Sİ'RET-İ NEBİ kitabı

+ Yorum Gönder
İslami Konular ve Siyer Bölümünden Sİ'RET-İ NEBİ kitabı ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Hakan
    Administratör
    Reklam

    Sİ'RET-İ NEBİ kitabı

    Reklam



    Sİ'RET-İ NEBİ kitabı

    Forum Alev
    Sİ'RET-İ NEBİ
    (Hz. Muhammed (SAV)'in Hayatı ve Daveti)
    Bu sayımızda sizlere tanıtımını yapacağımız kitap; " Er-Rahiku’l- Mahtum” (Peygamber Efendimiz. Hayatı ve Daveti) adlı “siyret” ödülü almış bir kitaptır... Kitabın yazarı Hindistanlı Safiyurrahman el-Mübarek-Furi’dir.
    Hz. Muhammed (SAV)’in hayatı ile ilgili ne kadar eser okursak okuyalım, ne kadar eser tanıtırsak tanıtalım yine de ümmet olarak O yüce zatı hakkıyla tanıdığımızı söylememiz mümkün değildir. Eğer dünya Müslümanları gözyaşlarıyla, kanları ve canlarıyla bir bedel ödüyorlarsa çok iyi bilinmelidir ki bu bedel asr-ı saadeti kaybetmenin faturasıdır. Eğer insanlar dünyada adalet, barış ve sulh-ü sükun istemekte samimi iseler “Asr-ı saadet” döneminin prensiplerine teslim olmak zorundadırlar. Kim ne derse desin bugün dünya Resül-i Ekrem (SAV)’e ve O’nun getirdiği nizama muhtaçtır. Şayet günümüzde insanlar birbirlerinin kurdu haline getirilmişlerse bunun müsebbibinin dünyaya hakim olan kültürün (dinin) mimsiz (Global Hellenist) kültür oluşundandır! Bu hususun çok iyi bilinmesinde zaruret vardır!
    İslam toplumlarında din adına söz söyleme hakkını kendilerinde gören ilahiyatçı aydın zümrelerin de (istisnalar hariç) Hellenist kültürün etkisinde kaldıklarını söylemek mümkündür. Onların tebliğ ettikleri dinin ve tarif ettikleri peygamberin, hakikatle bir ilgisi yoktur. İslam ahkamını insanların vicdanlarıyla sınırlandıran, dinin ülke yönetimiyle, siyasi hükümlerle, muamelatla ve savaşla asla ilgisi olmadığını söyleyen bu yerli müsteşriklerin, hevalarını ilah edindikleri görülmektedir. Halbuki Hz. Peygamberin (SAV) hayatını inceleyen her aklı selim sahibi itiraf edecektir ki; gerçek şudur: Hz. Peygamber hicretten hemen sonra Medine’deki toplumun lideri, emiri, komutanı olmuştur. (sh:195-196-197-202-212) Medine dönemine baktığımızda Peygamberimiz (SAV)’in müşriklere karşı katıldığı gazvelerin (savaşları) sayısının yirmi yedi, Seriyyelerinin sayısının ise kırk dört olduğunu görüyoruz. Bu savaşlarda kendisi ordu kumandanı olmuştur. Kendisinin katılmadığı seriyyelerin başlarına ise kumandanlar tayin etmiştir. Üç günlüğüne dahi olsa Medine’den ayrılmalarında yönetimde boşluk olmaması için bu kitapta yer alan tesbite göre yirmiye yakın vekil bırakmış, “vali” tayin etmiştir…(sh:218-219-266-268-281-324-326-330-332-333-341-350-360-363-411-413-453-472) Medine’ye vali olarak tayin edilen sahabilerin başında “İbn-i Mektum” (RA) gelmektedir. Medine’deki topluluk arasında meydana gelen ihtilafların çözümünde bizzat kendisi Hakim (kadı) olmuş, İslam ahkamıyla hükmetmiştir. Başka beldelerde yaşayan Müslümanların ihtilaflarının çözümleri için ise oralara “Kadı”lar (Şeri’i şerif’le hükmeden hakimler) görevlendirerek kaza sistemini ayakta tutmuştur.
    Daha önce de bu sayfalarda bu husus vurgulanırken şu cümleleri zikretmiştik : “Siyer kitapları mutlaka Kur'an ve Sünnet kaynaklıdırlar. "Siret-i Nebi" demek veya “Fıkhu's-Siyre" demek; Fahr-i Kainat Hz. Muhammed (sav) Efendimizin getirdiği dinin (İslam Dini'nin) hayata nasıl hakim kılındığını anlatan kitap demektir. Fertten cemaate, cemaatten devlete gidişin nasıl olduğunu anlatan kitap demektir. Dolayısı ile "Asr-ı saadet"i günümüze taşımak isteyen Siyer'cilerin "Fıkhu's-Siyre"yi çok iyi bilmeleri gerekir. Bir cismin aynada yansıması ne ise, "Asr-ı Saadet"in "Fıkhu's-Siyre" olarak yansıması da odur. Siyer okuyan mü'minlerin niçin Siyer okuduklarını çok iyi düşünmeleri gerekir. Günümüz müslümanları, her ne kadar "Siyer-i Nebi"yi iyi anladıklarını söylüyor olsalar da yürüttükleri mücadele usullerini görünce "Siyer-i Nebi"yi kavrayamadıkları anlaşılmaktadır.” ( Misak Mecmuası, sayı: 89, sh:44-46)
    Ne yazık ki, İslam dinini laiklik ideolojisine (sekülerizm) göre yorumlamak isteyen bazı yazarlara ve hocalara göre; Hz. Peygamber (SAV)’in bırakın savaş yapmasını, “hoşgörü” çağrısından başka hiçbir şey yapmadığını, hatta Cehennemden dahi bahsetmediğini görürsünüz! Çünkü bu hoşgörücü global mezhepsizlere göre ne Yahudiler, ne de Hıristiyanlar cehenneme girmeyeceklerdir. (!) Ehl-i Sünnet itikadına göre günahkar fasık Müslümanların günahlarından arınmalarının cezası olarak cehenneme girecekleri kabul edildiği halde ne hikmetse bu Ehl-i Kitap olan kafirler cehenneme girmeyeceklermiş! Bu anlayışa göre haşa (!) Hz. Peygamber (SAV) Ehl-i Kitap olan bu Yahudi ve Hıristiyanlarla lüzumsuz ve sebepsiz bir yere savaşmış, fuzuli olarak müşriklerin ölümlerine sebep olmuştur! Çünkü “Asr-ı saadet”e baktığımız zaman Hz. Peygamberin (SAV)’in savaş yaptığı insanların ya müşrikler, ya Ehl-i kitap olan (Yahudi-Hıristiyan) kafirler olduğunu görüyoruz. Peygamberimiz Efendimiz (sav)’in Rahmet Peygamberi (SAV) olmasının yanında savaş Peygamberi (SAV) olmasını inkar etmek veya görmezlikten gelmek mümkün müdür?



  2. 2
    AYKIZ
    Bayan Üye

    Cevap: Sİ'RET-İ NEBİ kitabı

    Reklam



    Siyer, sözlükte "tavır, hareket, hayat tarzı, vaziyet, hal, ahlak" anlamlarına gelmektedir. nebi demek peygamber demek "Siret-i Nebi" demek veya peygamber efendimizin İslam Dini'nin hayata nasıl hakim kılındığını anlatan kitap anlamı taşır







+ Yorum Gönder
sireti nebi,  siyeri nebi kitabının özeti,  siyer-i nebi kitabının özeti,  sireti nebi ne demektir,  siyer-i nebi kitabı özeti
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi