Osmanlı Denizciliğinde İnce Donanma

+ Yorum Gönder
Tarihimiz ve Osmanlı Devleti Bölümünden Osmanlı Denizciliğinde İnce Donanma ile ilgili Kısaca Bilgi
  1. 1
    Fatal
    Özel Üye
    Reklam

    Osmanlı Denizciliğinde İnce Donanma

    Reklam



    Osmanlı Denizciliğinde İnce Donanma

    Forum Alev
    Osmanlı Denizciliğinde
    İnce Donanma



    Osmanlılar tarih boyunca kıyılarında ve İnce Donanma sahalarında yüzlerce tersane ve gemi inşa tezgahları kurmuşlardır. Gemlik, Alanya, Sinop, Gelibolu, İstanbul, Birecik ve Basra Tersaneleri bunlara en güzel örneklerdir. Bu tersanelerde çok sayıda gemi, tekne ve kayık yapmış ve egemen olukları bölgelerde boy göstermişlerdir.



    İnşa edilen araçlara Gemi, Kayık, Tekne gibi Türkçe isimler veren Türkler bu meslekle ilgili şahıslara da Gemici, Kayıkçı, Denizci gibi Türkçe adlar takmışlardır. Karamürsel, Kancabaş, Aktarma, Üstü Açık, Topçeker, Geç Kayığı, At Kayığı, Tuz Kayığı, Su Kayığı, Elçi Kayığı, Piyade Kayığı, Saltanat Kayığı gibi isimlendirmeler de Türkçe'ye kazandırılan güzel kelimelerdir.


    Nehir ve göllerde faaliyet gösteren İnce Donanma konusunda dünyada en önemli ve görkemli süreci yaşayan millet Türkler olmuştur. Bunun en güzel ve kendine özgün ifadesi ise Tuna Nehri'nde yaşanmıştır. Tarihte hiçbir devletin İnce Donanması bu kadar uzun bir süreci oluşturmamıştır. Bölgede, yaklaşık beş yüz yıl boyunca Tuna nehrinin pek çok kıyısına hakim olan Türkler savaşlarını, ulaşımlarını, ticaretlerini önemli ölçüde bu nehri kullanarak yapmışlardır. Dicle ve Fırat nehirlerinde de benzeri bir süreç yaşanmıştır.



    Osmanlılar, İnce Donanma sayesinde Karadeniz'e akan ve Kırım deniz yolları ile bağlantılı olan nehirler üzerindeki kaleleri sıkça kullanmaktaydılar: Azov ve Yenikale (Don Nehri ve Kerç Boğazı), Ochakov ve Kılburun (Dinyeper ve Bug), Akkerman (Dinyester) ve Kilya, İsmail, Tulca, Braila, Silistre ve Rusçuk (Tuna Nehri) gibi.. Bundan başka Bender, İasi, Kamaniçe ve Hotin gibi bir çok kale ise Moldava'yı koruyan önemli kale şehirlerindendi.


    Tuna Nehri'nde bin bir çeşit fayda ile akıp giden Osmanlı İnce Donanması ve nehir kenarlarında konuşlanmış ayyıldızlı burçların boy gösterdiği güçlü kaleler düşmana karşı düzenlenen seferlerde stratejik açıdan büyük bir önem taşımakta ve Avrupa içlerine dek uzanan Osmanlı destanına ayrı bir beste katmaktaydı.


    Avrupa'daki Osmanlı toprakları nazlı nazlı akıp giden Osmanlı İnce Donanması ile beslenirken, Osmanlı İnce Donanması da nehir kenarlarındaki kale şehirlerinden beslenmekte ve böylece yüzyıllarca sürecek insanlığa huzur ve güven taşıma görevlerini yerine getirmekteydiler.

    İnce Donanma Gemileri ve Kayıklar


    1) Şayka: Altı düz ve enli, bilhassa Özi, Dinyeper ve Tuna nehirleriyle Karadeniz’de Osmanlılar ve Kazaklar tarafindan kullanılmış bir çeşit savaş gemisidir. Üç topu bulunan şaykaların uzunlukları XVIII. yüzyıla kadar 13-25 m arasında yapılırken daha sonraları daha uzunları da inşa edilmeye başlanmıştır.


    XVI. ve XVII. yüzyıllarda Tersane-i Amire'de ve Tuna sahillerinde şayka inşa edilmişti. Tuna nehrinin muhafazası için Tuna donanmasına bağlı olarak bazı yerler şayka bulundurmak üzere ocaklık tayin edilmişlerdi. Nitekim, 1690'de Niğbolu, Rusçuk, Silistire, Hersek, İsakçı, İbrail, Fethü’l-Islam, Vidin ve Belgrad birer şaykayı ocaklık olarak hazırlamak mükellefiyetinde idiler. Her şaykada 20 kürekçi, 20 cenkçi bir topçu, bir dümenci ve bir de kapudan vardı.



    2) İşkampoye: Tuna’daki ince donanmadan olan ve haberci gemisi olarak da kullanılan işkampoye, kürekli gemilerdendi. Gemilerde asker nakledilen ve ağır işlerde kullanılan, kürek ve yelkenle işleyen en büyük filikalara da işkampoye deniliyordu. 1696-97 senesinde bir işkampoyenin mevcudu 74 kişi idi. 1697-98’de ise, sadece kürekçi olarak 35 kişi bulunuyordu.

    Büyük ve küçük olmak üzere iki boyda inşa edilen işkampoyelerde 13 oturak olduğu görülmektedir. 1697-1698 senesinde 46’sı Tersane-i Amire’de, 9’u İznikmid’de olmak üzere 54 işkampoye inşa edilmişti. 11 Mayıs 1698 tarihli tezkireye göre bir işkampoyeye yarım kıyyelik 100 yuvarlak verilmişti.




    3) Üstüaçık: Tuna donanmasından olan ve nakliyede kullanılan üstüaçıklarda bir dümenci ve 8 kürekçi bulunuyordu. 1691’de Tuna nehrinden deve, katır ve ağırlık nakli için 40 üstüaçık temin edilmişti. 1697-98’de ise, Tuna’daki çeşitli iskelelerde ıoo kadar üstüaçık ve bunlarda 900 kürekçi ve dümenci bulunuyordu. Aynı tarihte bir üstüaçıkın maliyeti yaklaşık 132 kuruş idi. 1697-98’de iki üstüaçık Sapanca Gölü’nde inşa edilmişti. Üstüaçıkların tamir ve techiziyle açıklar ağası vazifeliydi.


    4) Aktarma: Nehir gemilerinden olan ve Tuna’da muhafaza hizmetinde kullanılan aktarma, gerektiği zaman donanmaya refakat ederdi. Düşmandan zabtolunan ve ganimet olarak yedekte getirilen gemilere de aktarma denilirdi. 1631 senesinde Mehmed Reis’in aktarmasının tamirinde 25 neccar ve 35 kalafatçı olmak üzere 60 kişi çalışmıştı.


    5) Çekeleve: İki kısa direkli, yelkenli ve hızlı giden nakliye gemilerindendi. Aynı zamanda büyük kayıklardan olduğu kabul edilen çekeleveye celbe de deniliyordu. Çekeleve ile meyva, küçük kereste gibi yükler taşınıyordu.

    6) Celiyye: Deniz ve nehirlerdeki nakliye gemilerindendi. Kızıldeniz’de hayvanların taşınmasında kullanılıyordu.




    7) Kancabaş: Kancaya benzediği için bu adı alan kancabaş, nehirlere girebilen ve hafif filodan sayılan teknelerdendir. XVIII. yüzyılın başlarında sığ yerlerde zahire, asker, mühimmat ve cephane taşımak için kullanılıyorlardı. 1711 senesinde içlerinde 30 levend bulunan 120 kancabaş donanma ile Karadeniz’e sevkedilmişti.

    8) Palaşkerme: Hafif yelkenli bir filika idi. XVII. yüzyılda Tersane-i Amire’de devlete ait palaşkermelerin inşa ve tamiri yapılıyordu.




    9) At Gemileri: Hayvanların düşmemesi için baş ve kıç taraflarında çıtalı rampaları olan ve nakliyede kullanılan at gemileri, bilhassa Üsküdar-İstanbul ile Lapseki-Çardak-Gelibolu arasında atları ve her türlü teçhizatıyla orduları naklediyorlardı. Fatih Sultan Mehmed devrinde, Kefe’nin fethi için yapılan hazırlıklar arasında atları taşımak üzere kullanıldığını gördüğümüz at gemilerinin baş ve kıçlannda ikişer kürek bulunuyordu, Süveyş Tersanesinde ve Tersane-i Amire’de at gemilerinin inşa ve tamir edildikleri görülmektedir. Bu gemilerde acemi oğlanları istihdam olunuyordu.

    10) Taş Gemileri: XVI. ve XVII. yüzyıllarda Tersane-i Amire’ye ve diğer büyük inşaatlarda kereste ve taş naklinde kullanılmak üzere inşa edilen taş gemilerinde azablar mürettebat olarak bulunmakta, miri esirler de hizmet etmekteydiler.




    11) Top Gemileri: Bu gemiler, at ve taş gemileri gibi nakliyede kullanılıyordu. 1488 senesinde Osmanlı donanmasında 10 top gemisi vardı. XVI. ve XVII. yüzyıllarda Tersane-i Amire’de top gemileri inşa ve tamir edilmişdi.

    12) Borozan Gemileri: Üç anbarlı olan borozan gemileri, Tuna’da zahire ve odun naklinde kullanılıyordu.




    13) Geç Gemisi ve Kayığı: XVII. yüzyılda inşa ve tamirleri Tersane-i Amire’de yapılan, arka direği ön direğinden küçük ve dümen çarkının önünde bulunan ve nakliyede kullanılan iki direkli gemi idi.

    14) Tonbaz: Yelkeni, ikişer demiri ve kürekleri bulunan tonbaz, güvertesiz ve altı düz, derelerde kullanılan kayık olarak da tarif edilmiştir. 1638’de Karadeniz’de Kazaklara karşı savaşan Tersane-i Amire Kethudası Piyale’nin emrinde 20 tonbaz vardı.



    15) Melekse: Küçük yelkenli gemilerdendi. Evliya Çelebi, bu gemilerin Çoruh nehri kenarındaki kısa kayak ağaçlarından üç parça ile yapıldığını, etrafına kalın kamış ve hasırların örüldüğünü ve Karadeniz’in fırtınalarına gayet dayanıklı olduğunu belirterek, başı-kıçı belli olmayan bu teknelerin 100 adam aldığını yazmaktadır.

    XVII. yüzyılın sonlarında Tophane-i Amire’de donanma gemileri ve kalyonlar için dökülecek toplara lüzümlu bakır, Gümüşhane taraflarından Trabzon’a getiriliyor, oradan da melekselerle Tophane-i Amire’ye taşınıyordu.

    16) At Kayığı: Üsküdar-İstanbul arasında ve Tuna nehrinde kullanılan at kayıkları da, at gemileri gibi aynı hizmeti görüyorlardı. Nitekim, 1691’de Tuna’da inşa olunacak 50 at kayığı için, parası Tuna Kapudanı tarafından ödenecek kerestelerin yollanması husüsunda Eflak Voyvodası’na emir gönderilmişti.




  2. 2
    Filiz
    Bayan Üye

    Cevap: Osmanlı Denizciliğinde İnce Donanma

    Reklam



    Osmanlı devleti sadece karadan değil aynı zamanda denizden de tüm ülkeler üzerinde varlığını hissttirmiştir.







+ Yorum Gönder
ince donanma
5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi