Doğadaki Mucizeler

+ Yorum Gönder
Sağlık ve Şifalı Bitkiler Bölümünden Doğadaki Mucizeler ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    P®øƒєﻛﻛíøиαL
    Usta Üye
    Reklam

    Doğadaki Mucizeler

    Reklam



    Doğadaki Mucizeler

    Forum Alev
    Bal ve Tarçın Her Derde Deva

    Doğanın şifalı gıdalarından bal ve tarçın karışımı birçok hastalığa iyi geliyor. Bal tarçınla birleştiğinde ise mucizeler yaratıyor. İşte bu müthiş ikilinin tedavi ettiği hastalıklar:
    1- Ağrı Kesici: Bir kaşık balı 2 kısım ılık su içerisine koyup üzerine bir çay kaşığı toz tarçın ilave ederek bir krem elde edilir. Bununla vücudun ağrıyan yerlerine masaj yapılır. 1-2 dakika içerisinde ağrının azaldığını göreceksiniz. Yapılan bir arştırmada, kahvaltıdan önce bir yemek kaşığı bal ve yarım çay kaşığı tarçını alan 200 hastadan 73'ü bir hafta içerisinde şifa bulmuşlar, geri kalan yürüyemeyen ve hareket edemiyen hastalar da bir ay içerisinde şifa bulmuşlardır.
    2- Bağışıklık Sistemi: Hergün kullanılan bal ve tarçın bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve vücudu bakteri ve virüs saldırılarına karşı korur. Balın düzenli kullanılması, akyuvarlar içerisindeki, bakteriler ve virüslerle savaşan, korpuskülleri kuvvetlendirir.
    3- Diş Ağrısı: Bir kaşık toz tarçın ve 5 tatlı kaşığı bal karışımı ağrıyan dişe tatbik edilir. Ağrı kesilene kadar günde üç defa uygulanır.
    4- Hazımsızlık ve Grip: Toz tarçın 2 kaşık bal üzerine serpilip yemekten önce alındığında asit oluşumunu ve hazımsızlığı önler. Yapılan bir araştırmada bal içerisindeki bir maddenin grip mikroplarını öldürdüğü ve hastaları gripten koruduğu saptanmıştır.
    5- Soğuk Algınlığı: Bir kaşık ılıtılmış bal, 1/4 tatlı kaşığı toz tarçın günde 3 defa yenir. Bu uygulama birçok kronik öksürük, soğuk algınlığı ve sinüslerin temizlenmesi için de geçerlidir.
    6- Zayıflama: Bir bardak su içerisine eşit miktarda bal ve tarçın konup kaynatılır. Her gün kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına ve yatmadan önce içilir. Düzenli uygulanırsa kilo verilir.


    Böğürtlen Ağız Yaralarına Birebir

    Böğürtlenin, yaşlılıktan kaynaklanan hafıza kayıplarını önlediği, ishallerde çok faydalı olduğu, ağız yaralarına ve ayak yorgunluklarına da iyi geldiği, ayrıca iyi bir güzellik losyonu olarak da kullanılabildiği belirtildi.
    Meyveleri tam olgunlaştıktan sonra daha şifalı olan böğürtlen faydaları şunlardır: "Böğürtlen, hafızayı dinç tutuyor, yaraları kapatıyor ve ishali anında kesiyor. İshalde, böğürtlenin sıkılarak elde edilen suyu çok faydalıdır. Ancak böğürtlen suyu saklanamaz, taze içmek gerekir. Saklanırsa sirkeleşir. Ağız yaralarında, gerek taze ve gerekse kurutulmuş 20 gr. böğürtlen yaprağı 1 lt. suda haşlamırsa, bu çay ağız yaraları için çok faydalıdır. Ayak yorgunluklarında böğürtlenin süngerleri ve kökleri 100 gr.a 1 lt. su ölçüsüyle kaynatılırsa, ılıyınca ayak banyosu olarak kullanılabilir. Güzellik için, böğürtlen çiçekleri ise 50 gr. a 1 lt. su ölçüsü ile kaynatılırsa şifalı suyu eller için çok iyi bir güzellik losyonudur.


    Ihlamur, Bedenin ve Ruhun Sağlık Kaynağı
    Uzmanların soğuk kış günlerinde önerdiği besinlerin arasında ıhlamur, ilk sırada yer alır. Ihlamur çayı, öncelikle organizmanın savunma gücünü arttırarak, ateşli soğuk algınlıklarının kısa sürede savuşturulmasını sağlıyor. Bu tür hastalıkların tedavisinde gerekli olan, terlemeyi başlatıcı özelliği ile ünlüdür. Ateşli hastalıklara karşı, ıhlamur çayı ile aspirin birlikte kullanıldığında, genelde antibiyotiklere ihtiyaç kalmadığı görülebilir. Bu yolla çocuklar da tedavi edilebilir. Yağışlı ve soğuk havalarda dışarıda dolaşmak zorunda olan kişiler, ertesi gün hastalanmamak için, akşamdan 1-2 bardak ıhlamur çayı içmeyi ihmal etmemelidir. Grip salgını zamanlarında da, bu yöntem ailece uygulanabilir. Hoş kokulu ıhlamurun tadı, içine biraz bal karıştırılarak daha da güzelleştirilebilir. Ihlamur çayı, öksürük ve bronşite karşı da başarıyla kullanılıyor. Ihlamurun tedavi edici özelliklerinden, uygun bitkilerle karıştırılarak, öncelikle organizmayı güçlendirici olarak da yaralanılabilir. Uzmanlar, bu mucizevi bitkinin bir tutam karanfille karıştırılarak içildiğinde sakinleştirici özelliği olduğunu da ifade etmektedirler.


    Bu Gıdaları Yiyin Şekere Yakalanmayın

    Hastalıların önlenmesinde beslenmenin büyük rol oynadığı bir gerçektir. Bazı besinleri tüketerek görülme oranı hızla artan diyabetin de önüne geçmek mümkündür. İşte diyabeti önleyen besinler:

    Elma: İyice yıkandıktan sonra kabukları ile yenen elmanın tokluk hissi sağlaması yanında kabuğa yakın yüzeyde bolca bulunan ersetin isimli antioksidanlarla şeker hastalığına iyi gelen özelliği dikkat çekiyor.

    Kuşkonmaz: İçeriğinde yer alan glutatyon antioksidan içeriği ile kan şekeri dengesinin sağlanmasında destek verir.

    Kuru Baklagiller: İçeriklerindeki posa ve fitonutiriyenlerle kalp sağlığına destekleri dışında şeker hastalığına karşı savunma geliştirmenize yardımcı olabilecek kuru baklagiller ana yemeklerde önerilen porsiyonlarda büyük fayda sağlıyor.

    Kırmızı Biber: Kapsaisin, antioksidanlar, C vitamini ve karotenoidler sayesinde insülin regülasyonu sağlayabilmekte. Kırmızı benekli yediğiniz her yemek insülinin daha dengeli salgılanımın ve ekonomik kullanımı için metabolizmaya yardımcı olur.

    Balık: Kalp dostu olarak bilinen balık içeriklerindeki elzem yağlarla kan şekeri dengesine de katkı sağlayabilen besin maddelerinden biridir.

    Çay: Türk halkının en belirgin alışkanlıklarından biri olan çay doğru demleme ilkelerine dikkat edilmek ve doğru sıklıkta tüketilmek şartıyla oldukça iyi bir antidiyabetik besin sayılabilir.



    Sarımsak

    Başta, tam bir antibiyotik yani, mikrop öldürücüdür. Dizanteri, kabızlık, kanser, bronşit, verem, siyatik, astım, varis v.s. hastalıklara çok faydalıdır. Ayrıca;
    - Dolaşım bozukluğunu giderir.
    - Solucan, tenya, şerit düşürür.
    - Mide, bağırsak gazını giderir.
    - Kalp rahatsızlığını giderir.
    - Egzos gazına pan zehirdir.
    - Mesane taşlarını düşürür.
    - Böbrek taşını engeller.
    - Cilt hastalıklarını önler.
    - Bağırsakları yumuşatır.
    - Damar sertliğini önler.
    - Güç ve kuvveti artırır.
    - Romatizmayı hafifletir.
    - İnsana canlılık verir.
    - Tansiyonu ayarlar.
    - Hazmı klaylaştırır.
    - Ateş düşürücüdür.
    - Yorgunluğu önler.
    - Balgamı söktürür.
    - İştah açar.


    Hazımsızlığın İlacı Adaçayı

    Özellikle Akdeniz bölgesinde yetişen adaçayı bitkisi birkaç rahatsızlığa karşı ilaç görevi görüyor. Mide ve bağırsak gazlarını gideren bitki, aynı zamanda mide bulantısını kesip, hazm sisteminin düzenli çalışmasını sağlıyor. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını da gideren adaçayı, göğsü yumuşatıyor, astımdaki sıkıntıları gideriyor. İdrar ve ter söktürme özelliği de bulunan mucize bitki, banyo suyuna katılıp yıkanıldığı aktirde zindelik veriyor.


    Süt Cildiniz İçin Doğal Nemdir

    Süt, içerdiği bol miktarda kalsiyum ve vitaminlerle birçok hastalığı önleyip tedavi ediyor. Bu yüzden uzmanlar, sağlık açısından mutlaka süt tüketimine önem verilmesi gerektiğinin altını çiziyorlar. Başta çocuklar ve gelişme çağındaki gençler olmak üzere her yaş için çok önemli bir besin kaynağı olan sütün cilt için de önemli etkisi bulunuyor.

    Güzel bir cilt için günde yarım litre süt içilmesini öneren uzmanlar, sütte bulunan yağ asitlerinin cilt üzerinde nemlendirici etki yaparak cildin yıpranmasını engellediğini söylüyor. Uzmanlar konu ile ilgili şunları söylüyor: " Sütteki yağ asitleri cilde nemlendirici bie etki yaparak cildin tazeliği korumasını sağlıyor. Yağ asitleri aynı zamanda cilt üzerinde bakteri, maya, küf gibi mikroorganizmaların gelişmesini de engelliyor. Süt ayrıca yaşlanma etkilerini de geciktiriyor."



  2. 2
    P®øƒєﻛﻛíøиαL
    Usta Üye

    --->: Doğadaki Mucizeler

    Reklam



    Kırmızı Pancar Tümör Düşmanı

    Bitki ve meyvelerle tedaviyi tavsiye eden alternatif tıp uzmanlarının tespitlerine göre kırmızı pancar mucize kaynağı. Kansere karşı birebir faydalı olduğu öne sürülen kırmızı pancar, vücudu tümörden koruyan önemli maddeler içeriyor. Folik asit, potasyum, mangan ve magnezyum içeren kırmızı pancarın içeriğindeki demir ve bakır, kan yapımına katkı sağlıyor. Kırmızı pancar besin değerini yitirmemesi için taze olarak tüketilmelidir.

    50 Yaş Üstü Erkekler Bol Domates Yemeli

    Domatese kırmızı rengini veren içindeki “likopen” maddesinin erkeklerde görülen prostat kanserine karşı etkili olduğu ortaya çıktı. 50 yaşın üzerindeki erkeklerin günde en az 3-4 domates tüketmesi gerekiyor.

    Yaşlanmayı Geciktiren Besinler

    İnsanlar kaliteli yaşam için hücrenin yapısında bozulmaya neden olan ve sağlıklı bir cilt yapısı ve sağlıklı yaşlanma sağlayan antioksidanı bol tüketilmeli. A, C ve E vitaminlerinde fazla miktarda antioksidan etkisi vardır. İşte antioksidan özelliği yoğun olan aynı zamanda cilt ve vücut sağlığı için mutlaka tüketilmesi gereken diğer besinler:
    - Alabalık ( E vitamini, selenyum ve çinko)
    - Ceviz, fındık, ayçekirdeği, kabak ( E vitamini, selenyum, çinko ve magnezyum)
    - Brokoli, domates ( E vitamini, C vitamini ve bol miktarda antioksidan)
    - Karpuz ( E vitamini, C vitamini, krom ve çinko)
    - Yeşil Biber ( C vitamini ve krom)


    Maydanozun Faydaları

    Maydanoz bir provitamin A (Beta karoten ) kaynağıdır. Bu özelliği ile görme gücüne, kılcal damar sistemine, adrenal bezine ve troid bezine iyi gelir. Ayrıca potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum ve klorin yönünden de zengindir. Maydanoz suyundaki yüksek klorofil miktarı kanı arttırarak oksijeni metabolize eder ve böbreklerin, karaciğerin, idrar yollarının temizlenmesine yardım eder. Sindirim enzimlerini uyararak sindirim rahatsızlıklarını dindirir. İnce barsaktaki peristaltik hareketleri arttırır. Bir tutam maydanoz günlük C Vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar.

    *Kanı temizler, kansızlığa, mesane iltihaplanmasına ,kum, böbrek taşı ile tansiyona,şişmanlığa,böbrek ve karaciğer rahatsızlıklarına,damar sertliğine etkilidir. Maydanoz suyuna bal ve limon ilave edilerek günde 1-2 bardak içilir. Böbrek rahatsızlıklarında; 4 bardak suya 1 demet maydanoz yıkanır konur, 5 dakika kaynatılır, süzülür, günde 3 kere 1′er çay bardağı içilir.

    *Tohumları idrar ve safra söktürücü, adet kanamalarını kolaylaştırıcı nitelikleri vardır. Maydanoz,aybaşı sancılarını keser, adetleri düzenler, ağrıları giderir, akıntıları keser.Barsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder. Gazın dışarı atılmasını sağlar.

    *Grip ve nezleyi geçirir, balgam söktürür, terletir, ateş düşürür.Kan şekerini normal seviyede tutar, kansere karşı koruyucudur, vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar, romatizma hastalığına ve sarılığa iyi gelir.

    *Yatmadan önce ağızda çiğnenen bir demet maydanoz rahat uyumayı sağlar. Bulantılarda ve nefes darlığında bir tutam maydanozu iyice çiğneyerek yutmak kişiyi rahatlatır.

    *Anne sütünü azaltır. Emzikli kadınların süt kanalı tıkanmalarında maydanoz lapası uygulanır. Yara, kesik ve morartıları iyileştirir. Kulak ve diş ağrısına iyi gelir.

    *Afrodizyaktır

    *Sivilceli,lekeli,pürüzlü ve kırışık ciltlerde parlaklılık ve pürüzsüzlük verir.
    2 bardak kaynatılmış suda, 1 demet yıkanmış maydanoz sapları ile beraber üstü kapalı olarak kısık ateşte 5 dk. Kaynatılır.20 dk. Demlenmeye bırakılır süzülür.Böylece etkili cilt losyonu ve lapası elde edilir.Temiz cilde lapası sürülüp 20 dk bekletilir,sonra süzülen maydanoz suyu ile cildi yıkanır.Her gün günde birkaç kez uygulanır.

    *Saçları besler,parlatır, dökülmeyi yavaşlatır. Saçlar maydanoz suyu ile yıkanır.

    *Arı ve haşarat sokmalarında sokulan yere sürülürse ağrıyı giderir

    KULLANILIŞI
    Birkaç taze yaprak, bir litre suda kaynatılarak günde iki fincan içilir. Kuru yapraklardan elde edilen toz, günde iki tutam içilebilir. Kompres ve gözler için losyon ve şampuanı yapılır.
    Astım, menopoz, ağrılı adet görme ve öksürük için yukarıdaki kaynamaya birkaç kök ve yarım avuç tohum atılarak el ayak banyoları yapılır.
    Lapası kıyılmış yapraklardan yapılır.

    *Şeker hastalığında: 3 demet maydanoz ezilir, 6 bardak suya konulur, üstü kapatılır, 30 dakika demlemeye bırakılır, sonra süzülür, üzerine 1,5 su bardağı taze sıkılmış limon suyu ilave edilir. Her gün sabahları aç karnına 1 bardak içilir. .

    *UYARI:Maydanoz suyu 60 gr’dan fazla ve tek başına içilmemeli. Havuç-elma suyuyla içilebilir. Böbrek iltihabı olanlar yememelidir



    Keten tohumu İle 10 Yaş Gençleşin

    Dozunu kaçırmamakla birlikte günde 1 kaşık keten tohumu, birçok hastalığa deva oluyor. Keten tohumunun yararları ise şöyle :
    - Cilt yapısını yeniler, parlaklık kazandırır
    - Mide, bağırsak sorunlarına karşı iyi gelir
    - Bağırsakları yumuşatır
    - Kemikleri güçlendirir. Özellikle menopoz dönemimde çok yararlıdır.
    - Kalp damar hastalıklarından korur.
    - Kolestrol, şeker seviyesini dengeler.
    - Yüksek tansiyonu düşürür.
    - Romatizmal hastalıkları önler.
    - Sinir sistemini güçlendirir.
    - Hafızayı kuvvetlendirir.
    Kaynatılarak da içilebilen keten tohumu dövülerek de toz haline getirilebilir. Bir kaşık keten tohumu tozu ağza atıldıktan sonra su ile kolaylıkla içilebilir. Kavrulmuş olursa daha lezzetli olur. Özel bir tadı veya kokusu yoktur. Tohum şeklinde de tüketilebilir. yemeklere, yoğurda, salatalara, müsliye, pasta, börek gibi unlu mamüllere karıştırılarak da tüketilebilir. Günde 1-1,5 çorba kaşığı keten tohumu sağlıklı kalmak açısından yeterlidir. Dozunu kaçırmamakta yarar vardır.

    alıntıdır(tercüman)


    Azı Karar Çoğu Zarar

    Doktorlar her ilaçta olduğu gibi vitamininde fazlasının zararlı olacağı görüşündedir.

    A vitamini fazlası : Baş ağrısı, ciltte döküntüler, halsizlik, kemiklerde ve eklemlerde ağrı ve göz içi kanamaları görülebilir.

    B1 vitamini fazlası : Damarlarda genişleme, hipertansiyon yapma durumu, bilinç kaybı, boyun kaslarında gerginlik.

    B7 vitamini fazlası: damar genişlemesi ve sıcak basmaları oluşabilir.

    K vitamini vazlası : Karaciğer bozukluuna sebep olabilir.

    D vitamini fazlası : Kemiklerde aşırı kalsiyum birikmesi sonucu bebejklerde fiziksel ve mental gerilik, anne karnındaki bebekte kemik bozukluğu yaratabilir.

    Bu nedenlerden dolayı vitamin tüketirken dikkat edilmelidir. aşırı kullanılmamalıdır.



    Yeşil Mucize Brokoli

    altın değerinde bir sebze olan brokoli, yüksek miktarda vitamin içeriği ve lifli olmasının yanı sıra düşük kalorisi nedeniyle beslenme açısından büyük önem taşıyor. Bir brokoli, kişinin günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 220'sini, A vitamini ihtiyacının ise yüzde 15'ini karşılıyor. İçerdiği antikansorojen maddeler nedeniyle vücutta kanser oluşumunu engelliyor. Düşük kalorili olması ve yüksek oranda lif içermesi nedeniyle dengeli beslenme sağlıyor. Brokoli, içerdiği besin değerleri nedeniyle birçok hastalığın oluşumunu engelliyor. obeziteye karşıda etkili bir sebze olarak biliniyor.



    Doğadan Sızan Mucize Bitkiler

    Son dönemlerde her alanda kendini gösteren doğaya dönüş, kadınların kozmetik alanında da bitkisel yağlara yönelmesine neden oluyor. Kozmetik ürünlere karşı alerjisi olan kadınlar tercihlerini doğal yağlardan yana kullanıyorlar. Peki hangi yağ, ne işe yarıyor?

    Biberiye yağı: Sivilceler üzerine sürülebilir, cilde canlılık verir.
    Gül yağı: Cilde canlılık kazandırır ve gerginleştirir. Alerjik ciltlere iyi gelir. Makyaj temizler, ciltteki doğum lekelerini alır.
    Papatya yağı: duyarlı ve problemli ciltlerde yaraları iyileştirici ve cildi besleyici özelliğe sahiptir.
    Portakal yağı: Cildi güzelleştirir ve sıkılaştırır. Sivilce ve akneleri kurutur. Tonik olarak kullanılır. Cilt için kullanılırken nemli pamuk ile cilt temizlenir.
    Buğday yağı: Hücre yenileyici, yara, yanık ve diğer cilt problemlerinde, kırışıklıklarda etkili olarak kullanılır. Cilt, güneş ve doğum lekelerini giderir.
    Fındık yağı: Kuru ve yıpranmış ciltlerde rahatlıkla uygulanabilir. Doğum öncesi, doğum sonrası cildin esnekliğini sağlamak ve cilt çatlağını önlemek amacıyla masaj yapılarak kullanılabilir.
    Havuç yağı: Cildin bozulmasını önler. Güneş yanıklarının iyileşmesine yardımcı olur, hücre yenileyicidir. İçerdiği provitamin Ave lesitin, cilt sertliklerini yumuşatır.

    Yoğurt, Süte Göre Daha Besleyici

    Dünya çapında yapılan araştırmalar yoğurdun süte nazaran daha besleyici olduğunu ortaya çıkardı. Dr. Zekai Tarakçı yaptığı açıklamada, yoğurdun birçok hastalığa koruyucu etki yaptığını belirtti. Tereyağı ve peynir yapımında süt şekeri ve bazı mineral maddeler kaybolduğu halde yoğurdun, süt bileşenlerinin tamamına yakınını koruduğunu ifade eden Tarakçı, “Yoğurtta bulunan asit ve bakteriler, sağlığa zararlı mikropların aşamasını engellemektedir. Yoğurt hazımsızlıkları giderici, dinlendirici ve uyku verici özelliğe sahiptir. Süte nazaran daha besleyicidir. Mayalama sırasında sütün bazı bileşenleri ön değişime uğrayarak sindirimi kolaylaştırır hale gelir. Bazı hastalıklara karşı koruyucu ve tedavi edici özellikleri de vardır. Bağırsak zehirlenmeleri, kronik ishal, dizanteri, hazımsızlıktan kaynaklanan ağız kokusu, kabızlık, mide taşması gibi hastalıklar ile hamilelikte sıkıntı ve düzensizlikleri gidermede yoğurt önemli bir yere sahiptir. Yoğurt, bağırsak florasında asidik ortam oluşturması sonucu, kokuşturucu ve zararlı bakterilerin gelişmesine engel olması nedeniyle bu tür bakterilerin yaşamasına izin vermez. Böylece toksin maddelerin oluşumu engellenmiş olur.” Dedi. Tarakçı, ayrıca yoğurdun insan ömrünü uzattığına ilişkin ciddi bilimsel tespitlerin olduğunu sözlerine ekledi.

    Kolesterolü Düşüren, Ülseri Yok Eden Yeşil Mucize

    Bu mucizenin adı enginar. Yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol, karaciğer rahatsızlığı, kanama, sindirim güçlüğü, yüksek ateş, ülser ve gut rahatsızlıklarına iyi geldiği açıklandı.

    Yrd. Doç. Dr. Adnan Uğur şunları söyledi: “Bu konuda yapılan bir araştırmada 220mg/dl’den daha yüksek oranda kolesterolü olan hastalarda 12 haftalık tedavi sonucu önemli düşüşler saptanmıştır. Enginar yaprak ekstraktı kolesterolü safra tuzu şekline dönüştürür, safra akıntısını arttırarak onların vücuttan atılmasını hızlandırır aynı zamanda ülser sorununda iyileştirici etki yaratır. Yüksek kolesterol problemi olan 143 hastada yapılan bir araştırmada 6 haftalık bir enginar yaprağı özü ile kolesterol oranında %10-15 azalma meydana geldi. Başka bir çalışmada ise 557 hasta üzerinde yapılan denemeler sonucunda 43 gün boyunca günde 1,5 gr. Enginar yaprağı özü alımında kan serumunda kolesterol ve trigliserid seviyesinde önemli oranlarda azalmalar oldu.”

    Astım Krizini Kivi İle Önleyin

    Turunçgillerden 4-6 kat, elmadan ise 40-50 kat daha fazla C vitamini içeren kivi, içerisindeki bazı maddeler kansere neden olan bileşiklerin oluşumunu önlüyor. Prof. Dr. Turan Karadeniz şöyle konuştu: “ 100 gr. Kivi meyvesinde 400 mg. A kadar varan C vitamini bulunmaktadır. Ayrıca bir insanın günlük A vitamini ihtiyacı 1,75 gr. Olup, bu miktar yaklaşık 70 gr.lık kivi meyvesinde bulunmaktadır. Kivi, turunçgillerden 4-6 kat, elmadan ise 40-50 kat daha fazla C vitamini içermektedir. Yetişkin bir insanın günlük C vitamini ihtiyacı 60 mg. Olduğu düşünüldüğünde, bir adet kivi bu ihtiyacı rahatlıkla karşılamaktadır.” Kivide proteinler ve çok sayıda mineral tuzlar bulunduğunu da anlatan Prof. Dr. Karadeniz, kivi suyunda bulunan bazı maddelerin kansere neden olan bileşiklerin oluşumunu önlediği bilinmekte, astım ve öksürüğün tedavisinde nefes açıcı özelliğinden yararlanılmaktadır diye konuştu.


    Çörek Otu Mucizeleri

    Peygamber efendimiz(s.a.v.) 14 asır önce şöyle buyurmuştu: “Şu kara tanede ölümden başka her derde deva vardır.” O zamandan bu zamana kadar geçen asırlar boyunca, bu ufak kara taneli gıdada her hastalığın şifasının olabileceğine birçok kimse dudak bükmüştü. Şimdi ise, ispatlanmış durumda…

    Çörekotunun faydalarını şöyle sıralayabiliriz:
    - Mikrop, virüs ve mantarlara karşı öldürücü tesire sahiptir.
    - İfraz boşaltıcı ve solunum borusunu genişleticidir.
    - Kan şekerini düşürür.
    - Damar hastalıklarını önler.
    - Vücuttaki zehirleri süzerek atar.
    - İdrar söktürücü özelliği ile safraya iyi gelir.
    - Yaraların çabuk iyileşmesini ve hücrelerin yenilenmesini hızlandırır.
    - Alerjiyi önler.
    - Savunma sistemini dengeler.
    - Çocuklarda özellikle sinir ve deri hastalıklarına, astım ile alerjiye iyi gelir.
    - Çörekotu ürünleri hamilelik devresindeki şikayetleri azaltır. Yan tesiri olmayıp, bu devredeki hanımlar ve bebeklerini anne sütüyle besleyenler için süt kalitesinin bebeğe daha yararlı olmasını sağlar.
    - Egzamalı deriye sık sık çörekotu yağı sürüldüğünde deri çabuk iyileşir. Yine deri hastalıklarında mikrop öldürücü tesirinden dolayı çok fayda verir.
    - Hazım zorluğu ve mide şişkinliklerinde çörek otu eskiden beri bilinir.
    - Hemoroide iyi gelir. Çünkü damarları güçlendirir ve kan dolaşımını hızlandırır.
    - Romatizma, şeker hastalığı ve kolesterolün yükselmesi gibi metabolizma hastalıklarına faydalıdır.
    - İktidarsızlık ve kısırlıkta yine yarar verici tesire sahiptir. Çünkü çörek otu, cinsi hormonları tanzim etmekte, bedeni ve ruhi olarak zindelik ve dinçlik vermektedir.
    - Çörek otu yağı kadınlardaki aybaşı hali sancıları ve diş ağrılarına karşı kullanılır







+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi