Atatürkün öğrenciliğinde matematik dersine ilgisi

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Atatürkün öğrenciliğinde matematik dersine ilgisi ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    Galus
    Özel Üye





    Cevap: ATATÜRK VE MATEMATİK

    Hüseyin ASAR

    Mustafa Kemal Atatürk, ulusların geleceklerini eğitimin şekillendireceğini her fırsatta söyleyen birisiydi. Aldığı kararlar, yaptığı konuşmalar ve düşüncesi hep daha iyiye daha güzele ulaşmaya yönelikti. Buna ulaşabilmenin bilgi ve eğitimle mümkün olduğunu Meclis konuşmalarında, halka hitaplarında ve dost toplantılarında vurgulamaktaydı. Atatürk taşıdığı öneme bağlı olarak en köklü değişimleri eğitim alanında yapmıştır. Harf devrimi, Eğitim ve Öğretimin birleştirilmesi gibi büyük değişimleri örnek gösterebiliriz. Bu değişimler ve yenilikler daha iyiye ulaşabilmenin halkaları olmuşlardır. O zamanın şartlarında bu denli büyük ve köklü değişimlerin kısa süre içinde başarılması kolay bir olay değildi. Tarih kitapları bu değişimi ayrıntıları ile açıklamaktadır.

    Mustafa Kemal Atatürk’ün kendiside iyi bir eğitim almak için çaba harcamış ve o günün şartlarında bunu başarmıştır. Eğitimi için çeşitli şehirlerdeki değişik okullara gitmiştir. Eğitiminin bir kısmını da yurt dışında almıştır. Atatürk eğitiminin ilk yıllarından itibaren matematik dersine özel bir ilgi duymuştur. Selanik Rüştiyesinde okurken matematikteki üstün başarısı kendisine “Kemal” adını verilmesini sağlamıştır. Atatürk anılarında bu olayı şöyle anlatır:

    “Rüştiyede en çok matematiğe merak sardım. Az zamanda bize bu dersi veren öğretmen kadar belki de daha fazla bilgi edindim. Derslerin üstündeki sorularla uğraşıyordum, yazılı soruları düzenliyordum. Matematik öğretmeni de yazılı olarak cevap veriyordu. Öğretmenimin ismi Mustafa idi. Bir gün bana dedi ki:

    “Oğlum, senin ismin de Mustafa, benim de. Bu böyle olmayacak, arada bir fark bulunmalı. Bundan sonra adın Mustafa Kemal olsun.”

    O zamandan beri ismim gerçekten Mustafa Kemal oldu...”

    Atatürk matematik sevgisi sadece öğrenciliğinde kalmadı, her zaman ilgilendi. Yurt gezilerinde Atatürk’ün olmazsa olmazı okul ziyaretleriydi. Harf devriminden sonra ülkenin hızla değişmesinin temelini okullar oluşturduğu için yapılan çalışmaları yerinde görmek isterdi. Okul ziyaretlerinde mümkün olduğu kadar derslere girer, öğretmenlere ve öğrencilere rehberlik yapardı. Burada karşılaştığı sorunları not alır ve en kısa zamanda çözülmesi için emirler verirdi. Okullarda kullanılan dil üzerinde önemle dururdu. Değişik derslerde kullanılan Arapça, Farsça ve Osmanlıca terimlerin ağdalı ve anlaşılmaz dil yapılarının eğitimi güçleştirdiğini fark etmişti. Özellikle çok sevdiği matematik dersindeki terimlerin öğrenmeyi güçleştirmesi, çözüm üretmek için çalışmasına neden oldu.

    Atatürk 1936-1937 kış sezonunda yabancı kaynaklı “çok iyi bildiği için Fransızca” geometri ve matematik kitapları aldırıp üzerinde çalıştı. Bu çalışmalar sonucunda aynı yıl Atatürk Tarafından kaleme alınmış bir Geometri kitabı yayınlandı. Milli Eğitim Bakanlığı bu kitabı geometri öğretenlere ve bu konuda bilgi edinmek isteyenlere rehber olarak yayınlamıştır. 44 sayfa olarak basılan Geometri kitabının ilk baskısında yazar adı belirtilmemiştir. Aynı kitap 1971 yılında Türk Dil Kurumu tarafından tekrar basılmıştır. Günümüzde ise özel bir yayınevi tarafından baskısı yapılmaktadır.

    Atatürk 1937 yılında Sivas’a yaptığı bir ziyarette Sivas Lisesi’ne uğramıştır. Burada 9-A sınıfındaki geometri “Hendese” dersine girmiştir. Öğrencilerle değişik konular hakkında konuşmuş ve geometri hakkında çeşitli sorular sormuştur. Ders esnasında eski terimlerle bilgi aktarımının ve öğrenilmesinin ne derece zor olduğu bir kez daha saptayan Atatürk, Türkçe terimlerle birkaç geometri sorusu çözmüş ve Pisagor teoremini anlatmıştır.

    Atatürk yazdığı Geometri kitabı ile günümüzde kullanılan birçok terimi Türkçe olarak tanımlamıştır. Bu tanımlamalarla anlaşılması güç terimlerin yerini öğrenilmesi kolay Türkçe terimler almıştır. “ Müsellesin, zaviyetan-ı dahiletan mecmu’ü 180 derece ve müselles-i mütesaviyü’l-adla, zaviyeleri biribirine müsavi müselles demektir.” Bu cümleyi Osmanlıca bilmeyenlerin anlaması mümkün değildir. O dönemlerde matematik ve geometri dersleri bu terimler kullanılarak öğretilmekteydi. Bu cümlenin anlamı ise: “Üçgenin iç açılarının toplamı 180 derecedir ve eşkenar üçgen açıları eşit üçgen demektir.” Başka bir örnek verecek olursak: “Müsellesin sathı yatalay, dikeley zarbının müsavatına müsavidir.” Bu cümle ise: “Üçgenin alanı, tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir.” Demektir. Atatürk’ün Türk diline kazandırdığı matematiksel terimlere örnekler verecek olursak:

    Maksumunaleyh = Bölen
    Haric-i Kısmet = Bölüm
    Kabiliyeti-i Taksim = Bölünebilme
    Zarb = Çarpı
    Mazrup = Çarpan
    Mazrubata Tefrik = Çarpanlara Ayırma
    Muhit-i Daire = Çember
    Tarh = Çıkarma
    Amudi = Dikey
    Aşar-i = Ondalık
    Kat-i Mükafti = Parabol
    Ehram = Piramit
    Menşur = Prizma
    İhtisar = Sadeleştirme
    Mahrec = Payda
    Hatt-ı Mübas = Teğet
    Nısf-ı Kutur = Yarıçap
    Re”sen mütekabil zâviyeler = Ters Açılar
    Murabba = Kare


    Yukarıdaki örnekleri çoğaltmak mümkün. Öğrenme için anlaşılır olmak, ya da anlaşılmak temel unsurlardan birincisidir. Atatürk bu kitabı yazarak ve diğer bilim dallarında da Türkçe terimlerin kullanılmasını isteyerek eğitimin daha etkili olmasını sağlamıştır.

    Uzman Öğretmen







  3. 3
    Ziyaretçi
    Çok güzel bir konu hazırlamışsınız bütün bilgiler işime yardımcı oldu







+ Yorum Gönder
atatürkün öğrenciliğinde matematik dersine yönelik ilgisi,  atatürkün matematiğe olan ilgisi,  atatürkün matematik dersine ilgisi kısaca,  atatürkün öğrenciliğinde matematik dersine yönelik ilgisi kısaca,  atatürkün öğrenciliğinde matematik dersine yönelik ilgisi kısa
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi