Hicri yılbaşı

+ Yorum Gönder
Yudumla ve Özel Gün ve Geceler Bölümünden Hicri yılbaşı ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    fecr
    Özel Üye
    Reklam

    Hicri yılbaşı

    Reklam



    Hicri yılbaşı

    Forum Alev
    Hicri yılbaşı nedir?

    Hicri takvim, Hz Muhammed (sav)’in Mekke’den Medine’ye hicret etmesiyle başlamış olmaktadır Bu tarih, 16 Temmuz 622’dir Ayın yörüngesi üzerinde dönüşüne dayanılarak düzenlendiği için una (Hicri Kameri” veya “Sene-i Kameriye” gibi adlar verilmiştir Hicri takvim, Peygamberimizin vefatından sonra, günlerin hesaplanmasında ortaya çıkan bazı karışıklıklar üzerine düzenlendi

    Hicri takvim ayın hilâl şeklinde göründüğü ilk geceyi ay başı olarak kabul eder Bu sebeple bir ay 29, bir ay da 30 gün olarak kabul edilir Bu yüzden hicri aylar miladi aylardan her yıl on bir gün önce gelir Bu yüzdendir ki, hicri takvimin bir ayı olan Ramazan, bazen kış, bazen de yaz mevsimlerine veya diğer mevsimlere rast gelerek, yılın bütün mevsimlerini, haftalarını, aylarını ve günlerini dolaşır 36 yıl oruç tutan biri de yılın her ay ve günlerinde oruç tutmuş olur

    Hicri takvimde yılbaşı Muharrem ayının 1 günüdür Muharrem ayını, Safer, Rebiyülevvel, Rebiyülâhır, Cemaziyelevvel, Cemaziyelâhir, Recep, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce ayları takip eder

    Hepimiz Müslümanız elhamdülillâh Ama hepimiz Müslümanlığımızın icabını yaşamıyoruz maalesef
    Biz, Müslümanlığın icabını yaşama hâline “dindarlık” diyoruz Kim inandığı gibi yaşıyorsa, ona dindar insan sıfatını takıyor, dindar adam, diye yâd ediyoruz

    Siz dindarlığı, zamanın kötülük ve fitnesine karşı giyilen koruyucu bir zırh olarak da kabûl edebilirsiniz
    Aslında dindarlık, sahibini sadece âhirette Cennet’e koyan bir yaşama tarzı olmakla kalmayıp, dünyada da huzura, saadete sevkeden bir yaşama tarzıdır

    Nitekim İsa Peygamber’in doğumu ile Hazret-i Muhammed’in hicretine başlangıç olan yılbaşlarında dindar olanla olmayanın yaşayışını ibretle seyrediyorsunuz

    Dindar olanlar, yılbaşı gecelerinde düşünüyorken, şuur altında bile olsa diyorlar ki:

    — Yılbaşı gecesinin mânası, sayılı ömür senelerinin birinin daha bitmesi, ölüm denen kesin âkıbete biraz daha yaklaşılması, gençlik günlerinin tükenip, ihtiyarlık demlerinin gelmesi demektir Nitekim her yılbaşında siyah saçlara biraz daha aklar düşüyor, akların sayısı da biraz daha çoğalıyor

    Öyle ise, böyle gecelerde daha çok sefalete, daha çok sefahete düşmek yerine; daha çok âhirete, daha fazla ebedî âleme meyili olmak lâzımdır Zira bu hızlı gidiş, - ister ikrar et, ister inkâr - kabire, öteki dünyaya doğrudur

    İşte dindarlık böyle düşündürüp, böyle tedbirli hareket ettirdiği içindir ki, dindar insanın, geçen senelerinden pişmanlığı azdır Ama kendisini dinî ölçülerle kayıtlı görmeyen başıboş insanlarda ise her yılbaşında böyle bir muhakeme ve düşünceden eser yok Tam bir şuur ve idrak mahrumiyeti içindeler Ölüme bir sene daha yaklaşmanın delilini teşkil eden gecede, hem ahlâkından, hem mâneviyatından, hem de parasından zararlar görmekte, fireler vermekte, pişman olacağı fiilleri çoğaltarak işlemekteler Birkaç saatlik bu eğlence ve sefahetin arkasından ömür boyu üzüntü ve pişmanlıklar gelmekte
    Onu böyle ömürboyu pişmanlıklara sevkeden şey, İslâm’ın icabını yaşamayışında, yâni, dindar olamayışındadır

    Şâyet dinin emirlerine sadık kalacak bir iman kuvveti, dindarlık emâresi kazanabilse, her yılbaşı, tam aksini düşünmesine, kendisine çekidüzen verip iman ve ahlâk bakımından yükselmesine sebep olacak, geçmişinden pişmanlık duyan bir sefahet ve sefalete düşmeyecek

    Demek ki, yılbaşı gecelerinde kimilerini o hâle düşürüp, kimilerini de bu duruma çıkaran şey, dindar olup olmamaktan başka birşey değildir

    Anlaşılan, şahsı düşündürüp, mes’ud ve bahtiyar kılan şeyin dindarlık olduğu kesindir

    Ferdi muhakemesizleştirip sefalete itenin de dinde lâubalilik olduğu bir vakıadır

    Demek imtihan dünyasıdır bu Her ikisine de yol açık İsteyen oraya, dileyen de buraya yönelir Kimi yılbaşında şuurunu iptal eder Kimi de ihyâ

    Biz şükrederiz dindarlığımıza, hamd ederiz bizi böyle düşündürüp, amel ettiren Rabbimize Ayın tekrar görünüşüne kadar geçen süreyi bir ay; on iki ay da bir yıl sayılır Bu takvime göre ayın dünya çevresindeki dönüşü yirmi dokuz buçuk gün olarak kabul edilir Böylece miladi takvimde bir yıl 365 gün, Kameri’de de 354 gün olarak hesaplanır Bu durum, hicri ayların mevsimlere denk düşmesine sebep olur Bu sıfat onun hakkıdır zaten




  2. 2
    fecr
    Özel Üye

    --->: Hicri yılbaşı

    Reklam



    Bugün 1 Muharrem (yarın için)

    Bugün 1 Muharrem hicri yılbaşıBirçok müjdeleri içinde barındıran bu mübarek ayı kudsiyetine uygun geçirmek dileği ile


    AŞURE GÜNÜNÜN FAZİLETİ

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor:'Resulullah(asm) buyurdular ki:

    'Ramazan ayından sonra en faziletli oruç (ayı) şehrullah olan Muharrem ayıdırFarz namazdan sonra en efdal namaz da gece namazıdır(Müslim,Sıyam 202)

    Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır

    Hz Ali'nin (ra) anlattığına göre bir adam ona sorar:'Ramazandan sonra hangi ayda oruç tutmamı tavsiye edersiniz?'

    Ali radıyallahu anh şu cevabı verir:

    'Ben bu soruyu Resulullah'a soran kimseye rastlamamıştımNihayet bir adam sorduO zaman ben de yanlarında idimdedi ki:'Ey Allah'ın Resulü! Ramazandan sonra hangi ayda oruç tutmamı tavsiye edersiniz?'

    Şu cevabı lutfettiler:' Ramazan dışında da oruç tutmak istersen Muharrem ayında tutÇünkü o Şehrullah(Allah'ın ayı)dırO ayda bir gün vardır ki,Allah onda bir kavmin günahlarını affetti, bir başka kavmin günahını da affedecek'(Tirmizi,Savm 40,741)

    Hicri senenin ilk ayı olan Muharrem ayı'nın 10 günü Aşura günüdürBu günde Cenab-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştırMuharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Aşura gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir yeri bulunmaktadır

    Yine Tirmizi'de de geçen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:

    'Aşura günün de tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümid ediyorum'(Tirmizi,Savm:47)

    Bir hadisi şerifte de şöyle buyururlar:'Her kim Aşura günün de ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder'(Et-Terğib ve'lTerhib, 2:116)

    Yeni Senemizin ve ‘Muharrem Ayı’mızın hayırlı, sıhhatli, maddî – mânevî bereketli ve huzur dolu geçmesi, tüm İslâm âlemi ve tüm insanlar için hayırlara vesile olmasını, Cenâb-ı Hak'tan niyaz ederiz.

    Allah cc ibadetlerimizi, tevbelerimizi ve dualarımızı hayırlar ile makbul, günahlarımızı afv-ü mağfiret eylesin







  3. 3
    fecr
    Özel Üye
    Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselam, miladi 571’de 20 Nisana rastlayan, Rebiul-evvel ayının on ikinci Pazartesi sabahı, Mekke’de doğdu 622’de Mekke’den Medine’ye hicret etti 20 Eylül Pazartesi günü, Medine’nin Kuba köyüne geldi Bu tarih Müslümanların Şemsi yılbaşı oldu O yılın Muharrem ayının birinci günü de, Kameri yıl başı oldu Muharrem ayının birinci gecesi Müslümanların kameri yılbaşı gecesidir
    Bu geceyi ihya etmeli ve saygı göstermeli Saygı göstermek, günah işlememekle olur Zilhiccenin son günü ve Muharremin birinci günü oruç tutan, o yılın tamamını oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur Bir hadis-i şerifte, (Ramazandan sonra en faziletli oruç, Muharrem ayında tutulan oruçtur) buyuruldu
    İslamiyet’ten önce Araplar, Muharremde harp etmek isteyince, o yıl Muharrem ayının ismini, sonraki aya korlar, sonraki ayın ismini, Muharrem ayına takarlardı Böylece, haram ay, Muharremden bir sonraki ay olurdu

    (Bir ayın haramlığını başka aya geciktirmek, ancak kâfirliği arttırır Kâfirler, böylece sapıtıyorlar Onlar, Allah’ın haram kıldığı ayların sayılarını denk getirmek için, haram ayı bir yıl helal edip, başka yıl onu yine haram ederler Böylece, Allah’ın haram kıldığını helal kılmaya çalışırlar) mealindeki Tevbe suresinin 37 âyet-i kerimesi, ayların yerlerini değiştirmeyi yasak etti
    Kıymet verilen dört aydan biri
    Muharrem ayı, Zilkade, Zilhicce ve Receb ile beraber Kur’an-ı kerimde kıymet verilen dört aydan biridir (Tevbe 36)
    Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Ayların efendisi Muharrem, günlerin efendisi Cuma’dır) [Deylemi]

    (Ramazandan sonra en faziletli oruç, Allahü teâlânın ayı Muharrem ayında tutulan oruçtur Farzlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır) [Müslim, İbni Mace, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai]

    (Nafile oruç tutacaksan Muharrem ayında tut Çünkü o, Allahü teâlânın ayıdır O ayda bir gün vardır ki, O günde Allahü teâlâ geçmiş kavimlerden birinin tevbesini kabul etti Yine o gün tevbe edenlerin günahlarını da affeder) [Tirmizi]
    Nafile ibadetlerin sevabına kavuşabilmek için, ehl-i sünnet itikadında olmak, haramlardan kaçıp günahlara tevbe etmek, farzları kusursuz yapmaya çalışmak, o ameli ibadet olarak yapmaya niyet etmek şarttır







  4. 4
    fecr
    Özel Üye
    Hicri yeni yılınız hayırlara vesile olsun


    Hicri 1430 yılına giriyoruz (29 Aralık - Muharrem 1 )Tüm kardeşlerimizin hicri yeni yılını tebrik ediyoruz




    Bu vesile ile Hicri takvim nedir? Ne zamandan beri uygulanmaktadır? Hicri yeni yılın ilk ayı olan Muharrem ayına özel bir ibadet var mıdır? Peygamberimiz yeni yılı nasıl karşılamıştır? Aşure günü nedir? Aşure gününe özel bir ibadet şekli var mıdır? soruları ile ilgili kısaca bilgi vermek istiyoruz

    Hicri tarih, Hz Muhammed (sas)'in Mekke'den Medine'ye hicretiyle başlar Ancak takvim başlangıcı olarak bu tarih, Hz Ömer devrinde kabul olunmuştur Ondan önce arapların belli bir tarihi yoktu Bazı önemli hadiseleri (Hz İbrahim'in ateşe atılışı, Fil vakası vb) tarihe başlangıç olarak gösteriyorlardı

    Hicretten on altı yıl sonra (638), dönemin halifesi Hz Ömer'in emriyle Medine'de bir meclis toplanarak, tarih meselesine bir çözüm bulunması istendi Hz Ali'nin teklifi ve mecliste bulunanların kabulü ile Hzs)'in hicreti, İslam tarihine başlangıcı ve Muharremin de bu yılın ilk ayı olması kararlaştırıldı Böyle bir uygulamanın konulmasına sebep olarak şu iki husus gösterilmektedir Hz Ömer devrinde ibraz edilen bir borç senedinde ödeme için vade tarihi olarak gösterilen Şaban ayının, geçen yılın mı yoksa gelecek yılın mı olduğu kestirilememişti Ayrıca aynı dönemde Basra valisi olan Ebu Musa el-Eş'arî'den gelen bir yazıda; Hilafet makamından gönderilen kağıtların hangisi önce hangisi sonra olduğu ve hangisinin hükmüyle hareket edilmesi gerektiğinin bilinmediği cihetle, bu sorunun acilen halledilmesi isteniyordu Bu nedenlerle Hicret İslam tarihine başlangıç teşkil etmişti

    Hicrî-Kamerî yıl, on iki aydır İlk ayı olan Muharrem ile birlikte Receb, Zilkade ve Zilhicceye Araplar "eşhur'i hurum" adı verir ve bu aylarda savaştan ve her türlü şiddetten uzak dururlardı

    Hz Muhammed (sas), bu ayın dokuz, on ve on birinci günleri oruç tutmayı ashabına tavsiye etmişti Peygamber Efendimiz buyurur ki: "Ramazan orucundan sonra, tutulan oruçların en faziletlisi Allah'a izafet ile şereflendirilen Muharrem ayındaki oruçtur" (Riyazü's-Salihin, II, 504)

    Emevilerin ikinci hükümdarı Yezid zamanında ve hicri 61/miladi 680 yılı Muharrem ayının onuncu cuma gününde vuku bulan Hz Hüseyin'in şehadeti meselesinden dolayı Şiilerce o gün matem günü sayılmış ve bu matem daha sonraları geniş çapta ve resmi bir hüviyete bürünmüştür

    Aşura günü denilen Muharrem ayının onuncu gününde, tarihte pek çok önemli olayın meydana geldiği rivayet edilmektedir Bunlar arasında şu olayları saymak mümkündür:
    - Nuh (as)'un gemisinin tufandan kurtulup Cudi dağının tepesine oturması bu güne rastlar Bilindiği gibi bu olay, Hz Nuh'a inananların bir gemi vasıtasıyla kurtulduğu ve inkarcıların da bütünüyle yok olup gittiği bir olay olmuştu
    - Bunun yanında, Hz Adem'in tevbesi,
    - Hz İbrahim'in ateşten kurtulması ve
    - Hz Yakub'un oğlu Hz Yusuf'a kavuşması bu güne rastlar
    - Öte yandan Muharrem ayının onaltıncı günü Kudüs'ün kıble tayin edildiği ve
    - on yedinci günde Fil ashabının geldiği gün olduğu nakledilenler arasındadır

    Muharrem ayının Osmanlılar devrinde de ayrı bir yeri vardı Bu ay dolayısıyla şairlerin yazdığı ve "Muharremiye" adı verilen manzum şiirlerin sayısı oldukça kabarıktır Ayrıca yeni sene başı olması hasebiyle bu ayda, devlet erkanı, padişahın huzuruna çıkarak yeni yılı tebrik eder ve padişahın "Muharremiye" denilen hediyelerini alırlardı

    Muharrem ayı Osmanlı arşivlerinde "Muharremü'l-Haram" şekliyle geçmekte ve kısaca "mim" rumuzuyla gösterilmektedir (Mefail HIZLI - Şamil İslam Ansiklopedisinden)

    Muhammed (a Diğer hadislerde, Muharrem ayının onuncu gününe rastlayan ve pek çok önemli olayın cereyan ettiği "Aşûra günü'nde tutulan orucun, bir yıl önce işlenen hata ve günahların bağışlanmasına vesile olacağı müjdelenmiştir" (Riyazü's-Salihin, II, 509)


+ Yorum Gönder
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi