Aort Anevrizması Hakkında - Aort Anevrizması Nasıl Tedavi Edilirr

+ Yorum Gönder
Sağlık ve Sağlık-Genel Bölümünden Aort Anevrizması Hakkında - Aort Anevrizması Nasıl Tedavi Edilirr ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Gülehasret
    Süper Moderatör
    Reklam

    Aort Anevrizması Hakkında - Aort Anevrizması Nasıl Tedavi Edilirr

    Reklam



    Aort Anevrizması Hakkında - Aort Anevrizması Nasıl Tedavi Edilirr

    Forum Alev
    Aort Anevrizması Tedavisi - Aortun Anatomisi, Abdominal Aort Anevrizması Nedir - Abdominal Aort Anevrizmasında Nedenler, Şikayetler ve Tanı


    Aort, kalpten çıkan ve vücudun tüm atardamar ağının kaynak aldığı ana arterdir. Aort anevrizması ise, vücudun en büyük atardamarı olan aortun duvar yapısının zayıflaması ve çapının genişlemesi anlamına gelir.

    Damar duvarı yapısındaki elastik liflerin dejenere olması, aort anevrizmalarında en sık rastlanan etkendir ve genetik bir eğilimle beraberdir. 65 yaşın üzerindeki hipertansiyon hastası erkeklerin yüzde 10'unda görülen aort anevrizması, ortaya çıktığında hastanın yaşamı ciddi şekilde tehdit eden bir sağlık sorunudur. Aort anevrizmasının yaklaşık yüzde 80'i hipertansiyona bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

    Aortun çeşitli bölgelerinde görülebilen anevrizmalarda damar çapı, normalin iki katına ulaştığında damarın çatlaması, yırtılması ya da damar cidarındaki tabakaların ayrışması gibi tehlikelere sık rastlanır. Bu nedenle, anevrizma tespit edilen hastalar yakından takip edilmeli ve aort çapının iki kata çıktığı ya da 5 santimetreyi aştığı durumlarda aktif tedavi uygulanmalıdır.

    Aort anevrizmasının belirtileri nelerdir? Aort anevrizması, patlayıncaya kadar genellikle hiçbir belirti vermez. Patlamadan önce tesadüfen veya tarama yapılması sırasında tanı konur. Dolayısıyla belli yaşın üstünde ve risk faktörleri bulunan kişilerin hiçbir şikayetleri olmasa da taramadan geçmeleri çok önemlidir. Patlama riski yüksek bir anevrizmanın tespiti ve uygun zamanda yapılan ameliyat ile hayat kurtarmak mümkündür. Aort anevrizması patlamadan önce tespit edilen ve ameliyat gereken olgularda ameliyata bağlı ölüm oranı, tecrübeli damar cerrahlarının elinde yüzde 5'ten azdır.

    Aort anevrizması nasıl tedavi edilmektedir? Aort anevrizmalarının iki çeşit tedavisi vardır. Açık cerrahi tedavi ve damar içinden müdahale anlamına gelen " endovasküler tedavi". Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkelerinde yaklaşık 10 yıllık bir geçmişe sahip endovasküler tedavi yöntemleri önceleri açık cerrahi tedavi yöntemlerinin mümkün olmadığı yüksek riskli hastalarda deneme aşamasında kullanılırken, son beş yılda teknolojik olarak ileri bir noktaya gelmiş ve aort anevrizmalarında ilk tedavi seçeneği olarak yerini almıştır. Bu yöntemde büyük cerrahi kesiler ve derin anesteziye gerek yoktur. İşlem çoğu kez lokal anestezi ile sadece kasık atardamarı bölgesinde
    3-4 santimetre uzunluğunda bir cerrahi kesi yoluyla yapılabilmektedir.

    Aort anevrizmalarının endovasküler tedavisi genellikle yaşlı ve beraberinde koroner kalp hastalığı, yüksek tansiyon, diyabet ve çeşitli akciğer hastalıklarını da birlikte bulunduran yüksek riskli bu hasta grubunun iyileştirilmesinde yeni ufuklar açmıştır. Klasik açık cerrahi yöntemlerde en iyi ihtimalle hastanın kan kaybının yerine konması için 3-4 ünite kan verilmesi, hastanın birkaç gün yoğun bakım ünitesinde, 1 hafta da hastanede tutulması gerekmektedir. Diğer yandan hasta endovasküler yöntem ile tedavi edildiğinde, çoğu kez hiç kan ya da kan ürünü kullanımına gerek kalmaz, yoğun bakımda 4-6 saat tutulup 2 gün sonra da taburcu edilebilir. Ayrıca, endovasküler tedavi ile büyük bir cerrahi travmadan uzak kalan hastaların nekahat dönemi de son derece kısadır ve 1 hafta içinde normal yaşamlarına dönebilmektedir.

    Aortun Anatomisi

    Kalpten (sol ventrikülden) pompalanan kanı vücudumuza aort adı verilen atardamar dağıtır (Bkz. Kan dolaşımı) Aort vücudumuzun en kalın atardamarıdır. Sol ventriklüden çıktığında 3 cm olan çapı, aşağı indikçe 1.75 cm'ye kadar azalır. Organlarımıza giden bütün atardamarın hepsi aortdan çıkar. Aort, kalbten (sol ventrikülden) ayrıldıktan sonra aşağı doğru yönelir, göğüs boşluğunu geçer, diafragmadan karına girer, burada da çeşitli organlara dallar verdikten sonra karın alt kısmında ikiye ayrılır ve bacak atardamarlarıyla devam eder.

    Aortun ve kalpten çıktıktan sonra seyri boyunca verdiği önemli dallar (torasik: göğüs, abdominal: karın)

    Göğüs boşluğundaki kısım torasik aort, karın boşluğundaki kısım ise abdominal aort olarak adlandırılır. Abdominal aort anevrizması (AAA) aortun karın bölgesinde olan kısmının bir bölümünün genişlemesi, deyim yerindeyse balonlaşmasıdır. Aort anevrizmaları göğüs bölgesinde de olabilirse de karın bölgesinin anevrizmaları çok daha fazla görülür. Karın bölgesinin anevrizmaları, tüm aort anevrizmalarının %75 'ini oluşturur, erkeklerde daha sıktır ve yaşla sıklığı artar. 65 yaş üstü erkeklerin %2-13'ünde kadınların da %6'sında bulunmaktadır. Taramalarda bulunan anevrizmaların %90'ı küçüktür (3.5 cm altında) yani tehlikeli değildir, ancak izlenmesi gerekir.

    Peki bunun önemi nedir? Anevrizmaların en korkulan tarafı, genişlemeye devam edip günün birinde yırtılabilmesidir. Bu durumda aort içindeki kan süratle karın boşluğuna dolar ve yırtığın büyüklüğüne göre kısa bir zaman içinde ölüm meydana gelir. Yırtılan anevrizmalarda ölüm oranı %70-90 arasındadır. ABD'de her yıl AAA yırtılmalarında 15.000 kişi kaybedilmektedir. Bundan dolayı aort anevrizmalarının tanısı, yırtılmadan tedavisinin yapılabilmesi yönünden yaşamsal öneme sahiptir.

    Abdominal Aort Anevrizmasında Nedenler

    Abdominal aort anevrizmalarının (AAA) nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte bazı ciddi risk faktörleri var: sigara, çoğu şeyde olduğu gibi burada da baş rolü oynuyor. Yine damar sertliği (ateroskleroz) olan hastalarda AAA sık görülüyor. Ayrıca hipertansiyon ve genetik faktörlerin de rolü var. 65 yaş üstü kardeşlerde AAA bulunması durumunda kişinin kendisinde de anevrizma gelişme riski %18'e kadar çıkıyor. Kalp damar hastalığı veya periferik arter hastalığı (bacak atardamar hastalığı ) olanlarda AAA oranı daha yüksektir.

    Şikayetler

    AAA'ları çeşitli nedenlerle karın bölgesinin ultrason veya BT (bilgisayarlı tomografi) incelemesi sırasında tesadüfen bulunur. AAA'ların bir çoğunda şikayet yoktur. Çok sık olmamakla birlikte bazen karın, sırt veya testislerde ağrı olabilir. Muayene sırasında dinleme aleti (steteskop) ile göbek çevresinde üfürüm duyulabilir. Karın yağ dokusu fazla olmayan hastalarda ise el ile her kalp atımında genişleyen bir kitle olarak hissedilebilir.

    Yırtılan bir anevrizmada şiddetli bir sırt ağrısı, ciddi tansiyon düşüklüğü, soğuk terleme, bilinç bulanıklığı ile süratle ölüm meydana gelir. hastaların ancak yarısı hastaneye gidecek kadar yaşar. Hastaneye ulaşıp derhal ameliyata alının hastaların ise yine ancak yarısı yaşar. Görüldüğü oldukça karanlık bir tablo. Bundan dolayı AAA'ların yırtılmadan önce tanınması son derece önemlidir.

    Tanı

    Tanıda yararlanılan testler:

    Ultrason: ses ötesi dalgalarla çalışan zararsız ve oldukça kolay bir tetkiktir. AAA'ları saptamada oldukça değerlidir. Bundan dolayı 65-75 yaş aralığında özellikle sigara içenlerin en az bir kez ultrason ile AAA araştırılması önerilmektedir.

    BT (bilgisayarlı tomografi): röntgen ışınları ve kontrast madde (görüntü sağlayıcı ilaç) kullanır. Tanıda yüksek değere sahiptir. Ultrasonun yeterli olmadığı durumlarda da önemli katkı sağlar.

    MRI (manyetik rezonans görüntüleme): BT ye oldukça benzer ama röntgen ışınları ve kontrast madde kullanmaz.

    Aortogram: Kontrast madde ve röntgen ışınları kullanılarak aortun filmlerinin çekilmesidir (koroner anjiyografi gibi). Bu işlem için kasık veya kol atardamarından girilir.

    AAA'lar damar sertliği sonucu oluştuğu için bu hastalarda koroner arterlerde de hastalık olma olasılığı vardır. Bundan dolayı hastalar kalp damar hastalığı yönünden de incelenmelidir (efor testi, koroner anjiyografi vb)

    Abdominal Aort Anevrizmasında Tedavi
    Abdominal aort anevrizmalarının (AAA) tedavisinde, anevrizma ile ilgili özellikler oldukça önemli bir rol oynar:

    1.

    Anevrizmanın büyüklüğü yani çapı: Çapı 4 cm altındaysa ameliyata gerek kalmadan izlenebilir. 5.5 cm ve üstünde olanlara operasyon düşünülür. 4-5.5 cm arasında olanlarda ise hastaya ve izleme sonuçlarına göre karar verilir. Anevrizma çapına göre 5 yıl içinde yırtılma oranları;

    4 cm'den az = çok düşük risk

    4 - 4.9 cm = %5 risk

    5 - 5.9 cm = %25 risk

    6 - 6.9 cm = %35 risk

    7 cm'den büyük = %75 risk

    2.

    Anevrizmanın büyüme hızı: Büyüme (genişleme) hızı fazlaysa çok büyük olmasa bile operasyon gerekebilir. Yapılan kontrollerde hastadan hastaya değişmekle birlikte anevrizmalar ortalama olarak yılda 0.3-0.4 cm büyürler. Anevrizma büyüdükçe genişleme hızı da artar. 6 ay içinde 0.5 cm den fazla büyümesi tehlike işaretidir.
    3.

    Şikayetlerin varlığı: Şikayetlerin olması da anevrizma büyük olmasa bile operasyon için neden olabilir.

    Anevrizma bu şartları taşımıyorsa belli zamanlarda (örneğin 6-12 ay) ultrason ile kontrolleri yapılır ve büyüklüğü izlenir. Bu arada risk faktörlerinin uzaklaştırılması (özellikle sigara!) son derece önemlidir.

    Tedavi edilmesi gerekiyorsa değişik yollar vardır:

    Cerrahi: Çoğunlukla yapılan budur. Ameliyat ile karın açılır anevrizma bölgesi alt ve üst tarafından bağlanır ve araya sentetik materyalden yapılan yapay damar (greft) konur.

    Endovasküler tedavi: kateter ile yapılan koroner arterlerdeki stent işlemine benzer. Ameliyata gerek olmadan kasık atardamarından girilerek uygun uzunluk ve çapta bir stent anevrizma bölgesine yerleştirilir. Bu yöntemin başarı şansı %90'a kadar çıkmakla birlikte bu konuda tecrübeler azdır ve uzun süreli sonuçlar fazla bilinmemektedir. Aort stentleri ancak belli özelliklere sahip anevrizmalarda uygulanabilmektedir.



  2. 2
    VESLiHAN
    Bayan Üye

    Cevap: Aort Anevrizması Hakkında - Aort Anevrizması Tedavisi - Aort Anevrizması Nasıl Tedavi Edilir - Aortun Anatomisi, Abdominal Aort Anevrizması Ned

    Reklam



    Ana damarın özelliğinin kaybolması diye tanımlanabilmektedir.Burada insanların beslenme alışkanlıkları yaşam şartları ve zararlı alışkanlıkları kullanması bu hastalığı ortaya çıkaran etkenler arasında yer almaktadır.







+ Yorum Gönder
aort damarının genişlemesi nasıl önlenir,  aort damarı genişlemesi bitkisel tedavisi,  aort genişlemesi nasıl tedavi edilir,  aort damarı genişlemesi,  aort genişlemesi nasıl önlenir
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi