Minik Bebekden Büyük İnsana

+ Yorum Gönder
Öğretim ve Rehberlik Bölümünden Minik Bebekden Büyük İnsana ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    CaRaMeLa
    Bayan Üye
    Reklam

    Minik Bebekden Büyük İnsana

    Reklam



    Minik Bebekden Büyük İnsana

    Forum Alev
    Dünyaya gelen minik bir insanın hikayesi gözyaşıyla başlar…İlk ayrılığı göbek bağının kopmasıyla hisseder ve Otto RANK’a göre ilk travmasını yaşar, travma cenneti dünyamıza gözlerini açtığında….Neler olmaktadır çevresinde..Neler hissedilmekte ve neler yaşanmakta???Anlamlandıramamak Onun en güzel tanımıdır adeta

    Ağlar…Bekler ve ister…; ama neyi neden beklediğini bilmeksizin…Acıktığında süte ihtiyacı olduğunu da bilmez ağladığında süt verileceğini de…ve ağlar…Bilmez ki bu bilinmezler ülkesinde hangi duygular kendisine yelken açmakta ve daha hangi ayrılıklar onu kollamakta…

    Anne ve Babasının sevgisine ihtiyaç duyduğunu ta ki verilmeyecek olan bu sevginin onu hangi patolojilere ulaştıracağını da ancak terapist karşısında öğrenir.Bazen haykırmak ister bu sevgisizliğine, bazen kin kusmak ister sevgi yoksulu anne ve babasına, bazen de sadece isyan etmek ister en derin talihsizliğine.Oysa yolu düşmüştür bir kere çaresizce terapiste..

    “ Sevdiğin kadar sevilirsin” der ya şair Sevdiğin kadar sevilirsin..Nefret ettiklerin kadar kötü ve sevdiklerin kadar iyisin…Sevemez bizim minik bebek sevilmediği için..İçindeki boşluğu doldurabilmek adına tüm sevgisizliğiyle haykırır dünyaya…;fakat bir mana veremez bu ruhsuz haliyle haykırışına

    Bir alay edilme sonucunda hayatı boyunca girdiği hiçbir toplulukta söz hakkı isteyemeyeceğini, baskı ve zorlamalar sonucu içinde oluşan kin ve nefreti önem verdiği her kese yansıtacağını ve hem kendinden hem de herkesten nefret etmenin ne denli bir hastalık olduğunu çok ağır faturalarla ödeyeceğini öğrendiğinde bir kez daha yüzleşir geçmişiyle…

    Babası tarafından sürekli “Sen adam olmazsın diye hakarete maruz kalan” Zihinsel engelli bir öğrencimin duvar dibine oturup kafasını ellerinin içine alıp “ ben adam da olmadım ne olacak şimdi” diye ağlaması içimi acıtır her aklıma gelişinde. 10 yaşında garsonluk yapan bir çocuğun kafasına fırlatılan bir çatalın 30’lu yaşlarda çatala dokunamamakla kendini göstermesi ve annesinden duyduğu bir hakaret yüzünden kimsenin pişirdiği yemeği yiyemeyen obsesif kompülsif bir hastanın varlığı , ağzımızdan çıkan cümlelerin kimlerin hayatına nasıl bir etki yaptığı gerçeğini ortaya koyuyor.


    Yaşamın kendisi bir kelebek etkisinin ta kendisi…doğumla başlayan bebeğin serüveni ayrılığa ilk merhabasını der belki oysa bu asla son merhaba değildir ayrılığa..Bebek mutsuzlukla açsa da gözlerini dünyaya, uzatılacak bir elin sıcaklığı dolaşır tüm ruhunda…İşte sorun da o “el”dir aslında..Eğer ki ben buradayım varım ve seninleyim diyen olmazsa bebek terkedilmiştir ömür boyu mutsuzluğa…Dünyanın her hangi bir yerindeki bir kelebeğin kanat çırpışı dünyanın diğer ucundaki fırtınaya neden olurken bebeğe uzatılmayan bir “el”in etkisi kim bilir hangi dünyaların iyileşme beklentisi.Sevgilisinden ayrılmanın acısını dayanılmaz kılan hangi annenin sevgisizliği?İş arkadaşlarına güvenmeyip paranoyalar yaşamak hangi duygusuzluğun getirisi?Ve her bebeğin en büyük beklentisi anne ve babalarının yoğun sevgisi!



  2. 2
    Filiz
    Bayan Üye

    Cevap: Minik Bebekden Büyük İnsana

    Reklam



    İnsan doğar büyür ve ölür.Bu sıralama doğru olmayabilir ama rutin böyledir.Bebekken annemize ihtiyaç duyarız bize yemek yedirmelerine altımızı temizlemelerine.Büyüyünce de artık olgun herşeye gücü yeten bir insan oluyoruz.







+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi