Farklılıklara saygı duymak ve duymamak iletişimi nasıl etkiler

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Farklılıklara saygı duymak ve duymamak iletişimi nasıl etkiler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Farklılıklara saygı duymak ve duymamak iletişimi nasıl etkiler





  2. 2
    Ensar
    Özel Üye





    Cevap: Türkiye'de her fikrin, hoşgörüyle birbirine saygı duymasının önemi


    Türkiye'de her fikrin, hoşgörüyle birbirine saygı duymasının önemi
    Bir toplumu, yüz yüze geldiği engeller karşısında dirençli ve üstün kılan, o toplumu oluşturan bireyler arasındaki milli dayanışma ve birlik ruhudur. Bu milli dayanışma ve birlik ruhunu hayata geçirmenin en önemli adımı ise, toplum içerisinde var olan her fikrin, her kesimden insanın hoşgörüyle birbirine saygı duymasıdır. Peki bugün ülkemizde bulunan terör tehdidine karşı manevi bir kalkan sağlayacak olan hoşgörü ortamının ve birlik ruhunun tam gerektiği şekilde sağlanması ve devamlılığı için, halkımızdan siyasi liderlere kadar herkese nasıl bir sorumluluk düşmektedir?
    Bu sorumluluklar neden ivedilikle yerine getirilmelidir?

    Bugün Türkiye, tarihinde birbirinden güçlü devletler kurmuş, Osmanlı İmparatorluğu gibi 600 yıldan fazla bir zaman boyunca adaletle hüküm sürmüş büyük bir devletin mirasçısı konumundadır. Anadolu'yu fetheden, Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar dünyanın en karışık ve en hassas bölgesini asırlar boyunca hakimiyeti altında tutan güç, Türk Milleti'nin özünde var olan ve Türklerin İslam'ı kabul etmesiyle birlikte asıl kimliğini bulan ahlak anlayışıdır. Dolayısıyla hoşgörü ve saygıya dayalı bu ahlak anlayışının Osmanlı’nın birleştirici ruhunu bölgeye taşıyacak tek güç olarak kabul edilen ülkemizde dün olduğu gibi bugün de yaşatılmasının önemi büyüktür.
    Türkiye Neden İlgi Gösterilen Ülkelerin Başında Yer Alıyor?
    Ülkemiz, tarihi ve coğrafyası itibariyle çok zengin kültürlerin ve medeniyetlerin beşiği olmuştur. Çok çeşitli milletleri bünyesinde barındırmış olması itibariyle de, dünyada en ilgi odağı olan ülkelerden biridir. Jeostratejik konumu nedeniyle, politik olarak da pek çok ülkenin ilgi alanındadır. Dünyanın son imparatorluğu olarak, Avrupa, Asya, Afrika kıtalarında toprağı olmuş, buradaki milletlerle hem yönetim hem de insani ve kültürel anlamda yoğun ilişkileri olmuştur. Türkiye bugün de yüzyıllar boyunca bu üç kıtada medeniyetini yaşatmış müstesna bir imparatorluğun mirasçısı bir ülke olarak, özel bir ilgiyle karşı karşıya kalmaktadır. Hem tarihçilerin, hem araştırmacıların, hem de siyasilerin ülkemize yoğun ilgilerinin ön sıralarında gelen konu, Osmanlı’nın yüzyıllar boyunca farklı dinlerden ve kültürlerden onlarca milleti adalet ve hoşgörüyle nasıl yönettiği olmaktadır. Bu konu Batılı birçok tarihçi, akademisyen ve araştırmacı tarafından derinlemesine incelenmekte ve dünyanın önde gelen ülkelerinin yönetim anlayışına vizyon teşkil etmektedir.


    Osmanlı Tecrübesinin Türkiye’ye Kazandırdıkları

    Osmanlı İmparatorluğu’nun adaletli Türk yöneticilerinin, İslam Medeniyeti’nin ahlakını ve ruhunu özümsemiş temsilciler olarak, insanlara ve kültürlere yaklaşımları adaletli, vicdanlı ve hoşgörülü idi. Müslüman Türk ahlakına sahip olan yöneticiler, kendi inancında, fikrinde ve kültüründe olmayan topluluklara çok insancıl ve hürriyetçi bir yaklaşımda bulunmaktaydılar. Bu yaklaşımlarından ötürü kendilerinden olmayanların da büyük sempatisini ve güvenini kazanmaktaydılar. Bu şekilde gelişen sıcak insani ilişkiler yoluyla Osmanlı topraklarında yüzyıllar boyunca barış, güven ve huzur ortamı vardı. Bunun bir başka göstergesi de Osmanlı’nın ayrıldığı –Ortadoğu gibi- topraklarda, o günden bugüne büyüyen insani bir dramın süregelmesidir.

    Osmanlı bünyesinde yaşayan farklı din ve kültürden olan onlarca millete geniş ve özgür bir yaşam alanı sağlanmasının, onlarla iyi ve güvene dayalı ilişkiler geliştirilmiş olmasının en önemli göstergelerinden biri de, devlet bürokrasisinde gayrimüslimler dahil farklı milletten birçok kişiye paşalık ve önemli devlet görevi verilmesidir. Bu yaklaşım o zamanın batılı devletleri için bile görülmeyen, çok ileri bir medeniyetin tavrıydı. Bunun altında yatan en önemli sebeplerden biri, İslam Medeniyeti’nin getirdiği insan sevgisine dayalı, özgürlükçü, barışcıl, birleştirici ruhtur. Bu ruha şu anda bölgemizde ne kadar ihtiyaç olduğu açıktır. Dile getirilen Osmanlı özlemlerinin nedeni budur. Bu ruhu bölgeye taşıyacak olan ülke de ittifakla Türkiye’dir. O nedenle öncelikle ülkemizin içinde de aynı ruhun hakim olması gerekmektedir.







  3. 3
    Ziyaretçi
    farklılıklara saygı duymamak insanlarla iletişimimizi kısıtlar ama onların farkılıklarına saygı duyarsak bizlerle daha iyi diyaloglar kurarlar ve bizi severler sayarlar onlarda bizim farklılıklarıma saygı duyarlar kısacası saygı duymak iletişimimizi daha iyi hale getirir







+ Yorum Gönder
farklılıklara saygı duymak,  farklılıklara saygı duymak veya duymamak iletişimi nasıl etkiler,  sevgi ve saygı insanlar arası ilişkileri nasıl etkiler,  farklılıklara saygı nedir,  farkliliklara saygi
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi