En Güzel Tiyatro Senaryoları Tiyatronun Komedi Ağırlıklı Olmasını Tercih Ederim

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden En Güzel Tiyatro Senaryoları Tiyatronun Komedi Ağırlıklı Olmasını Tercih Ederim ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Ziyaretçi

    En Güzel Tiyatro Senaryoları Tiyatronun Komedi Ağırlıklı Olmasını Tercih Ederim





  2. 2
    RüzgarGülü
    Bayan Üye





    Cevap:
    Kaza Senaryosu - Komedi

    Müfit: Rezzan, Rezzan kızım kalk kaza yaptık!
    Rezzan: Müslüm söyleme, söyleme Müslüm.
    Müfit: Rezzan kalksana kaza yaptık. Rezzan!
    Rezzan: Müfit sen misin? Ya şu şoföre söyle de teybi kapatsın.
    Müfit: Kalk! Kaza yaptık.
    Rezzan: Niye kendimiz yaptık canım? Hazır alsaydık.
    Müfit: Rezzan kızım kalk kaza yaptık.
    Rezzan: Üff! Ya tam rüyamda Müslüm Gürses’i görüyordum. Ne! Kaza mı yaptık? Öldük mü?
    Müfit: Vallaha bizde bir şey yok; ama Resul amca ölmüş galiba.
    Rezzan: Resul amca mı ölmüş
    Müfit: Evet.
    Rezzan: Çak o zaman.
    Müfit: Çak.
    Rezzan: Evet.
    Müfit: Yırttık hayatım yırttık! Artık bütün miras bizim.
    Rezzan: İnanamıyorum Müfit inanamıyorum. Yani bitti artık ayda bir kalkıp Erzincan’dan İstanbul’a gelmeler, Resul amcayı tuvalete götürmeler ve bu işlemler sırasında yanında bulunmalar hepsi bitti.
    Müfit: Evet hayatım hepsi bitti; artık har vurup harman savurabileceğiz.
    Rezzan: Müfit!
    Müfit: Söyle canım.
    Rezzan: Bütün miras bizim mi?
    Müfit: Evet.
    Rezzan: Artık istediğimiz kadar para harcayabileceğiz. Güle güle Resul amca güle güle.
    Mualla: Aa kocam yok, evet kocam yok..Yaşasın hemen Sedat’ı arayıp aramızdaki engelin ortadan kalktığını söyleyebilirim. Cep telefonu olan var mı?
    Tevfik: Mualla!
    Mualla: Telefon kalsın.
    Tevfik: Mualla kaza yaptık değil mi?
    Mualla: Evet.
    Tevfik: Ben biliyordum zaten o şoför olacak hıyar o kadar hızlı gidiyordu ki bir saniye uyumadığım halde hiç bir yeri tam manasıyla göremedim.
    Rezzan: Şoför hakkında ileri geri konuşmayın. Biz ona minnettarız.
    Mualla: Biz de olacaktık kısmet değilmiş.
    Suna: Ayy, ayy ne oluyor? Geldik mi? Allah Allah bu şirket insanları böyle mi indiriyor canım? Ayy!
    Rezzan: Evet hanımefendi kaza mahalline geldik. Zaten biletinize bakacak olursanız kalkış yeri Erzincan varış yeri kaza mahalli.
    Suna: Ne yani kaza mı yaptık? Allah kahretsin.(Rezzan’a koşar) Yarın düğünümüz vardı.
    Rezzan: Kızınız mı evleniyor?
    Suna: Hayır canım ben evleniyorum. Şansa bak, sen gel otuz yıl uğraştıktan sonra bir koca bul, düğün arifesinde kaza olsun.
    Rezzan: Şuradan bir telefon edin müstakbel eşinize.
    Suna: Edemem.
    Rezzan: Niye?
    Suna: Duymuyor ki…İşin kötüsü duymadığını kabul etmiyor. Yıllardır kendisini arayan herkesi telefon sapığı sanıyor. Şimdi arasam beni telefon sapığı sanacak ve küfür edecek.
    Rezzan: Onların duyanları da vardı, onlardan alıverseydiniz.(Suna’yı taklit eder.) Gerçi seni duyan ne yapsın.
    Suna: Bana bir şey mi söylediniz?
    Rezzan: Yok, yok kocam yanımda ona söylüyordum.
    Tevfik: Yahu arkadaşlar burada böyle duracak mıyız? Bizi bu hale getiren şoförden hesap sormayacak mıyız?(Kalkar.) Dağ başını duman almasını mı bekleyeceğiz? Ya yürüyelim arkadaşlar!
    Hepsi: Vallaha doğru söyledin.(İçeri muavin koşarak gelir. Elinde megafon vardır.)
    Muavin: Sayın yolcular! Sayın yolcular!( Suna muavine koşar.)
    Suna: İşte muavin geldi. Sana soruyorum muavin.
    Muavin: Sus sayın yolcu!( Suna geri çekilir.)
    Muavin: Sayın yolcular, otobüsümüz üç gün, üç gece kaza ve ilk yardım molası vermiştir. Çaylar şirketten değildir. Hepinize geçmiş olsun. Saygılar dilerim.( Hepsi üstüne çullanır.)
    Hepsi: Ne diyorsun? (Kargaşa yaşanır.)
    Tevfik: Muavin nerede bu şoför?
    Muavin: Buralardadır, ne yapacaksın?
    Tevfik: Hiççç, kulağını kurutup saklamak istiyorum. Yahu hiç uyumasın diye onunla konuştum. (Karısına gider.) Hatta bir ara gözlerinin ne kadar güzel olduğundan bile bahsettim. Yine uyudu o alçak herif yine!
    Muavin: Sen yine yalan söylüyorsun sen…Niye yalan söylüyorsun? Benim İsmet abim direksiyon başında katiyen uyumaz. Benim İsmet abim bu memleketin en iyi şoförlerindendir. Hatta o kadar iyidir ki geçen sene ismini bir köprüye verdiler… Köprü kabul etmedi.( İsmet emekleyerek içeri girer.)
    Muavin: Ha İsmet abi geldi işte bak,bak bak bak bak maşallah maşallah dış kulvardan girdi İsmet abim. Vallaha herkes seni soruyor çok ayıp.

    İsmet: (Abartarak)Haşmet hayırdır inşallah rüyamda direksiyon başında uyumuşum. Uyanınca bizim araba gidiyor, şarampole yuvarlanıyor. Yuvarlanınca ben güzel uykumdan uyanıyorum. Uyanınca! Hani rüyalar tersine çıkardı.
    Suna: Allah kahretsin senin yüzünden evlenemiyorum.(İsmet’in yanına gider ve ona vurur.)
    Tevfik: Can taşıyorsun pis herif direksiyon başında uyunur mu?
    İsmet: Uyuduysam şarampole yuvarlanayım abi.
    Hepsi: Öyle oldu zaten.
    Tevfik: Uyumazmış. Uyumayacak adam otobüs hareket eder etmez teybe masal kaseti koyar mı?
    İsmet: Fakat abi o benim hobim.
    Rezzan: Niye solladın o taksiyi?
    İsmet: Kim? Ben hayatta araba sollamam, bana ters.
    Muavin: Evet İsmet abim hayatta araba solmaz.
    Müfit: Yav bunlar bizimle dalga geçiyor arkadaşlar.
    Tevfik: Benim bir önerim var arkadaşlar.
    Muavin: Reddedilmiştir.
    Tevfik: Şimdi şunları şuracıkta gebertip kaza süsü verelim.(Rezzan hemen atılır.)
    Rezzan: Doğru, zaten süsümüzde hazır gebertelim. (Hepsi çullanır. Muavin ve İsmet geriye doğru kaçarlar. Oradan baş zebani ve iki melek gelir.)
    Baş Zebani: Bir kere öncelikle hepinize hoş geldiniz demek istiyorum. Şunu unutmayın ki her faninin sonunda geleceği yer burası.
    İsmet: Burası nere ulan?
    Rezzan: Siz kimsiniz kardeşim?
    Baş Zebani: Ben baş zebaniyim. Önceleri asistan zebani olarak işe başladım. Disiplinli çalışmam sayesinde bu mevkiye kadar geldim Allah’a şükür.
    Rezzan: Ne yani biz şimdi öldük mü?
    Baş Zebani: Bir hayli öldünüz efendim.Siz zaten millet olarak devamlı bunu yapıyorsunuz. Siz sadece kendi dünyanızın değil, öbür dünyanın da nüfusunu sürekli artırıyorsunuz.
    Suna: Hapşu!
    Baş Zebani: Sakın çok yaşa demeyin, bu şartlar altında salakça olur.(Melekler kitabı açarlar.)
    Baş Zebani: Evet Suna Tekin!
    Suna: Benim efendim.
    Baş Zebani: Hanımefendi tebrik ederim siz cennete gidiyorsunuz. Dosyanız tertemiz, neredeyse hiçbir suçunuz yok. Yani sizi dünyaya nasıl gönderdiysek öyle geri alıyoruz. (Cennet tarafına geçer.) Böyle buyurun.
    Baş Zebani: Mualla Düşer!
    Mualla: Benim.
    Baş Zebani: Siz cehenneme gidiyorsunuz.
    Mualla: Cehenneme mi? Niye?
    Baş Zebani: Hanımefendi kocanızı tam 67 kere aldatmışsınız.(Kızarak) Geçin şöyle.
    Tevfik: Mualla çabuk buraya gel öldüreceğim seni
    Baş Zebani: Saçmalamayın beyefendi o zaten ölü. Siz de geyik Tevfik olmalısınız. Burada sizden öyle bahsediyor. Siz eş durumundan cennete gidiyorsunuz böyle buyurun.
    Baş Zebani: Müfit, Rezzan Akbaş!
    Müfit: Efendim.
    Baş Zebani: Siz misiniz?
    Rezzan: Siz zahmet etmeyin. Biz terimize geçelim.(Cehenneme geçerler.)
    Baş Zebani: Aferin akıllı çocuklar sizi.
    Baş Zebani: Gelelim size.
    İsmet: Bizde mi?
    Muavin: Cehenneme.
    Baş Zebani: Hayır hayır ne münasebet. Yüce Rabbim sizin için cehennemin dibini uygun gördü.(Geriye dönerek) Geliyorlar ateşi harlayın.
    Resul: (Birden ayağa kalkar) Müfit, Rezzan neredesiniz yahu? Allah Allah bu çocuklar nereye gitti? (Aralarından geçip gider, herkes ona bakar.)
    Müfit: Ölmemiş. Gel Resul amca gel.
    Rezzan: Yahu bir dakika ya, Resul amca ne olacak?
    Baş Zebani: Kim Resul mü? Resulü, Resulü, Resulü…Bizde öyle bir kayıt yok hanımefendi.( Melek gösterir.) Ha o 2047’de ölecek.









  3. 3
    Ziyaretçi
    teşekkürler







  4. 4
    Ziyaretçi
    Bu harika.Emeğine sağlık.

  5. 5
    Ziyaretçi
    gerçekten komik ve güzel bunu oynamayı düşünüyoruz arkadaşlarla elinize emeğinize sağlık

+ Yorum Gönder
komedi tiyatro senaryoları,  komik tiyatro senaryoları,  en komik tiyatro senaryoları,  tiyatro senaryoları komedi,  en güzel tiyatrolar
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 7 kişi