Duyu organları ile ilgili bilgi verir misiniz

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Duyu organları ile ilgili bilgi verir misiniz ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    Duyu organları ile ilgili bilgi verir misiniz





  2. 2
    Ensar
    Özel Üye





    Cevap: Duyu Organlarımız





    Çevremizi algılamamızda görevli olan göz, kulak, burun, dil ve deri duyu organlarımızdır



    Duyu organlarımız birlikte çalıştığında çevremizi algılamamız daha kolay ve doğrudurÇevremizdeki cisimlerin sesini, rengini, kokusunu, sertliğini, yumuşaklığını, sıcaklığını vb özelliklerini duyu organlarımız sayesinde hissederiz Uyarıları dış ortamdan alarak sinirlere aktaran, duyu organlarının yapısında bulunan özel hücrelere duyu almaçları adı verilir Farklı duyu organlarımız için farklı almaçlar vardır Uyarı, ilgili almaç tarafından alındığı zaman uyartıya dönüşür Uyartılar, duyu almaçları sayesinde, duyu-sinir yolu ile beyindeki duyu merkezlerine iletilir Bu merkezler, kendilerine ulaşan uyartı mesajını değerlendirir, mesajın gerektirdiği cevabı vücudun ilgili bölümlerine gönderir ve bu bölümlerin cevabı yerine getirmesini kontrol eder Bu sayede dış ortamdan gelen uyarıları algılarız







    Önemli NOT:



    * Duyu organlarımızın beraber çalışması durumunda algılamamızın daha kolay ve doğru olur



    * Çevremizdeki cisimlerin sesini, rengini, kokusunu, sertliğini vb duyu organlarımız sayesinde hissederiz



    * Dış ortamdan duyu organlarımız ile aldığımız uyarıları sinirlere aktaran özel hücrelere “duyu almaçları” adı verilir Duyu almaçlarının, duyu organlarının yapısında bulunur



    * Farklı duyu organlarımız için farklı almaçlar vardır Duyu almaçları sayesinde uyartıların, duyu-sinir yolu ile beyindeki duyu merkezlerine iletilir Beyindeki ilgili merkezin kendisine ulaşan uyartı mesajını değerlendirip mesajın gerektirdiği komutları vücudun ilgili bölümlerine verir ve bu bölümlerin verilen komutları yerine getirmesini kontrol eder Böylece dış ortamdan gelen uyarıların algılanması sağlanmış olur





    Görme Organımız Göz





    Aşağıdaki fotoğrafı inceleyerek gözümüzü koruyan ve görme işinde görevli olan yapıların neler olduğunu söyleyebilir misiniz? Göz, çevremizden aldığı ışık sayesinde görmemizi sağlayan duyu organımızdır Gözümüzü koruyan yapılar kaşlar, göz kapakları, kirpiklerdirGözümüzde ayrıca gözyaşı bezleri ile göz yuvarlığını göz çukuruna bağlayan ve bunların hareketini sağlayan kaslar bulunur Aşağıda şekli inceleyerek gözün görmesini sağlayan bölümler hakkında bilgi edinelim





    Göz sert tabaka, damar tabaka ve ağ tabaka (retina) olmak üzere üç bölümden

    oluşur

    Gözün Bölümleri

    a) Sert Tabaka: Gözün dışında bulunan beyaz renkli kısımdır ve gözü dış etkilerden korur Işığı kıran bu tabakaya saydam tabaka (kornea) adı verilir

    b) Damar Tabaka: Sert tabakanın altında yer alır ve gözün beslenmesini sağlayan damarlardan oluşur Damar tabaka, gözün ön kısmındaki irisi oluşturur iris gözün renkli kısmıdır irisin ortasında bulunan kısma göz bebeği adı verilir iris, gözümüze gelen ışığın şiddeti fazla olduğunda göz bebeğini daraltır, az ışıklı ortamlarda ise göz bebeğinin büyümesini sağlar

    c) Ağ Tabaka (Retina): Işığa karşı duyarlı almaçların bulunduğu kısımdır Ağ tabakadaki sinirler birleşerek göz yuvarlağının arka tarafından çıkıp beyne gider Sinirlerin göz yuvarlağından dışarı çıktığı yere kör nokta adı verilir Kör nokta ışığa karşı duyarlı değildir ve burada görüntü oluşmaz Kör noktanın üst kısmında ve göz bebeğinin hizasında bulunan çukur bölgeye sarı leke denir Görüntü sarı lekede meydana gelir Ağ tabakanın ön kısmında göz merceği bulunur







  3. 3
    Ensar
    Özel Üye
    Nasıl Görürüz?


    1. Cisimlerden yansıyan ışık ışınları, önce saydam tabakaya gelir ve burada kırılır. Kırılan ışın ardından göz bebeğine gelir.
    2. Göz bebeğinden gelen ışınlar, göz merceğinde tekrar kırılarak ağ tabaka üzerine düşer.
    3. Ağ tabakada yer alan sarı leke üzerinde ters bir görüntü oluşur. Oluşan görüntü buradaki görme almaçları tarafından algılanır.
    4. Algılanan görüntü, görme sinirleri vasıtasıyla beyindeki görme merkezine iletilir. Ters görüntü, beyindeki görme merkezinde düz olarak algılanır. Böylece görme gerçekleşir.



    Göz Kusurları ve Bu Kusurların Tedavi Yolları
    Göz kusurları doğuştan olabileceği gibi sonradan da oluşabilir. Doğuştan olan bazı göz kusurları şunlardır:

    Renk körlüğü (Daltonizm): Kırmızı ve yeşil renklerin birbirinden ayırt edilemediği bir göz kusurudur. Tedavisi yoktur. Yandaki resim renk körlüğünün belirlenmesinde kullanılır.

    Şaşılık: Gözü hareket ettiren kasların uyumsuzluğu sonucunda oluşur, ameliyatla giderilebilir.
    Aşağıdaki çizelgede sonradan oluşan bazı göz kusurları, bu kusurlara sahip kişilerin nasıl gördükleri ve bunların tedavi yolları verilmiştir.


    Gözlük ve kontak lensler, bazı göz kusurlarının tedavisinden kullanılan teknolojik araçlardandır. Saydam tabakadaki saydamlığın bozulduğu veya yok olduğu ya da bu tabakanın şeklinin değiştiği durumlarda hastalara kornea nakli yapılır. Kornea nakli, gözün bozuk olan korneasının sağlam bir kornea ile değiştirilmesi işlemidir.

    Önemli NOT:


    Göz görmemizi sağlayan duyu organımızdır.

    Göz kaşlar, göz kapakları, kirpikler ve gözyaşı bezleri ile göz yuvarlığını göz çukuruna bağlayan ve bunların hareketini sağlayan kaslardan oluşmuştur.

    Gözün görmeyi sağlayan bölümlerinin sert tabaka, damar tabaka ve ağ tabakadır.

    İris gözümüze gelen ışığın şiddeti fazla olduğu zaman göz bebeğini daralttır, az ışıklı ortamlarda ise göz bebeğinin büyümesine sebep olur.


    İşitme Organımız Kulak


    Kulaklarımız işitmemizi ve dengemizi sağlayan duyu organımızdır. Suya atılan bir taşın oluşturduğu dalgalar gibi havada da ses dalgaları mevcuttur. Bu ses dalgaları kulağımızdaki duyu almaçları ile algılanır. Aşağıdaki şekli inceleyerek kulağın bölümleri hakkında bilgi edinelim.


    Kulak dış, orta ve iç kulak olmak üzere üç bölümden oluşur.
    Kulağın Bölümleri
    a) Dış Kulak: Kulak kepçesinden ve kulak yolundan oluşur. Kulak yolunun sonunda kulak zarı bulunur. Kulak kepçesi kıkırdak bir yapıya sahiptir. Kulak yolu, kulak kepçesini orta kulağa bağlayan bir kanaldır. Kulağımız kulak kiri olarak adlandırılan bir sıvı salgılar. Bu sıvı, kulak yolundaki kıllar ile birlikte kulağa giren toz vb. maddelerin kulak zarına ulaşmasını engeller.
    b) Orta Kulak: Orta kulakta çekiç, örs, üzengi kemikleri, östaki borusu ve oval pencere bulunur. Üzengi kemiği vücudumuzun en küçük kemiğidir. Çekiç kemiği kulak zarına, üzengi kemiği ise iç kulaktaki oval pencereye temas eder. Bu özellikleri ile kulak kemikleri, kulak zarını iç kulağa bağlayan bir köprü oluşturur. Östaki borusu orta kulaktan yutağa açılır. Böylece orta kulak ile vücudun dışı arasındaki basınç farkını dengeleyerek kulak zarının yırtılmasını engellemiş olur.
    c) iç kulak: Dalız, salyangoz ve yarım daire kanallarından oluşur. Dalız, oval pencereden gelen ses dalgalarını salyangoza iletir. Salyangozda işitme sinirleri vardır ve gelen ses dalgaları işitme sinirleri ile beyne iletilir. Vücudumuzun dengesinin bozulup bozulmadığını beyinciğe bildirme işini salyangozun üst kısmındaki yarım daire kanalları yapar.



    Önemli NOT:


    İç kulakta yarım daire kanalları vücudun dengesini sağlanmasında önemli rol oynar. Vücudun durumu değiştiğinde buradan beyne giden mesajlar sonucu beyin vücudun konumunu değiştirip denge sağlar



    Nasıl işitiriz?


    1. Kulak kepçesi ile toplanan ses dalgaları kulak yolu ile kulak zarına gelir ve zarı titreştirir.
    2. Kulak zarının titreşmesiyle birlikte çekiç, örs ve üzengi kemikleri de titreşir ve bu titreşim oval pencereye iletilir.
    3. Üzengi kemiği, ses titreşimlerinin oval pencereden iç kulakta bulunan dalıza iletmesini sağlar. Dalız, oval pencereden gelen ses dalgalarını salyangozdaki yarım daire kanallarına gönderir.
    4. Ses, yarım daire kanallarındaki işitme almaçları tarafından algılanır ve işitme sinirleri aracılığı ile beyindeki işitme merkezine iletilir. Böylece işitme olayı gerçekleşmiş olur.

    işitme Bozukluları ve Bunların Tedavi Yolları
    Çevrenizde işitme bozukluğu olan kimseler var mı? işitme bozukluklarının sebebi ne olabilir? işitme bozukluklarının birçok sebebi vardır. Bunların bazıları işitme kaybına, bazıları da sağırlığa yani hiç duymamaya yol açabilir. işitme bozuklukları doğuştan olabileceği gibi sonradan da oluşabilir. Kulak zarı sertleşmesi, orta kulakta kemik kaynaması ve iç kulaktaki zedelenmeler doğuştan olabilir. Bazen bir hastalık ya da yüksek şiddette sesler kulağa zarar verip işitme kaybına sebep olabilir. işitme kaybı oluşursa işitme cihazı kullanılması gerekir.
    işitme Cihazları: Dışarıdan gelen seslerin şiddetini yükselterek onları kulağın duyabileceği seviyeye getiren küçük elektronik aletlerdir. Genellikle iç kulakla ilgili işitme kayıplarında kullanılır ancak bazen orta kulak rahatsızlıkları için de kullanılabilmektedir. işitme cihazı sesi yükseltir ama işitme kaybını düzeltmez. Mikrofon, pil ve kulaklık gibi bazı temel parçalardan oluşur. işitme cihazları duyma bozukluğu olan her yaştaki insan tarafından kullanılabilir.
    Wireless Teknolojisi: Duymayan kulaktan duyan ya da az işitme kaybı olan kulağa kablosuz iletim sağlayan yeni bir teknolojidir. Hasta bu cihazla, sesleri daha iyi duyar.







  4. 4
    RüzgarGülü
    Bayan Üye
    Duyu Organlarımız ve Görevleri Resimli


    DUYU ORGANLARIMIZ

    GÖZ
    Göz insanın en önemli organlarından biridir. İnsan algılamasının yaklaşık %80’i bu organ tarafından sağlanır. Gözler düzensiz küre biçiminde yaklaşık 25 mm çapında ve her biri 7-8 gr ağırlıkta olan organlardır. Göz Kasları , Gözün hareketi hareket ettirici kaslar tarafından sağlanır. Bu kasların görevi; kasılarak gözü kaldırmak ve bakışı yukarı çevirmek ve gözü indirerek bakışı aşağıya yöneltmektir.





    Göz Merceği
    Gözbebeğinin arkasında yer alan şeffaf yapıya göz merceği denir. İnce kenarlı bir mercektir. Temel fonksiyonu odaklama için ince ayar yapmaktır. Gözbebeğinden giren ışınları kırarak ağ tabaka üzerindeki duyarlı bölgelerde toplanmasını sağlar.
    Ağ tabaka (retina):
    Göz yuvarlağının en içte bulunan tabakasıdır. Işığa duyarlı reseptör (görme) hücreleri, siniri hücreleri ve uzantıları ile ara nöronlardan oluşur.


    KULAK





    Anatomik ve fonksiyonel olarak kulak üç kısma ayrılır; Dış, Orta ve İç kulak . Kulak kanalının ucunda kulak zarı ve bu zarın hemen arkasında orta kulak boşluğu bulunur. Bu boşluk içinde sesleri içi kulağa ileten üç adet kemikçik bulunur. Kulağın önemli bir elemanı da orta kulak ile burun boşluğu arasında bulunan östaki kanalı olup bu kanal orta kulak boşluğunun hava almasını sağlayan tek kapıdır ve kulak hastalıklarının bir kısmının oluşmasında önemli bir rol oynar. Östaki kanalı yolu ile orta kulağa oksijenli taze hava girişi de olur yani kulak bu kanaldan hava alır.




    BURUN



    Koku alma organı burundur. Burun boşluğu iki delikle dışarı açılır. Mukus salgısı burun boşluğunun duvarlarını ve kılları nemli tutar. Böylece burundan giren kirli havanın hem temizlenmesi hem de kuru havanın nemlenmesi sağlanıp hava solunuma uygun hale getirilir.

    Her iki burun boşluğunun üst tarafında, koku alma alanı olarak bilinen sarı bölge bulunur. Bu bölgede koku reseptörleri vardır. Koku reseptörleri, sadece mukus içinde eriyerek kendisiyle temas edebilen maddelerle uyarılabilirler.




    DİL




    Yediğimiz ve içtiğimiz çeşitli maddelerin tatlarını almamıza yardımcı olan tat tomurcukları dil üzerinde ve damağın geri bölgesinde yerleşmişlerdir. İnsan tarafından ayırt edilen tatlar genel olarak Tatlı, Ekşi, Tuzlu ve Acı olmak üzere dört grupta toplanır.
    İnsanların bir kısmı bazı maddelerin tatlarını alamazlar. Bu durum bir çeşit "TAT KÖRLÜĞÜ" olarak adlandırılabilir.






    DERİ





    Deride yer alan ve sıcaklık hissini ayırt eden alıcılar vardır. Sıcaklık ve soğukluk duyusunu alan alıcılar çabuk yorulurlar. Mesela bir elimizi sıcak diğerini soğuk suya sokar,bir süre sonra ikisini birden ılık suya batırırsak soğuk sudan çıkan elimiz ,ılık suyu sıcak, sıcak sudan çıkan elimiz ise soğuk hisseder. Deri altında ter salgılamaya yarayan ter bezleri ile cildin nemini sağlayan yağ bezleri bulunur.
    Kıl ile kıl kökündeki sinir teli, bir tip dokunma alıcısıdır. Bir kılıfın hafif hareketi kıl kökünü saran sinir telini uyarır.



+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi