1918'de istifa etti. 1 Kasım'da yapılan olağanüstü kongrede İTC kendini fesh ederek "Teceddüd Fırkası" (Yenilenme Partisi) adıyla yeni bir parti kurulmasına karar verdi.

    Enver, Talat ve Cemal Paşalar; 1 Kasım 1918'i 2 Kasım'a bağlayan gece Alman torpidobotu 'R-1' ile İstanbul'u terk ederek 3 Kasım 1918'de Sivastopol'a ulaştılar.[10]







+ Yorum Gönder
ittihat ve terakki cemiyeti hangi padişahın hangi tutumunu sona erdirmek için kurulmuştur,  padişahın bu tutumu,  ittihat ve terakki cemiyeti hangi padişahı sona erdirmek için kurulmuştur
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi