İclal Aydın Hayranlarına..

+ Yorum Gönder
Şiir Bölümü ve Şiir-Şiirler Bölümünden İclal Aydın Hayranlarına.. ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Gönülce
    Özel Üye
    Reklam

    İclal Aydın Hayranlarına..

    Reklam



    İclal Aydın Hayranlarına..

    Forum Alev
    KAR..

    Karlı bir akşamdı ankara'da;
    Son kez elele yürümüştük,
    Bitmesin istediğimiz yola.
    Kısacık beraberliğimizin bütün anılarını sığdırmıştık.
    Yazarsın bana demiştin.
    Bende yazarım sana sık sık.
    Ağlıyordum....
    Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı.
    Elimi daha sıkı tuttun,
    Anlıyordun....
    Bu ayrılığa dayanmıyordu kalbim,
    Öğrettiğim çiçek adlarını unutma dedin,
    Kelebekleri kitap arasında kurutma,
    Sık sık fotoğraf çektir, yolla bana,
    Kitaplarım sana emanet,
    İncitme kimseyi, kin büyütme kalbinde...
    Beni bekle...
    Yol bitti, gidiyordun artık; gittin
    Sokakta gördüklerimi, filmlerdeki aktörleri sen sandım bir süre,
    Kin büyütmedim kalbimde söz vermiştim sana diye,
    Kitaplarını okudum, kelebeklerine dokunmadım,
    Öğrendiğim çiçek adlarına yenilerini ekledim,
    En çok fesleğeni, çoban heybesini, akşam sefasını sevdim.
    Seni beklerken çok şey öğrendim,
    Yolunu gözlediğim, sevdiğim ilk adam...
    Nasıl olsa bulacaktır diye, her görüşümde aynı sesle seslendim
    Uçak, babama selam söyle!
    Beni kötü rüyalardan uyandıran sevdiğim ilk adam...
    Bir bilsen seni nasıl özledim...
    Kar yağıyor şimdi, otuz yaşım bitti,
    Kitapların bende, kelebekler gibi kar taneleri,
    Kendi yolumda yürürken hiç unutmadım o cümleyi;
    Selamını aldım babacığım,
    Kin büyütmedim kalbimde....
    Küçük kızının gözleri hala senin çiçeklerinde.
    Uçak, babama selam söyle!
    Uçak, babama selam söyle!


    İclal Aydın




  2. 2
    Gönülce
    Özel Üye

    --->: İclal Aydın Hayranlarına..

    Reklam



    Seni Seviyordum

    Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi...

    Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi

    İnsan hergün anımsar mı aynı gözleri

    SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu

    Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun, herkesten başkaydı işte...

    Güldüğü zaman yukarıya bakardı;

    Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı...

    Ne güzeldiler sen bilmiyordun...

    BEN SENİ SEVİYORDUM...

    Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler

    Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu

    Geri dönüyordu, çoğalarak

    Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, herseyi erteleyişim oluyordun

    Kalp ağrısı oluyordun,

    Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,

    Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk,

    Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk

    Cesurduk...

    Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller...

    Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun...

    Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun

    Sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra

    Yağmurlar yağdı, serin haziran akşamları

    Derken bir gün uzaktan gördüm seni...

    Saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı

    Kalbimi acıttı her zamanki gibi...

    Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun

    Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir yada boşver bilme en iyisi...
    İclal Aydın








  3. 3
    Gönülce
    Özel Üye
    Ne Olacak Halim

    Sen bu satırları okurken ben cok uzaklarda olacağım...
    Böyle başlardı bütün bildiğimiz mektuplar,
    Biliyormusun? Bu ikimizin hikayesi,
    Şu anda nerdesin, ne yapmaktasın;
    Bildiğim yerlerdemisin yoksa hiç görmediğim bir evin penceresinde mi,
    Sevdiklerin özlemi sardımı nicedir kalbini,
    Pişman mısın başlamadıkların için, iç cekiyorsundur şimdi
    Düşünüpte yazmadığın yazıpta yollamadığın mektupları saklıyormusun hala,
    Kafanda hep aynı cümle biliyorum ne olacak halim,
    Ah, biriktirdiğimiz bütün hevesler nasılda hızla tükendiler.
    En çok kimi özledin, en çok neyi bekledin?
    Şimdi düşlediklerimin neresindesin...
    Dedim ya.
    Bu ikimizin hikayesi...
    Islandımız bütün yağmurları, dudak kanatan kalpli sızı aşklarımızı,
    Bizi buluşturan kaldırımları,
    İşte bütün bunları bütün bunları yazıyorum.
    Ben unutmadım diye
    Hatırlıyormusun sonunu değiştirmediğimiz filmleri
    Hayatın gerceğidir sandığımız kabullenilmiş yenikliği
    Bir ağızdan söylediğimiz en kahraman cenkliği,
    Büyürken vazgectiklerimizi yada vazgeçittirdikleri seyleri,
    Ne Olacak Halim...
    Çabuk mu büyüdük dersin
    Biliyorum..
    NE Olacak Halim...
    Sen bu satırları okurken, ben nerde olacağım kim bilir.
    Neleri bırakmış olacağım birde,
    Ne aşkları
    Ne başlangıçları
    Ne ayrılıkları tıpkı senin gibi.
    Biliyormusun...
    Tek sorum var kendimle şimdi

    Ahhh

    Ne Olacak Şimdi Halim....

    İclal Aydın








  4. 4
    kartalenes
    Emekli
    devamını bekleriz emeğine sağlık

  5. 5
    ezoom
    Yeni Üye
    emeğine sağlık harika....

  6. 6
    seco00006
    Usta Üye
    birtnede ben eklemek istedim çok beğeniyorum bu yazısını umarım sizde beğenirsiniz ;)

    Kulağıma Yalan Kaçmış....


    Kulağımın içi kaşınıyor....
    Felaket.....
    Önce azar azar başlıyor kaşıntı, geceleri... Sonra artıyor.
    Kaşımak da bir zor ki kulağın içini...
    Bir türlü geçmiyor.
    ''Ne yapsam acaba?'' diyorum.
    Günler geçtikçe daha da artıyor......
    Doktora gitmeye karar veriyorum.....
    Arkadaşlarıma soruyorum...
    ''Tanıdığınız iyi bir kulak burun boğazcı var mı?'' diye.
    ''N''oldu ki?'' diye soruyor arkadaşlarım.
    ''Kaşınıyor kulağım'' diyorum. ''Uyuyamıyorum geceleri, kulak
    kaşınmasından!''
    Bir doktorun adını söylüyor bir tanesi.... ''Çok iyi doktordur'' diyor.
    ''Kimsenin çözemediğini çözer, iyileştiremediğini iyileştirir.''
    Gidiyorum doktora.

    Gözlüklü, şirin bir amca... Elinde bir büyüteç, kulağıma bakıyor....
    Şaşırıyorum önce. ''İçinde kaşıntı var'' diyorum.
    ''Öyle büyüteçle ne anlayacaksınız ki?''....
    ''Yok'' diyor, ''Ben çoktan anladım ne olduğunu da, şimdi daha iyi
    görmek için bakıyorum.''....
    ''Nedir?'' diyorum doktora.
    ''Eski sözler kaçmış kulağınıza'' diyor....
    ''Nasıl yani?'' diyorum.... ''Kimin sözleri?''.....
    ''Bakacağız'' diyor....

    Sonra bir alet çantasından kocaman, ucu ince, cımbıza benzer bir alet çıkarıyor...
    ''Yan durun. Kıpırdamayın'' diyor bana.... Biraz irkiliyorum.
    ''Eski sözler'' diyorum, ''Ha?''....
    Cımbızın ucu kulağıma giriyor, canımı acıtmıyor nedense....
    ''Bir erkek sesi bu'' diyor.... Sanki bir uğultu duyuyorum.
    Cımbızı çıkarıyor kulağımdan.
    ''Yalan kaçmış kulağınıza!'' diyor.... doktor.
    Yalana bakıyorum.
    Küçücük bir şey gibi gözüküyor.
    ''Vay be!... Günlerdir kulağımı kaşındıran bu muymuş?
    Hangi yalan peki?'' diyorum.
    ''Durun, bekleyin'' diyor doktor. ''Dikkatli olmamız lazım. Tekrar
    kulağınıza kaçabilir.
    Önce şu deney tüpünün içine koyalım. Sonra serbest bırakırız.''
    Yalanı tüpün içine koyuyor.... Kapağını da kapıyor tüpün.... Serbest
    kalıyor yalan.
    ''Seni seviyorum''
    diye cılız bir ses geliyor tüpün içinden......
    ''Yalanmış ha?'' diyorum.

    Kulağım bile anlamış, kalbim hala anlamıyor....


    İclal Aydın


+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi