Kelime i tevhidin anlam ve şartları

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Kelime i tevhidin anlam ve şartları ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    Gülcan
    Usta Üye





    Cevap: kelime i tevhidin anlam ve şartları

    Kelime-i Tevhid'in Okunuşu
    "Lâ ilâhe İllellâh, Muhammedün Resûlüllah."

    Kelime-i Tevhid'in Anlamı
    "Allah'tan başka İlah yoktur. Hazreti Muhammed (s.a.s.) Allah'ın Peygamberidir"

    KELİME-İ TEVHİD (La İlahe İllallah)'İN ŞARTLARI

    La ilahe illallah tevhid kelimesi cennetin anahtarıdır. Fertlerin ya da toplumların kurtuluşu ancak bu söze bağlıdır. Ne var ki; La ilahe illallah sadece mücerred bir şekilde de söylenen sözden ibarettir. La ilahe illallah kelimesinin, fertleri ve toplumları kurtuluşa sevk edebilmesi ancak bir takım şartları da beraberinde gerekli kılmaktadır. Nasıl ki; namaz, oruç, hac vs. gibi tüm ibadetlerin Allah katında makbul olabilmesi için yine Allah tarafından sınırları kesin bir şekilde bildirilmiş şartları mevcut ise, La ilahe illallah kelimesinin de söyleyen kimseye yüklediği yükümlülükler ve şartlar mevcuttur. Bakınız bu konuda Hanbeli alimlerinden İbn-i Recep şöyle demektedir."La ilahe illallah'ı söyleyip de ona şehadet etmekten maksad cehennemden kurtulmayı ve cennete girmeyi gerektiren bir sebep olmasıdır. Bu gereklilik ise söylenen sözün şartlarının hepsinin bir arada bulunması ve onu ortadan kaldıracak bir durumun olmaması halinde geçerlidir. Tevhid kelimesini söyleyen kişide bu kelimenin şartlarından bir tanesi eksik olursa yahut da tevhid kelimesini söyleyen kimse bu kelimeyi ortadan kaldıracak bir söz veya amelde bulunursa artık bu tevhid kelimesi, söyleyeni cehennemden kurtulmasını ve cennete girmesini sağlamaz. Bu görüş Hasan ve Vehb bin Münebbih'ten nakledilmiştir. Bu konu hakkında söylenenlerin en güzel ve en kuvvetlisi bu görüştür." (İbn-i Receb El'Hanbeli, Kelimetü'l İhlas, sy:7)
    Başka bir rivayette ise, Vehb bin Münebbih kendisine "La ilahe illallah cennetin anahtarı değil midir? Diye soran bir kimseye şu cevabı vermiştir: "Elbette öyledir. Ancak o açacak anahtarın dişleri var ise. Bilindiği gibi hiçbir anahtar dişsiz değildir. Şayet sen dişleri olan bir anahtar getirebilirsen o senin için cennetin kapısını açacaktır. Aksi takdirde ise açılmayacaktır." (Buhari, Cenaiz, 3/109)

    La ilahe illallah tevhid kelimesini şartlarını maddeler halinde şu şekilde kısaca belirtebiliriz:

    1- Manasını Bilmek

    Allah'u Teala şöyle buyuruyor: "Bil ki Allah'tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur." (Muhammed 19)

    "O'nu bırakıp çağırdıkları kimselerin şefaat etme imkanları yoktur. Bilerek hak ile şehadet edenler müstesna." (Zuhruf 86)

    "Allah kendisinden başka ibadete layık ilah olmadığına adaleti ayakta tutarak şahitlik etti. Melekler ve ilim sahipleri de buna şehadet ettiler. O'ndan başka ibadete layık ilah yoktur. O, Aziz'dir, Hakim'dir." (Al-i İmran 18)

    Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:"Kim; La ilahe illallah'ın manasını bilerek ölürse cennete girer." (Müslim)
    İmam Nevevi bu hadisin şerhinde şöyle demektedir: "Ehli sünnetin mezhebine göre iki şehadet kelimesi ile kalbin Allah'ı bilmesi birbirine bağlıdır. Biri bulunurda diğeri olmazsa (yani ikrar veya bilgiden biri bulunmazsa) o imanın bir faydası yoktur." (İmam Nevevi, Sahihi Müslim Şerhi 2/166)
    Yine aynı şekilde İmam Kurtubi, Sahihi Müslim üzerine yazmış olduğu "El'Müfhim Ala Sahihi Müslim" isimli kitabında "Sadece iki şehadet kelimesini sözle söylemek yeterli değildir" diye bir başlık atarak şöyle demiştir. "Aksine kesin olarak kalben iman etmesi gerekmektedir." (Said El'Kahtani, El'Vela Ve'l Bera, sy:40)

    2- Şeksiz ve Şüphesiz Manasını Kabul Etmek:

    Allah'u Teala şöyle buyurmaktadır: "Allah' ve resulüne iman eden sonra imanında asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad eden kimseler ancak hakkıyla iman edenlerdir. Samimi olanlar da işte bunlardır." (Hucurat 15)

    Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: "La ilahe illallah Muhammedun Resulullah'a şehadet ederim. Şüphe etmeyerek Allah'a bu iki şehadetle kavuşan kul asla cennetten men olunmaz" (Müslim)

    Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:"Ey Eba Hureyre! Bu bostanın arkasında kalbi yakinen şeksiz inanarak La ilahe illallah'a şehadet eden her kim rastlarsan onu cennet ile müjdele!" (Müslim)

    İmam Nevevi, Müslim şerhinde de Kadı Iyaz'dan şu şekilde bir alıntı nakletmektedir: "Bütün Ehli sünnet mezhebine mensup selefi salihin ile muhaddis, fukaha ve ehli sünnet olan Eş'arilere göre kalben gelen bir ihlasla ve samimiyetle iki şehadet kelimesini söyleyen kimse cennete girecektir." İmam Nevevi vu açıklamanın son derece mükemmel ve yerinde olduğunu söylemektedir." (İmam Nevevi, Sahihi Müslim Şerhi 2/167)

    3- Bu Kelimenin Gerektirdiği Manayı Kalbiyle ve Diliyle Kabul Etmek:

    Allah'u Teala şöyle buyurmaktadır: "Onlara 'La ilahe illallah' denildiği zaman kibirlenirlerdi. Deli olan bir şair için ilahlarımızı mı terk edeceğiz derlerdi." (Saffat 35-36)

    4- Hareketlerini, Davranışlarını ve Yaşantısını La İlahe İllallah'ın Manasına Uygun Düşecek Şekilde Düzenlemek:

    Allah'u Teala şöyle buyurmaktadır: "Azab size gelmeden önce Rabbinize yönelin ve O'na teslim olun. Sonra yardım da göremezsiniz." (Zümer 54)

    "İyilik yaparak kendisini Allah'a teslim eden ve İbrahim'in hanif dinine tabi olandan din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah İbrahim'i dost edinmiştir." (Nisa 125)

    "İyilik yaparak yüzünü Allah'a çeviren kimse muhakkak sapasağlam bir kulpa sarılmıştır. Bütün işlerin sonu Allah'a döner." (Lokman 22)

    "Hayır! Rabbine andolsun ki aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem tayin etmedikçe iman etmiş olmazlar. Sonra haklarında verdiğin hükümden dolayı içlerinde bir sıkıntı duymadan kendilerini tamamen teslim etmedikçe iman etmiş olmazlar." (Nisa 65)

    İbn-i Kesir bu ayetin tefsirinde şöyle diyor: "Allah (c.c) kendi şerefli mukaddes zatına yemin ederek buyuruyor ki, bütün işlerde Allah ve Resulünü hakem tayin etmedikçe hiç kimse gerçekten iman etmiş olmaz. Onun verdiği hüküm gizli ve açık her zaman bağlanılması farz olan hak ve gerçektir. Bunun içindir ki Allah (c.c.); "Sonra aralarında verdiğin hükümden dolayı içlerinde bir sıkıntı duymadan kendilerini tamamen teslim etmedikçe iman etmiş olmazlar" buyurmuştur.
    Yani seni hakem tayin ettiklerinde gönüllü olarak sana itaat ederler. İçlerinde senin verdiğin hükme karşı herhangi bir sıkıntı duymazlar. İç ve dışlarıyla bu hükme uyarlar. Bir karşı koyma, bir müdafaa ve münakaşa olmaksızın bütünüyle bu hükme teslim olurlar. Nitekim bir hadisi şerifte şöyle buyrulmuştur. "Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki arzusu benim getirdiğime tabi olmadıkça hiçbiriniz gerçekten iman etmiş olmaz." (İbn-i Kesir Tefsiri)

    5- Yalanlamayıp Kalbiyle ve Diliyle Tasdik Etmek:

    Allah'u Teala şöyle buyurmaktadır:"Bir kısım insanlar vardır ki: "Biz Allah'a ve ahret gününe iman ettik" derler. Halbuki onlar mü'min değillerdir. Allah'ı ve iman edenleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar. Fakat bunun farkında değillerdir. Onların kalplerinde hastalık vardır. Allah'ta onların hastalıklarını artırmıştır. Yalan söylediklerinden dolayı onlar için can yakıcı bir azab vardır." (Bakara 8-10)

    Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:"Her kim La ilahe illallah Muhammedun Resulullah'a kalbiyle tasdik ederek şehadet ederse Allah (c.c) ona cehennemi haram kılar." (Müttefakun Aleyh)

    Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: "Benim şefaatim La ilahe illallah! İhlaslı olarak ve kalbinde olanı lisanı tasdik ederek, lisanında olanı kalbi tasdik ederek söyleyen kimse içindir." (Hakim)

    6- İhlaslı Olmak

    Yani yapılan bütün amelleri sadece Allah rızası için yapmak ve şirkten temizlenip uzak kalmak.
    Allah'u Teala şöyle buyuruyor: "İyi bilinmelidir ki halis din Allah'ındır. Allah'ı bırakıp O'ndan başka dostlar edinenler: "Biz onlara ancak bizi daha çok Allah'a yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz" derler. Muhakkak ki Allah aralarında ihtilaf ettikleri hususlarda hüküm verecektir. Şüphesiz ki Allah yalancı ve kafir olan bir kimseyi hidayete erdirmez." (Zümer 3)

    "Oysa onlar doğruya yönelip her türlü şirkten temizlenmiş olarak (yani ihlaslı olarak) Allah'ın dininde O'na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı. Dosdoğru olan dinde budur." (Beyyine 5)

    İmam el-Fadl İbn İyad diyor ki: "Allah rızası için, fakat Allah'ın istediği şekilde yapılmayan amelleri Allah (c.c) kabul etmez. Aynı şekilde Allah'ın istediği şekilde fakat Allah rızası için yapılmayan amelleri de Allah (c.c) kabul etmez. Allah (c.c) ancak kendi rızası gözetilerek ve Resulullah'ın sünnetine uygun olarak yapılan amelleri kabul eder."

    Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: "Kimde şu üç şey bulunursa imanın tatlılığını tatmış olur. Allah ve Resulü'nün kendisine her şeyden daha sevgili olması, bir kimseyi yalnız Allah için sevmesi ve Allah onu küfürden kurtardıktan sonra yine küfre dönmekten ateşe atılacakmışçasına korkması." (Muttefekun Aleyh)







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi