Kayısının Faydaları ..

+ Yorum Gönder
Eğlence ve Şehir ve İlçeler Bölümünden Kayısının Faydaları .. ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Conqueror44
    Üye
    Reklam

    Kayısının Faydaları ..

    Reklam



    Kayısının Faydaları ..

    Forum Alev
    - Beynin düzenli çalışmasını sağlar, stres azaltır
    - Karaciğerin tahrip olan kısmının tamirini yapar
    - Kemiklerin çok daha düzgün ve sağlam olmasında önemli rol oynar
    - Kan yapımını artırarak, kansızlığa engel olur
    - Mide ve on iki parmak bağırsağı ülserinin meydana gelmesine engel olur, meydana gelmiş ülserlerin iyileşmesinde rol oynar
    - Böbreklerde taş teşekkülünü azaltır
    - Üreme sistemi üzerinde önemli rolü bulunup, cinsel gücü artırmaktadır
    - Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir
    - Dişlerin daha sağlam ve kuvvetli olmasında önemli rol oynar
    - Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli çalışmasını sağlar Klinik ölümündeki reanimasyon çalışmalarında kalbin cevap vermesinde etkili olur
    - Kayısının potasyumca zengin, sodyumca fakir ve A vitaminin öz maddesi karotence zengin olması insan beslenmesinde çok önemli boyutlar kazandırmaktadır.

    KAYISININ ÇEKİRDEĞİ DE İLAÇ

    Yerli kayısı çeşitlerinin çekirdeklerinin içi tatlı olurken, yabancı ve zerdali formundaki kayısıların çekirdeklerinin içi ise çoğunlukla acı oluyor. Kayısı çekirdeklerinin tatlı olanları çerez olarak tüketilmekte iken, acı olanlar kozmetik ve ilaç sanayinde hammadde olarak kullanılıyor. Ayrıca kayısı çekirdeğinin tohum ve kabuğundan badem yağı, yemeklik yağ, aroma esansı gibi maddeler elde ediliyor.

    Kayısı çekirdeği kabuk ve içten meydana geliyor. Meyve ağırlığının yüzde 12'sini oluşturan çekirdek içi bileşiminde Glikozit, Amigdalin, Nişasta, Yağ ve benzeri maddeler bulunuyor. Çekirdek içi (tohum) alındıktan sonra, geriye kalan kabuk yakacak olarak kullanılıyor. Her derde deva olan kayısının acı çekirdeğinin ilaç özelliği var. Avrupa'nın bazı ülkelerinde özellikle İngiltere'de doktorlar şeker hastalarının reçetelerine acı kayısı çekirdeğini bir ilaç gibi yazıyorlar. :D
    alıntıdır



  2. 2
    serus44
    Üye
    Reklam



    zaten malatya'mızın tek eksiği kayısı tanıtımı ama sayın Valimiz bu konuda gerekli işlemleri yapıyor.paylaşım için tşk...







  3. 3
    alicanavar
    Özel Üye


    EVLİYA ÇELEBİNİN SEYHATNAMESİNDE KAYISI 70

    ...Aspozan bağlarının su ve havasının hoşluğu, hesapsız meyvesinin bolluğu sebebi ile diğerlerinden üstün tutulan başlıca meyveleri şunlardır. Kırmızı, sarı, müşmüş, beyaz, bey, sulu ve etli adları ile yedi çeşit sulu kayısısı olur ki, bağdan şehre seleler ile güçlükle getirilir. Biraz incinse suyu kalmaz. Her bir kayısı kırk-elli dirhem gelir. Zerdalisinin hesabını Allah bilir. Çokluğundan pestil yapılıp diyar diyar yüklerle taşınır. Seksen türlü sulu armudu sicillerde kayıtlıdır. Göksulu armudu meşhur olup, her biri bir kıyye gelir. Bundan turşu yaparlar. Suyu sanki ishal suyudur. Bolca içine sarhoşluk verir. Kuvvet için çok faydalıdır, güçsüzlere yedirirler. Bey armudu dahi sulu ve lezzetlidir. Hattâ İstanbul’un ayân ve ileri gelenleri, Malatya’dan ılgar ile armut filizleri getirip İstanbul fidanlarına aşılarlar. Malatya armudu pek lezzetli olur.

    Malatya’nın yedi türlü elması olur. İzmit şehrinin Misket ve Frenk elmasından daha lezzetli ve suludur. Amma Kefe diyarının Sodak elması kadar iri değildir. Ancak otuz-kırk dirhem gelir. Lâkin Cenâbı Hak bu Malatya elmalarına bir çeşit renk vermiştir ki alı al, kırmızısı kırmızı ve diğer renkleri de hep Cenâb-ı Hak yapısıdır. Hiçbir renge benzer tarafları yoktur. Hatta bir evde beş on adet elma olsa, tatlı kokusundan insanın dimağı kokulanır. Malatya’nın ileri gelenleri ve kibar kadınları, bu elmalara ağacında iken balmumu ile şiirler yazarlar. Niceleri kağıda uygun beyitleri makas ile oyup üzerine yapıştırırlar. O elmalar ağacında iken havasından tazelik bulup ayın etkisinden renk ve parlaklık
    kazanarak olgunlaşınca, sözü edilen kağıt ve balmumlarının altından beyaz ve sarı yazı ile öyle güzel beyitler çıkar ki her biri sanki birer sihir eseridir. Bu elmaları kopardıktan sonra vilâyet vilâyet ayân ve büyüklere ve bizzat padişaha hediye götürürler. Bu da buraya ait bir özelliktir.

    Yedi çeşit ayva olur. Her biri birer kıyye gelir. Papat ve Ekmek ayvası gayet sulu ve lezzetli olur. Misk ve amberden daha fazla koku verirler. Özellikle bu İrem bağı içinde, Seyyit Battal Cafer Gazi’nin doğduğu ev vardır. Bu evin etrafında olan üzüm başka bir ülkede bulunmaz. Torbalık üzüm sarması, Küfter badem kırması, üzüm şırası ve bastısı, üzümlü tarhanası yine buraya mahsustur. Kirazı ve vişnesi var ise de İstanbul kirazı, Tekirdağ vişnesi kadar iri taneli ve sulu değildir. Hâsılı, bu İrem bağını övmekte dil âciz kalır. Bu irem bağı Malatya’nın kıblesinde ve çeyrek saat mesafededir. Amma yine bağ ve bahçeleri, kafesli bostanları birbirine bitişiktir. Bahar mevsimi geldiğinde, Malatya şehrinin küçük büyük, zengin fakir bütün halkı Aspoz bağlarına göçerler. Şehirde ancak dışarıda gelmiş kimselerle, tüccarlar ve bazı Hıristiyan ile üç yüz kadar bekçi kalır. Bunlar her gece fenerlerini yakıp şehir içinde bekçilik ederler. Davullarını döverek, kol kol olup şehir içinde dolaşırlar. Suç işleyen kimseleri tutukladıklarında aman ve zaman vermeyip öldürürler. Zira ellerinde kesin yetkileri vardır...

    70 Evliya Çelebi, Evliya Çelebi Seyahatnamesi Sf. 425 (nşr T. Temelkuran-N. Aktaş), İstanbul 1986.








+ Yorum Gönder
5 üzerinden | Toplam : 0 kişi