Rock - Metal Şarkı Hikayeleri ..

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 Sonuncu8Sonuncu9
Müzik Köşesi ve Rock muhabbet Bölümünden Rock - Metal Şarkı Hikayeleri .. ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    Reklam

    Rock - Metal Şarkı Hikayeleri ..

    Reklam



    Rock - Metal Şarkı Hikayeleri ..

    Forum Alev
    Dark Tranquillity - Lethe



    Lethe gölünü biliyorsunuzdur.suyundan içenin geçmişi,acılarını unuttugu ,ölümsüz oldugu gibi efsaneleri vardır..hatta şarkısı da var...bu da onun hikayesi..

    Bundan çok çok zaman önce, insanlar yalnizca bir yerde ya$armi$, "unutu$ $ehri" denilen yerde. ismi böyleymiS çünkü Sehrin tam ortasindan "unutu$ nehri" geçermi$. Yeryüzündeki bütün sular ondan gelir ve ona geri dönermi$. Bütün su parçalari ondan ayrildiktan sonra ona dayanilmaz bir özlem duyarmi$, ayrildiklarinda kendilerini hatirlar, onla birle$tiklerinde ise onda kendilerini unuturlarmi$. Bilge insanlardan birisi bu öyküyü duyduqunda kendi kendisine $unu sormu$ :

    " Bunlar neden kendilerini hatirlamak deqil de kendilerini unutmak istiyorlar ? Neden ona özlem duyuyorlar ? "

    Buna cevap verilmeden önce anlatilmasi gereken baSka Seyler de varmi$.

    Nehre yalnizca ba$ka su parçalari katilmazmi$, insanlar da o nehre girermi$ ve bamba$ka ki$iler olarak çikarlarmi$, Söylendiqine göre nehir herkesi kabul etmez, kabul etmediklerini kendisinde boqarmi$.BaSka bir bilge insan da Sunu sormu$ :

    " Nehir neden bazilarimizi boquyor da, bazilarimiza ölümlüyken ölümsüzlüqü armaqan ediyor? "

    Bilgenin ölümüyken ölümsüz olmaktan kastettiqi, insanlarin nehre her giri$lerinde geçmi$te ya$adiqi acilari unutmalari ve yalnizca güzellikleri hatirlamalariym-i$. Nehir bunlarla da kalmiyor, insanlarin istediqi kaderi onlara baqi$liyormu$… ( Tabi bunlar sadece insanlarn anlattiklari. )

    Fakat insanlarin yapmasi gereken bir seçim varmi$, o da nehre ne zaman girmeleri gerektiqi üzerineymi$. Herkesin bir hakki varmi$, ayrica nehre girecek olan boqulma riskiyle de kar$i kar$iyaymi$.

    Seçim zamani ve boqulma konusunda anlatilan çe$itli hikayeler varmi$, ama en yaygin olani $uymu$ :

    " insanlar nehre girecekleri zamani boqulmaktan korkmadiklari zaman seçmelilermi$, böylece en yüce güzellikler ve sonsuz hayat onlara bah$edilirmi$-. Boqulmaktan korkanlar ise insanliklarindan olur, sonsuzluqun sahte bir görünü$ünü ya$armi$. Boqulmaktan korkmayanlar ise gerçek sonsuzluqa yol alirmi$, gerçek ya$amin en derinlerine…"

    Bunu çok çe$itli $ekillerde yorumlayanlar oluyormu$, ama genel olarak boqulmaktan korkmayanlarin boqulmadiqi dü$Üncesi hakimmi$… içlerinden yalniz birkaçi farkli dü$ünüyormu$. Bunlar içinde de kendisinden en emin olan bir tanesi varmi$, Lethe isminde bir genç. Dü$üncesini hiç kimseye anlatmamasi ve bir gün ansizin merakli baki$lar altinda nehre girivermi$. Onu bir daha gören olmami$. $ehir halki onun da diqerleri gibi korktuqundan boqulduqunu dü$ünmü$…

    Lethe suya girer girmez sonsuz -i$1k demeti gözlerini kama$tirmi$, suyun içerisinde nefes alabildiqini hissetmi$… Akinti onu nehrin en derinlerine çekmi$ ve kendini birden daha önce hiç görmediqi bir yerde buluvermi$. Etrafina toplananlardan bazilarini tanimadiqi, önceden boqulduqu dü$ünülen ki$ilermi$ bunlar…

    " Neden bu kadar geciktin ?" demi$ içlerinden biri.

    Lethe $a$irmi$ ve herhangi bir cevap verememi$.

    Ba$ka bir ki$i devam etmi$ :

    " Biz gerçekten boqulmaktan korkmayanlarz, tam anlamiyla nehirde kendini unutmaya hazir olanlariz . "

    "Anliyorum ama neden bu saklaniyor diqerlerinden ? "

    " Kimseden bi$ey saklandiqi yok, sadece herkes kendisi bulmak zorunda, hepsi bu. Kimseye sahip olmadiqi $ey verilemez."

    Lethe' nin geldii bu yerde insanlar çok mutluymu$, kötülük ve çirkinlik orada adeta hiçliqe devinmi$, yok olmu$. Lethe hiç gecenin gelmediqi yerde, diqerlerinin de bundan haberdar olmasi gerektiqini dü$ünüp durmu$. Ve suya tekrar girmi$, bundan sonrasini pek hatirlamiyor ama uyandiinda kendisini unutu$ $ehrinde buluvermi$…Kendine geldiinde, ona ne olduqunu sormu$ :

    $ehir halkindan birisi onun boqulmak üzereyken kurtarildiqini söylemi$.

    (Aslinda Lethe' nin suda boqulduqunu dü$ünmü$lerdi, fakat unutu$ nehri bunu onlara unutturmu$ ve zihinlerine ba$ka bir durumu yazmi$ti.)

    Lethe bu cevap kar$isinda $a$irip kalm$, ve buna inanmak istememi$.

    Hiç gece olmayan yerin olmadiini dü$ünmek onu çildirtmiR, artik hiç kimsenin ona inanmayacaqini biliyormu$ gene de bazi ki$ilere anlatmi$. Anlattiqi ki$iler onunla alay edip, çildirdiini dü$ünmü$ler.. $ehir halkinin da görü$üyle onu bir yere kapatmi$lar, oradan ölünceye kadar hiç çikartilmami$ .... O $ehirde olup da ölen tek ki$i oymu$!

    Unutu$ irmaqinin ismini Lethe' den aldiqi söylenir, bu hikayeyle nehir ve Lethe özde-- olmu$tur. Lethe "kendini" nehirde birakmi$, çildirmi$tir. Nehir ise Lethe' nin bu durumuna üzülür, onu tekrar gecenin olmadiqi $ehre de götüremeyeceqini bilmektedir.Ve onun ismini alarak onu ölümsüzle$tirir, artik nehrin ismi Lethe olmu$tur.Böylece unutu$ irmaqinda ölen tek ki$i "kendini" unutu$ irmaqinda yeniden bulmu$ ve ölümsüzlüqünü kazanmi$tir.

    Öykü böyle sonlaniyor ama Bilgelerin sorduqu sorulara da yanit vermeliymi$iz, yoksa bizde o nehirde boqulurmu$uz…( aslinda böyle yaparsak ölümsüzlüqe bile kavu$abiliriz.)

    ilk soruya $öyle yanit verilebilir, su parçalari nehirden ayrildiklarinda kendilerini hatirliyormu$ ama zamanla bu hatirlama etkisini yitiriyormu$ ve nehre geri dönüp kendilerini tamamen unutmak istiyorlarmi$, çünkü hatirlama etkisini yitirdikten sonra onlari nehre kar$i dayanilmaz bir özlem sararmi$ .Özlem ancak onunla bütünle$ince son bulurmu$, nehre girdikleri anda kendilerini unuturlarmi$ ama nehre ilk girdiklerinde "kendiyi" yani kendilerini hatirlamalari gerekirmi$ ki "kendilerini" unutabilsinler… Orasi hem "kendi" olduklari hem de "kendilerini" yitirdikleri tek yermi$.

    ikinci soruya ise $öyle kar$ilik verilebilir. $ehirdekiler ölümsüzlüqün yani tüm mutluluklarin kendilerine; boqulmadiklari için, boqulmaktan korkmadiklari için verildiqini dü$ünürmü$, ama aslinda durum tam tersiymi$. Öyle ki asil korkanlar onlarmi$ ve gerçeklerden habersiz olarak sahte bir dünya içerisinde ya$amaktaymi$lar.Boqulanlar ise gerçek hayata gözlerini açanlarmi$ aslinda, gerçekten korkmayanlar ve kendi kaderlerini kendileri yaratmayi göze alanlarmi$!

    Ama en önemli noktayi unutmak bu sirlari anlatana hiç yaki$mazmI$.

    O da $uymu$ :

    "Gecenin hiç olmadiqi yerde kendi kaderlerini kendileri yaratmayi seçenler ya$armi$ ve onlar gerçekten de ölürmü$.Çünkü sonsuzluk sonluluk olmadan ya$anmazmi$. Lethe nehrinin kenarinda ya$ayanlar ise kendilerini aslinda olmayan kadere biraktiklari için gerçek hayata hiç yakla$amayanlarmi$, onlar sonsuzluqu sonlu olmadan ya$amak isteyenlermi$ ve korkmadiklarini söyledikleri halde kendilerinden en çok korkanlarmi$…"


    alıntıdır...




  2. 2
    YapRock
    Forumun Herşeyi

    --->: Rock - Metal Şarkı Hikayeleri ..

    Reklam



    Opeth/Still Life (Bir Albümün Hikayesi)

    1999 yılında çıkmış olan bir Death Metal mucizesi albüm. Opeth' in alışılmadık karışımlı müziğinin belki de yaşamı ve eski bilindik ama dikkat çekmeyen bir hikayeyi bu kadar açık yüreklilikle anlatmasından kaynaklı olarak Death Metal de bir kilometre taşıydı. Her şeyden önce bugüne kadar Death Metal' de karşılaşılabilecek belki de en harika konsept albümdür. Opeth' in Death Metal ve Progressive Rock' u bu kadar mükemmel bir şekilde karıştırması; zaten bizim gibi Opeth severleri şaşırtmamıştı. Beklenildiği üzere; Mikael' in kendine ait bir müzik shop' u var ve 60 ve 70' lerin Progressive gruplarına dair çok geniş bir plak koleksiyonu var. Öte yandan Porcupine Tree grubuna; yüzyılın en iyi grubudur diyebilecek kadar da büyük bir Progressive sevgisine sahiptir.

    Still Life konseptine girerken bir yandan albümü açın ve kulağınızda tıngırdamaya başlarken Mikael' in oldukça derinden etkilemeye daha albümün başlarında başlayan sesine dalarken The Moor parçasıyla başlayan ve bizi doğumdan ölüme götürecek olan sürece ilk adımı atın!

    The Moor parçasıyla öğreniriz ki Mikael köyüne geri dönmüştür. Köye yaklaşmasıyla başlayan süreçte bir yandan aklına bu köyden nasıl kovulduğu da gelmiştir. Köylü onu dinsizlikle, inançsızlıkla suçlamıştır. Onu uğursuzluk getiren Yunus Peygamber' e benzetmişlerdi ve köyden defolmasını istiyorlardı. Kendisininde belirttiği gibi daha doğduğunda inançtan yoksundu:


    (The Moor)
    “I was foul and tainted, devoid of faith
    Wearing my death-mask at birth
    The hands of God, decrepit and thin
    Cold caress and then nothing
    I was taken away from my plight
    A treason bestowed to the crowd
    Branded a jonah with fevered blood
    Ungodly freak, defiler “

    Ancak köye gelmesinin sebebi vardı oradaki herkesten daha farklı olan daha önemli olan biri sevdiği tek insan Melinda:



    “There is no forgiveness in these eyes
    For any of you but one
    Dispel the mist for now
    Melinda is the reason why I've come “

    Godhead's Lament' te artık toplum dışına itilmiş bu adam köye dönüşünü gizli tutmaya çalışmaktadır. Kafasında sonucu tasarlar, oraya girmesinin ne olacağını düşünür, fakat artık sevgilisini uzaktan izlemek yetmez. Melinda' nın dudakları ona insanlığını koruması için güç verse de, insanların ona nefretle, aşağılanmışlıkla, tecrit edilmiş olduğunu gösterircesine bakacaklarını bilse de, karşı koyamaz sevgisine ve oraya dönmeye karar verir. Kendini bir şekilde gizleyecektir elbette. Onun için tek bir gaye vardır Melinda' ya kavuşmak:



    “Sly smile, poisoned glare behind
    Undisguised manmade nova
    Mute cry, don't dare to tread
    Searing beams tracking you down”


    Köyde geçirdiği ilk gece de bir şiir yazar; daha çok sevgilisine yazılmış bir mektup gibidir. İnsan dinlemeye çekinir Mikael söyler de söyler. Bir vokal bu kadar mı temiz ve içten olur dersiniz kelimeler yetmez. Bu gece gel; buralardan, acılarımızdan ve paramparça yaşantılarımızdan uzaklara gidelim...



    “Come into this night
    Here we'll be gone
    So far away
    From our weak and crumbling lives
    Come into this night
    When days are done
    Lost and astray
    In what's vanished from your eyes
    What came and distorted your sight
    Saw you benighted by your fright “

    Moonlapse Vertigo bir hatırlatıcı gibidir. Eğer insanlar orada olduğunu anlarlarsa anında öldüreceklerdir. Kaçacak vakti olmadığını da anlayarak son kez Melinda' nın sevgisini test etmek ister.



    “Across the leafy pathway
    Their deeds smeared in blood
    For all to behold
    The council of the cross
    Must have sensed my coming
    The pest through the air
    With despise for squalor
    Lashing out at the poor
    I turned away my eyes
    In pallor escape from the end
    Fading time to leave from here
    And less to fulfill my task
    She would be safe and firm
    Nothing of this is in vain
    Taken away from stifling grace
    And saved from the past”


    Sonunda gece olur, beklediği büyük an gelmiştir artık Melinda görünür gecenin içinde. Güzelliğini anlatabilmek için kelimeler yetersiz kalır. Onun gönlünü almak için yaptıkları işe yaramaz, kız lanetler savurarak bir rahibe olduğunu söyler fakat adam vazgeçmez; sırtına dayanır Melinda' nın, içindeki boşluğu biraz olsun doldurmak için ancak onu da yapamaz. Cesareti kırılmıştır iyice ve Melinda' ya sırf onu görmek için ne kadar büyük bir risk aldığını söyler. Melinda sonunda söyler kendisininde onu sevdiğini rahatladığınızı düşünürsünüz. Melinda son bir söz söyler “Sözüm verildi şu anda; ancak kalbim senindir hâlâ” Hikaye burada çığırından çıkar...



    “Still I plotted to have her back
    The contentment that would fill the crack
    My soul released a fluttering sigh
    This day fell, the darkness nigh

    I took her by the hand to say
    All faith forever has been washed away
    I returned for you in great dismay
    Come with me, far away to stay

    Endlessly gazing in nocturnal prime
    She spoke of her vices and broke the rhyme
    But baffled herself with the final line
    My promise is made but my heart is thine”


    Serenity Painted Death' le delirme anı başlar. Artık kendini kaybetmiştir önce Melinda' yı öldürür. Daha sonra öldürebileceği kadar insan öldürür tükenmeden önce. Tekrar aklı yerine geldiğinde The Council Of The Cross onu beklemektedir yakalamak için.



    “Ripped from my embrace
    Melinda reflected in shafts
    Red line round her neck
    Met the earth in silence”

    .....

    “Darkness reared its head
    Tearing within the reeling haze
    Took control, claiming my flesh
    Piercing rage, perfect tantrum
    Each and every one would die at my hand
    Choking in warm ponds of blood
    At last, weak and torn, I went down
    Drained from strength, flickering breath”

    Konsül' ün yakaladığı adamın yüzüne işlediği günahlar birbir vurulur. Herkes onun ölüm gününde beyazlarını giyer ve asılmasına karar verilir. Öldüğünde Melinda' yı görür hemen orada arkasında öylece dikilmektedir tüm güzelliğiyle... White Cluster



    “They wear white for me
    Seemingly jaded and lost
    I forge myself into your dreams
    And here I ** your life

    Hangman, clutching at his tools
    I will come for you

    The noose is tied
    Murmur through the crowd
    Plunging into anywhere but here

    Cloak-captured sighs of relief
    As the primal touch brought me back
    And the last sight I did see is still here
    Beckoning right behind me “

    ALINTI...








  3. 3
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    Pink I am not dead adlı son albümünde ABD Başkanı Bush`u eleştiren Dear Mr President adlı bir şarkı yazmış. Bu şarkıda Bush; hem Irak savaşı, hem Amerika`da başgösteren yoksulluk, hem de eşcinsellere yönelik politikaları açısından eleştiriliyor. Pink`in bu albümü şu ana kadar 3.8 milyon satmış. Ama internet aracılığı ile satın alıp bunu kendi arşivlerine koyanların sayısı milyonları aşmış. Sanatın, özel olarak da müzik sanatının önemli işlevlerinden biri de bu. Kim bilir kaç milyon genç, aslında Bush`un politikaları, Irak`ın bombalanması konusunda belki hiçbir şey düşünmüyordu. Ama bir şarkı bu konuyla ilgili hiçbir fikri olmayanları bile harekete geçirebiliyor. Şarkının etkisi kendini göstermiş olmalı ki, klibini yayınlayan TV kanalları alt yazı koymayı da ihmal etmemiş.










  4. 4
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    haykonun kendi azından alınmış bir röportajıdır!!!

    kaos
    bu şarkının anlamını yazmasam daha iyi olur bu şarkı garib bir şeyle alakalı

    siren
    arabesk kültürü olan bir şarkı bu alemden ayrı

    melekler
    MELEKLER kraldır rakı parçasıdır sözlerine melodisine kadar en kral arabesk şarkısıdır albümün tek yavaş şarkısı ballad ıdır dümdüzdür ölü gibidir

    bilmezsin
    ozansı türkü tadı taşıyan bir şarkı

    bonus
    vokal tekniği olarak burada başka bir şey yaptım eski bir vokal tarzı uyguladım hikayesi hayli ağır hitap şarkısıdır günümüz sorunlarına gönderme yapıyorum bu şarkının sonunda!!!!

    sıkı tutun
    benim kuzenim için yaptığım bir şarkıdır zor şartlar altında evlendi dimdik yürümelerini istediğim için yazmıştım ben bu şarkıyı onlara düğün hediyesi için yazmıştım ama boşandılar... bende şarkının hissiyatını biraz deiştirdim bir kısmı geçmişte kalan bir anı gibi..

    sonra görüşelim
    altındaki arabayı sat öyle gel diyorum mesela orada materyal değil dediğim altındaki araba dediğim g.tü mesela önce sana bi çakacaklar hayatı öğreneceksin sonra gel..

    bertaraf et
    hayatını bertaraf et gibi bi durum oradaki aslında orada bertaraf et dediğim şey ç.k ondan bir kop öyle gel..

    777
    şarkının adının bir anlamı yok parçayı kaydederken isim bulamayıp bilgisayara bu şekilde kaydettim HERKES BİR ŞEY ARIYOR ALTINDA..
    albümün en oturaklı ve aklı basında parçasıdır ipodlarında dinleyecekler diye çok güzel şekilde mix ledim bu parçayı

    yalnız kalsın
    parça başladığında bir kılıç alıp koşturmak istiyorum tam bir braveheart durumu yaratıyor bende


  5. 5
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    American Idiot albümü birbirine bağlayan parçalarlardan oluşuyor. Ve bu parçalar kendine "Jesus of suburbia" adını takan bir gencin evden ayrılıp eve dönene kadar başından geçen olayları anlatıyor.American Idiot: Albümün ana teması.

    Jesus Of Suburbia: Kendine "Jesus of suburbia" adını veren kişinin evden ayrılma hadisesi.

    Holiday, Broken of Broken Dreams, Are We The Waiting: J.o.s'un sokaklarda geçirdiği günleri anlatan olaylar. Fakat Holiday'in son bölümü tamamen siyasi (Billie'nin kumların üstünde söylediği bölüm).

    St. Jimmy: St. jimmy J.o.s'un sokaklarda tanıştığı arkadaşı. Bu Arkadaşını yani bize Jimmy'i tanıtıyor.

    Give Me Novacaine: J.o.s'un bu durumdan hoşnutsuzluk duymaya başladığı bölüm. Jimmy'nin de katkısıyla bu durumu geçici bir şekilde düzeltiyor. Ayrıca Novacaine; Uyuşturucu tarzı bir ilaçmış.

    She's A Rebel: J.o.s'un sokaklarda tanışıp aşık olduğu kız. Ve onu tanıtan parça ve kızın adı; "Whatsername".

    Extraordinary Girl: Yine Whatsername'den bahseden bir parça.

    Letterbomb: Kızın J.o.s.'a yazdığı mektup biraz karışık ve iğneleyici.

    Wake Me Up When September Ends: Billie'nin babasına yazmış olduğu parça. Klipteki olaylar J.o.s. ve Whatsername'le alakalı olabilir. (Sanılıyor).

    Homecoming: J.o.s'un eve döndüğü parça. Bu parça da Jimmy ölüyor ve yine Whatsername'den bahsediliyor, tabi J.O.S.'nın eve dönüşünden de.

    Whatsername: J.o.s'un eve döndükten sonra Whatsername'e yazdığı parça. Aslında kızın adı "Whatsername" değil, bu adı ona J.o.s. takmış. [alıntı...


  6. 6
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    the Doors - The End


    Bu Son
    Bu son, güzel arkadaş,
    Bu son, tek arkadaşım,
    Özenli planlarımızın sonu,
    Ayakta duran her şeyin sonu,
    Son.

    Güvenlik ya da şaşkınlık yok,
    Son,
    Bir daha asla gözlerinin içine bakmayacağım.

    Düşünebilir misin, ne olabilir acaba,
    Öyle sınırsız ve özgür,
    Umutsuzca, gereksinir bir yabancıya,
    Çaresiz bir ülkede.

    Bir roma acısının vahşetinde kayıp,
    Ve tüm çocuklar şuursuz,
    Tüm çocuklar şuursuz;
    Beklerken yaz yağmurunu,
    Kasabanın sınırında tehlike var,
    Kralın otoyolunu kullan.
    Altın madeninde tekin olmayan görüntüler;
    Bebeğim, batıya giden yolu kullan.

    Yılanı sür,
    Yılanı sür.
    Göle kadar,
    Göle kadar.

    Eski göle, bebeğim,
    Yılan uzun,
    Göle kadar,
    Göle kadar.

    Eski göle, bebeğim,
    Yılan uzun
    Yedi mil,
    Yılanı sür.

    Yaşlı,
    Ve derisi soğuk.
    Batı en iyisi,
    Batı en iyisi,
    Gel buraya, gerisini biz hallederiz.

    Mavi otobüs bizi çağırıyor,
    Mavi otobüs bizi çağırıyor.
    Şoför, bizi nereye götürüyorsun?

    Katil gün doğmadan uyandı,
    Çizmelerini giydi,
    Eski dehlizlerden bir surat kopup geldi,
    Koridorda inmeye devam etti.

    Kız kardeşinin yaşadığı odaya gitti,
    Ve sonra erkek kardeşine uğradı,
    Ve sonra koridorda inmeye devam etti.
    Ve bir kapıya geldi, ve içeri baktı;

    "evet oğlum?"
    "seni öldürmek istiyorum,
    Anne, seni ise..."

    Hadi bebek, bizimle şansını bir dene
    Hadi bebek, bizimle şansını bir dene
    Hadi bebek, bizimle şansını bir dene
    Ve mavi otobüsün arkasında buluş benimle.
    Mavi, yaşa!, çevresinde...
    Hadi mavi otobüs,
    Hadi...
    Hadi, evet...
    Evet, evet,
    Evet, evet,
    Evet, evet.

    Bu son, güzel arkadaş.
    Bu son, tek arkadaşım,
    Son.

    Seni rahat bırakmak acı veriyor,
    Ama asla peşimden gelmeyeceksin.

    Kahkaha ve beyaz yalanların sonu,
    Ve ölmeye çalıştığımız gecelerin sonu.

    Bu son.


    bunun hikayesi şöyle: Jim Morrison'ın anasına babasına duyduğu öfke ile bir gün evinde yıldızları seyrederken(morrison tavanı açık bir çatıda yaşıyordu o sıralar hatta aşkı Pam'i ilk orda düzdü.) aniden kalemini alıp böyle bişey yazması olmuş. tabii jim morrisonun deşifre edilmemiş bir sürü düşüncesi olmasıda bu sanatsal şarkının tam açıklamasının asla yapılamayacağı gerçeğinin üstünde bir ampül yakar. yavaş yavaş oluyor ama mesela hiç kimse ''The West İs The Best'' yani '' Batı En İyisi'' lafını çözememişken türkiyenin önde gelen dahi çocukları bunu çözmüştür ki şöyledir: Amerikanın batısı tam anlamıyla kadınlara ayrılmış gibidir, bu sözde jim'in bayanlara olan saygısımı dersiniz başka bişeyimi dersiniz artık ondan'dır yani.


  7. 7
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    my lady d'arbanville, why do you sleep so still?
    i'll wake you tomorrow
    and you will be my fill, yes, you will be my fill.

    la la la la la....

    my lady d'arbanville why does it grieve me so?
    but your heart seems so silent.
    why do you breathe so low, why do you breathe so low,

    i loved you my lady, though in your grave you lie,
    i'll always be with you
    this rose will never die, this rose will never die.

    i loved you my lady, though in your grave you lie,
    i'll always be with you
    this rose will never die, this rose will never die.

    anlattıgı hikaye (benım de duydugum kadarıyla)biraz efsane sekliyle soyle son bulur: cat stevens sabahleyin tum gece cesedıyle sevıstıgı hatunun ölü oldugunu farkettıkten sonra kafayı cızer once bu sharkıyı yazar bı yıla kalmaz musluman olur. (sahrkı sozlerındekı acı nedenıyle uydurulmus agızdan agıza dolananan garıp bı hıkayedır.
    Sanırım bir sarki bu kadar hoş sound vede can alıcı olamaz.....


  8. 8
    YapRock
    Forumun Herşeyi
    Manic Street Preachers - Ocean Spray

    şarkı japonca br cümle ile açılıor.. bu cümle ünlü fotografcı "mitch ikeda"dan br alntı ve başlangçtan sona kadr hssedilen cümle "çok gzl gözlern var" anlamına gelior..

    "ocean spray" 2000lern en ii manic street preachers şarkılarndan bri.. grubun "know your enemy" ismli albümünn iknci srasnda duruor..

    "ocean spray" neşeli, aydnlık melodisne rağmen hüzünlü br anlam taşıor, bu hüznü james dean bradfieldin sesnden anlamakda mümkn..

    gercek br öyküsü vr, şarkınn ve öykünn baş kahramanıda james dean bradfieldn annesi..

    90larn iknci yarsnda manic street peachers en şaşaalı gnlerini yaşarkn solist james dean bradfieldin annesi kansere yakalanmştı.. başarılı solist annesini çok seviordu ve bu üzücü duruma alışmakta epey zorlnmıştı..

    1999 yılınn ilk günlerinde durumu aırlasan anne hastahanee kaldrıldı ama aynı sene maalesf kansere yenk düştü..

    james dean bradfield annesinn ölümünn ardndan ilk kez br söz yazarı olarak gösterdi kendini ve özellikle annesinn hastahanede son günlerni yaşadıı dönemi anlattıı "ocean spray" ortaa çıktı..

    "ocean spray"de bradfield annesine uyank kalması, hayatta kalması içn yalvarıorve hadi braz da ocean spray içelim dior..

    ocean spray inglterede ve irlandada hastahanelerde verlen yaban mersini özlü özel br ilacn ismi ve ocean spray br annenn ardndan yazılnan gzl br şarkı...

    Alıntıdır...


  9. 9
    diabLes
    Yeni Üye
    cogu hikaye sacmalık bence özellikle şu müslüman olma olayı falan fişmekan dsaödfşlkmdskldmsa

  10. 10
    diabLes
    Yeni Üye
    yıllar önce manowar bir fanından bir mektup alır..mektubu kanser hastası küçük bir çocuk yazmıştır ve son isteği grubu görebilmektir..çocuğun isteğini gerçekleştiremezler ama sonradan master of the wind döktürerek ona bir tribute yaparlar.

  11. 11
    diabLes
    Yeni Üye

    --->: Rock - Metal Şarkı Hikayeleri ..

    Reklam



    1987 temmuz'unda, tacoma'da on dört yaşında bir kız çocuğu, gerald friend isimli bi herif tarafından kaçırılır. adam, küçük kızı evinin tavanına ters şekilde astıktan sonra ona, günler sürecek bir tecavüz ve işkence girişiminde bulunur. işkence aracı olarak tıraş makinesi, deri kırbaç, sıcak mum gibi psikopat objeler kullanmıştır. ve daha sonra birgün, arabada beraber giderlerken arabanın benzini biter. bunu fırsat bilen kız, bir yolunu bulup kaçar ve kurtulur. adam ömür boyu hapse mahkum edilmek üzere tutuklanır...

    ve kurt cobain olaydan o kadar etkilenir ki, bunu bir şarkı haline getirmeye karar verir. zaten birçok şarkısında tecavüz konusunu işleyen cobain, küçük kızın hikayesini de o kervana katmaktan çekinmez.. kızın ve şarkının adı, polly'dir...

  12. 12
    diabLes
    Yeni Üye
    angie- the rolling stones

    şarkıyla ilgili pek çok spekülasyonlar mevcuttur. mick jagger'ın bu şarkıyı, david bowie'nin karısı angela için bestelemiş olduğu söylense de sonradan yaptığı açıklamalarda jagger, şarkının asıl sahibinin, keith richards'in küçük kızı angela olduğunu ileri sürmüştür.
    ve yine bir rivayete göre, daha doğrusu angela bowie'nin iddiasına göre şarkı; jagger'ın david bowie'ye olan aşkını(!?) anlatmaktadır. çünkü genç kadın bir gün, kocasını ve mick'i aynı yatakta yakaladığını söyler ve olaylar gelişir.
    hikayesi bahane, şarkı şahhane!



    -------------------------------------------------------

    let me in- rem

    şarkı, kurt cobain'e ithaf edilmiştir. tam bir rem hayranı olan cobain için michael stipe bir röportajında, şarkının onun adına yapıldığını ve onun hakkında olduğunu ileri sürmüş, şarkıda geçen birçok özel kelimenin, ona ait olduğunu belirtmiştir. örneğin "fisherman" kelimesi.. kurt, balık burcu olduğundan ve bu konuda ciddi saplantılı olduğundan bu kelime kullanılmıştır. "gathering up the loved ones" kısmı ölümünü, kullandığı haplara bağlamaktadır.

    ve en etkileyici olanı, "let me in" kısmında ise michael açık açık kurt'e, bırak sana yardım edeyim demektedir. bırak yakınında, yanında olayım..
    henüz ölmeden önce michael, bir çok kere kurt'ün yanına gidip yardım etmeye çalışmıştır..

    bu da böyle bir şarkıdır..


    ----------------------------------------------


    empyrium grubunun doqru hatırlıyorsam Almanya 1996 yılında ilk konserlerini verdiler ancak ilk konserlerinde dikkat çekici olan Empyrium'un performansı deil konserde hayatına son veren insanlardı.. ve o olaylardan sonra grubun konser vermesi yasaklanmıştır.. pek bi hikaye sayılmaz ama melankolik doom un kralı empyrium un önemli bi özelliqi

    ------------------------------------------------------

    Ve hotel california bi kaç rivayet var ben ikisinide paylaşayım


    eagles- hotel california
    hazin bir hikayesi vardir bu sarkinin,birbirlerine cilginlar gibi asik olan iki gencin hikayesidir bu sarki aslinda, bu iki gec birbirini cok seviyordur, leyla ile mecnun misali, fakat aileleri karsidir bu beraberlige, bu iki genc sik sik bulusup bu otel odasinda birlikte olurlar, bir gun birbirlerine soz verirler,bulusma yerine gelmemelerinin tek sebebi olum olmalidir diye, yalnizca birbirlerini seveceklerine dair, yine boyle bir gunde kiz onceden gelir otel odasina, bekler bekler ama cocuk gelmemistir, oysa soz vermistir ona, kiz;cocugun soylediklerini dusunur bir an ve caresiz bir sekilde ne yapacagini dusunur, bekler,bekler bekler, ama kimseler gelmemistir, oysa cocuk gec kalmistir ve kostura kostura sevgilisinin yanina yetismeye calisir, bir trafik kazasi yapar bu sirada ve hayatini kaybeder, kiz ise onsuz yasamaktansa olmeyi tercih eder ve ona soz verdigi gibi yanina gider, asar otel odasinda kendisini, hayatina son vermeden evvelde otel odasinin kapisina bu sarkinin sozlerini yazar.uzunca bir sure bu otelin odasi kimselere kiralanmaz, birbirini seven iki gencin anisina, gunun birinde eagles cikagelir , o otelde kalmak ister fakat bos oda yoktur, bos olan tek oda bizim iki sevgilinin odasidir, resepsiyondaki kiz durumu izah eder, bu odanin hikayesini anlatir, eagles bu odayi gormek ister, cikarlar odaya, hicbirseye dokunulmamistir, kapinin arkasinda bu sozleri goren eagles hikayesindede etkilenmistir ve sarki yapar bu sozleri...




    2. rivayet

    Şarkı yaşanmış bi öyküden esinlenerek oluşturuldu arkadaşlar... gerçek bi aşk hikayesinden ... bu hikayenin sadece başlangıcını ve gelişmesini şarkıya yansıttılar Don Henley ile Glenn Frey.. ama ben size tümünü vereceğim :)
    1969 yazında hikayenin kahramanı olan adam uzun bi seyahate çıkar... ve yolu california dan geçerken dinlenmek için hotel california yı bulur... ufak sevimli bir oteldir.. sıcak bi havası vardır... bir odaya yerleştirirler... oteldeki ikinci gününde odasının hemen yanındaki odada kalan kızla tanışır. arkadaş olurlar...birlikte gezmeğe başlarlar.. çok fazla zaman geçmeden birbirlerine aşık olurlar...ve tatili hotel californiada birlikte geçirmeye karar verirler...... çok severler birbirlerini... bütün bir yaz hep beraberdirler...otelin sıcak insanları , sevimliliği sadeliği onları çok etkilemiştir...
    unutamayacakları bir yaz yaşarlar , bir sevgi yaşarlar :) .... Yazın bitiminde bi karar vermek zorundalardır ayrılık için.... Ve şöyle derler : Eğer 1 sene sonra birbirimizi unutmaz ve yine bu kadar çok sevecek olursak ,gelecek yazın ilk gününde (tanıştıkları günü kastederek) otel californiada buluşcağız diye sözleşirler.. O zamana kadar birbirlerini hiç aramayacaklardır.
    ( bu aşk bir yaz aşkımı yoksa gerçek bi aşkmı anlamak için yaparlar bunu) -(eagles hikayenin buıraya kadar olanını yaşadıkları günleri otelin güzelliğini kasabanın sadeliğini anlatr şarkısında genel olarak...)
    Tam 1 sene geçmiştir... Adam sözleştikleri gibi 1 sene sonra otelde bluşmak için yola çıkar... tanıştıkları ilk gündür o gün... yol uzundur bitmek bilmez adam için... ve sonunda californiaya varır... otelin oraya gildiğinde kapkara bi bina bulur..otel dün yanmıştır...
    sevdiği adamla buluşmak için 1 gün önceden otele gelen kız gece çıkan yangında ölür... adam otele gelirken sevdiği kızla bir ömür yaşamayı , birlikte olmayı düşünürken , onu bir ömür kaybeder :( :(
    Gurubun üyeleri hikayeyi duyduğunda çok etkiilenir ve bunun için bişeyler yazmaya karar verirler.. daha sonrada ----- Hotel california----- dediğimiz o muhteşem şarkı çıkar ... yaşanılan aşk hikayesimi daha etkileyiciydi, yoksa o aşka yazılan şarkı mı... İşte bunun kararını veremeyeceğimiz kadar güzel anlatırlar o yazı, eagles hotel california şarkısında.....

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 Sonuncu8Sonuncu9
wake me up when september ends hikayesi,  rolling stones angie hikayesi,  angie şarkısının hikayesi,  hikayesi olan yabancı şarkılar,  fade to black hikayesi
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi