Canlıların ortak özellikleri

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Soru(lar) ve Cevap(lar) Bölümünden Canlıların ortak özellikleri ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1

  2. 2
    cansel06
    Usta Üye





    Cevap:
    canlıların ortak özellikleri

    1.Tüm canlılar başta nükleik asitler (DNA,RNA)olmak üzere karbonhidrat,yağ,protein ve su moleküllerinden meydana gelir.
    2.Tüm canlılar hücrelerden oluşmuştur.
    3.Organizasyon:Hücreler dokuları,dokular,organları ve organlarda sistemleri oluşturur.
    4.Enerji üretimi (Solunum).
    5.Beslenme:Canlılar hayatsal faaliyetlerinin devamı için enerjiye ihtiyaç duyarlar.Bu enerjiyi de besinlerden sağlarlar.
    6.Metabolizma:Canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri için hücrelerinde gerçekleşen tüm biyokimyasal reaksiyonlara(organik madde sentezi,büyük moleküllerin parçalanması,zararlı maddelerin atılması) metabolizma denir.
    Metabolizma anabolizma(yapım),katabolizma(yıkım) olmak üzere ikiye ayrılır.
    7.Büyüme:Canlılarda metabolik faaliyetler sonucu oluşan hacimsel artışa büyüme denir.
    Anabolizma > Katabolizma ise canlı büyür.
    Anabolizma = Katabolizma ise canlı olgunluk evresinde
    Anabolizma < >8.Üreme:Eşeysiz ve eşeyli olmak üzere iki çeşittir.
    Eşeysiz üremede ana canlı ile aynı kalıtsal özellikler oluşur.
    Eşeyli üremede ise farklı özellikte bireyler oluşur.Çeşitlilik artar.
    9.İrkilme ve Hareket: Canlılar iç ve dış çevrelerinden gelen uyarılardan etkilenerek tepki gösterirler.
    Pasif Hareket:Yön değiştirme şeklindedir.Bitkilerde gözlenir.
    Aktif Hareket:Yer değiştirme şeklindedir.Hayvanlarda gözlenir.
    10.Adaptasyon:Canlıların çevre ile sağladığı uyumdur.Bu uyumu sağlamak için meydana gelen değişiklikler kalıtsaldır.
    11.Homeostasi:Çevre şartlarının değişken olmasına rağmen iç dengenin sürekli sabit tutulması olayıdır.Örneğin kandaki Oksijen ve Karbondioksit solunum sistemi ile dengede tutulur.
    12.MutasyonNA da meydana gelen değişiklikler mutasyondur.Her canlıda DNA yönetici molekül bulunduğundan mutasyon tüm canlılar için ortaktır.
    13. Ölüm:Tüm canlılar ölürler.


    ..


    Mitokondri: CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ
    Dünya üzerinde yaşayan canlılar, bitkiler ve hayvanlar olmak üzere iki kısımda incelenebi-lir. Bu canlı organizmaların temel bir takım ortak özellikleri bulunmaktadır.
    1. Hücre yapısı:Bütün canlılar hücre ya da hücrelerden oluşmuştur. Hücre organizmanın temel birimidir. Hücrede geçen bir takım olaylar canlılığın devamına izin verir.
    2. Beslenme:Canlılar yaşam faaliyet-lerini gerçekleştirebilmeleri için dış ortamdan be-sin olmak zorundadırlar. Hayvansal organiz-malar besinlerini dış ortam hazır olarak alırken, bitkiler kendi besinlerini kendileri sentezler.
    3. Hareket:Canlılar dış ortamdan gelen uyaranlara karşı tepki gösterirler. Dış ortamdan gelen uyartılar ışık, ısı v.s olabilir.
    4. Büyüme:Canlılarda hücre bölünmesi ile hücre sayısı artar. Buna bağlı olarak organizma büyüme eğilimine girer. Organizmaya alınan besinlerin büyük bir kısmı bu amaç için kullanılır.
    5. Üreme:Canlılar kendi nesillerini devam ettirebilmek için ürerler. Eşeysiz ve eşeyli üreme olmak üzere iki tip üreme canlılarda görülür.
    6. Solunum:Canlıların yapılarına almış oldukları besinleri hücre organ ellerinde oksijenli ya da oksijensiz bir şekilde yakarak enerji üretmeleri olayıdır. Oksijenli solunum olayı özetlenecek olursa;
    Enzim
    Besin+Oksijen ———>Su+Karbondioksit+ Enerji
    şeklinde gerçekleşmektedir.
    Tabiatta birtakım canlılar (Bira mayası) enerji üretmek maksadı ile oksijensiz solunum olayını gerçekleştirir.
    Enzim Besin ———>Etilalkol+Karbondioksit+Enerji
    şeklinde gerçekleşmektedir. Bu olaya aynı za-manda fermantasyon= mayalanma da denir.
    7. Boşaltım: Canlılar, çeşitli faaliyetler sonucu organizmalarında oluşan artık madde-leri, kararlı bir iç ortam oluşturmak için atarlar. Canlılar bu olayı gerçekleştirebilmek için çeşitli organ sistemleri oluşturmuşlardır.
    8. Sindirim:Canlılar, yapılarına almış oldukları büyük molekülleri küçük moleküllere çevirirler.
    9. Sentez:Canlılar, yapılarına almış ol-dukları küçük molekülleri organizmalarına uygun büyük moleküllere dönüştürürler. Örneğin; pro-tein sentezi
    HÜCRENİN YAPISI
    Canlıların en küçük temel yapı birimine hücre denir.
    Hücreler ökaryot ve prokaryot olmak üzere iki kısımda incelenir.
    Prokaryot hücre
    Kalıtım maddesi etrafında çekirdek zarı bulunmayan ve ribozom hariç hücre organ ellerine sahip olmayan ilkel hücre tipidir. Bakteri ve mavi - yeşil alg örnek verilebilir.
    Ökaryot hücre
    Kalıtım maddesi etrafında çekirdek zarı bulunan ve hücre organellerine sahip olan gelişmiş hücre tipidir. Ökaryot hücre üç kısımda in-celenir.
    Hücre zarı Sitoplazma Çekirdek
    1. Hücre Zarı:İki protein tabakası ara-sında, iki yağ tabakasından oluşmuştur. Protein-lerin bir kısmına karbonhidratlar bağlıdır. Bitkisel ve hayvansal tüm hücrelerde bulunan zar; canlı, seçici-geçirgen, saydam ve ince özelliktedir. Zar, hücreyi korur, şekillendirir, madde afiş verişini kontrol eder.
    2. Stoplazma:Hücre zarı ile çekirdek ara-sını dolduran, canlı, renksiz, yarısaydam, suda çözünmeyen bir sıvıdır. Yapısında su ve çeşitli maddeler bulundurur akışkandır. Organeller Stoplazma içinde yer alır.
    Hücre Organelleri:

    Hücrenin enerji üretim merkezleridir. Solu-num olayını gerçekleşmesine olanak verir. Sayı-ları hücrelere göre değişebilir. Matrix, krista iç yapıyı oluşturur. Ayrıca içerisinde ribozom organeli ve kalıtım maddesi bulundurur. (DNA)
    Ribozom:
    Görevi protein sentezini gerçekleştirmektir. RNA molekülü içerir.
    Endoplazmik Retikulum:
    Madde taşınmasında görevlidir. Hücre çe-kirdeği ve hücre zarı ile bağlantılıdır. Üzerinde ri-bozom bulunduranlara granüllü E.R. denir.
    Golgi Cisimciği:
    Hücre için gerekli salgıları salgılamakla gö-revlidir.
    Lizozom:
    Sindirim enzimleri taşır. Hücreye alman besinlerin sindirilmesinde görevlidir. Bitkisel hüc-relerde bulunmaz.
    Sentrozom (Sentriol):
    Hücre bölünmesi sırasında iğ ipliklerinin oluşturulmasında görevlidir. Bitkisel hücrelerde bulunmaz.
    Koful (Vakuol):
    Tek hücrelilerde, sindirim ve boşaltım gö-revi yapar. Genç, bitki ve hayvan hücrelerinde küçüktür. Bitki yaşlandıkça koful da büyür.
    Plastidler:
    Bitki hücrelerinde bulunur, üççeşittir.
    I. Kloroplast: Yeşil renk pigmenti bulun-durur. Fotosentezle görevlidir. Yapraklarda, otsu gövdede bulunur.
    II. Kromoplast: Turuncu, sarı, kırmızı renk pigmenti bulundurur. Çeşitli vitaminleri kap-sar, meyveye renk verir. Havuç, domates v.b...
    III. Lökoplast:Renksiz plastidlerdir. Ge-nellikle nişasta depo eder. Köklerde, tohumda bulunur.
    Hücre Çeperi: Hücre zarıüzerinde selüloz birikmesi ile oluşur. Bitki hücresine sertlik ve desteklik verir. Bitki hücrelerinde bulunur.
    3. Çekirdek : Hücresel olayların yönetil-mesinde ve karakterlerin sonraki nesillere akta-rılmasında görevlidir.
    Çekirdek dört ana bölümden oluşur.
    I. Çekirdek Zarı:Çift katlı olup, hücre za-rının sahip olduğu tüm özelliklere sahiptir. Hücre bölüneceği zaman eriyerek kaybolur.
    II. Çekirdek Plazması:Hücre sitoplazmana benzer yapıdadır. İçerisinde organik bileşik-ler ve nükleik asit bulundurur.
    III. Çekirdekçik:Çekirdek içerisinde bulu-nan koyu renkli taneciktir. Birden çok olabilir. Hücre bölünmesi esnasında kaybolur.
    IV. Kromatin iplik:Çekirdek stoplazması içerisinde, ağşeklindeki yapılardır. Hücre bölün-mesi esnasında kışalıp kalınlaşarak kromozom adını alır.
    Kromozom sayısı, türlere göre değişkenlik gösterir. Örneğin insanda 46, soğanda 16 kro-mozom bulunur.
    Canlılar şu yapılara sahip olabilirler.
    Hücre -» Doku -» Organ -> Sistem -> Organizma
    Nükleik Asitler
    DNA (Deoksiribonükleik asit) ve RNA (Ribonükleik asit) olmak üzere iki çeşittir.
    DNA nükleotid dizilerinden yapılmış büyük moleküllerdir. Nükleotidler bir organik baz bir de-oksiriboz şekeri ve birde fosfat (fosforik asit) gru-bundan oluşur.

    DNA'nın yapısı:DNA'nın yapısında Adenin, Timin, Guanin ve Sitozin olmak üzere dört çeşit nükleotid bulunur. DNA çift zincirlidir. Sem-bolik olarak şu şekilde gösterilebilir.

    DNA'da adenin nükleotid ve timin nükleotid ile timin nükleotid karşiliklı yer alır ve îki hidrojen bağıİle bağlanırlar, guanin ile sitozin nükleotidler karşılıklı yer alır ve üç hidrojen bağı ile bağlanırlar. DNA'lar yapabilme yeteneği kazandırır. Bu özellik saye-sinde aynı yapı ve karakterde canlı oluşabilmekte böylece kalıtsal karakterler nesiller bo-yunca taşınabilmektedir.
    RNA yapısı: RNA yapısında adenin, urasil, guanin ve sitozin olmak üzere dört çeşit nükleotid bulunur. Tek zincirlidir.
    DNA ile RNA arasındaki farklar:


    DNA

    RNA

    Şeker Çeşidi

    Deoksiriboz

    Riboz

    Organik baz çeşidi

    Adenin-Timin Guanin-Sitozin

    Adenin-Urasil Guanin-Sitozin

    Zincir çeşidi

    Çift

    Tek

    Bulunma Yeri

    Çekirdekte'

    Çekirdekte Ştoplazmada

    Çeşit sayısı

    Tek çeşit

    Üççeşit

    Konumu

    Yönetici

    Yürütücü

    Eşlenebilme durumu

    Kendisini eşler

    ONA tarafın-dan eşlenir.

    Kromozomlar üzerinde bulunan ve karak-terlerin nesiller boyu aktarılmasını sağlayan ya-pılara gen denir.
    Her özellik için iki gen bulunur. Dişi ve erkekten gelen genler.
    Her özellik şifresiz en az üç organik baz tarafından temsil edilirler.
    HÜCRE BÖLÜNMESİ
    Canlılarda hücre bölünmesi, hücre sayı-sını artırarak büyümeyi gerçekleştirir,
    1. Mitoz hücre bölünmesi:
    Mitoz bölünme sonucu oluşan ikj yavru hücre ana hücrenin bir kopyasıdır. Kromozom sayısında ve yapısında değişme olmaz. Mitoz bölünme üç kısımda incelenebilir.
    I. Hazırlık evresi (interfaz)
    II. Çekirdek bölünmesi
    III. Sitoplazma bölünmesi
    l. Hazırlık Evresi: Bölünme için gerekli protein ve RNA sentezlenir DNA iki katına çıkar.
    II. Çekirdek Bölünmesi:Çekirdek eşlen-rnesi dört evrede gerçekleşir.
    a) Profaz:
    Çekirdek zarı ve çekirdekçik eriyerek kay-bolur. Kromatin iplikler kısalıp kalınlaşarak kro-mozom halini alır. Kromozomlar kendilerini eşler iğ iplikleri oluşumu başlar.
    b) Metafaz:
    Eşlenmiş kromozomların (kromatidler) hüc-renin ortasında iğ iplikleri üzerinde toplanırlar.
    c) Anafaz:
    Kromatidler biribirinden ayrılarak karşı ku-tuplara çekilir.
    d) Telofaz:
    İğ iplikleri kaybolurken çekirdek zarı ve çekirdekçik oluşur. Kromozomların uza-***** kromatik iplikler halini alması ile çekirdek bölünmesi tamamlanır.
    III. Stoptazma Bölünmesi: Hayvansal hücrelerde boğumlama ile gerçekleşir. Bitkisel hücrelerde çeperden dolayı boğumlama olmaz. Bitkisel hücrelerde orta bölgede kesecikler olu-şur. Üzerlerinde selüloz birikmesi ile de bölünme tamamlanır.
    2. Mayoz hücre bölünmesi:
    Eşeyli üreyen hücrelerin eşey ana hücrele-rinden oluşur. Mayoz bölünme sonucunda 2n kromozomlu hücreden, n kromozomlu, 4 yeni hücre meydana gelir.
    Mitoz ve Mayoz Bölünme Arasındaki Farklar


    Mitoz

    Mayoz

    Kromozom sayısı

    2n

    n

    Bölünme sonucu oluşan hücre

    2

    4

    Hücre tipi

    Vücut

    Eşey

    Parça değiş-tokuşu

    Görülmez

    Görülür.









  3. 3
    fecr
    Özel Üye
    Canlı ve cansızların aynı kimyasal ve fiziksel yasalara bağlı olduğuna inanan felsefeye Materyalizm ya da mekanik görüş, buna karşılık canlıların farklı yasalar altında hareket ettiğini ve canlılığın mistik bir güç ile meydana geldiğini benimseyen görüşe de Vitalizm ya da kadercilik denir. Her iki görüşün de temelinde belirli kimyasal ve fiziksel ilkelerin yattığı bir gerçektir. Canlılk ile cansızlığı virüslerde birbirinden ayırmak oldukça zordur (uygun koşullarda canlı özelliği, uygun olmayan koşullarda ise kristal hale geçerek cansız özelliği gösterir). Daha ileriki kademelerde canlılık özelliği belirgin hale geçerken, o zaman da canlının bitki mi yoksa hayvan mı olduğu konusunda bazı sorunlar ortaya çıkar. Nitekim birhücreli bazı hayvan grupları bugün hem botanikçiler hem de zoologlar tarafından incelenmektedir. (Örneğin; kamçılılardan öglenanın karanlıkta hayvansal, ışıkta bitkisel davranması, evrimsel gelişimde her iki grubun bu kademede ortak bir organizasyona ve ataya sahip olduğu fikrini güçlendirmektedir.) Bu aşamadaki ortaklık, daha sonraki kademelerde “bu bir canlıdır”yargısını açıkça verdirecek ortak özellikleri beraberinde vermiş; uyuma göre bu özellikler sonradan geliştirilmiştir.
    A.ÖZEL BİR KİMYASAL DİZİLİME SAHİP OLMALARI
    Cansızlar, kimyasal bağların izin verdiği ölçüler içerisinde bir bileşime sahiptirler. Canlılar ise bu kimyasal bağların dizilimini özel bir şekilde saptarlar. Tüm canlılar genleri oluşturan çekirdek asitlerini –genellikle DNA (bazı virüslerde RNA)- içerirler. Gensiz bir canlılık düşünemeyiz. Çünkü genler değişik yaşam formlarının sentez ve replikasyonundan (eşlenmesinden) sorumludur. Tüm genler aynı birimlerden; fakat değişik dizilimlerden oluşmuştur. Dolayısıyla tüm canlıların yapısına giren protein, bu genlerin yapısal değişikliğine uygun olarak, her hücrede farklı amino asit dizilimine sahip olurlar. İlave olarak karbonhidrat, yağ, ve su içerirler. Tüm bu maddelerin özel karışımı protoplazmayı meydana getirir.
    B.HÜCRESEL DİZİLİM
    Canlıların büyük bir kısmı (kural olarak çokhücreliler) hücre olarak bilinen birimlerden yapılmıştır. Her hücre çok ince zarla (plazma zarı) çevrilmiştir. Bu zar erimiş maddelerin ve suyun hücre içerisine girip çıkmasına izin verir. Her iki yönde de geçirim bakımından çok özelleşmiş seçici bir yeteneği vardır. Hücre bir çok kimyasal değişimin yapılabilmesi için değişik enzimleri ve en önemlisi yalnız başına kendinin aynını üretebilecek yeteneğe sahiptir.
    C.ORGANİZASYON
    Canlıların vücut kısımlarının görev bölümüne ve belirli kurallar içerisinde canlılık etkinliğini devam ettirmelerine organizasyon denir. Bütün hayvan ve bitkilerin vücudu, yapısal ve işlevsel olarak birim kabul edilen hücrelerden yapılmış olmasına karşın homojen değildir. Farklılaşmış vücut kısımları değişik görevleri üzerine almıştır. Hatta birhücreli canlılarda, ergin evrede, boy ve şekil sabit olmakla beraber, hücrenin farklı kısımları farklı görevleri üzerine almıştır.
    D.UYARILMA
    Bütün canlıların çevrelerindeki fiziksel ve kimyasal koşulların değişmesine karşı tepkileri kalıtsaldır. Basit organizmalarda uyarı, genel olarak bütün vücutla algılandığı halde, yüksek organizmalarda duyu organlarının yeri merkezileşmiştir. Örneğin; ışık gözle, koku burunla, tat dille, basınç ve sıcaklık deriyle vs. Uyarının alınması ve gerekli tepkinin gösterilmesi, canlının evren içerisinde en uygun yerde ve koşullarda yaşamasını sağlamayı yaratmaktadır.
    E.HAREKET
    Beslenme, korunma, üreme, yayılma, en rahat edebileceği bölgeyi bulma vs. gibi yaşamın temel işlevlerini yürütebilmek için, ilkel organizmalarda ya vücudun tamamıyla protoplazmik hareket ya bir kısmıyla sil ve kamçı hareketi ya da yüksek organizmalarda görülen, yürüme, yüzme, ve uçmanın sağlanması için belirli organ oluşumları görülür. Birçok canlı tüm yaşamı süresince belirli bir yere bağlı kalmasına karşın, vücudun değişik kısımlarının çevre koşullarına göre değişimi de hareket olarak kabul edilir. Örneğin; bitkilerde ışığa (fototropizm), yerçekimine (geotropizm), neme (higrotropizm), vs. ye yönelim bir hareket kavramı içerisinde değerlendirilir.
    F.ENERJİ KULLANIMI
    Canlılığın en önemli öğelerinden biri büyüme, üreme, yenilenme vs. için enerjiye olan gereksinimleridir. Hücre kendi başına enerji üretemez; dışarıdan kaynak sağlamak zorundadır. Hayvanlar enerji bağları içeren molekülleri yıkmak (katabolik tepkimeler) suretiyle gerekli enerjiyi sağlarlar. (karbonhidrat, yağ ve proteinden). Küçük molekülleri büyük moleküller halinde bağlayarak (anabolik tepkimeler) yapı taşlarını ve enerji depolanmasını da yapabilirler. Bu tepkimelerin tümüne birden biyoenerjitik denir. Bir moleküldeki enerjinin büyük bir kısmını kullanma oksijen kullanmakla olur; yani tamamıyla oksitlenmelidir (aerobik solunum=oksijenli solunum). İlkel canlıların bir kısmı (bazı mikroorganizmalar, özellikle mayalar) ve bazı endoparazitler (bağırsak solucanları gibi) bu kaynak maddeleri oksijensiz yıktığı için enerjinin pek az bir kısmından yararlanabilir (anaerobik solunum=oksijensiz solunum). Pek az bir organizma grubu da bazı inorganik maddeleri yıkmak suretiyle enerji elde eder; azot, demir ve kükürt bakterileri bunlara tipik örneklerdir. Dünyada serbest oksijenin olmadığı devirlerde, canlılar enerjilerini bu yollarla sağlıyorlardı. Bitkiler ise (saprofit ve parazit olanların bir kısmı hariç) enerji kaynağı olarak güneş ışınlarını kullanır. Güneş ışınlarının kuantlarındaki enerjiyi kimyasal bağlar halinde (nişasta) tutarlar ve bu kimyasal bağlar tüm adrıbeslek (heterotrof) canlıların enerji kaynağını ve yapı maddelerini oluşturur. İlk evrelerde (bitkiler oluşmadan önce) enerji kaynağı olarak UV ışınlarının katalizlediği bazı ilkin organik moleküller kullanılmıştır. Ozon perdesi oluştuktan sonra bu kaynak büyük ölçüde kurumuştur.
    G.ÇEVREYE UYUM
    Canlılar kural olarak yaşadığı ortamın koşullarına uyum yapabilecek yeteneğe sahiptir. Bu durum homeostatik tepki olarak bilinir. Değişik koşulların bulunduğu ortamda en uygun yeri seçmeye çalışır; şayet tam anlamıyla uygun ortam bulamazsa, yapısal değişikliklerle (mutasyonların yardımıyla) bu uyum sağlanmaya çalışılır. Günlük uyumlardan binlercesini farkında olmadan yaparız. Örneğin gözün karanlığa ve aydınlığa uyum yapması gibi. Çevre koşullarının değişmesi canlı bünyesine en az etki bırakacak şekilde iletilmeye çalışılır (özellikle sıcakkanlılarda); örneğin çölde ve kutuplarda insan kanı her zaman aynı sıcaklıktadır. Canlı, uyum yapabildiği oranda hayatta kalma şansına sahiptir. Bu oran ise kalıtsal yapı ile saptanmıştır. Bu sınırların dışındaki uyumlar ancak mutasyonlarla sağlanabilir.
    H.ÜREME
    Hiçbir canlı sonsuz olarak yaşamını devam ettiremez. Herhangi bir şekilde, üremeyle, kalıtsal materyal gelecek kuşaklara aktarılır. Birhücrelilerde bölünme aynı zamanda çoğalmayı sağlamasına karşın, çokhücrelilerde üreme belirli vücut kısımlarına özgü bir yetenek olarak ortaya çıkmıştır. Bazı canlı gruplarında gen değişimi olmaksızın (eşeysiz) üreme görülmesine karşın (birhücrelilerde mitoz bölünme; çokhücrelilerde tomurcuklanma, dallanma, partenogenez çoğalma, bitkilerde çeliklenme vs.) kural olarak eşeyli üreme çok daha sıktır. Bu şekilde değişik gen kombinasyonları ortaya çıkarak daha başarılı döllerin meydana gelmesini sağlar. Bu, evrim mekanizmasının en önemli ögelerinden biridir.
    İ. EVRİMSEL UYUM VE VARYASYONLARIN KALITIMI








+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi