Türkiye insanının yeme içme yerleşimleri

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Türkiye insanının yeme içme yerleşimleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi


  2. 2
    ÆSiя
    Özel Üye





    Cevap: Coğrafi Verileri

    Konum: Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirine çok yaklaştığı bir alanda yer alan Türkiye Cumhuriyeti, doğuda Gürcistan, Ermenistan, Nahcivan ve İran, batıda Bulgaristan ve Yunanistan, güneyde Suriye ve Irak ile komşudur

    Coğrafi konumu: Türkiye, 36° 00'-42° 00' Kuzey Enlemleri ve 26° 00'-45° 00' Doğu Boylamları arasında yer alır

    Haritadaki konumu: Güney Batı Asya

    Yüzölçümü: 814578 km² (dünya yüzeyinin %1,3'ünü kaplar, dünyanın en geniş 36 ülkesidir)

    Sınırları: toplam kara sınırları: 2648 km

    Sınır komşuları: Ermenistan 268 km, Azerbaycan 9 km, Bulgaristan 280 km, Gürcistan 252 km, Yunanistan 206 km, İran 499 km, Irak 352 km, Suriye 822 km

    Sahil şeridi: 7,200 km

    İklimi: Türkiye'de başlıca üç iklim tipi görülür: Akdeniz iklimi, Karadeniz iklimi ve karasal iklim

    Arazi yapısı: Yüksek bir ülke olan Türkiye`de yüzey şekilleri önemli ölçüde çeşitlilik gösterir Birçoğu birbirine koşut sıralar halinde uzanan dağlar,tek başına ya da çizgisel bir diziliş gösteren sönmüş yanardağlar, üstleri yanardağ lavlarıyla ya da eski göllere ait tortul kayaçlarla kaplı olan ve vadilerle yarılmış plato düzlükler,vadiler boyunca ya da ırmak ağızlarında genişleyen tabanı alüvyonlu ovalar bu çeşitliliğin başlıca öğeleridir Bu çeşitlilik, ülkenin yaşam koşulları ile ekonomik etkinliklerini önemli ölçüde etkiler

    Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Akdeniz 0 m

    en yüksek noktası: Ağrı Dağı 5,165 m

    Doğal kaynakları: Demir, bakır, kurşun, kömür, bor, çıva, krom, uranyum ve diğer madenler

    Sulanan arazi: 52,150 km² (2003 verileri)

    Doğal afetler: Depremler, su baskınları

    Nüfus Bilgileri


    Nüfus: 73 milyon 875 bin (2007)

    Nüfus yoğunluğu: 99,7 kişi/km²

    Nüfus artış hızı (yıllık): %1,06 (2006 verileri)

    Bebek ölüm oranı: 3969 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahminleri)

    Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 7262 yıl

    erkekler: 7018 yıl
    kadınlar: 7518 yıl (2006 tahminleri)

    Ortalama çocuk sayısı: 192 bebek/kadın (2006 tahminleri)

    HIV/AIDS vakaları (toplam): 1325 kişi (2001 tahminleri)

    Ulus: Türk

    Din: Müslüman %998, diğer %02 (Hıristiyan, Yahudi, diğer)

    Diller: Türkçe (resmi)

    Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri verileri
    toplam nüfus: %865
    erkekler: %943
    kadınlar: %787 (2003 tahminleri)


    Yönetimi


    Ülke adı: Resmi adı: Türkiye Cumhuriyeti
    kısa adı: Türkiye

    Yönetim biçimi: Parlamenter demokrasi

    Başkent: Ankara

    İdari bölümler: 81 il; Adana, Adıyaman, Afyon, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Corum, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Hatay, İçel, İğdir, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kilis, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Siirt, Sinop, Şirnak, Sivas, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat, Zonguldak, Düzce

    Cumhuriyetin kuruluşu: 29 Ekim 1923

    Milli bayram: Cumhuriyetin ilanı, 29 Ekim (1923)

    Anayasa: 7 Kasım 1982

    Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: AsDB, AG (Avustralya Grubu), BIS (Uluslararası İmar Bankası), BSEC (Karadeniz Ekonomik İşbirliği), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CE (Avrupa Konseyi), CERN (gözlemci), EAPC (Avrupa - Atlantik Ortaklık Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu), ECO (Ekonomik İşbirliği Örgütü), ESCAP (Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), EU (aday), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IDB (İslam Kalkınma Bankası), IEA (Uluslararası Enerji Ajansı), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), IHO (Uluslararası Hidrografi Örgütü), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (gözlemci), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), NATO (Kuzey Atlantik Asemblesi), NEA (Nükleer Enerji Kurulu), NSG, OAS (gözlemci), OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü),OIC, OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), OSCE (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü), PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNHCR (BM Mülteciler Yüksek Komiserliği), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UNIKOM (BM Irak-Kuveyt Gözlem Misyonu), UNMIBH (BM Bosna Hersek Misyonu), UNMIK (BM Kosova Geçici Yönetimi), UNOMIG (BM Gürcistan Gözlem Misyonu), UNRWA (BM Filistin Mültecileri Yardım Komisyonu), UNTAET (BM Doğu Timor Geçiş Yönetimi), UPU (Dünya Posta Birliği), WEU (Batı Avrupa Konseyi), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

    Ekonomik Göstergeler

    GSYİH: Satınalma Gücü paritesi - 6272 milyar $ (2006 verileri)

    Fert başına GSYİH: Satınalma gücü paritesine göre: 7561 $ (2004 verileri)

    Milli gelir (GSMH): 389,7 milyar $ (2005 verileri)

    Kişi başına düşen milli gelir: 5,342 $ (2005 verileri)

    GSYİH - büyüme hızı: %52 (2006)

    GSYİH - sektörel büyüme hızı: Tarım %112, sanayi %294, hizmet %594 (2006 )

    Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %9,76 (2007 verileri)

    İş gücü: 25 056 milyon (2006 verileri)

    İşsizlik oranı: %9,6 (2006 verileri)

    Endüstri: Tekstil, gıda, otomotiv, madencilik, çelik, petrol, inşaat, kağıt

    Endüstrinin büyüme oranı: %55 (2006 verileri)

    Elektrik üretimi: 1433 milyar kWh (2004 verileri)

    Elektrik tüketimi: 1403 milyar kWh (2005 verileri)

    Elektrik ihracatı: 11 milyar kWh (2004 verileri)

    Elektrik ithalatı: 500 milyon kWh (2004 verileri)

    Tarım ürünleri: Tütün, pamuk, hububat, zeytin, şeker pancarı, bakliyat, narenciye, çiftlik hayvanı

    İhracat: 85142 milyar $ (2006 verileri) (2006 yılında 2005 yılına göre ihracat % 15,9, ithalat %17,3 oranında arttı 2006 yılında ihracatımızın %51,6 sı Avrupa Birliği ne yapıldı)

    İhracat ürünleri: kara taşıtları ve bunların aksam, parçaları, örme giyim eşyası, makinalar, mekanik cihazlar, kazanlar, aksam ve parçaları vb (2006 verileri)

    İhracat ortakları: Almanya, İngiltere, Fransa, Amerika Birleşik Devletleri (2006 verileri)

    İthalat: 137032 milyar $ (2006 verileri)

    İthalat ürünleri: mineral yakıtlar, mineral yağlar, makinalar, mekanik cihazlar, kazanlar, aksam ve parçaları vb (2006 verileri)

    İthalat ortakları: Rusya Federasyonu, Almanya, Çin, İtalya, Amerika Birleşik Devletleri (2006 verileri)

    Dış borç tutarı: 1936 milyar $ (2006 verileri)

    Para birimi: Yeni Türk Lirası (1 Ocak 2007'den itibaren Türk Lirası; eski birim Yeni Türk Lirası)

    Para birimi kodu: YTL

    Mali yıl: Takvim yılı


    İletişim Bilgileri


    Kullanılan telefon hatları: 18978 milyon (2005)

    Telefon kodu: +90

    Radyo yayın istasyonları: ** 16, FM 107, kısa dalga 6 (2001)

    Radyolar: 113 milyon (1997)

    Televizyon yayını yapan istasyonlar: 635 (1995)

    Televizyonlar: 209 milyon (1997)

    Internet kısaltması: tr

    Internet servis sağlayıcıları: 22 (2000)

    Internet kullanıcıları: 16 milyon (2005)


    Ulaşım ve Taşımacılık


    Demiryolları: 8,697 (2005)

    Karayolları: 426,906 km (2004 verileri)

    Su yolları: 1,200 km (2005)

    Boru hatları: doğal gaz 4,621 km; ham petrol 3,543 km (2006)

    Limanları: Gemlik, Hopa, İskenderun, İstanbul, İzmir, Kocaeli (İzmit), İçel (Mersin), Samsun, Trabzon

    Hava alanları: 117 (2006 verileri)

    Helikopter alanları: 18 (2006 verileri)

    Türkiyenin Yemek Kültürü - Türk Mutfağı
    Türk mutfağı Osmanlı'nın mutfağını miras almaktadır Osmanlı muftağı da Türki Arap Yunan Ermenistan ve Pers mutfaklarının birleşimi ve saflaştırılması olarak tanımlanabilir Türk mutfağı ayrıca Batı Avrupa mutfağından olduğu kadar bu mutfaklardan ve diğer komşu mutfaklardan etkilendi Osmanlılar Orta Asya'dan Yoğurt gibi geleneksel Türki unsurları kendi ülkelerindeki çeşitli yemek pişirme geleneklerini ile etkilendikleri Orta Doğu mutfağıyla birleştirdiler Osmanlı İmparatorluğu gerçekten koskocaman bir teknik özellik dizisi yarattı Bu durum Osmanlı İmparatorluğu'nun Osmanlı yemeklerinden küçük parçalar ve örnekler içerdiği çeşitli bölgelerinde gözlemlenebilir
    Türk kahvesi


    Tamamı alındığında Türk mutfağı homojen değildir Bir taraftan ortak Türk yemekleri ülkenin boydan boya ucunda bulunabilirken ayrıca bölgeye özgü yemekler de vardır KaradenizUrfa Gaziantep ve Adana kebapları mezeleri ve hamurişine dayalı tatlıları;baklava kadayıf ve künefe ile Özellikle Türkiye'nin batı kısmında zeytin ağacı bolbol yetiştirilir Zeytin yağı yağlar içinde pişirme işlerinde en çok kullanılandır Ege Bölgesi Marmara Bölgesi ve Akdeniz BölgesiAkdeniz Bölgesi temel özelliklerini gösterir Orta Anadolu kendine özgü keşkek (kashkak) mantı (özellikle Kayseri) ve gözleme gibi hamurlu yemekleriyle meşhurdur





    Türk Giyim Kültürü
    Kendine has özellikleri olan osmanlı gelinlikleri nasıldı?Eskiden gelinlik anlayışı günümüzden biraz farklıOsmanlı geleneği bağlı olarak simli pullu işli giysiler ayıp sayıldığından genç kızlar genellikle sade elbiseler giyerlerdi



    Giyim insanların tabiat şartlarından korunmak amacıyla örtünme ihtiyacından doğmuştur Başlangıçta basit bir şekil sergileyen örtünme insanların gelenekleri ve ferdî zevklerinin sonucu gelişmiştir
    Türk giyim ve kuşamı; uzun geçmişi yayıldığı geniş coğrafî alanı kültür etkileşimi ve inanç sistemlerinin etkisi ile oluştu Bu değişim içerisinde tüm dönemlerde kadının en önemli tören giysisi hiç kuşkusuz gelinlik oldu Gelinlik için seçilen model renk kumaş değişse de amaç hep aynı kaldı
    Osmanlı geleneği gereği simli pullu işli giysiler ayıp sayıldığından genç kızlar genellikle sade elbiseler giyerdi Kadınların süslü giyinebilmelerinin yolu; evlilikle başladığından ilk gösterişli elbise olan gelinlik her zaman önemli bir giysi oldu ve gelinin diğer kadınlardan farklılığını belirtmesi açısından da önemsendi Gelini diğer kadınlardan farklı kılan gelinliğin yanı sıra gelinliği tamamlayıcı gelin başı duvağı ve aksesuarlarıydı
    Dönem modasını yansıtan çok pahalı kumaşlardan yapılan gelinlikler gösterişli ve süslüydü Saray hanedanlık rengi olarak kırmızı rengi benimserken halk kırmızının yanı sıra mor mavi pembe gibi canlı renkleri tercih ediyordu Gelinin yüzünü örten duvak kırmızı idi 1870’lerden sonra Batı etkisiyle daha açık renkte gelinlikler giyilmeye başlandı Beyaz kumaştan gelinliği ilk kez 1898'de Kemalettin Paşa ile evlenen II Abdülhamit'in kızı Naime Sultan giydi Sarayda başlayan ve zamanla yaygınlaşan beyaz gelinlik 20 yüzyılda vazgeçilmez oldu
    Osmanlı devrine ait kadın giyimi ve gelinliği yaşanılan hayat tarzına paralel saray şehir ve kırsal kesim gibi grupların kendilerine özgü kuralları gelenek ve göreneklerine göre kullanılan değişik boya dokuma işleme ve modellerle zenginleşti Osmanlılarda düğünün kaç gün süreceği evlenenlerin sosyal statülerine göre değişim göstermekteydi Düğünün her gününde farklı bir kıyafet giyilirdi Kına gecesinde ve gerdek günü için farklı kıyafetler gerdek ertesinde ise 'paçalık' tabir edilen bir kıyafet giyilirdi
    Kadınların başlıca giyim eşyaları; şalvar hırka gömlek entari ve kaftanlardı Şalvarla giyilen entariler Türk kadın giyiminin en eski örneklerini teşkil eder Peşli entari belden aşağı doğru etek kısımları genişletilerek biçimlenir 18 yüzyıl başlarından itibaren bu entarilerin yaka açıklığı kol kesimi etek boyu elbisenin bedene oturması gibi model değişiklikleri 19 yüzyıl ortalarına kadar etkili oldu
    19 yüzyılın başlarında üç etek ve dört etek denilen modeller gözde oldu Üç etekler; yanları yırtmaçlı önü açık belden birkaç adet düğmeli boyu yere kadar olan entarilerdir Üç etek 1875'lere kadar etkiliydi ve kırsal kesimlerde 20 yüzyıla kadar kullanıldı 1867'de Sultan Abdülaziz'in Avrupa seyahati dönüşünden sonra üç etek ve şalvarlara gençlerin rağbeti azaldı iki etek entari modası görülmeye ve Batı modasının etkisi hissedilmeye başlandı
    Entarilerin dört peşli dolama topuk döven kumru yaka hâkim yaka çantalı kutu içi gibi değişik adlarla anılanları vardı
    Bu entarilerden sadeleri günlük ağır işlemelileri düğün tören kıyafetleri ve gelinlik olarak kullanılırdı Bu entariler; umumiyetle kadifeden yapılmış baştan geçmeli beden kısmı vücuda göre olan uzun giysilerdir
    Yakası yuvarlak ve önü bele kadar açıktır Yakanın açığından içe giyilen helâli gömlek görünür Bu entari ile başa krep veya yemeni örtülür bele gümüş kemer takılır
    19 yüzyılın başlarında çoğunlukla mor ve bordo kadifeden yapılan üzerine dival işi tekniğinde sırma ile çeşitli bitki motifleri işlenen ve “bindallı” adı verilen elbiseler gelinlik ve tören kıyafeti olarak tercih edildi Kırsal kesimde aynı tarz işleme ve kumaşlar kullanılarak şalvar ceket olarak giyilirdi
    II Abdülhamit döneminden itibaren büyük şehirlerde bindallı elbiseler yerini Batı etkisindeki uzun etek ve ceketten oluşan takımlara bıraktı Etek-ceketler; atlas tafta ve münakkaş gibi ipekli kumaşlardan yapılırdı Atlas kumaşa bindallı tarzında yapılan ve oldukça uzun kuyruklu olan etek ve korsajlı ceketler ilk örnekleri oluşturmuşlardır Bu gelinlikler daha sonraları yerlerini tafta ve sim dokumalı ipekli kumaşlardan yapılan uzun kloş etekli korsajlı balenli vücudu saran üstlü pelerinli kıyafetlere bıraktı Bu giysilerle krep oyalı baş örtüleri renk ve işlemeye uygun olarak diz hizasında ve bele oturan içi kürklü kadife mantolar olarak kışın giyilirdi Giysinin aynı rengi ve işlemesine uygun olarak kumaş ya da deri ayakkabı ve çantalar kullanılırdı Giysilerdeki batılılaşma ayakkabı modellerine de yansırdı
    Osmanlı dönemindeki genç kızların hayallerini süsleyen gelinlikler bugünün genç kızlarının da düşlerini zengin kılacak nitelikte

    Türkiyenin iklim özellikleri

    Türkiye’de genel olarak üç ana iklim tipi görülürBunlar; Karadeniz İklimi, Akdeniz İklimi ve Karasal iklimdir

    1)KARADENİZ İKLİMİ:Bu iklim asıl olarak Kuzey Anadolu Dağlarının Karadeniz’e bakan yamaçlarında görülür Genel özellikleri şunlardır:
    Her mevsim yağışlıdırDoğu Karadeniz Bölümünde maksimum yağış sonbaharda, minimum yağış ilkbaharda düşer Yıllık yağış miktarı 2000-2500 mm’dirBatı Karadeniz Bölümünde maksimum yağış sonbaharda, minimum yağış ilkbaharda düşer Yıllık yağış miktarı 1000-1500 mm’dirOrta Karadeniz Bölümünde ise maksimum yağış kışın, minimum yağış yazın düşer Yıllık yağış miktarı 700-1000 mm’dirKaradeniz ikliminin görüldüğü alanlarda kar yağışlı günlerin ortalaması 18 gündür
    Yıllık ortalama sıcaklık 13-15°C’dir
    Ocak ayı ortalama sıcaklığı 6-7°C’dir
    Temmuz ayı ortalama sıcaklığı 21-23°C’dir
    Yıllık sıcaklık farkı 13-15°C’dir
    Doğal bitki örtüsü ormandırYüksek alanlarda Alpin çayırlar görülür
    2)AKDENİZ İKLİMİ:Bu iklim tipi ülkemizde en belirgin olarak Akdeniz kıyılarında görülmekle birlikte, Ege ve Marmara Bölgelerinde de etkili olmaktadır Genel özellikleri şunlardır:
    Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır
    Maksimum yağış kışın, minimum yağış yazın düşer
    Yaz ve kış yağışları arasındaki fark oldukça fazladır
    Yıllık yağış ortalaması, 600-1000 mm arasındadır
    Yıllık sıcaklık ortalaması 18-20°C’dir
    Ocak ayı ortalaması 8-10°C’dir
    Temmuz ayı ortalaması 28-30°C’dir
    Yıllık sıcaklık farkı 15-18°C’dir
    Ege Bölgesinde dağların kıyıya dik uzanması, Akdeniz İkliminin iç kesimlere ulaşmasına olanak sağlamıştır
    Marmara Bölgesinde görülen Akdeniz İkliminde, yazlar Akdeniz kıyılarına göre daha serin, kışlar ise daha soğuk ve karlıdır
    Akdeniz İkliminin karekteristik bitki örtüsü zeytin, defne, mersin, kekik gibi bitkilerden oluşan makilerdir
    3)KARASAL İKLİM:Ülkemizde Karasal İklim, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ile İç Batı Anadolu Bölümünde görülürGenel özellikleri şunlardır:
    Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır
    İç Anadolu Bölgesinde maksimum yağış ilkbaharda, minimum yağış yazın düşer
    İç Anadolu da ortalama yağış 300-400 mm’dir
    İç Anadolu’nun kış sıcaklık ortalaması, 1-2°C, yaz sıcaklık ortalaması, 22-23°C, yıllık sıcaklık ortalaması ise, 10-12°C’dir
    Ege Bölgesinin İç batı Anadolu Bölümünde de yağışlar kıyı kesimine göre azdır
    Doğu Anadolu Bölgesinin kuzeydoğu kesiminde yıllık sıcaklık ortalaması, 4-6°C’dir
    Kuzeydoğu Anadolu’da kış sıcaklık ortalaması, -7, -10°C, yaz sıcaklık ortalaması, 17-19°C’dir
    Yıllık yağış miktarı, 500-600 mm’dir
    Güneydoğu Anadolu’da ise ortalama yağış, 400-700 mm’dir
    Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kış mevsimi pek donlu geçmemekle beraber, yaz mevsiminde şiddetli kuru sıcaklar egemendir
    Güneydoğu Anadolu’da yıllık ortalama sıcaklık, 15-16°C, kış sıcaklığı, 3-4°C, yaz sıcaklığı ise, 30-35°C’dir








+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi