Osmanlının balkanlarda yapmış olduğu camiler nelerdir?

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Osmanlının balkanlarda yapmış olduğu camiler nelerdir? ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    Ensar
    Özel Üye





    Cevap: osmanlı devletinin balkanlarda bırakmış oldugu mimari eserler


    Osmanlı'nın sadece Balkanlar'da 15.787 adet mimari yapı inşa ettiğini ortaya koymuştur.Sadece Bulgaristan'daki mimari eserlerin sayısı 3399 adettir; bu sayı, 2356 adet cami-mescit, 142 medrese, 273 mektep, 174 tekke-zaviye, 42 imaret, 116 han, 113 hamam-ılıca-kaplıca, 27 türbe, 24 köprü, 16 kervansaray, 74 çeşme, saat kuleleri, hastaneler, bedestenler, kütüphaneler ve çeşitli sanat eserlerinden meydana gelmiştir. Günümüzde bu eserlerin büyük bir kısmı yok olmuştur; orijinal halini koruyan eser sayısı ise çok azdır.



    Vardar Nehri üzerinde, Fatih Sultan Mehmed Han tarafından yaptırılan Taş Köprü (Fatih Köprüsü) ve Samokov'da bir Türk çeşmesi

    Bu mimari yapılardan Romanya Babadağ'daki Sarı Saltuk Türbesi; Arnavutluk Kruya'da Sarı Saltuk Türbesi; Bosna-Hersek Blagay'da Sarı Saltuk Türbesi; Bulgaristan Obroçişte-Balçık'ta Akyazılı Tekkesi ve İmareti; Köstendil'de Koca İsnak Paşa Köprüsü, Uludere Harmanlı Köprüsü; Budapeşte'de Gül Baba Türbesi; Kosova Priştine'de Sultan Murat Hüdavendigar Türbesi; Üsküp'te Sultan Murat Camii, Kurşunlu Han; Filibe'de Sultan Murat Hüdavendigar Camii, Karagöz Paşa Medresesi, Hünkar Hamamı, Şahabeddin Paşa Hamamı; Saraybosna'da Gazi Hüsrev Bey Camii; Sofya'da Mahmut Paşa Camii ve Kervansarayı, Şumnu'da Şerif Halil Paşa Camii, saat kulesi; Yunanistan Kavala'da Mehmet Ali Paşa Medresesi, yeniden inşa edilen Mostar Köprüsü; Manastır-Bitola, Pirlepe'de saat kuleleri; Peç'te Kazım Paşa Camii gibi çeşitli örnekler günümüze kadar ulaşmıştır.. Ancak ne var ki, bu yapıların bazıları bakımsız ve ihmal edilmiş durumdadırlar. Özellikle Bulgaristan, Romanya, Sırbistan, Macaristan gibi ülkelerdeki eserler, Eski Yugoslavya'da bulunanlara göre çok daha kötü durumdadır. Türk kültür mirasının bir parçası olan bu önemli eserler, yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. İhmal ve bakımsızlığın yanı sıra yıkılmayan bazı önemli tarihi binaların farklı amaçlarla kullanılması, bilinçsiz bir şekilde tadilat çalışmalarında bulunulması, eserlerin ideolojik olarak tahrip edilmesi bu mimari yapıların tükenmesine yol açmaktadır.


    Macaristan'da Osmanlı'dan kalan en büyük mimari eser olan Gazi Kasım Paşa Camii şu anda kilise olarak kullanılıyor. Caminin kubbesi, Hunyadi Yanoş heykeliyle yüz yüze Peç'in en kalabalık meydanına bakıyor.
    Macaristan'ın her yerinde Osmanlı'nın izlerine rastlamak mümkün. İşte, Kanuni döneminde kuşatılmasına rağmen, kışın bastırması sebebiyle alınamayan, 1596 yılında III. Mehmed tarafından fethedilen Eğri Kalesi'nden bir görünüm. III. Mehmed, bu zaferden dolayı, Osmanlı tarihinde "Eğri Fatihi" olarak anılır







  3. 3
    Ensar
    Özel Üye
    1. ABDULLAH PAŞA MEDRESESİ (ÇERMİK İLÇESİ)
    Çeteci Abdullah Paşa Medresesi adı ile de bilinen medrese, Çermik ilçesi’nde, çarşı içinde Ulu Cami`ye giden yol üzerinde bulunmaktadır. Medresenin 1756 tarihinde Çeteci Abdullah Paşa tarafından yaptırıldığı kitabesinden anlaşılmaktadır. Çeteci Abdullah Paşa aslen Çermikli’dir. Diyarbakır’da beş kez valilik yapmıştır. Hattat, şair, âlim, fazıl ve cömert biri olarak nitelenen Abdullah Paşa 1760 yılında vefat etmiş, Dağ Kapı dışındaki mezarlığa defnedilmiştir. Bu mezarlık kaldırıldığı için bugün tam olarak nerede medfûn olduğu bilinmemektedir. Abdullah Paşa’ya “Çeteci” lakabının Emîrü’l-Hac görevi sırasında urbân eşkıyasına karşı başarılı mücadelesinden dolayı verildiği tahmin edilmektedir.


    2. ALİ PAŞA MEDRESESİ (MERKEZ SUR İLÇESİ)
    Ali Paşa Medresesi, Merkez Sur İlçesi’nde, Ali Paşa Camii’nin batısında bulunmaktadır. Mimar Sinan’ın eserleri arasında sayılan medrese, Diyarbakır’ın 6. Osmanlı Valisi Hadım Ali Paşa (ö. 965/1558) tarafından 1534–1537 yılları arasında yaptırılmıştır. Medrese, günümüzde kullanılmamakla birlikte, yakın zamanda onarım görmüş ve sağlam bir haldedir. Son dönemde medresenin hemen yanına inşa edilen iki katlı bina Sur İlçe Müftülüğüne bağlı Ali Paşa Kız Kur’an Kursu olarak hizmet vermektedir.


    3. HATUNİYE MEDRESESİ (HANİ İLÇESİ)
    Zeynebiye ismi ile de anılan medrese, Hani İlçesi’nde, Ulu Cami’nin birkaç yüz metre güneybatısında mahalle içinde bulunmaktadır. Yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 13. yüzyılın ilk yarısında inşa edildiği tahmin edilmektedir. Avlulu medreseler grubunda yer alan ve ortadaki avlunun bir kubbe ile örtülü olduğu tahmin edilen medresenin en süslü köşesi kıble duvarıdır. Mihrap nişinin üst kısmı zengin bir şekilde bezenmiştir. En üstte, sekiz kollu yıldız örnekleri arasında, geometrik örnekli bir pano görülmektedir. Mihrap nişinin hemen üstünde, çiçekli bir zemin üzerine yazılmış bir ayet şeridi görülmektedir. Medresenin güney duvarının dış yüzü de çeşitli süsleme şeritlerle bezenmiştir. Yapının ayakta kalabilen kesimlerinde görülen süslemelerin büyük bir kısmı, geometrik örnekli şeritler ve panolardan ibarettir. Zamanla büyük bir bölümü harap olmuş, Türk mimarisinin en güzel örneklerinden olan medresenin restore çalışmaları 1993 yılında başlamış ve tamamlanmıştır. Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan medrese, 21.08.01/03 envanter numarası ile “Türkiye Kültür Mirasları” arasında kayıtlıdır.

    4. HÜSREVİYE MEDRESESİ (MERKEZ SUR İLÇESİ)
    Merkez Sur İlçesi’nde, Mardin Kapı semtinde yer alan Hüsreviye Medresesi, Diyarbakır’ın 2. Osmanlı Valisi Hüsrev Paşa (ö. 1544) tarafından 1521–1528 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Kuzeydeki medrese portalinden yapıya girilmekte, sağ ve sol taraflarda 14 adet medrese odaları yer almaktadır. Ana girişin tam karşısında ise caminin giriş kapısı yer almaktadır. Medresenin mescid kısmına, 1728 yılında minare eklenerek cami haline getirilmiştir. 1561`de Diyarbakır valiliğine atanan İskender Paşa`nın davetini kabul ederek Diyarbakır`a gelip yerleşen ünlü bilgin Musihüddîn Lârî uzun süre bu medresede baş müderrislik görevi yapmıştır.


    5. LATİFİYE MEDRESESİ (MERKEZ SUR İLÇESİ)
    Latifiye medresesi, Merkez Sur İlçesi’nde Fatih Paşa Camii’nin kuzeydoğusunda bulunmaktadır. Burası aslında Fatih Paşa Camii’nin Şafiîler bölümü olmakla birlikte 19. yüzyılda aynı zamanda Latifiye adı ile medrese olarak kullanıldığı bilinmektedir.

    6. MESÛDİYE MEDRESESİ (MERKEZ SUR İLÇESİ)
    Ulu Cami Külliyesi içinde yer alan Mesûdiye Medresesi, Ulu Cami’nin kuzey kanadı doğu yarısında camiye bitişik olarak yer almaktadır.

    7. MUSLİHÜDDÎN LÂRÎ MEDRESESİ (MERKEZ SUR İLÇESİ)
    Safa Cami Külliyesi içinde yer alan bu medresenin diğer adı da İpâriye’dir. 15. yüzyılın üçüncü çeyreğinde Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir.


    8. ZİNCÎRİYE MEDRESESİ (MERKEZ SUR İLÇESİ)
    Ulu Cami’nin güneybatısında yer alan ve Sincâriye adıyla da bilinen bu medresenin yapılış tarihi konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Araştırmacıların çoğu, medresenin Artuklulardan Kutbuddin Muzaffer II. Sökmen zamanında 595/1198 yılında inşa edildiğini kabul ederken, bazı yazarlar bunun 634/1236’da Eyyûbî hükümdarlarından Melik Salih Necmeddin dönemine ait olabileceğini ileri sürmektedirler. Medresenin güney batı duvarındaki bir kitabe parçasından, mimarının İsa Ebû Dirhem olduğu anlaşılmaktadır.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi