Sporun ülke tanıtımındaki rolü nedir

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Sporun ülke tanıtımındaki rolü nedir ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    Galus
    Özel Üye





    Cevap: İŞTE SPORUN ÜLKE TANITIMINDAKİ ROLÜ!


    Feyzi Açıkalın, Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu sonrasında sporun tanıtımda oynadığı rolü irdeleyen yazısını turizmhaberleri.com okurları için yazdı.

    04 Mayıs 2008 Pazar - Sporla bütünleşen bir yaşam çizgisi olan Feyzi Açıkalın; ' Sporum var tanıtacak' başlıklı yazısı ile aynı zamanda geçmişten günümüze spor ve turizm ilişkisini değerlendirerek, sporun ülke tanıtımındaki rolüne dikkat çekiyor.

    İşte Açıkalın'ın okurken düşündürecek ve esprili vurgularıyla gülümsetecek olağanüstü güzellikteki bilgilendirici yazısı:

    Sporum var tanıtacak..

    1991 yılı Ekim'inde Hollandalı 'yordamıyla' uluslararası 1. Alanya triatlonunu yaptık. İstanbul'dan kafilelerle! getirdiğimiz Türk basını 'ölümüne spor' manşetiyle olayı sayfalarına taşırken, Avrupalı meslektaşlarının daha sporla iştigal edenleri, 'Törkiş rivyerasında lokum gibi organizasyon' methiyesi düzdü.. Baktık ki feci tanınmaya başladık, ertesi yıl işi abarttık. Eurosport'a program yapan bir İrlandalıyla anlaştık. Triatlon, yapıldığının hemen ertesi hafta Eurosport' ta birer saatten üç kez yayınlandı. Çok meşhur olmuştuk.. Denizde yüzlerce sporcunun suya girmesini görüntüleyen helikopter çekimleriyle başlayıp, karada bisiklet ve koşu yarışlarıyla süren bu spor şöleni Alanya tipindeki bir turizm beldesinin tanıtımı için bulunmaz bir nimetti. Sonraki birkaç yıl yayınlar devam etti. Taa ki, artık şımararak, yedi düvelce tanındığımıza karar verip, İrlandalı'nın parasını sallayana dek!…

    Ne yalan söyleyeyim, bu tarihten sonra da, sporun bir coğrafya parçasının 'görsel nitelikte' tanıtımına aracı olduğu başka bir organizasyon görmedim. En büyüğünden başlayalım; Hepimizin izlemeye can attığı Formula 1 yarışları pist dışında hangi İstanbul görüntüsünü ekrana taşıyor? Kış aylarında Eurosport'tan, hem de naklen yayınlanan Antalya'daki futbol maçları o güzelim şehri ne kadar gösterebiliyor? Keza salonda, kapalı mekanlarda yapılan her uluslararası yarışma, sponsorların geçit töreninden başka, o belde ya da şehir hakkında nasıl bir fikir veriyor? Tabii ki iyi kotarılmış bir spor organizasyonu o ülkenin toplam kalitesinin bir göstergesidir (diye algılanır!). Ama göstermekten kaçınmayacağınız, sporu aracı kullanacağınız bir görsel değeriniz varsa dış mekanda yapılan başkaca sporları düşünmek gerekir; diyordum ki birileri Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turunu gündeme oturttu..


    Türk sporunun onur yarışmalarından, en uzun soluklu organizasyonlarından birisi 44 yıllık Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu, bu denli meşhur olabileceğini nereden bilebilirdi ki? Bisiklet federasyonu, 44 yıllık turu bir üst yapı organizasyonu olarak en profesyonel düzeyde gerçekleştirmeyi kafasına koymuş ve devletin de desteğini almıştı. Başbakanlık Tanıtım Fonu ve Kültür ve Turizm Bakanlığının ciddi katkılarıyla organizasyonu filme çekip, yayınlaması için Avrupa'nın ünlü şirketi Plaza Medya ile anlaşıldı. 8 etaptan oluşan ve 1000 kilometrenin üstünde bir yol geçilerek gerçekleştirilecek yarışta, ülkemizin tarihi ve turistik değerlerini, doğal güzelliklerini öne çıkaracak bir yarışma parkuru hazırlandı.

    Parayı verenler! İstanbul'un tanıtımını özellikle istediler. Konaklama şartları ve İstanbul'un özel konumundan dolayı pahalı ve zor bir organizasyon olmasına karşın ilk etap sorunsuzca geçildi. Sultanahmet esnafı ( o gün iş yapamadıkları için! ) haklı olarak yakındı ama akşam evinde TRT3'ten yayının tekrarını izleyince düşüncesi değişti. İş yaptıkları meydan, 2 saat boyunca dünyanın gözüne, neredeyse sokulmuştu.. Yapımcı kuruluş yayını 1 uçak, 2 helikopter, 4 motordan yayın yapan hareketli ve 8 de finiş yerine yerleştirilen sabit kamerayla gerçekleştiriyordu. Yayını 106 ülke canlı almaktaydı. TRT2 ve TRT Int her gün yurt içi ve dışına naklen 2 buçuk saat yayın yaptı.
    Yarışın başlamasına az bire süre kala günde 150-200 tık alan site, yarış günlerinde 10 bin ziyaretçi sayısını geçti. Yarış bittiğinde 87 ayrı ülkeden 1 milyon 850 bin tık alınmıştı. Sadece bazı Afrika ülkeleri ve ne yazık ki Irak'tan bir haber yoktu..

    Yarışın resmi olarak başlayacağı İzmir'e sporcular uçakla, bisiklet ve ekipmanlar 70 araçlık kara yolu kafilesiyle ulaştı. Kervanda yayın kuruluşunun ve Alman bariyer firmasının dev TIR'ları da vardı. Helikopter ve kameralar yayını bütün kameraları yukarıdan gören uçağa ulaştırıyor, uçak ise sinyalleri toplayarak bitiş yerinde önceden konuşlanmış stüdyo TIR'a gönderiyordu. Yerde işlem tamamlanıp, oradan da uydu aracılığıyla evlerimize giriyordu.. Bir karışık, zor işti vesselam.. Bitiş yerinde güvenliği sağlamak için 7 kilometre uzunluğunda, her etap sonrasında hemen toplanarak bir diğer şehre yola çıkarılan bariyerlere gereksinim vardı. Bu hizmet bir Alman firmadan satın alındı..

    Yarışta, geçen yıllardan farklı, özel bir pirim uygulandı. 'Turkish Beauty' diye adlandırılan sprint pirimlerinde Efes antik kenti, Bafa gölü, Dalyan, Demre gibi özel noktaları ilk geçen sporcular para ve puanla ödüllendirildi. Helikopter çekimleri özellikle bu bölgelerde yoğunlaştı. Bir etap Fethiye Ölü Deniz'de bitti.Yarışın özellikle son üç etabında helikopter görüntüleri nefes kesti. Kalkan-Finike etabında Kaputaş Kanyonu ve plajı, Mavi mağara, Kekova dakikalarca ekrandaydı. Bu bölümlerde az bisiklet!, çok panorama vardı. Finike- Antalya arasında kıyı boyunca giden sporcuları, helikopter alçaktan uçarak deniz yönünden izliyordu. Olimpos, Faselis, Tekirova, Kemer ve bu bölgedeki tüm oteller yarışın arka fonunu oluşturdu. Antalya – Alanya etabında en şanslı belde Manavgat ve Side'ydi. Yarış heyecanın dorukta olmadığı orta bölümlerinde resim seçici bol bol 3500 metrede uçan helikopterin çektiği görüntülere yer verdi. Alanya girişinde ise kamera yarışa odaklandığı için daha yakın planda sporcular vardı.

    Bisiklet turu organizasyonun yalnızca ekran başındaki izleyiciye yönelik sunumundan, getirisinden dem vurduk. Yurt dışından gelen yıldız sporcuların turdaki başarılarının dünya spor basınında anında ve kapsamlı yer almasından; yurt dışından davet edilen spor basınının organizasyonu övgü dolu cümlelerle ajanslara her gün geçmesinden; yine profesyonel sporcu ve yöneticilerin hoşnutluklarını başkalarına taşıyacakları sözünü vermelerine pek değinmedik.. Bisiklet sporunun sevdirilmesi, özendirilmesi, yeni yetişecek gençlere bir itici güç işlevi görmesi ise apayrı ve çok önemli bir konu.. Ama en önemlisi neydi bilir misiniz? Hani bu organizasyonla ülkemiz değerlerinin yurt dışında tanıtımı amaçlanmıştı ya, bence en büyük tanıtım kendi yurttaşımız için oldu.. Halkımız kendi ülkesini tanıdı ve daha çok sevdi..

    Kaynak: turizmhaberleri







+ Yorum Gönder
sporun ülke tanıtımındaki önemi,  sporun ülke tanıtımına roly
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi