Bitki koruma ürünlerinin insan ve çevre sağlığı üzerine etkileri

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Bitki koruma ürünlerinin insan ve çevre sağlığı üzerine etkileri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    Gülcan
    Usta Üye





    Cevap: BİTKİ KORUMA İLAÇLARININ İNSAN
    VE ÇEVREYE ETKİLERİ


    Bitki koruma ilaçları, verim ve kaliteye olan olumlu etkilerinin yanında, bilinçsiz ve hatalı kullanım sonucu bir çok çevre sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Çevreye zararlı olmanın yanında, ürünlerde kalıntı bırakmak suretiyle tat, koku, kalite değişimi ve şekil bozuklukları da meydana getirebilmektedirler. Sadece, hayvanlara ve bitkilere değil, insanlara da çeşitli yollarla zarar vermektedirler.

    Bu yüzden ilaçların bu etkilerini ve koruma yollarını bilmeliyiz.

    İnsanlara Etkisi

    İnsanlar, bitki koruma ilaçlarının kullanıldıkları ürünleri tükettikleri için, bu ilaçların zararlı etkilerine maruz kalmaktadır. Bitkisel üretim sırasında da bilerek veya bilmeyerek ilaçlar ile temas olmaktadır. Bitki koruma ilaçları insan vücuduna üç yoldan girer:

    • Ağız yolu ile,
    • Deri yolu ile,
    • Solunum yolu ile.

    İlacın ağız yoluyla alınması çoğunlukla kaza ile veya küçük çocukların erişebileceği yerlerde saklanması nedeniyle bunların başka madde sanılarak içilmeleri şeklinde olur. İlaçlar genellikle deri yoluyla veya ilacın buharının ya da ince zerrelerinin solunması şeklinde vücuda girmektedirler. En tehlikeli devre, ilacın uygulama zamanıdır. Toz ilaçların solunum yoluyla alınma tehlikesi, sıvı ilaçlara göre daha fazladır. Buna karşılık sıvı ilaçların deri yoluyla zehirleme tehlikesi toz ilaçlara göre daha fazladır.

    İlaçların bazıları çok az miktarlarıyla bile canlı bünyesinde zararlı etkiler yaparlar. Yağ dokularında birikmek suretiyle kanser yapıcı, karaciğeri yıpratıcı, böbrek fonksiyonlarını bozucu etkiler gösterirler. Bir kısmı ise, vücutta birikmediği halde sinir hücrelerinde yaptığı tahribat sonucu unutkanlık, düşüncede yavaşlama, sinir-kas koordinasyonunda bozukluk ve öğrenme güçlüğü oluştururlar. Bu nedenle ilaçların bilgili bir şekilde kullanımı, ürünlerde ve çevrede bıraktıkları kalıntı miktarlarının incelenmesi gerekir.

    Kaç Çeşit Zehirlenme Var?

    İlaçların akut ve kronik olarak iki çeşit zehirlemesi söz konusudur:

    Akut Zehir Etkisi

    Akut zehir etkisi, bir bitki koruma ilacının vücuda ağız, solunum ve deri yoluyla tek dozunun bir defada alınmasıyla meydana gelen ani zehirlenmedir.

    Akut zehir etkisi LD50 ile veya LC50 ile gösterilir. LD50, bir hayvan topluluğunun ağız veya deri yolu ile alındığında, % 50’sini öldüren ve mg/kg vücut ağırlığı olarak belirtilen ilaç dozu demektir. LC50 ise, belirli bir sürede deneme hayvanlarının % 50’sini öldüren konsantrasyon olarak bilinir ve mg/m3 hava olarak belirtilir. Bir ilacın LD50 ya da LC50 değeri ne kadar küçük ise, ilacın zehirlilik etkisi o oranda yüksek demektir.

    Kronik Zehir Etkisi

    Bir bitki koruma ilacının veya zehirli maddenin ağız, solunum ve deri yoluyla öldürücü dozunun altındaki miktarının vücuda tedrici olarak alınması sonucu, zamanla meydana getirdiği zehirlenmedir.

    Kronik zehirlenmenin meydana geldiği en önemli durum, ilaç kalıntılarının bulunduğu gıdaların tüketilmesi sonucu bu gıdalardan azar azar alınan zehirler vasıtasıyla olmaktadır. Bu nedenle gıdalarımızın ilaç kalıntılarını içermemeleri çok önemlidir.

    Hastalık ve zararlıların kontrolünde kullanılan kimyasal maddelerin, gıda maddeleri üzerinde veya içinde kalan ilaç ve ilaç türevlerine, dönüşüm ürünlerine ilaç kalıntısı denilmekte olup; gıda maddelerinin bir kilogramında bulunan bir miligram ilaç (mg/kg, ppm) olarak ifade edilmektedir.

    Tükettiğimiz gıda maddeleri, ilaç kalıntısının gıda maddeleri üzerinde veya içinde bulunmasına müsaade edilen miktarı olarak tanımlanan tolerans (En yüksek kalıntı sınırı) seviyelerinin altında ilaç miktarı içermelidir. Toleranstan düşük seviyede ilaç kalıntıları tespit edilen ürünler, tehlikesizce yenebilir.

    Tolerans listeleri uluslar arası kuruluşlar tarafından ortaklaşa hazırlanarak yayınlandığı gibi, ülkelerin beslenme alışkanlıklarının farklı oluşu nedeniyle ülkesel listeler halinde de yayınlanmaktadır. Böyle bir ulusal liste, ülkemizde de mevcuttur. Bu listede, ilaçların ruhsatlı oldukları ürünlerde bulunmalarına müsaade edilen miktarları belirtilir ve resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girer.

    Tarladaki ürünler tüketime sunulmadan önce ilaç kalıntıları yönünden kontrol edilmiş ve kalıntı tespit edilmişse, son ilaçlama ile hasat arasında bırakılması gereken süre uzatılmalıdır. Bu sürenin uzatılmasına tahammülü olmayan ve sürekli hasat edilmesi gereken ürünler ilaç kalıntısı içermeleri halinde, tüketime sunulmamalı veya kabuk soyma, yıkama, pişirme vs. gibi işlemlere tabi tutulduktan sonra tüketilmelidir.

    Kronik zehirlemeye neden olmamak için ilaçlamalar teknik talimatlara uygun, zamanında, istenilen dozlarda, iyi ayarlanmış ilaçlama aletleri kullanılarak, son ilaçlama ile hasat arasında bırakılması gereken sürelere uyularak yapılmalıdır.

    Tarım İlaçlarını Uygularken Nelere Dikkat Etmeli?
    • Her ilaç tavsiye edilen bitki için kullanmalı,
    • Uygulama zamanı belirlendikten sonra ilaçlama yapılmalı,
    • Uygulamada tavsiye edilen doz aşılmamalı,
    • Maksimum uygulama sayısı aşılmamalı,
    • Hastalık, zararlı ve yabancı otun ekonomik zarar yapması halinde ilaçlama yapılmalı,
    • Hasat zamanı göz önüne alınarak uygulama yapılmalı,
    • Kalibre edilmiş uygun ilaçlama aleti kullanılmalıdır.

    FAYDALI BÖCEKLERE ETKİSİ

    Kültür bitkilerine zarar veren böcekleri yemek suretiyle yok eden böceklere avcı ve asalak böcekler denir. Bu faydalı böcekler zararlı böceklerle birlikte yaşamaktadırlar. Dolayısıyla bu zararlı böceklere yapılan kimyasal mücadeleden de etkilenmektedirler. Faydalı böcekler ilaçlara karşı daha hassastır. Bu yüzden ilaçlama yaparken bu böceklere zarar vermemeye çalışılmalıdır.

    Ya Arılar?

    Bitki koruma ilaçları, özellikle insektisitler (böcek ilaçları) arılara zehirlidir. İlaçlamadan arıların zarar görmemesi için:

    • Arılar, çiçeklerin tozlaşmasında rol oynarlar. Bu yüzden gereksiz yere ilaçlamadan kaçınılmalı, çiçeklenme döneminde mümkünse ilaçlama yapılmamalı ya da geceleyin yapılmalıdır.
    • Arılara en az zehirli olan ilaç kullanılmalıdır.
    • İlaçlamadan önce çevredeki arıcılara haber verilmelidir.
    • Eğer ilaçla temas söz konusu ise arılar kovanda tutulmalı, üzeri örtülmelidir.
    • İlaçların toz formülasyonları yerine, granül ya da sıvı olanları kullanılmalıdır.

    BALIKLARA ETKİSİ

    Bitki koruma ilaçları, su içindeki bitkilerin veya böceklerin mücadelesi için ilaçların suya doğrudan uygulanması ile ya da ilacın karada bitki ve toprağa uygulanmasından sonra yağmur ve akan sularla sürüklenmesi ile balıklara ulaşır. Ayrıca ilaç endüstrisinde artıklar ile ve ilaç aletlerinin yıkanması sırasındaki atıkların suya karışması ile de balıklara ulaşabilir. Tarım ilaçlarının kalıntılarının su kuşları için de zehirli etkisi vardır. Bitki koruma ilaçlarının su canlılarına karşı tehlikesini azaltmak için, bu maddelerin sulara bulaşmasını önleyici tedbirler alınmalıdır.

    KUŞLARA VE YABANİ HAYVANLARA ETKİSİ

    Bitki koruma ilaçları kuşlara dolaylı olarak tehlikeli olur. Kuşlar, toprakta ilaçla bulaşmış toprak kurtlarını, böcekleri ve yumuşakçaları yemek yolu ile ilaç alırlar.

    Sulara ulaşmış ilaçlar planktonlarda birikir ve bunları yiyen balıklara ve balıkla beslenen kuşlara geçer.

    BESİN KALİTESİNİ BOZUCU VE BİTKİYE ZARARLI ETKİLERİ

    Özellikle hormon bileşimli olan bitki koruma ilaçları bitkiye girerek ürünün kalitesini bozabilirler.

    Bu ilaçların diğer bir etkisi de, bitkilere zehir etkisi göstermeleridir. Bitkilerin yaprak açma zamanı, ilaçlara karşı en hassas oldukları dönemdir. Akşam üzeri ve sabah saatlerindeki uygulamalar, gün ortasındaki uygulamaya göre daha az zararlıdır. Bu yüzden bitkiye olan bu zararları önlemek için, tarım ilaçları tavsiye edildiği bitki, bitkinin gelişme dönemi ve uygulama zamanı dışında ve tavsiye edilen dozdan fazla kullanılmamalıdır.

    TOPRAKTAKİ MİKROORGANİZMALARA ETKİSİ

    Bazı ot öldürücüler (2,4-D ve 2,4,5-T gibi) toprakta organik maddenin parçalanmasında rol alan mikroorganizma faaliyetlerini olumsuz etkileyerek toprakta bitkiye faydalı azot teşekkülünü kısmen önlerler.

    ÇİFTLİK VE EVCİL HAYVANLARA ETKİSİ

    Çiftlik hayvanlarının et, süt ve yumurtalarında biriken ilaç kalıntıları insanları da etkiler. Bu yüzden ilaçlama yapılan yerdeki bu tür hayvanların bu alanlardan uzaklaştırılması gerekir.

    İlaçlama anında yem ve su kapları kapatılmalı veya uzaklaştırılmalıdır. İlaçlamada çalışan işçiler temizlendikten sonra hayvan bakıcılığı ile ilgilenmelidirler.

    BİTKİ KORUMA İLAÇLARINI KULLANIRKEN ÇEVRE AÇISINDAN NELERE DİKKAT ETMELİ?

    Bitki koruma ilaçlarını kullanırken çevreye olan zararı azaltmak için şu tedbirler alınmalıdır:

    • Bir zararlı ile mücadele bir çok ilaç ile yapılabiliyorsa, bunlardan bitkiye ve çevreye en az zararlı ve az dayanıklı olanı seçilmelidir.
    • İlacın biyolojik etkisini artıracak şekilde yapılan formülasyon seçilmelidir.
    • Yeterli miktardan fazla ilaç kullanılmamalıdır.
    • Bitkiye ve çevreye en az bulaşan, fakat zararlıya karşı en uygun etkiyi sağlayan uygulama yöntemleri seçilmelidir.
    • Hastalık ve zararlıların salgın yapmasından önce ve en hassas devrelerinde, iklim şartları müsait olduğu zaman ilaçlama yapılmalıdır.
    • Hasat ile son ilaçlama arasında mümkün olduğu kadar uzun bir süre bırakılmalıdır.
    • Hasattan sonra ilaçlama yapılacaksa, gıdanın terkibini bozmayan, depolama veya hazırlama, pişirme esnasında kalıntısı kolayca giderilen, çok az kalıntı bırakan ilaçlar kullanılmalıdır.










+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi