Allah sevgisi bize nasip olmuş değer vererek sevmek kullara farz olmuş

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Allah sevgisi bize nasip olmuş değer vererek sevmek kullara farz olmuş ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Allah sevgisi bize nasip olmuş değer vererek sevmek kullara farz olmuş





  2. 2
    desert.rose
    Usta Üye





    Cevap:


    Çok seven ve çok sevilen ,kendisi mutlak olduğu gibi sevgisi de mutlak olan,kendisi sonsuz olduğu gibi sevgisi de sonsuz olan,kendisi kusursuz olduğu gibi sevgisi de kusursuz olan,kendisi benzersiz olduğu gibi sevgisi de benzersiz olan,severse sevindiren,sevindirirse de sevdiren,merhamet edince seven,sevdikçe de merhamet eden.Ey Vedud olan Allah’ım!,Sen kulu kuldan önce seversin ve Sen sevince o şey var olur,biz ise var olanı severiz.Sen hem seven, hem sevilensin.Ey sevginin sonsuz kaynağı Allahım!Vedud ismini seçtiğin için sana sonsuz şükürler olsun .Ya bizi Kahhar sıfatınla terbiye etseydin ne yapardık; hiçbir şey diyemezdik ve itiraz da edemezdik;neden kahrınla terbiye ediyorsun diyemediğimiz gibi bunu hak ediyor muyuz da diyemezdik.Hamdolsun,şükürler olsun ki çok sevensin çok sevilensin ve Vedud olansın.Ey Vedud olan Allah’ım!Sen sevince bağışlıyor,bağışlayınca da seviyorsun..O halde bize tevbe etmeyi, mağfiret dilemeyi ve Sana yönelip affına sığınmayı nasip et.

    ‘’O, çok bağışlayandır(Ğafurdur), çok sevendir(Veduddur)’’
    (Buruc,14)

    Ey Vedud olan Allahım!Sevgin merhametinin,merhametin ise sevginin sebebidir.Ğafur olman için mağfura ,sevgin için sevene ihtiyacın yok;sevgine hiçbir sebep bulunmadığı gibi kimsenin sevgisine de ihtiyacın yok.

    “Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok merhametlidir(Rahimdir), çok sevendir(Veduddur).”
    (Hud,90)
    Önce istiğfar ve bağışlanma , sonrasında O’na yönelip tevbe etmek…İstiğfar yanlıştan vazgeçmek tevbe ise iyiye,doğruya yönelmek,istiğfar işin yarısı , tevbe de diğer yarısı olup,her halukarda tevbe için istiğfar etmek gerek.
    Tevbe ile Allah(c.c), kişiye hoş görülü davranıp suçunu tebliğ eder fakat cezalandırmaz,ya da suçun en küçüğünü bağışlar ve diğer suçları için cezalandırır,yada mağfiret edip Ğafur sıfatıyla işlediği suçu yüzüne vurmaz ve hiç işlememiş gibi bütün suçunu bağışlar.
    Yarabbi! İşlediğimiz günahları bağışla, yüzümüzü vurma ve onları hiç işlememişiz gibi bize davran,Ğafur sıfatınla bize hep muamele et.Sana sığındık,sana güvendik ve Sana yöneldik,fağfirli zunubi(günahlarımızı bağışla).Zira Sen günahları bağışlayan tek mercisin.Sen Rahimsin,Vedudsun.Zira merhametli olduğun için Vedudsun ve Rahmetin için Rahim sıfatın gerekli olduğu gibi sevgin içinde Vedud sıfatın gerekli.
    ‘’İnanıp salih ameller işleyenler için Rahmân, (gönüllere) bir sevgi(Vudde) koyacaktır.’’
    (Hucurat,7)
    Allah imanı sevdirirse;iman kalplerinizi süsler ve bu süsler kalbinizde bir cazibe oluşturur,işte bu cazibeye kelebek misali salihat ibadetler üşüşürler ve ‘benide benide ‘derler;sonrasında işlediğin bu salihatlar insanlara doğru bir cazibe merkezi olmanı sağlar ve artık fısktan ,isyandan ve küfürden hoşlanmaz ve kişi günah işlemeyi sevmediği gibi artık onu yalnız bıraksan da günah işlemez olur.
    Bütün sevgilerin tek merkezi kalptir.Kalp insanın gönül sarayıdır; sultanı ise sevgidir.İnsanın sarayı sevgi,muhabbeti ise güzelliktir.Güzellik ise kalbin meftun olduğu şeydir.Bir yerde güzellik varsa orada mutlaka bir cazibe vardır.Bu yüzden arılar çiçeğe çiçeğin poleni için gelmez,onun güzellik cazibesine kapıldığı için gelir.Vedud olan Allah çiçeklere bir güzellik cazibesi vermiştir ve bizler içinde’’ eğer arılar gibi güzelliğin cazibesine kapılırsanız mükafatınız da polen olur’’ mesajını da içine saklamıştır..Allah Vedud sıfatı gereği kalplere bir sevgi yerleştirdiği gibi eşyaya verdiği bir güzellik ile ona bir cazibe kazandırıp sevginin merkezi haline getirir.İşte sizler de çiçek gibi sevginin merkezi olursanız binlerce arı ürettiğiniz polenden faydalanmak için etrafınızda uçuşup dururlar ve kalbinizin sevgisini kazanmak için yarışıp dururlar.Zira kalbin sevgisi sınırsızdır,çünkü yere göğe sığmayan Allah’ın sevgisini içine alır.Kalp Allah’ı ne kadar çok severse o kadar çok büyür.Zira kalp büyük olanı sevdiği için büyür ve kalbi büyütmenin yolu en büyük olan Allah’ı sevmekle mümkündür.

    En büyük sevginin sahibi olan Allah ‘beni çok sevmenizi istiyorum ve sevgimi başkasına vermeyin’ der.Bu yüzden Allah Vedud sıfatını zatına beğenmiş ve bize de O’nu sevecek bir yetenek vermiştir.
    Kalp Allah’ı severse orası mabet olur,mescid olur ve orada nefisler Rabbine kulluk eder ta ki razı olununcaya kadar.Nefsin yaptığı ibadetler çoğaldıkça kalp incelir ,incelir yufka gibi yumuşacık olur.Zira kalbini, Allah’ın sevgisine mabet etmek, kalbe yapılan en büyük ikramdır.
    Biz biliriz ki her maddenin var olduğu elementlerin atomdan meydana geldiğini ve her atomun merkezinde bir çekirdek ve bir proton olduğunu ve onların etrafında sürekli hareket eden elektronların bulunduğunu;bu yüzdendir her varlık hareket halindedir.Atom çekirdeğinin etrafındaki elektronlar hareket etmediği zaman madde fizyon olur ve içine çöker;Bu yüzden bütün varlıklar var olmak için sürekli hareket halindedirler.Zira var olmak için hareket halinde olmak gerekir.Atom çekirdeği,etrafında dönen elektronları bir çekim gücüyle kendine doğru çekerek dengeyi sağlar ki; bütün maddelerin hareketlerinin sebebi de çekim gücüdür.İşte bu çekim gücünün sebebi bir cazibe olup;bu cazibenin sebebi ise sevgidir.İşte bütün bunlar Vedud olanın tüm eşyaya koyduğu cazibe kokulu sevgilerdir.Böylelikle sebepler sıralanır birbiri ardınca…Cazibe çekim gücüne sebep ,sevgi cazibeye sebep,sevgiye de Vedud sıfatı sebep olur.İşte böylelikle her sevginin olduğu yerde mutlaka bir hareket vardır diyebiliriz.Zira sevmek sevdiğine doğru hareket etmektir.Allah Vedud sıfatıyla tecelli etmeseydi hareket olmazdı , eşya içine çökerdi, hayat hareketsiz ve ruhsuz kalırdı.

    Sebepler bir türlü durmaz;çünkü her şey hareket halinde olup; insan amelinin sebebi de insanın iradesidir ve irade olmadığı zaman amel de olmaz.İradeyi de harekete geçiren şey yine cazibedir ve böylece cazibe iradeyi hareket etmeye ve eyleme geçirmeye sebep olur;işte bütün bu amellere sebep olan irade,iradeyi harekete geçiren cazibe,cazibeyi tahrik eden ise Vedud olandır.Sevgi kalbin iradesi olup irade ise aklın sevgisidir.Bu yüzden irade güçlü olursa akıl daha çok Allah’ı sever.Bu yüzden sevgisiz bir yürek iradesiz bir yürek gibidir;o halde kalbinizin irade etmesini istiyorsanız kalbinize sevmeyi öğretin.Çünkü kalbinin iradesi olmayıp sevgisiz olanın kalbi harap olmuştur ve sevgisi nefrete dönüşmüştür.

    Ve böylelikle en büyük cazibeye kapılan Allah’ı bulandır sözümüz sertacımız olur.Allah’ı bulan O’nun sevgisine nail olandır.Çünkü Allah büyüktür;O hep önce sevendir ve O hep önce razı olandır.O hep sevdikçe de sevilmek ister ve razı oldukça da razı olunmak ister.
    ‘’Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.’’
    (Maide,54)

    Tabi ki Halık mahluktan önce geldiği için,O’nun sevgisi de hep önce gelir.Çünkü O baştan beri Vedud olandır,insan yokken de O Vedud idi.

    Allah’ın rızası da bir sevgi olup;o da hep önce gelir.

    ‘’Ey mutmain nefis, O, senden, sen de O'ndan razı olarak Rabbine dön!’’
    (Fecr,27-28)

    ‘’Rableri katında onların mükâfatı, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacakları Adn cennetleridir. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu mükâfat Rablerine derin saygı duyanlara mahsustur.’’
    (Beyine,8)

    Allah’ı hep önce sevmek ve sevgisini başkasına vermemek gerekir.Zira ya Vedud olan Allah ‘Sadece beni sevin ‘’deseydi ne yapardık ve hiçbir şeyi sevmeden nasıl yaşayabilirdik?Yüce Rahman yarattığı kulunun neye ihtiyacı olduğunu bildiği için iyilikleri ve Rasulünü de sevmemizi istiyor.
    Henüz iman etmemiş,fakat Hz.Peygambere her türlü yardım ve desteği vermiş;Hz.Peygamber’in amcası Ebu Talib hakkında nazil olan ayeti kerimede;
    ‘’Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah, dilediği kimseyi doğru yola eriştirir. O, doğru yola gelecekleri daha iyi bilir.’’

    Seyfettin Budak








+ Yorum Gönder
allah,  allah sevgisi
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi