Belçika'da Yaşam Koşulları

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Belçika'da Yaşam Koşulları ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    hayran
    Yeni Üye


    Belçika'da Yaşam Koşulları




    Soru: merhaba arkadaşlar ben aranıza yeni katıldım belçika da yaşam koşulları için bilgisi olan varmı aranızda şimdiden teşekkür ederim ?







  2. 2
    fecr
    Özel Üye





    Cevap: hoşgeldiniz.


    alıntıdır yardımcı olur inş. senin için

    belçikada yaşam - forumalev.net

    Belçika'da köy hayatı:

    Benim işim başkent Brüksel'de olduğu halde, Turkiye'de şehirde oturmaktan bıktığımız için, işime 20km uzaklıktaki bir Flaman köyünde yaşamayı seçtik. Belçika'da köy denilince, alt yapı olarak şehirden çok da farklı olmayan bir yerleşke anlasılıyor. Şehirden farkları, demografik yoğunluk düşük, trafik ve hava kirliliği düşük, şehir gürültüsü düşük, büyük kısmı bahçeli ve geniş evler, aralıklı yerleşim, etrafınızda tarlalar, çiftlikler ve ormanlar yer alması. Şehir kadar eğlenceli ve hareketli olmasa da küçük pub'ları, hızlı interneti, toplu ulaşım imkanları, asfalt yolları vb, şehri aratmaz. Ne var ki bir kaç adım ötenizde tarım ve hayvancılık yapılmaktadır, gözü rahatlatan geniş tarlalar, yürüyüş ormanları, temiz hava, köy yumurtası ve bazen gübre kokuları! gibi nimetlerden faydalanırsınız. Bahçenize sincap, kirpi, tavşan, kostebek hatta nadiren geyik girmesi kaçınılmazdır...



    Türkler ve köyler: Burada Türklerin hemen hemen hepsi büyük şehirlerin en yoğun bölgelerinde, mümkünse de apartmanlarda yaşmaktalar. İki yer vardır Türklerin yoğunlukla seçtiği, Bruksel'de: Hali-vakti yerinde memur olanlar Krainem ve Woluve, dar gelirli isci aileleri Schaarbeek denen semtleri mesken tutup geto'laşmıştır. Schaarbeek'e girdiğinizde dükkanlari, yazılari, tiplemeleri ile tipik bir İstanbul arka mahallesine geldiğinizi sanabilirsiniz. Canınız baklava börek mi çekti, rakı-sucuk mu, ciğdem-çekirdek mi? No problem. Sadece Türkçe konuşarak yaşayabileceğiniz, her işinizi halledebileceğiniz bir fanus, Belçika'nın ortasında.







  3. 3
    fecr
    Özel Üye
    Belçika'da komşuluk:

    Bir önceki sokağımızdaki komşularla tanışmamız biraz zaman almıştı, buralarda yeniydik, çekingendik, dillerini bilmiyorduk ve etrafimizdaki herkes çok mesguldü. Çogu karı-koca çalisan çiftler, çocukları ergenlik çaginda olan orta sınıf aileler. Hepsinin evi (villa deniyor) ve çifter otomobili vardır. Hepsi çocuklarına çok düşkün, buna rağmen cocuklar yeterince ozgur. Isınmamız ve dost olmamız kısa sürdü, nasıl olduğunu bile anlayamadık. Komşular arası ilişkiler hem seviyeli hem sıcak. Komşu ziyaretleri benim "modern" Turkiye'den alışık olduğum seviyede. Çat kapı merhaba demek veya birşey sormak çok normaldir. Komşu, sende bir kac dilim ekmek var mi? Çok sık yaşadığımız birşey. Birkaç hafta görüşülmediğinde yan komşu, sizi göremedik merak ettik diye çıkıp gelir. Bazen komşular ortak barbekü düzenlerler, bazen bütün bir mahalle toplanır. Onların dini bayramlarında koca koca adamlar kıyafet ve yüzlerine sürdükleri boyalarla kapınıza gelip şarkılar söyler, çocuklara şeker çukulata verilir. Bizden en önemli farkları, dertlerini, sıkıntılarını, ailevi problemleri hiç ama hiç gizleme ihtiyaci duymazlar. Komşularımızın bütün ailevi sorunlarını biliriz. Komşu dayanışması o denli büyük ki; normalde "modern" Turkiye'de birisi ev taşıdığı zaman komsuların tasıma işine yardım ettiği pek vaki değildir. İşçilik çok ucuz olduğundan ve kolay bulundugundan koşe başından 3-4 hammal çağırır taşınırsınız. Burada öyle değil. Bizi komşularımız taşıdı! Kamyonu ben tuttum, komşularımızın oğlanları geldiler, bir komşumuzla birlikte, evin büyük eşyalarını beraberce taşıdık, kalanları da burada okuyan yeğen ile hallettik. Biz de bazı durumlarda komşuları kırmadık, örneğin bir komşumuz bir gün bizi Kilise'deki bir toplantıya cağırdı. Bizi Hristiyan yapmak için değil tabiki, kendisi o gunkü toplantı için bir konuşma hazırlamış, yabancıların İsa ve Hristiyanlık hakkında neler düşündüğü üzerine, biz de köyün en belli başlı yabancısı olduğumuz için rica etti, ne olur gelin, bir iki cümle edin diye. Tabi sıramız gelene kadar kilise şarkılarını ve lafları dinleyip bir süre uyukladık ama kırmadıgımız için o kadar sevindiler ki anlatmak olanaksız.



    Yeni sokağımızın demografisi daha değişik, etrafımızda çoğunlukla yaşlı ve emekli insanlar oturuyor. Çoğu ile daha taşınmadan (ev yapım sürecinde) görüşmeye başladık. Taşınma sırasında su, elektrik vb gerekli herşeyi sağladılar. Bizim yeni komşulara karşı istemeyerek ilgisizliğimize (meşguliyetimizden dolayı) ve henüz evimize davet bile etmememize (yeni taşınmış evin durumu) rağmen, eiim bahçede çalışırken, karşıki amca gelir bir alet getirir bununla daha kolay olur der, bir teyze gelir siz çiçek seviyorsunuz der bir çiçek getirir ve ucuz dükkanların adresini verir, kendiliğinden! Yeni komşularımızdan biri Yunanlı, biri de Tayvanlı aileler. Yeni sokakta Dünya karması gibi olduk.



    Türkler ve komşuluk:
    Merkezde getolaşmaya calışan Türkler'in temel amaçlarından biri Belçikalı'lardan kaçınmak. Yurt dışında oldukları hissini olabildiğince yok etmek. Belçikalı komşuları ile benzer iliskilere sahip olanları pek duymadık. Bir araya gelmek istemelerinin ana nedeni Belcikalilar'la kaynaşmak istememeleri. Sanki Belçikalılar insan değil, düşman, onlar da buraya "mecburen" getirilmiş tutsaklar gibi... Sorsanız, hiç birinin Turkiye'ye dönmeye niyeti yoktur. Belçika'dan genel anlamda memnundurlar. Hayatları burada geçmekte olduğu halde burası Belcika degil gibi yaşamaya calışırlar. Bu durumda Belçikalı'ların da sosyal varlıklar olduğunu kavrayamazlar. Çoğunluğu apartmanlarda yasayan Turklerimiz bazen bir-iki kapı komşusu (eğer Yunan, Italyan veya Arap'sa) tanışıp görüşürler ama herkes Belçika'lı komşularını soguk, sevimsiz, selamsız-sabahsız, komşuluktan anlamayan insanlar olarak tanımlayabilirler. Acaba bizim komşular mı Belçika'lı değil, yoksa bizim insanımızın önyargı ve farklı paradigmaları söz konusu ???



    Belçika'da arkadaşlık:

    Ben çok arkadaşı olmayan birisiyim. Çünkü çok sayıda ve yoğunlukta kişisel hobilerim ve uğraşılarım var. Arkadaşa zaman ayıramiyorum kendimden! Bir de yeni evin fayans, elektrik, sihhi tesisat, marangozluk, bahçe duvar vb işlerini zevk için ve ekonomik olsun diye üstüme aldığım için, bazen hanım ve çocuk onlara zaman ayıramamdan şikayetçi bile oluyorlar. Turkiye'den birkaç çok iyi arkadaşım vardır, birbirimizin giydiği dona kadar bilir, dertleşiriz. Gerisi yüzeyseldir ve mesafelidir. Bir Belcikali arkadaş istermisin deseler, onların yaptığı şekilde; ağzımı yana kaydırıp puurfff sesi çıkarırdım. Yani olsa da olur olmasa da, bir de onla mi uğraşacağım gibisinden. Yine anlayamadığım ve tarif edemeyeceğim bir şekilde, bir Belçikalı arkadaş edindim. 46 yaşında bir banka müdürü. Her zamanki gibi mesafeli olmaya çalışırken... Bizi bir sürü ciddi problemden kurtardı ve zaman içinde dost olduk. Çok kafadar, eglenceli, konuşkan biri. Ailecek gidip gelmeye başladık, en son olarak bütün bir haftasonunu sabah 8 aksam 8 bizde geçirdi ve birlikte bahçede iş yaptık, sera kurduk, yedik ve içtik!



    Türkler ve arkadaşlık:
    Türklerin içinde bu tür Belçikalı arkadaşlar edinenler var, duydum, arkadaşlık durumları komşuluktan daha ileri düzeyde. Belçikalılar Türkler'le çok yakın arkadaş olabiliyor. Bunun en onemli nedeni sanırım "insan" heryerde aynı insan olduğunu sadece bireysel düzlemde görebiliyor bazı Türkler. Benim görduğüm, Belçikalıların arkadaşlıkta da komşulukta da çok iyi olabildiğidir (içten, yardım sever, eğlenceli vb). Oysa Türkler onlarla sadece bireysel ilişkiler kurmayı tercih ediyor. Komşuluk ve sosyal ilişkiler gibi daha genel ve toplumsal ilişkilerde geri kalıyorlar. Biz ki, son derece asosyal ve çevresinden kopuk oldukça "bireysel" bir aileyiz, çevreden gelen çekime ve ilgiye karşı koyamıyoruz.

    Pek çok Türk'ün düşündüğünün tam aksine, Valonlardan çok, Flamanlarla iyi komşu ve aile dostu olmak aslında çok kolay: Kaygısız olmak, olduğu gibi görünmek, evin dağınıklığını vb dert etmemek, şeffaf olmaya çalışmak, pazarlıksız ve içten olmak, bir de yüzde gülümseme... Biz Türkler için tabi biraz çaba gerektiriyor...







  4. 4
    konya selçuk
    Yeni Üye
    slm ben şu an ekonomi 2.sınıf öğrencisiym.Belçikada yaşamayı düşünüyorum
    sizce sınırsız vize ve ikametgah için ne gerekli ?

  5. 5
    gökçe34
    Özel Üye
    merhaba arkadaşlar ben aranıza yeni katıldım belçika da yaşam koşulları için bilgisi olan varmı aranızda şimdiden teşekkür ederim
    Belçika vize işlemleri

  6. 6
    Ziyaretçi
    merhaba ben ingiliz dili ve edebiyatı mezunuyum. eşim ise iş makinası operatörü. yurtdışında yaşamak istiyoruz. bu nedenle belçikada mesleklerimeize göre iş bulma imkanları nelerdir? yardımcı olursanız sevinirim

  7. 7
    Ziyaretçi
    Merhaba ben hollandada yasiyorum belcikaya tasinmak istiyorum nereyi tercih edersiniz .bilen varmi

  8. 8
    Ziyaretçi
    o kadar guzel yazmissiniz ki belcikada yasayip gormesem masallar ulkesi zannedecem ben turklerin icnde oturan birisi deyilim,belcika toplum lar arasi diologu hasta ve hosgorusu zayif bir toplum ulkesi ,kendi icinde bile flaman ve valon surtusmesi devam eden bir birlerini kabul etmeyen iki toplum, ki yabancilara karsi onyargisi fazla olan bir toplum,tabi ki istisna iyi niyetli insanlari yok deyil ,son yillarda belcikada gelisen irkcilik ve gizli irkcilik bunu anlamaniz lazim, eglence yerlerinin kapilarindan asagilanarak geri cevrilme ,ve bunlari burda dogup burda okula giden gencler ki herkezden fazla uyum saglamis genc nufus zaman icinde bu insanlari kendi icine kapali bir insan yapilior,veyada daha cok hircin bireyler olarak gelisiyor sorun burda ,,,,

  9. 9
    Ziyaretçi
    Arkadasa guzel anlatmissin arkadas gizli ve dolayli irkcilikla karsilasmamis

+ Yorum Gönder
belçika yaşam şartları,  belçikada yaşam şartları,  belçika yaşam koşulları,  belçikada yaşam koşulları,  belçika da hayat şartları
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi