Hayvanlar ve bitkiler arasındaki hareket farklılıkları nelerdir

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Hayvanlar ve bitkiler arasındaki hareket farklılıkları nelerdir ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    Gülehasret
    Süper Moderatör





    Cevap: BITKI VE HAYVAN HÜCRESI ARASINDAKI FARKLAR

    Isik mikroskobunda yapilan gözlemlerde bile bitki ve hayvan hücresi arasindaki farklar izlenebilir.
    Asagidaki tablodan da görülebilecegi gibi bitki hücresinin çeperinde selüloz vardir. Hayvan hücresi ise selüloz çeper içermez. Selüloz bitki hücresine belli bir dayaniklilik ve sekil verir. Hücre çeperi vakuollesen protoplastlarin yüksek osmotik basincina karsi koyar. Turgor ve hücre zari arasindaki dengeyi saglar ve hücrenin patlamasini önler. Hayvan hücresi ise degisken sekillidir.
    Bitki ve hayvan hücresi genelde ayni organellere sahiptir. Bunlardan çekirdek ve mitokondriler çift tabakali membran tasir.
    Plastid membrani da çift tabakalidir ve sadece bitki hücresinde vardir. Bitki hücresinde olupta hayvan hücresinde olmayan bir diger organel de merkezi vakuol (büyük koful) dür. Tek tabakali membran tasiyan endoplazmik retikulum (ER), diktiyozom, lizozom ve küçük vakuoller hem bitki hemde hayvan hücresinde görülür. Ribozom membransiz olup her iki hücre tipinde de görülür. Sentriyoller hayvansal hücrelerin çogunda bulunur fakat bitkilerde bulunmaz.

    bitki hücresi:
    + hücre çeperi bulunur.
    + sitoplâzmada plastitler vardır.
    + kofullar çok ve büyüktür.
    + lisozom ve sentrozom bulunmaz.
    + anket yapamaz.

    hayvan hücresi:
    + hücre çeperi bulunmaz.
    + plastitler yoktur.
    + kofullar az ve küçüktür.
    + lisozom ve sentrozom bulunur.
    + anket organeli bulunur.








  3. 3
    fecr
    Özel Üye
    Bitki ve Hayvanların Canlılık Özellikleri
    CANLILAR VE HAYAT
    Maddeye kabaca baktığımızda,maddeyi canlı ve cansızlar olarak ikiye ayırmamız gerekir.
    Cansız olan bir masayı,canlı olan kediden ayıran nedenleri birlikte düşünelim.
    Kedi masanın yapamadığı neyi yapar da ona canlı deriz?
    Bir kediyi bir naylon torbanın içerisine koyduğumuzda bir süre sonra ölür (Bunu asla denemeyin). Ama bir masa ne kadar naylon torbanın içerisinde kalırsa kalsın ölmez. Kedi nefes alıp verir yani solunum yapar,masa solunum yapmaz.Canlı dediğimizde aklımıza gelenlerin hepside solunum yaparlar.
    Solunum canlı olmanın bir özelliğidir.
    Yan taraf da ki çerçevenin içerisine baktığınızda;boşaltım,uyarılma,beslenme,üreme canlıların ortak özellikleridir.Hareket etmeyi kimi bilim adamları ortak özellik olarak kabul etmemektedir.Buna rağmen biz bu konuya da değineceğiz.
    Canlılar yukarıda saydığımız her özelliği yerine getirmek zorundadır.
    Bunları hangi sistemlerle gerçekleştirdiklerini bu bölümde inceleyeceğiz.


    KROMOZOM
    Kromozomun yapısında DNA ve protein bulunur.
    Kromozom üzerinde boğumlar vardır. Bu boğumlar ( Sentromer )hücre bölünmesi sırasında kromozomların iğ ipliklerine tutunmasını sağlar. Bir kromozom içinde iki kromatit vardır. Kromatitler, sentromer noktalarından birbirine tutunurlar.
    Kromozom sayısı, canlı türlerinde sabittir.
    İnsan: 46
    Moli Balığı: 46
    Ada tavşanı: 44
    Güvercin: 16
    Bal arısı: 32
    Radiolarya: 1200
    Kromozom sayısının aynı olması, iki ayrı canlının aynı türde olduğu anlamına gelmez. Kromozom üzerinde genlerin sayısı ve dizilişi, farkı oluşturur.
    Kromozomların üzerinde, canlıya özgü karakterlerin taşındığı genler yerleşmiştir.
    Canlının basit ya da gelişmiş olmasını genler belirler. Eğer her hangi bir canlının kromozom sayısı ve yapısında bir değişiklik olursa bu olaya mutasyon denir.
    Bir canlıda iki tip kromozom bulunur. Biri vücut kromozomu ( otozom ) diğeri ise eşey kromozomu ( gonozom ) dur. Bir insan hücresinde kromozom sayısı 46 dır. Bu kromozomların 44 tanesi vücut kromozomu, 2 tanesi eşey kromozomudur.
    Bunu;
    Dişi bireyde Erkek bireyde
    46 = 44 + XX 46 = 44 + XY
    Otozom Gonozom Otozom Gonozom
    kromozomlar kromozomlar
    biçiminde göstere biliriz.
    Canlının doku ve organlarını oluşturan hücrelere vücut hücreleri denir. Vücut hücrelerinde anneden ve babadan gelen birer kromozom takımı vardır. Bu yüzden vücut hücrelerinin kromozom sayısı dipolit ve 2n ile gösterilir.
    Canlının üreme organında mayoz bölünme sonucu oluşan gametler ( üreme hücreleri )ise sadece tek grup kromozom taşırlar. Bu nedenle kromozom sayısı vücut hücrelerinin kromozom sayısının yarısına eşittir. Yani gametlerin kromozom sayısı haploit olup, n ile gösterilir.
    2n = 46 = 44 + XX ( Dişi )
    n = 23 = 22 + X ( Dişinin gamet hücresi = yumurta )
    2n = 46 + 44 + XY ( Erkek )
    n = 23 = 22 + X ya da 22 + Y ( Erkeğin gamet hücresi = sperm )bu da doğacak yavrunun cinsiyetini belirler. Babadan X giderse yavru dişi, Y giderse yavru erkek olur.
    Kromatin iplikler DNA moleküllerinden oluşmuştur. DNA molekülleri ( Deoksiriboz Nükleik Asit )
    nükleotitlerden oluşmuştur. Bir nükleotit; organik baz, şeker ve fosfat moleküllerinden oluşur. DNA nın şekeri deoksiribozdur.
    Dört çeşit organik baz vardır. Bunlar Adenin, Guanin, Sitozin ve Timindir.
    şeklinde sembollerle gösterilir.
    DNA da nükleotitler aşağıdaki şekilde oluşur.
    Nükleotitler taşıdığı organik bazın ismiyle isimlendirilirler.
    DNA çift ipliklidir. Zincirde Adenin, Timinle, Guanin, Sitozinle karşılıklı eşleşir.
    DNA molekülü sayısını arttırabilme yeteneğine sahiptir. Buna DNA replikasyonu denir. Hücre bölünmeye hazırlanırken DNA zinciri ipliği, ortadan ikiye ayrılır. Her yarım DNA kendini tamamlayarak aynı özellikte iki DNA oluşturur. Mitoz hücre bölünmesi sırasında bu iki DNA lardan her biri farklı hücrelere gider. Bu yüzden mitoz bölünme sonucunda oluşan canlının türü ve özellikleri korunmuş olur. Bir hücredeki kromozomların yarısı anadan, yarısı babadan gelir ( 2n ). Vücut hücrelerinde bu yüzden iki takım ( 2n ) kromozom bulunur. Üreme hücrelerinde bu sayı mayoz bölünme ile yarıya ( bir takım ) indirilir.


    İnsan vücut hücrelerinde 2n = 46, üreme hücrelerinde n = 23 tane kromozom bulunur.
    DNA lar RNA ( Ribo Nükleik Asit ) ları da üretir. RNA lar ökaryot bir hücrede, çekirdekte, sitoplazmada ve ribozomda bulunur.
    RNA lar tek zincirli olup protein sentezinde kullanılır. RNA larda timin nükleotiti yerine Urasil ( U ) nükleotiti bulunur. RNA nın şekeri ribozdur.
    RNA MOLEKÜLÜNDEKİ NÜKLEOTİTLER








  4. 4
    fecr
    Özel Üye
    DNA ile RNA nın farkları
    * DNA, çift zincirli, RNA, tek zincirlidir.
    * DNA ları DNA lar, RNA yı DNA lar oluşturur.
    * DNA nın şekeri deoksiriboz, RNA nın şekeri ribozdur.
    * DNA da guanin, sitozin, timin, adenin nükleotitleri vardır. RNA da timin yerine urasil nükleotiti bulunur.
    * Gelişmiş hücrede DNA lar çekirdekte, kloroplasta, mitekondride, Rna lar, çekirdek, sitoplazma ve ribozomda bulunu
    HÜCRE BÖLÜNMESİ
    Canlılarda iki çeşit hücre bölünmesi görülür:
    1. Mitoz Hücre Bölünmesi
    2. Mayoz Hücre Bölünmesi
    1. MİTOZ HÜCRE BÖLÜNMESİ
    Vücut hücreleri oluşurken görünen, kromozom sayısını değiştirmeyen hücre bölünmesidir. Mitoz bölünmede birçok aşama görülür.

    Hücre bölünmesi iki ana bölümde incelenir.
    Bunlar;
    a) İnterfaz
    b) Bölünme
    İnterfaz: Bölünmeye hazırlanma evresine interfaz adi verilir. Bu evrede hücre yeni hücre için gerekli malzemeyi sentezler. DNA lar kendilerini eşleyerek kütlece iki katına çıkar. Artık hücreler mitoz bölünmeye hazırdır.
    Bölünme: Önce hücrenin çekirdeği bölünür ( karyokinez ), sonra sitoplazma bölünür ( sitokinez ).
    Vücudumuzdaki sinir hücresi, kas hücresi ve olgun alyuvar gibi hücreler bölünemezler.
    Çizgili kas hücrelerimiz ise sitoplazma bölünmesi geçirmeyip çekirdek bölünmesi geçirdikleri için çok çekirdeklidirler.
    MİTOZ BÖLÜNME EVRELERİ
    Profaz
    Çekirdek zarı ve endoplazmik retikulum erir, hayvan hücresinde sendrozom kendini eşler, iğ iplikleri oluşmaya başlar, çekirdekçik kaybolur.
    Metafaz
    Eş ( kardeş ) kromozotidler hücrenin ekvator düzlemi denilen orta kısmına tutunarak dizilirler.
    Anafaz
    İğ iplikleri kısalırken kardeş kromatidler birbirinden ayrılarak hücrenin farklı kutuplarına doğru çekilirler.
    Telofaz
    Kutuplara çekilen kromatidler kromatin ipliklerine dönüşür. Çekirdek zarı oluşur. Çekirdekcik oluşur. İğ iplikleri kaybolur. Daha sonra hücre sitoplazması bölünür.
    Hayvan ve bitki hücresinde farklı sitoplazma bölünmesi görülür. Hayvan hücreleri boğumlanarak bölünür.
    Bitki hücreleri orta lamel yapısını oluşturarak bölünür.
    MAYOZ HÜCRE BÖLÜNMESİ
    Eşeyli çoğalma yapan canlılarda üreme eşey hücreleri denilen özel hücrelerin birleşmesi ile gerçekleşir. Vücut hücreleri diploid ( 2n ), üreme hücreleri haploid ( n ) sayıda kromozoma sahiptir. Üreme hücreleri oluşurken diploid hücrelerden haploid hücrelerin oluşması için yaptıkları bölünmeye mayoz bölünme denir.
    Mayoz bölünme I ve II mayoz denilen art arda iki bölünmeden oluşur. Her bölünmede profaz, metafaz, anafaz ve telofaz evresi vardır.
    Mayoz bölünme başlamadan önce interfaz gerçekleşir. Mitozda olduğu gibi DNA molekülleri önce kendilerini eşlerler. Sitoplazmada bazı proteinler sentezlenir.
    MAYOZ I
    Profaz I
    Mayoz bölünmenin en uzun ve en karmaşık evresidir. Kromotin iplikleri kıvrımlaşarak kısalıp kalınlaşır. Kromozomlar belirginleşir. İki kromatitten oluşmuş homolog kromozomlar ( biri anneden diğeri babadan gelen kromozomlar ) yan yana gelirler. Kromozomlardaki kromatitler iyice belirginleşerek tetrat denilen dörtlü kromatit demetlerini oluştururlar. Kromatitler bazı noktalardan üst üste gelebilirler. Buna sinapsis denir. Buralardan kromotitler arasında parça değişimi olur. Bu olaya krossing-over denir. Krossing-over, gen değişimi sağladığı için yavrularda genetik çeşitliliği sağlar. Kardeşlerin bir birine benzememesinin nedeni budur.
    Metafaz I
    Tetrat halindeki kromatitler, homolog kromozomları karşılıklı gelecek şekilde hücrenin ekvator düzleminde dizilirler. Sentromerlerinden iğ ipliklerine bağlanırlar.
    Anafaz I
    İğ iplikleri kısalırken homolog kromozomlar birbirinden ayrılarak kardeş kromatitleri ile birlikte hücrenin karşılıklı kutuplarına giderler.
    Telofaz I
    Kromozomlar kutuplara ulaşınca çevrelerinde bazen çekirdek zarı oluşur. Bu evrede hayvan hücrelerinde I. stoplazma bölünmesi de görülür. Oluşan hücrelerden her biri homolog kromozom çiftlerinden yalnızca birini taşıyacağından dört kromatit taşısa bile haploid ( n ) kromozomlu hücre sayılır.
    MAYOZ II
    Profaz II
    Birinci mayoz bölünmenin telofazı ile ikinci profaz arasında dinlenme veya DNA eşleşmesi olmadan birinci bölünme doğrultusunda dik olmak üzere iğ iplikleri oluşur. Çekirdek zarı varsa erimeye başlar.
    Metafaz II
    Her hücrenin kardeş kromatit çiftleri ekvator düzlemi üzerinde dizilip sentromermerinden iğ ipliklerine tutunur.
    Anafaz II
    İğ iplikleri kısalarak kromatit çiftleri birbirinden ayrılıp karşılıklı kutuplara giderler. Bu arada kromatitler kromozom haline gelir. Böylece her yavru hücrede haploid ( n ) sayıda kromozom bulunur.
    Telofaz II
    Kromozomların çevresinde çekirdek zarı oluşur. Kromozomlar çözülerek kromatin iplikler oluşur. Bu sırada sitoplazmada bölünerek 2n kromozomlu ( diploid ) bir hücreden n kromozomlu ( haploid ) dört hücre oluşur. Bu hücrelere erkekte spermatid, dişide ootid adı verilir. Spermatidlerin her biri sperm hücresi haline gelirken ootidler yalnız bir tanesi yumurta hücresi olarak görev yapar. Diğer üç tanesi eriyerek kaybolur.


    Mitoz ve Mayoz arasındaki farklar
    Mitoz Mayoz
    1- ( 2n ) kromozomlu bir hücreden 1- ( 2n ) kromozomlu bir
    ( 2n ) kromozomlu 2 hücre hücreden ( n ) kromozomlu
    oluşur. 4 hücre oluşur.
    2- Vücut hücrelerinde görülür. 2- Üreme ana hücrelerinde
    görülür.
    3- Oluşan hücrelerde homolog 3- Oluşan hücrelerin her birinde
    kromozomların ikiside vardır. homolog kromozomlardan
    yalnızca birisi vardır.
    4- Oluşan hücreler ana hücreyle 4- Oluşan hücreler ana
    aynı kalıtsal karakterdedir. hücreyle ve birbirleriyle
    farklı kalıtsal karakterdedir.
    5- Sinapsis, tetrat, krossing-over 5- I. profaz evresinde
    gibi olaylar görülmez. sinapsis, tetrat, krossing-over
    gibi olaylar görülür.

    HÜCRE
    Hücrelerden oluşmuş, hareket eden, büyüyen, beslenen, çoğalan, solunum yapan varlıklaracanlı denir.
    Hücre; canlıları oluşturan, en küçük canlı yapı taşıdır.
    Hücre, genellikle gözle rahatlıkla görülmeyen, ancak mikroskopla incelenebilecek büyüklüktedir.Tavuk yumurtası, keten ve kenevir lifleri gibi hücreler gözle görülebilir.
    Çok hücreli canlıların yapılarında bulunan hücreler, değişik görevler yapmak üzere farklılaşıp bir araya gelerek dokuları oluşturur.
    Epitel doku, kan doku, kemik doku, sinir doku, meristem doku...
    Dokular bir araya gelerek organları oluşturur.
    Kalp, mide, beyin, göz, yaprak, çiçek gibi.
    Organlar belli bir görev yapmak üzere bir araya gelerek sistemleri oluşturur.
    Solunum sistemi, boşaltım sistemi, sindirim sistemi, iletim sistemi gibi.
    Sistemler bir araya gelerek canlıyı (organizmayı) oluşturur.
    Canlının sağlıklı yaşayabilmesi için tüm doku, organ ve sistemlerinin düzenli çalışması gerekir.Doku, organ ve sistemlerin yapısında veya çalışmasında bir problem olduğunda,canlı sağlığını yitirir hatta ölür.

    Gelişmiş hücreler üç ana kısımdan oluşmuştur.
    Bunlar:
    1- Hücre zarı
    2- Sitoplazma
    3- Çekirdek
    1 - Hücre Zarı
    Hücre zarı, hücrelerin dış kısmınıkaplayan kısımdır. Besin maddelerinin içeri alınmasını, metabolizma sonucu oluşan artıkların hücre dışına atılmasını hücre zarı denetler. Hücre zarı 75 - 100 A°" ( angstrom ) kalınlığındadır ve ancak elektron mikroskobu ile görülür.
    Hücre zarının yapısı, esas yapıyı lipid tabakası oluşturur. Bu lipid tabakası içine gömülü durumda yerleşmiş protein molekülleri de bulunmaktadır. Bu yapısıyla mozaik görünümündedir. Bundan dolayı bu yapıya Akıcı Mozaik Modeli denir.
    Hücre zarı canlı, esnek, akışkan, saydam ve seçici geçirgendir.
    Bitki hücrelerinde, hücre zarının dışında selülozdan yapılmış hücre çeperi ( duvarı ) bulunur.
    Bitki hücreleri yaşlanınca, zar ölür, görevini çeper üstlenir. Hayvan hücrelerinde zar ölürse, hücre de ölür.
    Hayvan ve bitki hücreleri dış görünüş olarak farklıdır.

  5. 5
    fecr
    Özel Üye
    2 - SİTOPLAZMA
    Sitoplazma: Hücre zarı ile çekirdek arasını dolduran canlı maddedir. Yarı saydam, akışkan ve koloiddir. Çoğalma hariç bütün yaşamsal olayların gerçekleştiği yerdir. Sitoplazma içinde bu olayları yürüten bölümlere organel denir
    Organeller ve görevleri:
    Endoplazmik retikulum: Hücre zarı ile çekirdek arasında ve sitoplazma içinde kanalcık ve tüpçük şeklindeki uzantılardır. Madde taşınmasını sağlar. Biyokimyasal reaksiyonlar için yüzey oluşturur. Yapısı hücre zarının yapısına benzer. Üzerinde ribozom bulunan endoplazmik retikuluma granüllü, bulunmayana granülsüz endoplazmik retikulum denir.
    Ribozom: Endoplazmik retikulum zarı üzerine yapışık veya sitoplazmada serbest bulunur. Yapılarında protein ve nükleik asit ( RNA ) bulunur. Protein sentezi yapar.
    Golgi aygıtı: Hücre zarı yapısında, çekirdek yakınında üst üste dizilmiş yassı paketçikler biçimindedir. Bazı salgı maddelerinin yapıldığı ve depolandığı yerdir. Salgı olayları fazla olan hücrelerde birkaç tane bulunur.
    Lizozom: Genellikle sindirim enzimleri taşır. Yapımında endoplazmik retikulum ve golgi aygıtı görev alır. Foagositoz veya pinositozla alınan maddelerin sindirimi sırasında lizozomlar taşıdıkları sindirim enzimlerini kofulların içine boşaltırlar.
    Canlılar öldüklerinde ve gerektiğinde lizozomlar açılarak içindeki sindirim enzimleri hücreleri sindirir, hücre ölür. Bu olaya otoliz denir.
    Mitekondri: Hücrenin enerji üreten merkezleridir. Fazla enerji harcayan ( kas hücreleri ) hücrelerde sayıları çoktur. Oksijen yardımıyla organik moleküllerden ATP enerjisi üretir. Mitekondriler çubuk veya ipek kozası şeklindedir. İçinde, iç zarın çökmesiyle kıvrımlı yapı oluşmuş, solunum yüzeyini genişletmiştir. Kendi sayılarını çekirdeğin kontrolünde arttırırlar.
    Oksijenli solunum denklemi;
    Besin + oksijen → Karbondioksit + Su + Enerji
    Koful: Bitki hücrelerinde büyük kofullar bulunur. İçleri hücre özsuyu ile doludur. Bir hücrelilerde sindirim ve boşaltım organı gibi görev yaparlar. Bitki hücreleri yaşlandıkça kofullar büyüyerek hemen hemen hücre içini kaplar. Hayvan hücrelerinde çok küçük kofullar bulunur.
    Sentrozom: Hayvan hücrelerinde çekirdeğin yakınında dokuz iplikçikten oluşmuş yapılardır. Bazı ilkel çiçeksiz bitkilerde de sentrozoma rastlanır. Sentrozom bir çift sentriolden oluşur. Sentrioller bir birine diktir. Sentrozomlar hayvan hücrelerinde, hücre bölünme sırasında iğ ipliklerini oluşturur.
    Plastitler: Yalnız bitki hücresinde bulunan organellerdir. Üç çeşit plastit vardır;
    a) Kloroplastlar: Bitkilerin yaprak ve gövde hücrelerinde bulunur. Bitkiye yeşil renk verir. Fotosentez yapar. Mitekondri gibi sayısını çekirdek kontrolünde arttırır. Fotosentez olayı kloroplastlarda gerçekleşir.
    Kabondioksit + Su → Besin + Oksijen
    b) Kromoplastlar: Bitkinin yeşil dışındaki diğer renklerini oluştururlar. Böylece bitkilerde üremeyi kolaylaştırırlar.
    c) Lökoplastlar: Bitkilerin renksiz görünen kök, gövde ve tohum gibi kısımlarındaki hücrelerde bulunurlar. Nişasta depo ederler.
    Yetişkin bir insanda 75 trilyon hücre bulunur.
    3 - ÇEKİRDEK
    Yaşamsal olayların yönetildiği, kalıtsal olayların düzenlendiği ve taşındığı merkezdir. Ökaryot ( çekirdekli ) canlıların hücrelerinde genellikle bir tane çekirdek bulunur. Prokaryot ( bakteriler ve algler ) canlıların hücrelerinde belirgin bir çekirdek yoktur.
    Çekirdeğin yapısı dört kısımda incelenir
    a ) Çekirdek zarı: Hücre zarı gibi çift katlı yapıdadır. Dış zar, endoplazmik retikuluma bağlıdır. İç zarı, çekirdek içi maddeler çevreler. Çekirdek zarı üzerinde, maddelerin geçmesi içini sağlayan geçitler ( por ) vardır.
    b ) Çekirdek özsuyu: Özelliği, sitoplazmaya benzer. Yapısında besinler ve nükleik asitler bulunur.
    c ) Çekirdekçik: Hücre özsuyu içerisinde, hücre özsuyunun yoğunlaşıp saydamlaşmasından oluşur. Hücre bölünmesi sırasında eriyerek kaybolur. Bir veya birkaç tane olabilir. Yapısında RNA ve kromozom bulunur.
    d ) Kromotin iplik: Çekirdek içinde ağ şeklinde bir yapıdır. Hücre bölünmesi sırasında kısalıp, kalınlaşarak tek tek belirginleşip kromozomları oluşturur.
    SOLUNUM
    Canlıların yaptığı ortak özelliklerden biridir.Canlılık olaylarının devamı için enerji gereklidir. Bu , enerji, besinlerde depolanmış olan kimyasal bağ enerjisinden sağlanır.
    Canlılar organik besinlerdeki bu enerjiden doğrudan yararlanamaz. Organik moleküllerdeki enerji, solunum veya fermantasyon olayları ile ATP moleküllerine aktarılır.
    Hücreler organik besinlerden enerji elde ederken enzim denilen biyolojik katalizörlerden yararlanır.
    Oksijenli ortamda glikoz, mitekondrilerde karbondioksit ve su ya parçalanır.Olay sırasında açığa çıkan enerji 38 ATP üretilmesine neden olur.
    Çok hücreli canlılar, hücrelerin gereksinmesi olan oksijeni ve hücrelerde oluşan karbondioksiti solunum organları ile alıp verirler.İnsanlarda akciğer ve deri, solunum organı olarak görev yapar.Kuşlar ve sürüngenlerde akciğer, balıklarda solungaç, böceklerde ise trake denilen solunum organları vardır.
    Bitkilerde yaprak solunum, terleme, fotosentez organı gibi görev yapar.Yapraklardaki gözenekleri açıp kapayarak gaz alış verişini yapar.

    BOŞALTIM
    Metabolizma sonucunda hücrelerde karbondioksit, üre, ürik asit gibi çeşitli zararlı maddeler ve ihtiyaç fazlası su oluşur.Bu maddelere boşaltım maddeleri denir.
    Boşaltım maddelerinin kandan süzülerek dışarı atılmasını sağlayan böbrek, deri ve akciğer gibi organlara boşaltım organları denir.Bunların içinde en yoğun süzme faaliyeti böbreklerde olduğu için böbrek, idrar kanalı ve idrar torbası gibi organlar birlikte boşaltım sistemi olarak adlandırılır.
    Boşaltım maddelerinin en zararlısı amonyaktır.Sularda yaşayan bir hücreli ve ilkel çok hücreli canlılarda amonyak difüzyonla dışarı atılır.
    Karada yaşayan canlılar amonyağı üreye dönüştürüp bir miktar suyla atarlar.
    Kurak ortama uyum sağlamış sürüngenler ve kuşlar ise ürik asit kristallerine dönüştürerek çok az suyla dışarı atarlar.
    Bitkiler fazla su ve karbondioksiti yapraklarındaki gözenek (stoma)larıyla dışarı atarlar.Zehirli olanlar kofullardaki suda katı kristallere çevrilerek biriktirilir.Yaprak dökümü ile dışarı atılırlar.
    HAREKET ETME
    Canlılar besin bulabilmek, düşmanlarından kaçabilmek ya da rahat edecekleri bölgeyi bulmak için hareket ederler.
    Bitkiler bağımlı organizmalardır, bu yüzden yer değişikliği hareketi yapamayıp sadece yönelme hareketi yaparlar.
    UYARILMA
    Tüm canlılar çevrelerinde olan değişikliklere karşı tepki verirler.
    Buna uyarılma denir.
    BESLENME
    Canlılar yaşamları için gereken enerjiyi besinlerden alırlar.
    Vücutlarında olan yapım, onarım ve düzenleme olaylarını da yine besinlerle yaparlar.
    BÜYÜME
    Bitkiler fotosentezle oluşturdukları besinlerin bir kısmını hücrelerindeki organik moleküllere dönüştürürler. Bu malzemeleri hücre bölünmesinde kullanırlar. Canlı vücudundaki hücrelerin bölünme ve büyümeleri boy ve kütlece artışa neden olur.
    Canlı vücutlarındaki hücrelerin yaşamsal faaliyetleri sonucu, vücudun hacminin kütlece artmasına büyüme denir.
    Tek hücreli canlılarda, hücre sitoplazma miktarının artmasına büyüme denir.
    Çok yıllık odunsu bitkilerde büyüme, yaşam boyunca devam eder. Bu bitkilerde enine ve boyuna büyümeyi sağlayan dokular vardır.
    Bitkinin gövde uçlarında, kök uçlarında sürgen doku, kabuğun altında kambiyum boyuna ve enine büyümeyi sağlar.

  6. 6
    Ziyaretçi
    güzel ama aradığım bu değil

  7. 7
    Ziyaretçi
    güzel tşk ler

+ Yorum Gönder
bitki ve hayvanların hareketleri neden farklıdır,  canlıların ortak özelliklerinden bitki ve hayvanlarda görülen farklılıklar,  canlıların ortak özellikleri bitki ve hayvanlarda görülen farklılıklar,  bitki ve hayvanlarda görülen farklılıklara örnekler,  bitki ve hayvanlarda görülen farklılıklar
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 8 kişi