Kuşların duyu organları

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Kuşların duyu organları ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Kuşların duyu organları




    Soru: Kuşların duyu organları
    Kuşlarda duyu organları arasında görme organı göz en çok gelişme gösteren organdır Kuşların büyük bir bölümünde gözler kafanın iki yanında yer alır

    Sadece Leylek (Arapça: لقلق / laklak, Farsça: لک-لک / leglek),1 bir kuş türüdür Türün yayılışı çok geniş bir coğrafya üzerindedir Almanyadan havalanan ve Prenses adı verilen Leylek, Türkiye(İstanbul-Hatay) üzerinden Güney Afrika Cumhuriyetine gittiği tespit edilmiştir Genellikle karadan yükselen sıcak


    gece yırtıcılarında gözler kafanın ön tarafındadır Kuşlarda gözlerin çok az hareketli olmasına karşın baş ve boyun büyük hareket kabiliyetine sahiptir Kuşlarda göz kapakları çok hareketlidir Göz kapaklarından ayrı olarak gözü örtebilen hareketli ve saydam bir zar (nictitans) bulunur Bütün kuşlarda daralıp genişleyebilen göz bebekleri yuvarlaktır Retina tabakası ön kısma nazaran daha geniştir Gözü çevreleyen katı tabakanın içinde ve cornea kenarlarının arkasında kemik tabakacıklarından oluşan bir halka vardır Cornea tabakası bütün kuşlarda kuvvetli bir şekilde kubbeleşmiştir Retina tabakasının büyüklük ve gelişmişliğine paralel olarak keskin ve net görebilme çok gelişmiştir Durdukları yerde bir dairenin 300°’lik sahasını görebilirler İşitme organı olan kulak, gözlerin hemen arkasında, başın iki yanında yer alır Kuşlarda da kulak, iç, orta ve dış kulak olmak üzere üç kısımdan ibarettir Fakat dış kulak pek dikkati çekmez Genellikle dıştan bir tutam kalem tüyü ile çevrili ve örtülüdür Bazı kuşlarda kulağı çevreleyip örten kalem tüylerinin rengi değişiktir Koku alma organı burun, üst gaganın dip kısmında yer alır Çoğunlukla tam olmayan bir ara perde ile ayrılmış burun boşluğunda koku alma görevini taşıyan bkz Baykuş


    midye şeklinde bir çift oluşum vardır Her iki burun deliği üst gaga dibine yakın bir yerde bulunur Bazı kuşlarda burun delikleri sert kıllarla örtülüdür (Midye Familyası: Midyegiller (Mytilidae) Yaşadığı yerler: Çoğu denizlerde, azı tatlı sularda koloni halinde yaşarlar Özellikleri: Vücudu kireçli maddeden yapılmış iki eşit kabukla örtülüdür Çoğu zemin hayvanıdır Solungaç solunumu yaparlar 4mm ile 60 cm arasında boyları vardır Yumurta ile ürerler Ömrü: Deniz midyeleri 12-14 yıl, dere midyesi 20-30 yıl kadar yaşar Çeşitleri: Yaşayan 11000 türü bilinmektedir



    Midyeler kabukları sayesinde kolayca tanınabilen, çoğu denizlerde kayal

    Kuzgun) Bazılarında ise (Bayağı kuzgun|Kuzgun, kargagiller (Corvidae) familyasından Corvus cinsi bazı iri yapılı kuş türlerinin ortak adı


    fırtına kuşlarında) boru şeklinde uzamış ve birbirleriyle birleşmiştir Tat alma organı, dil ve gaganın iç kısmıdır Yumuşak olan dil dibi ile damakta yer alan tomurcuklar vasıtasıyla tad alma olayı gerçekleşir Gaga ve dil, dokunun organı vazifesini de görmektedir Taksokutu


    Çulluklar, ördekler ve genellikle diğer su kuşlarında yumuşak gaga derisi üzerinde yer alan cisimcikler gaganın dokunma organı olarak iş görmesini sağlar Ayrıca böcekler beslen diğer bazı kuşlarda (Çulluk Alm Waldschnepfe, Fr Yaşadığı yerler: Avrupa, Asya ve KAfrika’da Özellikleri: 32 cm boyunda, kahverengi tüylü, göçmen bir av kuşu Çeşitleri: Orman, bataklık, kervan çulluğu vs



    Yağmurkuşları takımından, ince uzun gagalı, gri kahverengi tüylü, tombul bir kıyı kuşu Eti gayet lezzetli, makbul bir av kuşudur İnce uzun gagaları sinirce zengin yumuşak bir deriyle kaplı olu

    ağaçkağanlar) oldukça uzun olan dilleri de dokunma organı vazifesini görür
    ?







  2. 2
    Ensar
    Özel Üye





    Cevap: GENEL BİLGİ
    Kuşların en önemli duyusu nedir?


    Bir kuşun en önemli duyusu görmedir. Kuşların çoğunda koklama duyusu çok zayıftır. Atmacada olduğu gibi, bazı kuşlarda gözler, insan gözünden on kez daha keskindir. Atmacalar avcıdır, gözleri başlarının önündedir. Bu nedenle başlarını çevirmeden avlarını gözleyebilirler.

    Kuşlar çevrelerini nasıl görür?

    Tohum, tane ve böceklerle beslenen küçük kuşların gözleri başlarının yanındadır. Sağ ve sol taraflarında nelerin olup bittiğini görebilirler. Besin ararken, düşmanlarını gözlerken her iki tarafa bakabilirler. Gündüz kuşlar, renkli gördüğü halde, gece yalnız grinin tonlarını görebilirler.
    Gözlerin ve kanatların ortak özelliği ancak bütünüyle gelişmiş bulundukları takdirde vazifelerini yerine getirebilmeleridir. Başka bir deyişle, eksik gözle görülmez, yarım kanatla uçulmaz.

    Kuşlar sesleri nasıl duyar?

    Kuşlarda, insanda olduğu gibi ses dalgalarını kulağa yönelten kulak kepçesi yoktur. Kulak delikleri tüylerle örtülüdür. Buna rağmen çok iyi işitebilirler. Yine de kuşların pek çoğu, sesin yönünü kolayca bulamaz. Yalnız, baykuşlar, sesin yönünü iyi bulur. Baykuşların iç kulakları özel bir yapıya sahiptir. Avlarının çıkardığı en ufak sesi duyabilirler. Bazı kuşlarda çok alçak sesleri çok rahat duymalarını sağlayan kulak zarları vardır

    Kuşlar, nasıl koku alır?

    Kuşların çoğunda burun delikleri gaganın tepesindedir. Burun delikleri koku almada değil, solunum için kullanılır. Kuşlar genellikle iyi koku almaz.
    Kuşlarda duyuların algılanması işlevini orta beyin ve ön beyin birlikte üstlenir. Memelilerde ise orta beyin iyice küçülmüştür ve daha çok ön beyin ile arka beyin arasındaki bağlantıyı sağlar
    Bazı kuşlar düşmanlarını yanıltmak için seslerini çeşitli şekillerde kullanırlar. Örneğin ağaç deliklerinde yuva yapan birçok kuş rahatsız edildiğinde bir yılan gibi tıslar. Yuvaya saldıran yırtıcı hayvanlar da, delikte muhtemelen bir yılan olduğunu düşünerek bu deliği kurcalamazlar.
    Kuşların da insanlar gibi gırtlakları vardır. Fakat bunlar ses üretmezler. Gırtlak kuşlarda suyun ve besinlerin nefes borusuna kaçmaması için kapakçık görevi yapar. Kuşların sesi başka hiçbir canlıda olmayan ve vücutlarının derinliklerinde yer alan farklı bir yapı olan "syrinx"ten gelir. Kutu şeklindeki bu organın çevresi kıkırdakla kuvvetlendirilmiştir ve kuşun nefes borusunun alt kısmında yer alır. Syrinx burada iki tüp şeklinde kola ayrılarak ciğerlere bağlanır. Kuş, ciğerlerini kastığı zaman bu tüplerin her birinden çok hızlı bir şekilde geçen hava, melodili bir ses oluşturur. Syrinxteki kaslar her bir tüpün ağzındaki kapakçıkların bağımsız olarak titreşmesini sağlar ve böylece sesin perdesi farklılaşarak notaların kalitesi artar.
    Kuşlarla ilgili kesin olarak bilinen birşey varsa bu da sahip oldukları duyu organlarının ve bu organlarıyla algıladıkları dünyanın insanlarınkinden farklı olduğudur. Aslında gelişmiş duyusal yetenekler hayvanlar dünyasında sıklıkla rastlanan şeylerdir. Kuşların polarize ışığı algılayabildikleri son yıllarda yapılan labaratuvar çalışmalarıyla kanıtlanmıştır. Gökyüzünden gelen ışığın polarizasyonu güneşin konumuna göre gün boyunca farklılık gösterir. Böylece bulutlar güneşi kapatmış olsa da kuşlar güneşin konumunu algılayabilirler. Ayrıca renkli görüş ve gece görüşünün gerçekleşmesini sağlayan koni ve çubuk hücreleri insan gözü retinasının fovea denilen bölgesinde yoğunlaşmışken, kuşlarda tüm retina üzerinde homojen ve yoğun bir dağılım gösterir. Bu nedenle kuşların genel görüşü bir insanın bir cisme odaklandığında gördüğü netliğe eşdeğerdir. Ayrıca kuşlar insanların gördüğü dalga boylarına ek olarak morötesi ışınları da algılayabilirler. Güvercinlerin işitme duyularıyla ilgili olarak yapılan deneyler de süpriz sonuçlar vermiştir. İnsanlardan farklı olarak güvercinler çok düşük frekanslı sesleri duyabilirler. İnsanların duyabildiği en düşük frekans 20Hz’ken güvercinler 0.1Hz’e kadar duyabilir, buna ek olarak ses frekansındaki çok küçük değişimleri de algılayabilirler. Doğada şimşekler, manyetik fırtınalar, yer sarsıntıları, deniz dalgaları, rüzgar akımlarının dağların doruklarından geçerken çıkardıkları sesler gibi düşük frekanslı birçok ses kaynağı vardır. Düşük frekanslı sesler aynı zamanda büyük dalga boyuna da sahip oldukları için (radyo dalgaları gibi) çok uzun mesafeler kat edebilirler, bu yüzden kuşlar yaklaşmakta olan hava durumunu tahmin etmekte ustadırlar ayrıca bu sesler yönlerini bulmalarında da yararlı olabilir.

    DUYU ORGANLARI

    Kuşlar görme ve işitme duyuları çok gelişmiş olan canlılardır. Buna bağlantılı olarak diğer algılama sistemleri fazla gelişkin değildir. Körelen duyuların başında ise koklama gelmektedir.

    GÖRME

    Kara omurgalıları içinde, hatta tüm omurgalılar içinde görme yeteneği en iyi gelişmiş ve vücuduna göre gözü en büyük olan hayvan grubu kuşlardır. Kuşların duyu organları arasında çok önemli bir yere sahip olan gözler, yön, uzaklık, şekil, renk, derinlik, hareket ve büyüklük gibi nesnelerle ilgili özelliklerin tümünü algılamaktadır.
    Kuşların büyük bir bölümünde gözler kafanın iki yanında yer alır. Sadece gece yırtıcılarında gözler kafanın ön tarafındadır. Kuşlarda gözlerin çok az hareketli olmasına karşın baş ve boyun büyük hareket kabiliyetine sahiptir. Göz kapakları çok hareketlidir. Göz kapaklarından ayrı olarak gözü örtebilen hareketli ve saydam bir zar ( nicitans ) bulunur. Bütün kuşlarda daralıp genişleyebilen göz bebekleri yuvarlaktır. Retina tabakası ön kısma nazaran daha geniştir. Göz çevreleyen katı tabakanın içinde ve cornea kenarlarının arkasında kemik tabakacıklarından oluşan bir halka vardır. Cornea tabakası bütün kuşlarda kuvvetli bir şekilde kubbeleşmiştir. Retina tabakasının büyüklük ve gelişmişliğine paralel olarak keskin ve net görebilme çok gelişmiştir. Durdukları yerde bir dairenin 300 derecelik sahasını görebilirler.
    Renk görme olayı bir çok canlıda gelişmemişken kuşlarda vardır. Örneğin köpeklerin renk görmedikleri düşünülürse kuşlar bu konuda oldukça yeteneklilerdir. Bir güvercinin 20 renk tonunu birbirinden ayırt edebildiği saptanmıştır. ( insanda bu rakam 160 dır. )


    İŞİTME

    İşitme organı olan kulak gözlerin hemen arkasında, başın iki yanında yer alır. Kuşlarda da kulak, iç, orta ve dış kulak olmak üzere üç kısımdan ibarettir. Fakat dış kulak pek dikkati çekmez. Genellikle dıştan bir tutam kalem tüyü ile çevrili ve örtülüdür. Bazı kuşlarda kulağı çevreleyip örten kalem tüylerinin rengi değişiktir. Sadece bazı türlerde örneğin baykuşlarda dış kulak kepçesi gelişmiştir.
    Kuşların 40 – 30.000 Hz’lik sesleri duydukları saptanmıştır. Kural olarak 100 Hz’den daha düşük sesleri çok az duyarlar. En duyarlı oldukları ses aralığı 1000 – 3000 Hz arasıdır.

    Beslenme


    İç organlar bölümünde kuşların sindirim sistemi hakkında özet bilgiler verilmiştir. Kuşlarda gaga besinleri tutmaya,koparmaya ve parçalamaya yarar.Ağız kısmında aldığı besinleri öğütmeye,ufalamaya yarayan diş gibi bir organ yoktur.Taneyle beslenenler taneleri olduğu gibi veya gagalarıyla kırarak,etle beslenenler ise avların parçalayarak yutarlar.Kuşların çoğu besinlerini büyük parçalar halinde yutar.Yutulan besinler kursağı olan kuşlarda bir süre kursakta kalıp yumuşatılır.Besinler midede parçalanır.Ön midede sindirim fermentlerini alarak taşlığa (kaslı mide) geçen besinler burada küçük parçalar haline gelir ve bağırsaklara geçer.Sindirim bağırsakta tamamlanır.Selüloz ise kör bağırsakta sindirilir.Çok hareketli olan ve çok enerji harcayan kuşlar çok gıda almak zorundadırlar.Yalnız ot ve yaprak gibi besinlerle beslenen kuş türü çok azdır.Bitkisel besinlerle beslene kuşlar genellikle filiz,körpe yaprak meyve tohumları yerler.Bitkisel besinlerin sindirimi hayvansal besinlerden daha zor olduğundan ve gelişme süresince protein ihtiyacı yüksek olduğundan bitki ve tane yiyen kuşların çoğu yavrularını böcek ve kurtlarla beslerler.Belli bir süre sonra hayvansal proteinle beslenen yavrular gelişince yine bitki ve tanelerle beslenmeye başlarlar.Kuşların büyük bir bölümü hayvansal gıdalarla beslenirler.Böcekler,kurtlar,larvalar,yumuşakçalar ,krustaseler, sürüngenler,balıklar,küçük memeliler,orta boy memeliler ve yavruları ile çeşitli kuşlar değişik kuş türlerinin besinlerini oluştururlar. Hayvansal besinlerle beslenen kuşlar sindiremedikleri tüy ve kemikleri (baykuşta olduğu gibi) bir yumak halinde ağız yoluyla dışarı atarlar. Böcek yiyen kuşların çoğu da sert kitin parçalarını aynı şekilde kusarlar.Gündüz yırtıcıları tüy,kemik,kıl gibi parçaları yemezler.Akbabalar özellikle Kuzukuşu kalın sığır kemiklerini bile midede oluşan asit (HCL) ile eritirler.Balıkla beslenen kuş türlerinden Yalı çapkınları pul ve kılçıkları ağız yoluyla dışarı atmalarına karşın,martı,pelikan ve balıkçıllar bu kısımları da sindirirler. Meyvelerle beslenen kuşların birçoğu meyvelerin etli kısımlarını yer ve sindirirler,çekirdekleri ise bağırsak veya ağız yoluyla dışarı atarlar.Böylece bitkilerin yayılmasını da sağlamış olurlar

    Kuşların dışkıları da beslenmelerine göre farklıdır.Tane ve tohumlarla beslenen kuşların dışkıları kuru ve katıdır.Hayvansal besinlerle beslenenlerin ise cıvık ve genellikle yapışkandır.Meyvelerle ve bitkilerle beslene kuşların dışkıları genellikle renkli(yeşil,mor) ve içlerinde çeşitli tohumlar vardır

    Kuşların birçoğu yavrularını uzun bir süre yuvada beslerler.Bir kısmı kursaklarında yada ön midede yumuşayan,yarın sindirilmiş besinler kusarak,veya yavruların gagalarını ağız ve kursaklarına kadar sokmalarını sağlayarak beslerler.Güvercin yavruları ise ana babalarının kursaklarında oluşan sütümsü bir maddeyi,gagalarını ana ve babalarının boğazına sokarak alıp beslenirler


    Beslenme


    İç organlar bölümünde kuşların sindirim sistemi hakkında özet bilgiler verilmiştir. Kuşlarda gaga besinleri tutmaya,koparmaya ve parçalamaya yarar.Ağız kısmında aldığı besinleri öğütmeye,ufalamaya yarayan diş gibi bir organ yoktur.Taneyle beslenenler taneleri olduğu gibi veya gagalarıyla kırarak,etle beslenenler ise avların parçalayarak yutarlar.Kuşların çoğu besinlerini büyük parçalar halinde yutar.Yutulan besinler kursağı olan kuşlarda bir süre kursakta kalıp yumuşatılır.Besinler midede parçalanır.Ön midede sindirim fermentlerini alarak taşlığa (kaslı mide) geçen besinler burada küçük parçalar haline gelir ve bağırsaklara geçer.Sindirim bağırsakta tamamlanır.Selüloz ise kör bağırsakta sindirilir.Çok hareketli olan ve çok enerji harcayan kuşlar çok gıda almak zorundadırlar.Yalnız ot ve yaprak gibi besinlerle beslenen kuş türü çok azdır.Bitkisel besinlerle beslene kuşlar genellikle filiz,körpe yaprak meyve tohumları yerler.Bitkisel besinlerin sindirimi hayvansal besinlerden daha zor olduğundan ve gelişme süresince protein ihtiyacı yüksek olduğundan bitki ve tane yiyen kuşların çoğu yavrularını böcek ve kurtlarla beslerler.Belli bir süre sonra hayvansal proteinle beslenen yavrular gelişince yine bitki ve tanelerle beslenmeye başlarlar.Kuşların büyük bir bölümü hayvansal gıdalarla beslenirler.Böcekler,kurtlar,larvalar,yumuşakçalar ,krustaseler, sürüngenler,balıklar,küçük memeliler,orta boy memeliler ve yavruları ile çeşitli kuşlar değişik kuş türlerinin besinlerini oluştururlar. Hayvansal besinlerle beslenen kuşlar sindiremedikleri tüy ve kemikleri (baykuşta olduğu gibi) bir yumak halinde ağız yoluyla dışarı atarlar. Böcek yiyen kuşların çoğu da sert kitin parçalarını aynı şekilde kusarlar.Gündüz yırtıcıları tüy,kemik,kıl gibi parçaları yemezler.Akbabalar özellikle Kuzukuşu kalın sığır kemiklerini bile midede oluşan asit (HCL) ile eritirler.Balıkla beslenen kuş türlerinden Yalı çapkınları pul ve kılçıkları ağız yoluyla dışarı atmalarına karşın,martı,pelikan ve balıkçıllar bu kısımları da sindirirler. Meyvelerle beslenen kuşların birçoğu meyvelerin etli kısımlarını yer ve sindirirler,çekirdekleri ise bağırsak veya ağız yoluyla dışarı atarlar.Böylece bitkilerin yayılmasını da sağlamış olurlar

    Kuşların dışkıları da beslenmelerine göre farklıdır.Tane ve tohumlarla beslenen kuşların dışkıları kuru ve katıdır.Hayvansal besinlerle beslenenlerin ise cıvık ve genellikle yapışkandır.Meyvelerle ve bitkilerle beslene kuşların dışkıları genellikle renkli(yeşil,mor) ve içlerinde çeşitli tohumlar vardır

    Kuşların birçoğu yavrularını uzun bir süre yuvada beslerler.Bir kısmı kursaklarında yada ön midede yumuşayan,yarın sindirilmiş besinler kusarak,veya yavruların gagalarını ağız ve kursaklarına kadar sokmalarını sağlayarak beslerler.Güvercin yavruları ise ana babalarının kursaklarında oluşan sütümsü bir maddeyi,gagalarını ana ve babalarının boğazına sokarak alıp beslenirler


    Üreme ve Kuş Yumurtaları


    Kuşlarda üreme yumurtlama yoluyla olur.Bütün kuşlar hazırladıkları bir yuvaya veya uygun bir yere yumurtlarlar, bir süre kuluçkada yatar ve yavruların yumurtadan çıkmasını sağlar.Bazı türlerde yumurtadan çıkan yavrular yuvayı hemen terkeder,ana-babalarıyla birlikte besinlerini ararlar.Bir kısım kuşlarda ise yavrular belli bir süre yuvada kalır,ana,baba veya herhangi biri tarafından beslenir,uçacak hale gelince yuvayı terkeder.Guguk kuşu yuva yapmaz,yumurtalarını başka kuşların yuvalarına bırakır,yumurtadan çıkan yavrular da yuva sahibi kuş tarafından beslenip büyütülür.Kuşlar genellikle ilkbaharda çiftleşerek yuvalanır ve yumurtlarlar.Bu bazı kuşlarda senede bir,bazılarında iki,bazılarında 3-4 kez kuluçka olayı görülür.En çok yumurtlayan kuşlar tavukgillerdir.Bıldırcın 10-16,keklik ve sülün ise 15-20 yumurta yapar

    Kuşların yumurtaları şekil,büyüklük ve renk bakımından çok çeşitlidir.Genel olarak yumurta büyüklüğü kuşla ve çıkacak yavru büyüklüğü ile orantılıdır.Kuş büyüklüğüne göre en büyük yumurtayı kivi,en küçüğü de guguk kuşu yapar.Yumurtaların renkleri yuva yerlerine göre değişir.Oyuklarda,karanlık,kapalı yuvalarda kuluçkaya yatan kuşların yumurtaları ise ortama uyacak şekilde renkli ve benekli olur.



    Kuş Yuvaları


    Bazı kuşlar herhangi bir yuva yapmadan yumurtalarını doğruca yere veya pek derin olmayan bir çukura bırakarak kuluçkaya yatarlar. Bir kısmı yerde bulduğu veya yaptığı bir çukuru yumuşak ot,yaprak, yosun gibi maddelerle döşer.Diğer bir kısım kuşlar hazır bulundukları ağaç kovuklarında, kaya oyuklarında yuvalanırlar. Bu kovuk ve oyukları da bazıları yumuşak otlar, yosunlar ve tüylerle döşerler. Bazı kuşlar ise yuvalandıkları kaya oyuklarının giriş yerini çamurla sıvar,girebilecekleri kadar bir uçma deliği bırakırlar(sıvacı kuşları). Açıkta yuva yapan kuşların yuvaları çok değişik şekillerde olur. Genellikle kase şeklinde, üstü açık olan yuvalar yerde,otlar, sazlar ve dallar arasında kurulur.Bir kısmı çalı çırpıdan özensiz yapılmış ve sığdır. Bir kısım yuvalar ise çalı,çırpı,ot,yosun gibi malzemeyle ve oldukça özenle yapılmış,derince sağlam yuvalardır.Bu sağlam yuvalar ertesi yılda onarılarak kullanılır. Çoğu dallara, sazlara, otlara sağlam bir şekilde bağlanmıştır.Açıkta yapılan her tarafı kapalı yuvalarda çeşitli malzemelerden yapılır. Bunların yalnız bir yerinde kuşun girip çıkabileceği büyüklükte bir delik bulunur. Kapalı yuvaların en mükemmelini çulha kuşu yapar. Kavak ve söğüt tohumu pamukları veya doğuca pamuğu çok güzel ve sağlam bir şekilde birbirine yapıştırarak ve örerek yaptığı yuvayı tepesinden uzanan saplı bir dal ucuna veya saza bağlayarak asar.Kırlangıçlarda çamurları tükürükleriyle yapıştırarak ve arasına saman çöp sıkıştırılarak çatı altlarına, pencere içlerine kemer ve kolon altlarına yarım küre şeklindeki yuvalarını yaparlar. Kuru otlardan, çalı çırpıdan yapılmış çeşitli kapalı yuvalara da rastlanır. Kuşlar yuvalarını münferit olarak çeşitli yerlerde yaptıkları gibi küçük gruplar ve oldukça büyük koloniler halinde bir arada yaparlar







+ Yorum Gönder
kuşların duyu organları,  kuşların duyu organı,  kuşların en önemli duyusu nedir,  çulluğun kulakları duyarmı
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi